vaat ile cümle

vaat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
13
ORT. KELİME
Bu vaat sizler, çocuklarınız, uzaktakilerin hepsi için, Tanrımız Rabbin çağıracağı herkes için geçerlidir.››Ибо вам принадлежит обетование и детям вашим и всем дальним, кого ни призовет Господь Бог наш.
Bu vaat sizler, çocuklarınız, uzaktakilerin hepsi için, Tanrımız Rabbin çağıracağı herkes için geçerlidir.››И с много други думи заявяваше и ги увещаваше, казвайки: Избавете се от това изпорочено поколение.
Bu vaat sizler, çocuklarınız, uzaktakilerin hepsi için, Tanrımız Rabbin çağıracağı herkes için geçerlidir.››כי לכם ההבטחה ולבניכם ולכל הרחוקים לכל אשר קרא יהוה אלהינו׃
Bu vaat sizler, çocuklarınız, uzaktakilerin hepsi için, Tanrımız Rabbin çağıracağı herkes için geçerlidir.››‎لان الموعد هو لكم ولاولادكم ولكل الذين على بعد كل من يدعوه الرب الهنا‎.
Bu vaat sizler, çocuklarınız, uzaktakilerin hepsi için, Tanrımız Rabbin çağıracağı herkes için geçerlidir.››因 為 這 應 許 是 給 你 們 、 和 你 們 的 兒 女 、 並 一 切 在 遠 方 的 人 、 就 是 主 我 們 神 所 召 來 的
Bu vaat sizler, çocuklarınız, uzaktakilerin hepsi için, Tanrımız Rabbin çağıracağı herkes için geçerlidir.››因 為這應許 是 給 你 們 、 和 你 們 的 兒女 、 並一切 在 遠方 的 人 、 就 是 主 我 們神所 召來的
Ciencias hangi tüm öğrenciler zaman artı vaatlerini yerine getirmek için yüzeylerciencias하는 모든 학생들 때이 용이합니다 그 서약을 이행 할 표면
Ciencias hangi tüm öğrenciler zaman artı vaatlerini yerine getirmek için yüzeylerciencias שהם כאשר כל התלמידים בתוספת משטחים מתכוונים לקיים את הבטחותיה
Ciencias hangi tüm öğrenciler zaman artı vaatlerini yerine getirmek için yüzeylerciencias وهو عندما جميع الطلاب بالإضافة إلى السطوح على الوفاء بتعهداتها
Ciencias hangi tüm öğrenciler zaman artı vaatlerini yerine getirmek için yüzeylerそれが本当に約1万のカタログ 分をカウントし、それはそれだ
Çünkü miras Yasaya bağlıysa, artık vaade bağlı değildir. Ama Tanrı mirası İbrahime vaatle bağışlamıştır.For får en arven ved lov, da får en den ikke lenger ved løfte; men Gud har gitt Abraham den ved løfte.
Çünkü miras Yasaya bağlıysa, artık vaade bağlı değildir. Ama Tanrı mirası İbrahime vaatle bağışlamıştır.Kajti če je iz postave dediščina, ni več iz obljube; toda Abrahamu jo je po obljubi milostno podaril Bog.
Çünkü miras Yasaya bağlıysa, artık vaade bağlı değildir. Ama Tanrı mirası İbrahime vaatle bağışlamıştır.만일 그 유업이 율법에서 난 것이면 약속에서 난 것이 아니리라 그러나 하나님이 약속으로 말미암아 아브라함에게 은혜로 주신 것이라
Çünkü miras Yasaya bağlıysa, artık vaade bağlı değildir. Ama Tanrı mirası İbrahime vaatle bağışlamıştır.Бо коли від закону наслїддє, то вже не від обітування; Аврааму ж обітуваннєм дарував Бог.
Çünkü miras Yasaya bağlıysa, artık vaade bağlı değildir. Ama Tanrı mirası İbrahime vaatle bağışlamıştır.Защото всички сте Божии чада чрез вяра в Исуса Христа.
Çünkü miras Yasaya bağlıysa, artık vaade bağlı değildir. Ama Tanrı mirası İbrahime vaatle bağışlamıştır.Ибо если по закону наследство, то уже не по обетованию; но Аврааму Бог даровал оное по обетованию.
Çünkü miras Yasaya bağlıysa, artık vaade bağlı değildir. Ama Tanrı mirası İbrahime vaatle bağışlamıştır.כי אם תבוא הנחלה מתוך התורה לא תבוא עוד מתוך ההבטחה אבל את אברהם חנן האלהים על ידי הבטחה׃
Çünkü miras Yasaya bağlıysa, artık vaade bağlı değildir. Ama Tanrı mirası İbrahime vaatle bağışlamıştır.لانه ان كانت الوراثة من الناموس فلم تكن ايضا من موعد. ولكن الله وهبها لابراهيم بموعد
Çünkü miras Yasaya bağlıysa, artık vaade bağlı değildir. Ama Tanrı mirası İbrahime vaatle bağışlamıştır.因 為 承 受 產 業 、 若 本 乎 律 法 、 就 不 本 乎 應 許 . 但 神 是 憑 著 應 許 、 把 產 業 賜 給 亞 伯 拉 罕
Çünkü miras Yasaya bağlıysa, artık vaade bağlı değildir. Ama Tanrı mirası İbrahime vaatle bağışlamıştır.因 為 承受 產業 、 若 本 乎 律法 、 就 不 本乎 應許 . 但 神 是 憑著應許 、 把 產業賜給 亞伯拉罕
Çünkü Tanrının isteğini yerine getirmek ve vaat edilene kavuşmak için dayanma gücüne ihtiyacınız vardır.Albowiem cierpliwości wam potrzeba, abyście wolę Bożą czyniąc, odnieśli obietnicę.
Çünkü Tanrının isteğini yerine getirmek ve vaat edilene kavuşmak için dayanma gücüne ihtiyacınız vardır.Avete solo bisogno di costanza, perché dopo aver fatto la volontà di Dio possiate raggiungere la promessa
Çünkü Tanrının isteğini yerine getirmek ve vaat edilene kavuşmak için dayanma gücüne ihtiyacınız vardır.For I trenger til tålmod, forat I, når I har gjort Guds vilje, kan opnå det som er lovt.
Çünkü Tanrının isteğini yerine getirmek ve vaat edilene kavuşmak için dayanma gücüne ihtiyacınız vardır.Geduld aber ist euch not, auf daß ihr den Willen Gottes tut und die Verheißung empfanget.
Çünkü Tanrının isteğini yerine getirmek ve vaat edilene kavuşmak için dayanma gücüne ihtiyacınız vardır.I behöven nämligen ståndaktighet för att kunna göra Guds vilja och få vad utlovat är.
Çünkü Tanrının isteğini yerine getirmek ve vaat edilene kavuşmak için dayanma gücüne ihtiyacınız vardır.너희에게 인내가 필요함은 너희가 하나님의 뜻을 행한 후에 약속을 받기 위함이라
Çünkü Tanrının isteğini yerine getirmek ve vaat edilene kavuşmak için dayanma gücüne ihtiyacınız vardır.Lebo vám je trpezlivosti treba, aby ste si, keď vykonáte vôľu Božiu, odniesli zasľúbenie.
Çünkü Tanrının isteğini yerine getirmek ve vaat edilene kavuşmak için dayanma gücüne ihtiyacınız vardır.Mert békességes tûrésre van szükségetek, hogy az Isten akaratát cselekedvén, elnyerjétek az ígéretet.
Çünkü Tanrının isteğini yerine getirmek ve vaat edilene kavuşmak için dayanma gücüne ihtiyacınız vardır.Než potřebíť jest vám trpělivosti, abyste vůli Boží činíce, dosáhli zaslíbení.
Çünkü Tanrının isteğini yerine getirmek ve vaat edilene kavuşmak için dayanma gücüne ihtiyacınız vardır.Porque os es necesaria la perseverancia para que, habiendo hecho la voluntad de Dios, obtengáis lo prometido
Çünkü Tanrının isteğini yerine getirmek ve vaat edilene kavuşmak için dayanma gücüne ihtiyacınız vardır.Sillä te tarvitsette kestäväisyyttä, tehdäksenne Jumalan tahdon ja saadaksenne sen, mikä luvattu on.
Çünkü Tanrının isteğini yerine getirmek ve vaat edilene kavuşmak için dayanma gücüne ihtiyacınız vardır.Stanovitnosti vam je namreč potreba, da dobite obljubo, storivši voljo Božjo.
Çünkü Tanrının isteğini yerine getirmek ve vaat edilene kavuşmak için dayanma gücüne ihtiyacınız vardır.thi I have Udholdenhed nødig, for at I, når I have gjort Guds Villie, kunne opnå Forjættelsen.
Çünkü Tanrının isteğini yerine getirmek ve vaat edilene kavuşmak için dayanma gücüne ihtiyacınız vardır.U moet volhouden om de wil van God te doen. Als u dat doet, krijgt u wat Hij heeft beloofd.
Çünkü Tanrının isteğini yerine getirmek ve vaat edilene kavuşmak için dayanma gücüne ihtiyacınız vardır.Διοτι εχετε χρειαν υπομονης, δια να καμητε το θελημα του Θεου και να λαβητε την επαγγελιαν.
Çünkü Tanrının isteğini yerine getirmek ve vaat edilene kavuşmak için dayanma gücüne ihtiyacınız vardır.Терпение нужно вам, чтобы, исполнив волю Божию,получить обещанное;
Çünkü Tanrının isteğini yerine getirmek ve vaat edilene kavuşmak için dayanma gücüne ihtiyacınız vardır.Терпіннє бо вам треба мати, щоб, волю Божу вчинивши, прийняли обітуваннє.
Çünkü Tanrının isteğini yerine getirmek ve vaat edilene kavuşmak için dayanma gücüne ihtiyacınız vardır.כי צריכים אתם לסבלנות למען תעשו רצון אלהים ונשאתם את ההבטחה׃
Çünkü Tanrının isteğini yerine getirmek ve vaat edilene kavuşmak için dayanma gücüne ihtiyacınız vardır.لانكم تحتاجون الى الصبر حتى اذا صنعتم مشيئة الله تنالون الموعد.
Çünkü Tanrının isteğini yerine getirmek ve vaat edilene kavuşmak için dayanma gücüne ihtiyacınız vardır.你 們 必 須 忍 耐 、 使 你 們 行 完 了 神 的 旨 意 、 就 可 以 得 著 所 應 許 的
Çünkü Tanrının isteğini yerine getirmek ve vaat edilene kavuşmak için dayanma gücüne ihtiyacınız vardır.你 們必須 忍耐 、 使 你 們行 完 了 神 的 旨意 、 就 可以 得 著 所 應許的
Çünkü vaat şöyleydi: ‹‹Gelecek yıl bu zamanda geleceğim ve Saranın bir oğlu olacak.››Albowiem obietnicy słowo to jest: O tym właśnie czasie przyjdę, a Sara będzie miała syna;
Çünkü vaat şöyleydi: ‹‹Gelecek yıl bu zamanda geleceğim ve Saranın bir oğlu olacak.››Căci cuvîntul acesta este o făgăduinţă: ,,Pe vremea aceasta Mă voi întoarce, şi Sara va avea un fiu.``
Çünkü vaat şöyleydi: ‹‹Gelecek yıl bu zamanda geleceğim ve Saranın bir oğlu olacak.››for et løftes ord er dette: Ved denne tid vil jeg komme, og da skal Sara ha en sønn.
Çünkü vaat şöyleydi: ‹‹Gelecek yıl bu zamanda geleceğim ve Saranın bir oğlu olacak.››God had Abraham namelijk beloofd: "Volgend jaar kom Ik terug en dan zal Sara een zoon krijgen." (a)
Çünkü vaat şöyleydi: ‹‹Gelecek yıl bu zamanda geleceğim ve Saranın bir oğlu olacak.››Kajti beseda obljube je ta: „Ta čas pridem in Sara bo imela sina“.
Çünkü vaat şöyleydi: ‹‹Gelecek yıl bu zamanda geleceğim ve Saranın bir oğlu olacak.››약속의 말씀은 이것이라 명년 이 때에 내가 이르리니 사라에게 아들이 있으리라 하시니라
Çünkü vaat şöyleydi: ‹‹Gelecek yıl bu zamanda geleceğim ve Saranın bir oğlu olacak.››Lebo slovo zasľúbenia je toto: O tomto čase prijdem, a Sára bude mať syna.
Çünkü vaat şöyleydi: ‹‹Gelecek yıl bu zamanda geleceğim ve Saranın bir oğlu olacak.››Mert ígéretnek beszéde ez: Ez idõ tájban eljövök, és Sárának fia lesz.
Çünkü vaat şöyleydi: ‹‹Gelecek yıl bu zamanda geleceğim ve Saranın bir oğlu olacak.››Nebo toto jest slovo zaslíbení: V týž čas přijdu, a Sára bude míti syna.
Çünkü vaat şöyleydi: ‹‹Gelecek yıl bu zamanda geleceğim ve Saranın bir oğlu olacak.››Porque a palavra da promessa é esta: Por este tempo virei, e Sara terá um filho.
Çünkü vaat şöyleydi: ‹‹Gelecek yıl bu zamanda geleceğim ve Saranın bir oğlu olacak.››Porque la palabra de la promesa es ésta: Por este tiempo vendré, y Sara tendrá un hijo
Çünkü vaat şöyleydi: ‹‹Gelecek yıl bu zamanda geleceğim ve Saranın bir oğlu olacak.››Queste infatti sono le parole della promessa: Io verrò in questo tempo e Sara avrà un figlio
Çünkü vaat şöyleydi: ‹‹Gelecek yıl bu zamanda geleceğim ve Saranın bir oğlu olacak.››Sillä lupauksen sana oli tämä: "Minä palaan tulevana vuonna tähän aikaan, ja silloin Saaralla on oleva poika".
Çünkü vaat şöyleydi: ‹‹Gelecek yıl bu zamanda geleceğim ve Saranın bir oğlu olacak.››Thi et Forjættelsesord er dette: "Ved denne Tid vil jeg komme, så skal Sara have en Søn."
Çünkü vaat şöyleydi: ‹‹Gelecek yıl bu zamanda geleceğim ve Saranın bir oğlu olacak.››Ty ett löftesord var det ordet: »Vid denna tid skall jag komma tillbaka, och då skall Sara hava en son.»
Çünkü vaat şöyleydi: ‹‹Gelecek yıl bu zamanda geleceğim ve Saranın bir oğlu olacak.››Vả , lời nầy thật_là một lời hứa : Cũng kỳ nầy ta sẽ lại đến , Sa-ra sẽ có một con_trai .
Çünkü vaat şöyleydi: ‹‹Gelecek yıl bu zamanda geleceğim ve Saranın bir oğlu olacak.››Vả, lời nầy thật là một lời hứa: Cũng kỳ nầy ta sẽ lại đến, Sa-ra sẽ có một con trai.
Çünkü vaat şöyleydi: ‹‹Gelecek yıl bu zamanda geleceğim ve Saranın bir oğlu olacak.››Voici, en effet, la parole de la promesse: Je reviendrai à cette même époque, et Sara aura un fils.
Çünkü vaat şöyleydi: ‹‹Gelecek yıl bu zamanda geleceğim ve Saranın bir oğlu olacak.››Διοτι ο λογος της επαγγελιας ειναι ουτος Κατα τον καιρον τουτον θελω ελθει και η Σαρρα θελει εχει υιον.

İlgili Sayfalar