Ana içeriğe geç
Sözlük

vaaz ile cümle

vaaz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
"Bir vaaza ne dersin?" derseniz "Hayır, hayır. Buna ihtiyacım yok."Hey, hvad med en prædiken?" ville de sige, "Nej, nej.
"Bir vaaza ne dersin?" derseniz "Hayır, hayır. Buna ihtiyacım yok."Ей, какво ще кажеш за една проповед?" те биха отвърнали, "Не, не.
"Bir vaaza ne dersin?" derseniz "Hayır, hayır. Buna ihtiyacım yok."Слухай, як щодо проповіді?" -- то почули б у відповідь, -- "Ні, ні.
"Bir vaaza ne dersin?" derseniz "Hayır, hayır."Hé, akarsz egy szentbeszédet?" azt mondanák:
"Bir vaaza ne dersin?" derseniz "Hayır, hayır."Hee, wil je een preek?" zeggen ze:
"Bir vaaza ne dersin?" derseniz "Hayır, hayır."Hei, bagaimana jika anda mendengarkan sebuah khotbah?" mereka akan menjawab, "Tidak, tidak.
"Bir vaaza ne dersin?" derseniz "Hayır, hayır."Hej, si za pridigo?", bi vam rekli:
"Bir vaaza ne dersin?" derseniz "Hayır, hayır."Hey, wie wär's mit einer Predigt?", dann sagt der:
"Bir vaaza ne dersin?" derseniz "Hayır, hayır."Hörru, vad sägs om en predikning?" skulle de säga:
"Bir vaaza ne dersin?" derseniz "Hayır, hayır."Oye, ¿qué tal un sermón?" dirán:
"Bir vaaza ne dersin?" derseniz "Hayır, hayır."Poslyš, co takhle kázání?" asi by řekl:
"Bir vaaza ne dersin?" derseniz "Hayır, hayır."Τι θα έλεγες για ένα κήρυγμα;" θα σας απαντήσει:
"Bir vaaza ne dersin?" derseniz"설교를 듣겠냐?"고 물으면
"Bir vaaza ne dersin?" derseniz"Này, anh nghĩ gì về một bài thuyết pháp?"
"Bir vaaza ne dersin?" derseniz"Эй! Хочешь послушать проповедь?" - он вам скажет:
"Bir vaaza ne dersin?" derseniz"היי, מה דעתך על איזו דרשה?"
"Bir vaaza ne dersin?" derseniz"ما رايك في موعظة ؟"
"Bir vaaza ne dersin?" derseniz「必要ないよ 私は自立した個人だから」と言うでしょう
Bir vaaz hayatınızı değiştirmek ister, bir ders size biraz bilgi vermek ister.Bem, um sermão pretende mudar a vossa vida e uma palestra pretende dar-vos um pouco de informação.
Bir vaaz hayatınızı değiştirmek ister, bir ders size biraz bilgi vermek ister.Bueno, un sermón quiere cambiarnos la vida y una conferencia quiere darnos un poco de información.
Bir vaaz hayatınızı değiştirmek ister, bir ders size biraz bilgi vermek ister.Cílem kázání je změnit váš život, cílem přednášky je předat informace.
Bir vaaz hayatınızı değiştirmek ister, bir ders size biraz bilgi vermek ister.Ei bine, o predică vrea să-ți schimbe viaţa iar o conferință vrea să-ți dea puțină informaţie.
Bir vaaz hayatınızı değiştirmek ister, bir ders size biraz bilgi vermek ister.I sermoni vogliono cambiarvi la vita e una lezione vuole darvi delle informazioni.
Bir vaaz hayatınızı değiştirmek ister, bir ders size biraz bilgi vermek ister.Jo, en predikning vill ändra ditt liv och en föreläsning vill ge dig lite information.
Bir vaaz hayatınızı değiştirmek ister, bir ders size biraz bilgi vermek ister.Kazanie ma zmienić twoje życie, a wykład - dostarczyć porcję informacji.
Bir vaaz hayatınızı değiştirmek ister, bir ders size biraz bilgi vermek ister.Kázeň chce zmeniť váš život a prednáška vám chce dať nejaké informácie.
Bir vaaz hayatınızı değiştirmek ister, bir ders size biraz bilgi vermek ister.설교는 여러분의 삶을 바꾸려고 하고 강의는 정보를 주려고 합니다.
Bir vaaz hayatınızı değiştirmek ister, bir ders size biraz bilgi vermek ister.Một bài thuyết pháp muốn thay đổi cuộc đời bạn còn bài thuyết trình muốn đưa lại cho bạn một chút thông tin.
Bir vaaz hayatınızı değiştirmek ister, bir ders size biraz bilgi vermek ister.No, pridiga vam želi spremeniti življenje, predavanje pa vam želi dati nekaj informacij.
Bir vaaz hayatınızı değiştirmek ister, bir ders size biraz bilgi vermek ister.Nos, a prédikáció meg akarja változtatni az életüket, az előadás pedig információt kíván nyújtani.
Bir vaaz hayatınızı değiştirmek ister, bir ders size biraz bilgi vermek ister.Nou, een preek wil je leven veranderen en een lezing wil je wat informatie verstrekken.
Bir vaaz hayatınızı değiştirmek ister, bir ders size biraz bilgi vermek ister.Nun, eine Predigt versucht Ihr Leben zu verändern, und ein Vortrag möchte Ihnen ein paar Informationen geben.
Bir vaaz hayatınızı değiştirmek ister, bir ders size biraz bilgi vermek ister.Sebuah khotbah ingin mengubah hidup anda dan sebuah kuliah ingin memberi anda secuil informasi.
Bir vaaz hayatınızı değiştirmek ister, bir ders size biraz bilgi vermek ister.Tja en prædiken ønsker at ændre dit liv og en forelæsning vil give dig en smule information.
Bir vaaz hayatınızı değiştirmek ister, bir ders size biraz bilgi vermek ister.Un sermon cherche à changer votre vie, et une conférence cherche à vous donner quelques informations.
Bir vaaz hayatınızı değiştirmek ister, bir ders size biraz bilgi vermek ister.Το κήρυγμα θέλει ν' αλλάξει τη ζωή σου ενώ η διάλεξη θέλει να σου δώσει μερικές πληροφορίες.
Bir vaaz hayatınızı değiştirmek ister, bir ders size biraz bilgi vermek ister.Ами проповедта цели да промени живота ти, а лекцията цели да те информира.
Bir vaaz hayatınızı değiştirmek ister, bir ders size biraz bilgi vermek ister.Завдання проповіді -- змінити ваше життя, тоді як завдання лекції -- передати вам певну інформацію.
Bir vaaz hayatınızı değiştirmek ister, bir ders size biraz bilgi vermek ister.Цель проповеди - изменить нашу жизнь, цель лекции - снабдить нас некоторым количеством информации.
Bir vaaz hayatınızı değiştirmek ister, bir ders size biraz bilgi vermek ister.ובכן דרשה רוצה לשנות את חייכם והרצאה רוצה לתת לכם מעט מידע.
Bir vaaz hayatınızı değiştirmek ister, bir ders size biraz bilgi vermek ister.حسنا الموعظة تريد ان تغير حياتك والمحاضرة تريد ان تعطيك معلومات
Bir vaaz hayatınızı değiştirmek ister, bir ders size biraz bilgi vermek ister.講演はちょっとした情報を与えようとします 私達は説教の伝統に立ち戻る必要があると思います
Bizi önce camiye çağırıyor ve vaaz veriyorlar.D'abord ils nous appellent à la mosquée et nous sermonnent.
Bizi önce camiye çağırıyor ve vaaz veriyorlar.Đầu tiên họ gọi chúng tôi đến nhà thờ Hồi giáo và thuyết giáo cho chúng tôi.
Bizi önce camiye çağırıyor ve vaaz veriyorlar.Először a mecsetbe hívnak minket és prédikálnak nekünk.
Bizi önce camiye çağırıyor ve vaaz veriyorlar.Mai întâi ne cheamă într-o moschee şi ne predică.
Bizi önce camiye çağırıyor ve vaaz veriyorlar.Najprv nás zavolajú do mešity a kážu nám.
Bizi önce camiye çağırıyor ve vaaz veriyorlar.Nejprve nás zavolají do mešity a kázají nám.
Bizi önce camiye çağırıyor ve vaaz veriyorlar.Pertama mereka mengajak kami ke masjid dan mengajar kami.
Bizi önce camiye çağırıyor ve vaaz veriyorlar.Primeiro eles chamam-nos à mesquita e pregam para nós.
Bizi önce camiye çağırıyor ve vaaz veriyorlar.Primero nos convocan a la mezquita y nos dan un sermón.
Bizi önce camiye çağırıyor ve vaaz veriyorlar.Ze roepen ons eerst naar de moskee en preken voor ons.
Bizi önce camiye çağırıyor ve vaaz veriyorlar.Zuerst holen sie uns in die Moschee und predigen zu uns.
Bizi önce camiye çağırıyor ve vaaz veriyorlar.Πρώτα μας καλούν στο τέμενος και μας κάνουν κήρυγμα.
Bizi önce camiye çağırıyor ve vaaz veriyorlar.Първо ни викат в джамията и ни проповядват.
Bizi önce camiye çağırıyor ve vaaz veriyorlar.Сначала они зовут нас в мечеть и читают проповеди.
Bizi önce camiye çağırıyor ve vaaz veriyorlar.Спершу вони кличуть нас у мечеть і проповідують нам.
Bizi önce camiye çağırıyor ve vaaz veriyorlar.それから宗教学校に連れて行って
Bırak! Vaazlarınızı kısaltırsanız...Lakukan ! jika kau buat khotbahmu lebih singkat...
Bu kadar kültürlü dinleyicilerle birlikteyken bu, "kilise korosuna vaaz vermek" gibi olacaktır.Bei einem Publikum, das so gebildet ist, -- so wie diesem -- würde ich nur offene Türen einrennen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod