Ve bu gerçekten büyük bir vaatti.Y este fue un gran compromiso.
Ve bu gerçekten büyük bir vaatti.Αυτό ήταν μια μεγάλη δέσμευση.
Ve bu gerçekten büyük bir vaatti.И это было действительно большим обязательством.
Ve bu gerçekten büyük bir vaatti.Това е сериозна ангажираност.
Ve bu gerçekten büyük bir vaatti.וזאת הייתה באמת התחייבות רצינית.
Ve bu gerçekten büyük bir vaatti.وكان هذا إلتزاماً كبيراً جداً.
Ve bu gerçekten büyük bir vaatti.私達は間違っていませんでした
Ve bu ilginç vaat ediyor.A to slibuje, že bude zajímavé.
Ve bu ilginç vaat ediyor.A to sľubuje, že bude zaujímavé.
Ve bu ilginç vaat ediyor.A to zapowiada się ciekawie.
Ve bu ilginç vaat ediyor.Dan ini menjanjikan untuk menjadi menarik.
Ve bu ilginç vaat ediyor.E este promete ser interessante.
Ve bu ilginç vaat ediyor.En dit belooft interessant zijn.
Ve bu ilginç vaat ediyor.E questo promette di essere interessante.
Ve bu ilginç vaat ediyor.És ez ígérkezik érdekesnek.
Ve bu ilginç vaat ediyor.Et cela promet d'être intéressante.
Ve bu ilginç vaat ediyor.In to obljublja, da bo zanimivo.
Ve bu ilginç vaat ediyor.Ja tämä lupaa olla mielenkiintoinen.
Ve bu ilginç vaat ediyor. Kaçırmak yazık olurdu. "그리고 이것은 재미있을 것을 약속드립니다. 이것을 놓칠 유감 것입니다. "
Ve bu ilginç vaat ediyor. Kaçırmak yazık olurdu. "וזה מבטיח להיות מעניין. זה יהיה חבל לפספס את זה. "
Ve bu ilginç vaat ediyor. Kaçırmak yazık olurdu. "وهذا يبشر بأن تكون مثيرة للاهتمام. سيكون من المؤسف أن نضيعها ".
Ve bu ilginç vaat ediyor. Kaçırmak yazık olurdu. ""しかし、あなたのクライアント - "
Ve bu ilginç vaat ediyor.Och det lovar att bli intressant.
Ve bu ilginç vaat ediyor.Og det tegner til at blive interessant.
Ve bu ilginç vaat ediyor.Şi aceasta promite să fie interesant.
Ve bu ilginç vaat ediyor.Und das verspricht interessant zu werden.
Ve bu ilginç vaat ediyor.Và điều này hứa hẹn sẽ rất thú vị.
Ve bu ilginç vaat ediyor.Y esto promete ser interesante.
Ve bu ilginç vaat ediyor.Και αυτό υπόσχεται να είναι ενδιαφέρουσα.
Ve bu ilginç vaat ediyor.И това обещава да бъде интересна.
Ve bu ilginç vaat ediyor.И это обещает быть интересным.
Ve bu ilginç vaat ediyor.І це обіцяє бути цікавим.
Ve bu vaat içinde, bu arayışta, o gerçeğe odaklanmada, her şey tatmin bulur.Tem de ser uma busca pela Verdade.
Ve bu vaat içinde, bu arayışta, o gerçeğe odaklanmada, her şey tatmin bulur.V tej zavezi iskanja resnice, v tem osredotočenju na resnico - je vse ostalo zadovoljno.
Ve bu vaat içinde, bu arayışta, o gerçeğe odaklanmada, her şey tatmin bulur.ובהתחייבות הזאת, בחיפוש הזה, בפוקוס הזה בָּאמת, כל השאר בא לידי סיפוק.
Veya gelip giden bakanların boş seçim kampanyası vaatleri ile çözülecek sorunların.Albo problemów, które można rozwiązać składając puste obietnice podczas kolejnych kampanii wyborczych.
Veya gelip giden bakanların boş seçim kampanyası vaatleri ile çözülecek sorunların.왔다 갔다 하는 대통령의 공허한 선거 공약으로 해결되야 하는 문제도 아니죠.
Veya gelip giden bakanların boş seçim kampanyası vaatleri ile çözülecek sorunların.Laten we nu ook New Orleans wegkwijnen voor een decennium of twee zoals South Bronx deed?
Veya gelip giden bakanların boş seçim kampanyası vaatleri ile çözülecek sorunların.Ongelmiamme ei enää ratkaista presidenttien tyhjillä kampanjalupauksilla, ne ajat ovat olleet ja menneet.
Veya gelip giden bakanların boş seçim kampanyası vaatleri ile çözülecek sorunların.O problemas que se resuelven con vacías promesas de campaña de presidentes que van y vienen.
Veya gelip giden bakanların boş seçim kampanyası vaatleri ile çözülecek sorunların.O problemi da risolvere con le vacue promesse elettorali di presidenti che vanno e vengono.
Veya gelip giden bakanların boş seçim kampanyası vaatleri ile çözülecek sorunların.Suntem ceva mai mult decat simple simboluri nationale de deprimare urbana.
Veya gelip giden bakanların boş seçim kampanyası vaatleri ile çözülecek sorunların.Vagy megoldandó problémák, amire üres kampányigéreteket kapunk minden új elnöktől.
Veya gelip giden bakanların boş seçim kampanyası vaatleri ile çözülecek sorunların.Или проблеми, които да бъдат разрешени от празни кампанийни обещания на президенти, които идват и си отиват.
Veya gelip giden bakanların boş seçim kampanyası vaatleri ile çözülecek sorunların.Или проблем, решаемых пустыми предвыборными обещаниями сменяющихся президентов.
Veya gelip giden bakanların boş seçim kampanyası vaatleri ile çözülecek sorunların.או בעיות שייפתרו בהבטחות חלולות לקראת הבחירות מנשיאים שבאים והולכים.
Veya gelip giden bakanların boş seçim kampanyası vaatleri ile çözülecek sorunların.أو مشاكل تحل بوعود الحملات الانتخابية الفارغة للرؤساء الذين أتوا وذهبوا
Veya gelip giden bakanların boş seçim kampanyası vaatleri ile çözülecek sorunların.ニューオーリンズの湾岸を
Veya onlar okyanusları hiçbir şey vaat etmeyen karanlık ve kasvetli yerler olarak mı kabul ediyorlar?Atau mereka hanya menganggap samudera sebagai tempat yang gelap dan suram yang tidak menawarkan apapun?
Veya onlar okyanusları hiçbir şey vaat etmeyen karanlık ve kasvetli yerler olarak mı kabul ediyorlar?Forse partono dal presupposto che l'oceano sia solo un posto tetro e cupo che non ha niente da offrire?
Veya onlar okyanusları hiçbir şey vaat etmeyen karanlık ve kasvetli yerler olarak mı kabul ediyorlar?아니면 바다란 아무것도 얻을게 없는, 단지 어둡고 우울한 곳이라 생각해서 일까요?
Veya onlar okyanusları hiçbir şey vaat etmeyen karanlık ve kasvetli yerler olarak mı kabul ediyorlar?Może przyjęli, że ocean to tylko ciemne, ponure miejsce, które nie ma nic do zaoferowania?
Veya onlar okyanusları hiçbir şey vaat etmeyen karanlık ve kasvetli yerler olarak mı kabul ediyorlar?Oder nehmen sie an, dass der Ozean nur ein dunkler, unheimlicher Ort ist, der nichts zu bieten hat?
Veya onlar okyanusları hiçbir şey vaat etmeyen karanlık ve kasvetli yerler olarak mı kabul ediyorlar?¿O es que asumen que el océano es sólo un lugar oscuro y deprimente sin nada que ofrecer?
Veya onlar okyanusları hiçbir şey vaat etmeyen karanlık ve kasvetli yerler olarak mı kabul ediyorlar?Of denken ze dat het een donkere, duistere plek is die niets te bieden heeft?
Veya onlar okyanusları hiçbir şey vaat etmeyen karanlık ve kasvetli yerler olarak mı kabul ediyorlar?Ou croient-ils simplement que l'océan n'est qu'un endroit sombre et sinistre qui n'a rien à nous offrir ?
Veya onlar okyanusları hiçbir şey vaat etmeyen karanlık ve kasvetli yerler olarak mı kabul ediyorlar?Predpokladajú teda, že oceán je len tmavé a pochmúrne miesto, ktoré nemá čo ponúknuť?
Veya onlar okyanusları hiçbir şey vaat etmeyen karanlık ve kasvetli yerler olarak mı kabul ediyorlar?Sau pur şi simplu presupun că oceanul este doar un loc întunecat şi mohorât ce nu are nimic de oferit?
Veya onlar okyanusları hiçbir şey vaat etmeyen karanlık ve kasvetli yerler olarak mı kabul ediyorlar?Tror vi att det är en mörk, dyster plats- -som inte har något att erbjuda?
Veya onlar okyanusları hiçbir şey vaat etmeyen karanlık ve kasvetli yerler olarak mı kabul ediyorlar?Vagy egyszerűen azt feltételezik, hogy az óceán csak egy sötét, nyomasztó vidék, ahol semmi érdekes nincs?