vadi ile cümle
vadi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Çünkü kutsal vâdidesin sen!Cause aussi sainte !
Arazi çeşitli nehirlerin vadileri ile hayli parçalanmıştır.La région est entaillée par les vallées de nombreuses rivières.
Dayton Şehri Ohio eyaletinin güney-batısında Miami Nehri vadisinde konumlanmıştır.Dayton se trouve dans le sud-ouest de l'Ohio, dans la vallée de la Miami.
Quo Vadis, 1993 yılında kurulan Kanadalı teknik death metal grubu.Quo Vadis est un groupe de death metal technique canadien, originaire de Montréal, au Québec.
Barbarella 1968'de Roger Vadim'in yönettiği bir bilimkurgu filmidir.Barbarella, conseiller artistique de l'adaptation réalisée par Roger Vadim en 1968.
IMDb'de Quo VadisTitre : Quo Vadis ?
Dere kıyısında çadır kurmak için uygun düze bir çimlik alan da vadır.Elle comporte aussi une lame pointue pour pénétrer l'herbe.
Şehir, San Joaquin Vadisi'nin kuzeyinde San Joaquin Nehri üzerinde yer almaktadır.Cette coulée s’est produite à proximité du fleuve San Joaquin.
Kurtlar Vadisi Pusu adlı dizide yaklaşık 10 yıl boyunca Memati Baş karakterini canlandırdı.Les loups ont fait leur réapparition sur le Vercors depuis bientôt dix ans.
Yüksek geçitler vadileri birbirine bağlar.Des passerelles relient les arbres entre eux.
Bir vadi buzulu bir veya daha fazla birikme bölgesinden oluşabilir.Un glacier de vallée peut se former à partir d'une seule zone d'accumulation ou de plusieurs.
Bu vadilerin birçoğu maalesef baraj suları altında kalmıştır.Plusieurs de ces camps se situent à l'abri de grottes.
Ayrıca vadilerde, vaha ve terk edilmiş bahçelerde de rastlanır.Il peut vivre aussi dans les champs et jardins abandonnés.
Bilinen ilk halk banyosu İndus Vadisi Uygarlığı'nın kalıntılarında bulundu.Des toilettes qui utilisaient de l'eau se trouvent dans la civilisation de la vallée de l'Indus.
Şelalenin etrafındaki vadi.Autour de l'échafaud.
Akan Su'ya ve Dale vadisine bakar.Lavoir du Guip et sa fontaine.
Entlebuch vadisindeki son direniş de Haziran sonunda kırıldı.La última resistencia en el valle de Entlebuch se rompió a fines de junio.
Kocasıyla birlikte, Kuzey Kaliforniya'daki Penn Vadisi'ne taşındılar.Se mudó junto con su esposo a Penn Valley en el Norte de California.
Bulgar saldırıları özellikle Strymōn (Struma) vadisi boyunca olmak üzere çoğunlukla Trakya'ya odaklanmıştı.Cultivaban, sobre todo, milium que se depositaba en los fortines (qurgan).
Üç gün sonra, aşağıda vadide toz bulutları göründü.Después de tres días vimos levantarse el polvo en el valle de abajo.
Quo Vadis (grup), Kanadalı metal müzik grubu.Quo Vadis: una banda canadiense de metal.
Sonraki yıl Bulgar ordusu Struma Vadisi’ne girdi ve Bizanslılar’ı mağlup etti.Al año siguiente, un ejército búlgaro incursionó en el valle Struma y derrotó a los bizantinos.
Anlatıcı da vadiyi terk ederek ismi belli olmayan "tuhaf bir şehirde" yaşamaya başlar.El narrador decide partir a una «extraña ciudad».
Jackson, Wyoming kasabası vadinin güney ucundadır.La ciudad de Jackson, Wyoming, está en el extremo sur.
Mureş alt vadi temizledi.¿Finalmente hemos pasado el valle inquietante?
Bunlardan kısa ve geçişi temin eden vadilere de rastlanır.Adverbios débiles (de tiempo o de lugar).
Şehir, Sierra Madre Vadisi'nde yer almaktadır.Está situado en un valle de la Sierra Madre.
Ormalık dağ ve vadilerde bulunurlar.Entre montañas y cavernas.
1578: Portekiz Kralı I. Sebastião Vadiü'l-Mehazin Muharebesi'nde öldü.1578: el rey de Portugal, Sebastián I de Portugal, muere en la batalla de Alcazarquivir.
Göl küçük bir vadide yer alır.Bøur se sitúa en un pequeño valle.
Çevresi çok yüksek dağlarla çevrili ova, vadi, manasındadır.Se encuentra ubicado en un extenso valle, junto a altas montañas.
Quo vadis, Nereye gidiyorsun? anlamına gelen Latince bir deyiştir.Quo vadis es una frase latina que significa «¿Adónde vas?».
Eleonora'nın ölümünün ardında ise, Rengârenk Otlar Vadisi sıcaklığını ve parlaklığını yitirir.Tras la muerte de Eleonora, el Valle de la Hierba Irisada empieza a perder su lustre y calidez.
Bu vadide Kırkgeçit mevkinde bir büyük Selçuklu gücü bir pusu hazırlamıştı.Sin embargo, hubo que construir en este lado un muro de contención en fuerte inclinación.
Aosta Vadisi illere bölünmemiştir.El Valle de Aosta no tiene provincias.
Mathilda sevinç ile 'Burası tam bir altın vadi (Val d'Or)'diye haykırdı.Matilde exclamó: "¡Este es realmente un valle de oro!"
Bunlardan en bilineni Roger Vadim'in 1959 tarihli filmi Les Liaisons Dangereuses'dür.Compuso parte de la banda sonora de la película de 1959, de Roger Vadim, Las amistades peligrosas.
Hill Valley (Tepe Vadisi) ismi bir oksimorondur.El nombre "Hill Valley" es en sí mismo una broma, creada a base de un oxímoron.
Ağagüneyi Tepesinin KB, Tomara Deresinin vadisinin GD yamacındadır. ^ a b c DOĞANAY, Prof. Dr. Hayati.Sabe cómo escapar de la celda para llegar al comedor a cualquier hora. Profesor Bates (, Profesor Bates?)
Bazı savunucuları Kola Yarımadası, Finnmark, Torne Vadisi, İngriya ve Estonya'yı da dahil etmekteydi.Algunos seguidores de esta idea incluían también Ingria, Estonia, la región de Finnmark y el valle del Torne.
Bu vadiden çekerek ırmağı geçmektedir.Un arroyo corre a través de ese valle.
Buzul, bir vadiyi işgal edince vadinin kenarlarında teras ya da kamalar oluşturabilir.Cuando el hielo glaciar ocupa un valle pueden formarse terrazas de kame a lo largo de los lados del valle.
18 km²'lik Yosemite Vadisi, her yıl 3.5 milyon kişi tarafından ziyaret edilir.El Parque nacional de Yosemite tiene 3,5 millones de turistas cada año.
Wachau, Tuna Nehri tarafından oluşturulan pitoresk bir peyzaja sahip bir Avusturya vadisidir.El Wachau es un valle austriaco con un paisaje de alta visibilidad formado por el río Danubio.
"Silikon Vadisi Başkanı" lakaplıdır.La Fiebre del "Silicon Valley".
Uzunluğu 40 kilometre (25 mil) olan vadi, tarihöncesi çağlardan beri yerleşim görmüştür.Tiene 30 kilómetros de largo y ya estaba habitada en la época prehistórica.
New York'taki Hudson Vadisi'nde büyüdü.Radica en el valle Hudson de Nueva York.
İki ordunun karşılaştığı arazi, akarsu tarafından yarılmış bir vadiydi ve savaşa hiç müsait değildi.El enterramiento de un muerto era un lujo que ninguno de los bandos solía poder permitirse.
Rutilius yenildi ve Tolenus Vadisi'nde öldürüldü.Publio Rutilio Lupo es derrotado y muerto en el valle de Toleno.
Bu isim kasabanın çeşitli dağlar tarafından çevrelenmiş bir vadinin içinde olmasından dolayı verilmiştir.Esto se debe sin duda al hecho de estar situado en un valle rodeado de montañas.
Dağlar ve tepeler arasında derin vadiler bulunur.Entre las montañas hay hondas cuencas y valles.
Necef Çölü'nde bir vadi.Una voz en el desierto.
Bu tarihten sonra vadinin aşağısına göçmüşler ve şimdiki Bahçesaray’da yaşamaya başlamışlardır.Desde ella se podía, antiguamente, observar la ciudad, oculta ahora por la vegetación del jardín.
Vadi Natura 2000 tarafından öneme sahip bir site olarak sınıflandırılmıştır.Parte de la Sierra está incluida cómo lugar de importancia comunitaria propuesto para la Red Natura 2000.
Joux Vadisi (Fransızca: Vallée de Joux), İsviçre'nin Vaud kantonunda bulunan Jura Dağları'nın bir vadisidir.El lago de Joux (en francés: lac de Joux)? es un lago en el valle de Joux, en el cantón de Vaud, Suiza.
Rincon Dağları Tucson vadisinin etrafını saran beş sıradağdan biridir.La sierra del Rincón es una de las cinco sierras que rodean al valle de Tucson.
Alesia, bir tepenin zirvesinde, nehir vadileriyle çevrelenmiş, savunmaya elverişli bir kaleydi.Alesia estaba situada en la cima de una colina rodeada por valles y ríos y contaba con importantes defensas.
"Vadide Çifte Pusu: 11 Şehit".«Toda la plata, en 11 sacos».
Beş-balık, birkaç bin li genişliğinde uzun bir vadi içindedir.Su dimensión se encerraba en una enorme lonja de mil varas de ancho por cinco mil de largo.
Kadıncık vadisi üzerinde Toros Dağlarının eteklerinde kurulmuştur.En África, el género está confinado en las montañas del Atlas.