vadi ile cümle

vadi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Rabbimizin vadi mutlaka yerine getirilir.The promise of our Lord has indeed been fulfilled."
Şüphesiz O'nun vadi yerini bulacaktır.Verily His promise will come to pass.
Baksana onlar her vadide şaşkın şaşkın dolaşırlar.Have you not seen that they wander distract in every valley,
Nihayet Karınca vadisine geldikleri zaman, bir karınca: Ey karıncalar!Till they reached the Valley of Naml.
(Bu) Allah'ın vadettiğidir. Allah vadinden caymaz; fakat insanların çoğu bilmezler.It is a promise of God; and God does not go back on His promise. Yet most men do not understand:
Şüphesiz Allah'ın vadi gerçektir.The promise of God is true.
Allah'ın vadi gerçektir, dedikleri halde o: Bu, eskilerin masallarından başka bir şey değildir, der.The promise of God is certainly true." Yet he answers: "These are only fables of long ago."
Allah'ın vadi mutlaka yerine gelir.His promise is bound to be fulfilled.
Kutsal vadi Tuva'da Rabbi ona şöyle seslenmişti:When his Lord called to him in Tuwa's holy vale?
O vadide kayaları yontan Semud kavmine?And with Thamud who carved rocks in the valley;
Vâdide kayaları yontan Semud kavmine?And with Thamud who carved rocks in the valley;
Aldıysanız ne âla, Allah vâdinden asla caymaz.”"Then surely God will not withdraw His pledge.
Allah’ın vâdi muhakkak ki yerini bulacaktır. [73,18]Verily His promise will come to pass.
Çünkü kutsal vâdidesin sen! (Evet evet) Tûvâ'dasın sen!” [79,16] {KM, Çıkış 3,5}"O Moses, I am verily your Lord, so take off your shoes, for you are in the holy plain of Towa.
Bu, Allah'ın vâdidir. Allah verdiği sözden caymaz, fakat insanların ekserisi bunu bilmezler.It is a promise of God; and God does not go back on His promise. Yet most men do not understand:
Ebedî kalmak üzere oralara girerler; Allah'ın vâdi haktır, gerçektir.They will abide in them for ever.
Allah'ın vâdi mutlaka gerçekleşir.His promise is bound to be fulfilled.
Hani Rabbi ona kutlu Tuvâ vâdisinde şöyle seslenmişti:When his Lord called to him in Tuwa's holy vale?
Sandallarını çıkar. Çünkü sen kutsal vadide, Tuva'dasın.""O Moses, I am verily your Lord, so take off your shoes, for you are in the holy plain of Towa.
Onların her vadide koştuklarını (duruma göre yön değiştirdiklerini) görmez misin?Have you not seen that they wander distract in every valley,
Rabbi, kutsal Tuva vadisinde ona seslenmişti:When his Lord called to him in Tuwa's holy vale?
Vadideki kayaları oyan Semud'a?And with Thamud who carved rocks in the valley;
(Bu,) Allah'ın va’didir; Allah, vadinden geri dönmez. Ancak insanların çoğu bilmezler.The promise of Allah; Allah does not renege on His promise, but most people do not know.
Ve derlerdi ki: Rabbimizi tesbih ederiz. Rabbimizin vadi mutlaka yerine getirilir.And they say, “Purity is to our Lord – indeed the promise of our Lord had to come true.”
Gökyüzü bile onunla (o günün dehşetiyle) yarılacaktır. Allah'ın vadi mutlaka yerine gelir.The heaven will split asunder with its grief; the promise of Allah will surely occur.
O günün dehşetinden gök bile çatlar. Allah'ın vâdi mutlaka gerçekleşir.The heaven will split asunder with its grief; the promise of Allah will surely occur.
Doğrusu Senin vadin haktır. Sen hükmedenlerin en iyi hükmedenisin" dedi.Thou art the justest of those that judge.'
Senin vadin ise elbette haktır. Sen hakimler hakimisin."Thou art the justest of those that judge.'
Allah vadinden caymaz; fakat insanların çoğu bilmezler.God fails not His promise, but most men do not know it.
Şimdi sen sabret. Çünkü Allah'ın vadi gerçektir.So be thou patient; surely God's promise is true.
Onun için (Resulüm), sen sabret! Şüphesiz Allah'ın vadi gerçektir.So be thou patient; surely God's promise is true.
Bu, Allah'ın vâdidir.The promise of God!
Ayakkabılarını çıkar; çünkü sen, kutsal vadi olan Tuva'dasın."I am thy Lord: so take off thy shoes; verily thou art into the holy valley, Tuwa.
Hadi, pabuçlarını çıkar; sen kutsal vadide, Tuva'dasın."I am thy Lord: so take off thy shoes; verily thou art into the holy valley, Tuwa.
Hemen pabuçlarını çıkar! Çünkü sen kutsal vadi Tuva'dasın!I am thy Lord: so take off thy shoes; verily thou art into the holy valley, Tuwa.
Bil ki Allah'ın vadi gerçektir. (Buna) iyice inanmamış olanlar, sakın seni gevşekliğe sevketmesin!And let not make thee impatient those who have no conviction.
Hemen ayakkabılarını çıkar, çünkü sen kutsal bir vadi olan Tuvâ'dasın."I am thy Lord: so take off thy shoes; verily thou art into the holy valley, Tuwa.
Rabbimiz, ben çocuklarımdan bazısını, senin Haram Evinin yanında, ekinsiz bir vadiye yerleştirdim."O our Lord!
Çünkü sen, kutsal vadide, Tuva'dasın.So take off your shoes, you are in the sacred valley, Tuwa.
Allah'ın vadi haktır.The Promise of Allah is true.
Doğrusu Senin vadin haktır.Verily, my son is of my family!
Sonunda, karıncaların bulunduğu vadiye geldiklerinde bir dişi (kraliçe) karınca: "Ey karıncalar!Till, when they came to the valley of the ants, one of the ants said: "O ants!
Rabbimin vadi haktır, dedi.And the Promise of my Lord is ever true."
Çünkü sen kutsal vadi Tuva'dasın!So take off your shoes, you are in the sacred valley, Tuwa.
Allah vadinden asla dönmez.And Allah fails not His Promise.
Çünkü Allah'ın vadi gerçektir. Günahının bağışlanmasını iste.So be patient (O Muhammad SAW).
(Cehennemdeki "Gayya" vadisini boylayacaklardır.)So they will be thrown in Hell.
Nihayet karınca vâdisine geldikleri zaman, bir karınca: "Ey karıncalar!Till, when they came to the valley of the ants, one of the ants said: "O ants!
Rabbimin vâdi mutlaka gerçekleşir.”And the Promise of my Lord is ever true."
Telaşa kapılmasınlar, Allah vâdinden asla dönmez.And Allah fails not His Promise.
Bu Allah’ın bir vâdidir. Allah ise vâdinden asla caymaz.(This is) the Promise of Allah: and Allah does not fail in (His) Promise.
"Rabbimiz, ben çocuklarımdan bazısını, Kutsal Evinin yanındaki ekinsiz bir vadiye yerleştirdim."O our Lord!
Çünkü sen kutsal vadide, Tuva'dasın."So take off your shoes, you are in the sacred valley, Tuwa.
O, gökten su indirdi de vadiler kendi hacimlerince sel olup aktı.He sends down water from the sky, and riverbeds flow according to their capacity.
Bil ki Allah'ın vadi gerçektir.The promise of God is true.
Çünkü Allah'ın vadi gerçektir.The promise of God is true.
Gökten bir su indirdi de vadiler, kendi miktarlarınca sel olup aktılar.He sends down water from the sky, and riverbeds flow according to their capacity.
Öyle ya, Allah'ın sabredenlere yardım vâdini değiştirebilecek hiçbir kuvvet yoktur.There can be no change to God’s words.
O gökten yağmur indirir de vâdiler, dereler kendi ölçülerince dolup sel olur akar.He sends down water from the sky, and riverbeds flow according to their capacity.
Bu Allah’ın bir vâdidir.(It is) a promise of Allah.

İlgili Sayfalar