Ana içeriğe geç
Sözlük

vadi ile cümle

vadi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu manzarayla karşılaştım. Tepeler ve vadiler...وقد كان هذا المشهد الذي رأيته حينها .. هذه التلال .. والوديان
Bu manzarayla karşılaştım. Tepeler ve vadiler...森に 草原
Bu maymunlar, milyonlarca yıl boyunca Afrika'daki Büyük Rift Vadisinde yaşadılar.Durante milhões de anos esses macacos prosperaram no Vale do Rift, em África.
Bu maymunlar, milyonlarca yıl boyunca Afrika'daki Büyük Rift Vadisinde yaşadılar.Durante millones de años estos simios prosperaron en el Gran Valle del Rift de África.
Bu maymunlar, milyonlarca yıl boyunca Afrika'daki Büyük Rift Vadisinde yaşadılar.Für Millionen von Jahren gediehen diese Menschenaffen im großen afrikanischen Grabenbruch.
Bu maymunlar, milyonlarca yıl boyunca Afrika'daki Büyük Rift Vadisinde yaşadılar.Miljoenen jaren lang hebben deze apen gedijd in Afrika's Grote Slenk.
Bu maymunlar, milyonlarca yıl boyunca Afrika'daki Büyük Rift Vadisinde yaşadılar.Per milioni di anni queste scimmie hanno prosperato nella Grande fossa tettonica africana.
Bu maymunlar, milyonlarca yıl boyunca Afrika'daki Büyük Rift Vadisinde yaşadılar.Po milióny let se těmto lidoopům dařilo ve Velké Africké Příkopové Propadlině.
Bu maymunlar, milyonlarca yıl boyunca Afrika'daki Büyük Rift Vadisinde yaşadılar.Pour des millions d'années ces singes prospérèrent dans la vallée du grand rift de l'Afrique.
Bu maymunlar, milyonlarca yıl boyunca Afrika'daki Büyük Rift Vadisinde yaşadılar.Przez miliony lat małpy te prosperował w Wielkich Rowach Afrykańskich.
Bu maymunlar, milyonlarca yıl boyunca Afrika'daki Büyük Rift Vadisinde yaşadılar.Selama jutaan tahun kera - kera ini berkembang di Great Rift Valley Afrika.
Bu maymunlar, milyonlarca yıl boyunca Afrika'daki Büyük Rift Vadisinde yaşadılar.Timp de milioane de ani, aceste maimuțe au prosperat în Valea Marelui Rift din Africa.
Bu maymunlar, milyonlarca yıl boyunca Afrika'daki Büyük Rift Vadisinde yaşadılar.Για εκατομμύρια χρόνια οι πίθηκοι αναπτύχθηκαν στην κοιλάδα Great Rift της Αφρικής.
Bu maymunlar, milyonlarca yıl boyunca Afrika'daki Büyük Rift Vadisinde yaşadılar.Миллионы лет эти обезьяны процветали в долине Great Rift в Африке.
Bu maymunlar, milyonlarca yıl boyunca Afrika'daki Büyük Rift Vadisinde yaşadılar.במשך מליוני שנים הקופים האלו צלחו את עמק הקרע האפריקאי הגדול.
Bu maymunlar, milyonlarca yıl boyunca Afrika'daki Büyük Rift Vadisinde yaşadılar.しかし、その時、干魃が襲った...
Bunlar dağlık bölgeye çıkarak Eşkol Vadisine varıp ülkeyi araştırdılar.A obrátiac sa išli hore na vrchy a prišli až po dolinu Eškol a prešpehovali zem.
Bunlar dağlık bölgeye çıkarak Eşkol Vadisine varıp ülkeyi araştırdılar.A oni obrátivše se a vstoupivše na horu, přišli až k údolí Eškol a shlédli zemi.
Bunlar dağlık bölgeye çıkarak Eşkol Vadisine varıp ülkeyi araştırdılar.Da diese weggingen und hinaufzogen auf das Gebirge und an den Bach Eskol kamen, da besahen sie es
Bunlar dağlık bölgeye çıkarak Eşkol Vadisine varıp ülkeyi araştırdılar.De begav sig på Vej og drog op i Bjergene og kom til Esjkoldalen og udspejdede den;
Bunlar dağlık bölgeye çıkarak Eşkol Vadisine varıp ülkeyi araştırdılar.Dessa begåvo sig åstad och drogo upp till Bergsbygden och kommo till Druvdalen och bespejade landet.
Bunlar dağlık bölgeye çıkarak Eşkol Vadisine varıp ülkeyi araştırdılar.Ei au plecat, au trecut muntele, şi au ajuns pînă la valea Eşcol, şi au iscodit ţara.
Bunlar dağlık bölgeye çıkarak Eşkol Vadisine varıp ülkeyi araştırdılar.És fordulának és felmenének a hegyre, és eljutának az Eskól völgyéig, és kikémlelék azt.
Bunlar dağlık bölgeye çıkarak Eşkol Vadisine varıp ülkeyi araştırdılar.foram-se eles e, subindo as montanhas, chegaram até o vale de Escol e espiaram a terra.
Bunlar dağlık bölgeye çıkarak Eşkol Vadisine varıp ülkeyi araştırdılar.Ils partirent, traversèrent la montagne, et arrivèrent jusqu`à la vallée d`Eschcol, qu`ils explorèrent.
Bunlar dağlık bölgeye çıkarak Eşkol Vadisine varıp ülkeyi araştırdılar.그들이 앞으로 가서 산지에 올라 에스골 골짜기에 이르러 그 곳을 정탐하고
Bunlar dağlık bölgeye çıkarak Eşkol Vadisine varıp ülkeyi araştırdılar.Którzy odszedłszy weszli na górę, a przyszli aż do doliny Eschol, i przeszpiegowali ziemię.
Bunlar dağlık bölgeye çıkarak Eşkol Vadisine varıp ülkeyi araştırdılar.Mereka memasuki daerah pegunungan itu sejauh Lembah Eskol, lalu menjelajahinya
Bunlar dağlık bölgeye çıkarak Eşkol Vadisine varıp ülkeyi araştırdılar.Mười hai người đó ra đi. lên núi, đi đến khe Ếch-côn và do thám xứ.
Bunlar dağlık bölgeye çıkarak Eşkol Vadisine varıp ülkeyi araştırdılar.Mười_hai người đó ra_đi . lên núi , đi đến khe Ếch - côn và do_thám xứ .
Bunlar dağlık bölgeye çıkarak Eşkol Vadisine varıp ülkeyi araştırdılar.Nämä lähtivät ja nousivat vuoristoon ja tulivat Rypälelaaksoon ja vakoilivat maata.
Bunlar dağlık bölgeye çıkarak Eşkol Vadisine varıp ülkeyi araştırdılar.Og de tok avsted og drog op i fjellene og kom til Eskol-dalen; og de utspeidet landet.
Bunlar dağlık bölgeye çıkarak Eşkol Vadisine varıp ülkeyi araştırdılar.Quelli si incamminarono, salirono verso i monti, giunsero alla valle di Escol ed esplorarono il paese
Bunlar dağlık bölgeye çıkarak Eşkol Vadisine varıp ülkeyi araştırdılar.Ti so krenili na pot in so šli v gore in prišli do potoka Eškola in si jo ogledali;
Bunlar dağlık bölgeye çıkarak Eşkol Vadisine varıp ülkeyi araştırdılar.Και στραφεντες ανεβησαν εις το ορος, και ηλθον μεχρι της φαραγγος Εσχωλ και κατεσκοπευσαν αυτην.
Bunlar dağlık bölgeye çıkarak Eşkol Vadisine varıp ülkeyi araştırdılar.И те като тръгнаха възкачиха се на поляната, и, пристигнали до долината Есхол, я съгледаха.
Bunlar dağlık bölgeye çıkarak Eşkol Vadisine varıp ülkeyi araştırdılar.Они пошли, взошли на гору и дошли до долины Есхол, и обозрели ее;
Bunlar dağlık bölgeye çıkarak Eşkol Vadisine varıp ülkeyi araştırdılar.ויפנו ויעלו ההרה ויבאו עד נחל אשכל וירגלו אתה׃
Bunlar dağlık bölgeye çıkarak Eşkol Vadisine varıp ülkeyi araştırdılar.فانصرفوا وصعدوا الى الجبل وأتوا الى وادي اشكول وتجسّسوه
Bunlar dağlık bölgeye çıkarak Eşkol Vadisine varıp ülkeyi araştırdılar.於 是 他 們 起 身 上 山 地 去 、 到 以 實 各 谷 、 窺 探 那 地
Bunlar dağlık bölgeye çıkarak Eşkol Vadisine varıp ülkeyi araştırdılar.於是 他 們起 身上 山地 去 、 到 以實 各 谷 、 窺探 那 地
Bunların Silikon vadisinde yer alan üç yatak odalı iki banyolu kasaba evleri olduklarını düşünelim. -Có 3 phòng ngủ, 2 phòng tắm, nhà sát vách nhau ở khu dân cư ở thung lũng Silicon, nơi tôi ở.
Bunların Silikon vadisinde yer alan üç yatak odalı iki banyolu kasaba evleri olduklarını düşünelim. -En algún lugar de Silicon Valley, que es donde vivo.
Bunların Silikon vadisinde yer alan üç yatak odalı iki banyolu kasaba evleri olduklarını düşünelim. -Jsou v nich tři pokoje, dvě koupelny, městské domky v Silicon Valley. Tam, kde žiju.
Bunların Silikon vadisinde yer alan üç yatak odalı iki banyolu kasaba evleri olduklarını düşünelim. -シリコンバレーのどこかのタウンハウス。 (それは、私が住んでいるところです)。 私はそれらの家のいずれかに住みたい。
Bu Owens Vadisi Radyo GözlemeviCeci est l'Observatoire Radio de la Vallée d'Owens derrière la Sierra Nevada.
Bu Owens Vadisi Radyo GözlemeviĐây là đài Quan Sát Vô Tuyến Thung Lũng Owens đằng sau Sierra Nevadas, và trong năm 1968
Bu Owens Vadisi Radyo GözlemeviEste é o Observatório de Rádio de Owens Valley, por trás da Sierra Nevada.
Bu Owens Vadisi Radyo Gözlemevi이것은 시에라 네바다 산맥 뒤에 있는
Bu Owens Vadisi Radyo GözlemeviToto je rádiologické observatórium Owens Valley
Bu Owens Vadisi Radyo Gözlemeviזהו מצפה הכוכבים של עמק אוון
Bu Owens Vadisi Radyo Gözlemeviهذا هو مرصد راديو اوينز فالي
Bu Owens Vadisi Radyo Gözlemeviオーウェンズバレー電波天文台です
Burada, ağaçlara tırmanıp, onu Endonezya'daki Sayan Vadisi'nin üzerine asmıştık.Aquí estamos subiendo a unos árboles y colgando esto en el valle Sayan en Indonesia.
Burada, ağaçlara tırmanıp, onu Endonezya'daki Sayan Vadisi'nin üzerine asmıştık.A tak tu vidíte ako šplháme na stromy a umiestňujeme nápis nad údolím Sayan v Indonézií.
Burada, ağaçlara tırmanıp, onu Endonezya'daki Sayan Vadisi'nin üzerine asmıştık.Dies sind wir beim Ersteigen der Bäume und beim Aufbau über Sayan Valley in Indonesien.
Burada, ağaçlara tırmanıp, onu Endonezya'daki Sayan Vadisi'nin üzerine asmıştık.Donc ici c'est nous qui grimpons aux arbres et le plaçons au-dessus de la vallée de Sayan, en Indonésie.
Burada, ağaçlara tırmanıp, onu Endonezya'daki Sayan Vadisi'nin üzerine asmıştık.És az derült ki, hogy a férfiak és a nők nagyon hasonló boldogságszintekről számolnak be.
Burada, ağaçlara tırmanıp, onu Endonezya'daki Sayan Vadisi'nin üzerine asmıştık.Her er vi, hvor vi klatrer op i træerne og putter det op over Sayan Valley i Indonesien.
Burada, ağaçlara tırmanıp, onu Endonezya'daki Sayan Vadisi'nin üzerine asmıştık.Hier zijn we in de bomen aan het klimmen en dit aan het opstellen in de Sayan-vallei in Indonesië.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod