Vadesi geçen borçların ödenmesi vergi dairelerine yapılır.Membayar pajak harus datang ke kantor pajak.
Luke ona Vader ile yüzleşmesi gerektiğini söyler.Ông nói với Luke rằng anh phải đối mặt một lần nữa với Vader.
54 yılında, Nero Senato'ya Cumhuriyet döneminde sahip olduğuna eşdeğer güçler vadetti.Trong năm 54, Nero hứa sẽ cho các thượng nghị sĩ quyền lực tương đương thời La Mã Cộng hòa.
Musk’ın uzun vadeli amacı SpaceX vasıtasıyla uzayda gezinen bir medeniyet yaratarak insanlığa yardım etmektir.Mục tiêu dài hạn của Musk là thông qua SpaceX đưa loài người tới một nền văn minh ngoài không gian thực thụ.
Bu sözleşmeler çağdaş vadeli işlemlere benzemekteydi.Những hợp đồng này tương tự như loại hợp đồng tương lai thời hiện đại.
Ancak ameliyat kaynaklı olarak kısa vadede %1’den düşük bir ölüm tehlikesi mevcuttur.Tuy nhiên, có một số nguy cơ tử vong ngắn hạn dưới 1% sau khi phẫu thuật.
Vader, casuslarının bir jedi bulduğunu söyler.Han nói với cô rằng Jedi là thật.
Ama düşündüğünün aksine Vader, kendisini İmparatora teslim eder.Thay vì dấy binh tạo phản, Ye Htut giơ tay tự nạp mình cho vua.
Kel’Thuzad’a ölümsüzlük ve sonsuz güç vadetti.Được Kim Long ban cho sức mạnh bất tử.
Venedik Cumhuriyeti tarafından vadedilen askeri yardım gerçekten asla gelmedi.Lực lượng vệ binh cộng hoà trên thực tế, chưa bao giờ tỏ ra thiện chiến.
Kölelere ve serflere özgürlük ve eşitlik vadediyordu.Họ mong muốn được tự do tôn giáo và Phật giáo được bình đẳng.
Fonun verdiği kredilerde vade 5 yılı geçemez.Đất mới đưa vào canh tác thì được miễn 5 năm.
Bazı durumlarda ise uzun vadede etkilerin yararlı mı zararlı mı olacağı tam olarak bilinememektedir.Trong nhiều trường hợp, khó cả thể xác nhận vật chủ có bị tác hại hay không.
Bakım maliyetleri uzun vadede daha yüksek olabilir.Phí gia hạn cũng có thể cao hơn.
Zenginlikleri biriktirenlere cehennem ateşini vadeden Kur'an ayetleri okumuştur.彦火火出見尊(ひこほほでみのみこと) 主祭神は彦火火出見尊(山幸彦)である。
Ama gelecek vadetmiyordu.将来を嘱望されていた。
Vade, taraflar arasında bir takvim günü olarak saptanabilir veya taraflardan birine bırakılabilir.原則 契約締結の日又は意思表示の日もしくは審判等の確定の日などを日付とする。
Sizi düşmanınızdan kurtardık, size Tûr'un sağ yanını vadettik ve size kudret helvası ile bıldırcın indirdik."今日われはあなたがたのために、あなたがたの宗教を完成し、またあなたがたに対するわれの恩恵を全うし、あなたがたのための教えとして、イスラームを選んだのである。
Tabii uyandırıldığında film bize daha fazlasını vadediyor.しかも、映画界というのが非常に苦しくなった時にそれをやってのけた。
"Hem de "Adn cennetleri"nde hoş meskenler vadetmiştir.東屋(あずまや) 四阿 - 庭園に設置される建屋。
Güneşsel bir koronadan X-ışını ışıması ilk defa vadedildi.太陽以外の天体からのX線を初めて発見した。
Vader doğrulur.父は胡遵。
Amerikan yetkililer Guzman'ın yakalanması için gerekli bilgileri verene 5 milyon dolarlık ödül vadetmiştir.アメリカ政府はゴトヴィナ逮捕に5百万ドルの懸賞をかけた。
Kur'an'da Vadedilmiş Topraklar'dan bahsedilmekle birlikte Kenan isminden bahsedilmez.制作者はかれらの寿命が何年なのかについて一言も言及していない。
Orada arkadaşının ihanetine uğrayıp Darth Vader tarafından yakalanır.彼は友人に裏切られ、ディフ城に囚われる身となる。
Bunun üzerine çocuk, Vader'ın ne istediğini sorar.それでヨセフは少年が言う通りにした。
Uzun vadeli sonuç açısından ikisi arasında fark olmadığı gözlemlenmektedir.長期的な成果においてはどちらも違いはない。
Yol çok berbat durumdadır seçim zamanı vadederler seçim gidince unutulan yerdir.勝利条件はKOのみで、時間切れ時は敗北扱いとなる。
Çek Cumhuriyeti uzun vadeli bir elektrik ihracatçısıdır.ZeroCore Powerは長期無負荷省電力技術である。
Arşiv'in uzun vadeli depolama sorunu, 2007'de yeni bir depo açılarak çözülebilmiştir.保管所の長期にわたる保管の問題は2007年に、新しい保管庫を作ることで解決された。
129) Musa'ya Vadedilmiş Toprakları Numaralar Kitabından şöyle tahayyül edebilirsin (bl.^ 『エジプト神話』202頁で確認できる表記。
Bazı durumlarda ise uzun vadede etkilerin yararlı mı zararlı mı olacağı tam olarak bilinememektedir.彼の起用が一時的なものになるのか長く続くのかはまだ不明だが。
Ancak ameliyat kaynaklı olarak kısa vadede %1’den düşük bir ölüm tehlikesi mevcuttur.不过仍存在低于1%的短期手术死亡风险。
Ayrıca Musk bu iki şirketi de Tesla’ya uzun vadeli yatırımcı olarak kazandırmayı başarmıştır.马斯克还成功让两家公司作为特斯拉汽车公司的长期投资者。
Bu Allah'ın vadettiği (söz verdiği) sevap ve iyiliğin, tehdit ettiği cezanın gerçekleşeceğine inanmaktır.”現在根據上帝的應許,“那以信為本的人和有信心的亞伯拉罕一同得福。
İsrail Oğulları, Musa’nın rehberliğinde Vadedilmiş Topraklar'a girmek üzere yola çıkarlar.耶和華向他們頒下訓示,聖經説:“以色列人就這樣行,……都是照耶和華所吩咐摩西的。
Ama denizden geçip kendilerine Vadedilmiş Topraklar'a geçme imkani yok görülmektedir.不僅可以航行於水面,亦可航行於陸地上,類似兩棲車輛。
Ekonomideki sıkıntıların kısa vadede giderilmesi beklenmemektedir.因此,房地產的高溫相信在近期是難以消退。
Şimdiye kadar olan sonuçlar gösteriyor ki; hastalığın bir alandaki kısa vadeli etkileri çok ciddidir.直至目前為止,監控的結果表明疫症可於短時間內對一個地區產生嚴重影響。
Vader onu bir göreve daha yollar.可是,公主却给他派了另一个任务。
(Furkan,11) Bilakis kıyamet onlara vadedilen asıl saattir ve o saat daha belâlı ve daha acıdır.這將是個收縮的將來時;因此這個動詞的現在時和將來時都是收縮的并且幾乎一樣。
Aslında kurbanların hepsi zorlanarak kurban edilmiyorlardı; kendilerine imrenilecek bir gelecek vadediliyordu.」不報,未幾,勛以宣府下賊,賊殺之馮,烽火逼京師。
İlke olarak, borçlunun borcunu vadeden önce ödemesine bir engel yoktur.他相信當前的世代毋須在道義上償還前人之負債。
Kısa vadeli borçların uzun vadeli hale getirilmesidir.不久錢大鈞與王柏齡職務對調。
İsrail Oğulları, Musa’nın rehberliğinde Vadedilmiş Topraklar'a girmek üzere yola çıkarlar.고대의 이스라엘인들이 하나님을 거역하였기 때문에 아론 신권이 모세에게 계시되었다.
İzleyiciye eğlence vadederken hoşça vakit geçirmelerini diler.진행을 재미있게 즐겁게 해서 시청자들을 즐겁게 해주기도 한다.
Bunun üzerine Vader ise Juno yaşadığı sürece kendisini kontrol edebileceğini söylemiştir.그리고 그는 조반니가 통치할 수 있는 나이가 될 때까지 그곳을 통치했습니다."
Son ayda sözleşmenin yapıldığı günü karşılayan gün yoksa, ilgili ayın son günü vade dolacaktır.최후의 월에 해당하는 날이 없을 때는 그 달의 말일이 기간의 말일이 된다.
(Ortak sınavlar orta ve uzun vadede açık uçlu soruları da içerecek hale dönüştürülecektir.)(깊은 준위, 예시로 띠틈의 한가운데에서 준위를 형성해버리기도 한다.)
Tabii uyandırıldığında film bize daha fazlasını vadediyor.영화계로 들어선 이후에는 소설보다 영화에 주력하게 되었다.
Ancak ameliyat kaynaklı olarak kısa vadede %1’den düşük bir ölüm tehlikesi mevcuttur.다만, 1% 미만에서 수술 후 단기 사망률이 높아질 위험이 있다.
Yapılan seçimlerin her biri kısa vadede iyi bir şeye, sonrasında kötü bir şeye dönüşebilir.각각의 선택들은, 가끔씩 단기간에 좋은 결과를 가져오나 이후 나쁜 결과를 불러올 수 있다.
(Sevr Antlaşması ile vadedilip 1923'te Lozan Antlaşması ile geri alınan bölgeler dahil edilmiştir.)(카탕가는 1963년에 콩고에 재합병되었다.)
Kölelere ve serflere özgürlük ve eşitlik vadediyordu.이 타협은 노예주와 자유주의 수를 동등하게 지켰다.
Ama gelecek vadetmiyordu.그러나 전작의 미래전은 구현되지 않았다.
Şiirde Berenice, eğer kocası savaştan sağ dönerse, Afrodit'e kendi saçlarını vermeyi vadeder.로마누스 4세는 만약 아르슬란이 에데사의 포위를 푼다면 그에게 히에라폴리스 밤비스를 돌려주겠다고 제안한다.
Vader doğrulur.아버지는 효문왕.
Maris, Vader'ın onu bulması için Senatör Organayı tutsak etmiştir.홈즈는 모리아티 교수가 왓슨을 미행했을거라 예상하고 조치를 취해 두었다.
Aslında kurbanların hepsi zorlanarak kurban edilmiyorlardı; kendilerine imrenilecek bir gelecek vadediliyordu.하지만 이들은 모두가 조계에 거주하는 것은 아니었으며, 일부만이 조계 내부에 거주하였다.
Ama gelecek vadetmiyordu.עם זאת, עתידה אינו מובטח.