14 yaşında Austin mayo, iç çamaşırı ve vücut modelliği konusunda uzmanlaşmaya başladı.На 24 години Остин започва да се специализира в снимките на бански костюми и бельо.
"Somatik" kelimesi, Yunanca'da "vücut" anlamına gelen sōma kelimesinden gelir.Думата соматичен идва от гръцката дума sōma, означаваща тяло.
Kan akışıyla gelen sıvılar, vücut boşluklarındaki küçük kan damarlarına sızar.Течност от кръвния поток изтича през стените на малките кръвоносни съдове в телесните кухини.
Ve Lucifer, vücuttaki şeytan benim.Мъри е демоничния талисман на групата.
Vücutları radial simetrilidir.Симетрията на тялото им е радиална.
Vücut boşluğu içinde serbest olarak sallanır.Вътрешните органи са разпределени в телесна празнина.
Bu da vücut için kolay bir enerji kaynağı anlamına gelir.Тя е основен източник на енергия за организма.
Dört gün sonra ormanda bir vücut bulundu, elleri ve ayakları yoktu.Живо останало само едно десетгодишно момче, на което отрязали ръцете и краката.
Üreme dönemi erişkinlerinin, kırmızımsı-kahverengi vücutları ve parlak-yeşil kanatları vardır.Мъжките са с червено обагрено тяло и кафяво-зеленикави криле.
HIV vücuda girdiğinden itibaren, vücutta bununla savaşmak için özel antikorlar oluşur.Той се базира на факта, че при инфекция с ХИВ в организма се изработват антитела.
Bu kesenin içindeki sıcaklık kendi vücut sıcaklığından 2 derece daha yüksektir.Температурата в него е с 2 градуса по-ниска от тази в коремната кухина.
Akyuvarlar vücutta hareket ettikçe virus ürer (veya kendisini çoğaltır).Докато белите кръвни телца се движат из тялото, вирусът се репродуцира (размножава).
Bu ismi alma sebepleri vücutlarının gövde kısmının yeşil renkli olmasıdır.Името ѝ произлиза от зеления цвят на подкожната ѝ мазнина.
Torbanın vücut dışında bulunmasının nedeni budur.Ето защо тестисите са извън коремната кухина.
Sıçan kangurusugillerin vücut yapısı Kangurugiller'e benzer.Кенгуровите плъхове са родствени на тези от семейство кенгурови.
Vücuttan zararlı amonyağın atılmasına yardımcı olur.Ускорява изхвърлянето на токсичния амоняк от организма.
Hastalıklı insanların vücut sıvısı ve doku örnekleri de özel itina ile muamele edilmelidir.С пробите от телесни течности и тъкани на заразени трябва да се борави със специално внимание.
Kuyrukları vücuttan her zaman daha uzundur.Опашката е люспеста и по-дълга от тялото.
Stetoskop ile vücuttaki sesleri dinleme işine oskültasyon (auscultation) denir.Процесът на преслушване със стетоскоп се нарича аускултация.
Vücutlarında sadece çizgili kas bulunur,bu yüzden çok hızlı hareket ederler.Корпусът имал заострена форма, поради което са били доста бързоходни.
Kuyruk hariç ortalama 136 mm boyunda olan bu hayvanların kuyrukları çoğu zaman vücutlarından daha büyük olur.Средната им дължина е 136 милиметра без опашката, която обикновено е по-дълга от самото тяло.
Ayrıca toksik maddelerin vücuttan atılmasında rol oynar.Спомага за изхвърлянето на токсините от организма.
Vücut kısa ve tıknazdır.Тялото е късо и компактно.
Uçuş giysisi , tam bir vücut elbisesidir.Основна женска дреха е свободна дълга рокля.
Bunlardan başka, vücutta binlerce ortak sinir vardır.Od njega su stariji samo pravi tisućljetni bor (lat.
Anafilaksi aniden başlayan ve birçok vücut sistemini etkileyen ciddi bir alerjik reaksiyondur.Anafilaksija je teška alergijska reakcija koja počinje naglo i utječe na mnoge tjelesne sustave.
Kanserin vücuttaki gelişim süreci çeşitli olayların bir araya gelmesiyle oluşmaktadır.Proces razvoja raka u tijelu je kombinacija događaja.
Kısacası tüm vücutta etkisine gösterir.Tako se može djelovati na cijelo tijelo.
Vücutları uzamış, silindirik, bilateral simetrilidir.Tijelo člankonožaca je kolutićavo, bilateralno simetrično.
Çok dayanıklı bir vücut zırhı giyer.Imaju vrlo tvrd tjelesni oklop.
Bu sadece vücutlar için değil fikirler için de geçerlidir.To vrijedi ne samo za crno tijelo nego i za druga tijela.
Vücut uzun, kuyruk vücuttan daha uzun olur.Rep je izrazito dug, dulji od tijela.
Femur veya uyluk kemiği, memelilerin vücutlarındaki en uzun, en hacimli ve en güçlü kemiktir.Bedrena kost (lat. femur) natkoljenična kost je najduža i najjača kost u ljudskom tijelu.
Birimi (günde miligram / kilogram vücut ağırlığı )'dır.Mjerna jedinica je miligram na litru (mg/l).
Bu dönemde yarışmacıların vücutları zeytin yağı ile de yağlanmıştır.U ovom športu muškarci se hrvaju nauljeni maslinovim uljem.
Vücut ısıları çevre ısısına göre değişir.Izmjene tjelesne temperature variraju u skladu s temperaturom okoline.
Vitaminler vücut tarafından üretilemezler ve besin yoluyla elde edilmelidirler.Vitamini su esencijalni nutrijenti koje ljudsko tijelo ne može sintetizirati i mora ih uzimati putem hrane.
Vücut renkleri, bulundukları çevreye uyacak biçimde değişebilmektedir.Može mijenjati boju tijela i tako se prilagoditi okolini.
Fakat, bu çay yüksek vücut ısısı veya yüksek kan basıncına sahip kişilerce tüketilmemelidir.Ne smije se koristiti kod ljudi sa žučnim kamencima i visokim krvnim tlakom.
Vücutlarının bütün bölümleri kalın tabakalarla kaplıydı.Sve su na tijelima imale ubode od noževa.
Uçuş giysisi , tam bir vücut elbisesidir.Uniforma Vojnička uniforma mora biti praktična.
Yetişkin bir insan günlük Treonin ihtiyacı vücut ağırlığının kg başına ortalaması 16 mg'dır.Letalna doza za odraslog čovjeka je 13 μg/kg tjelesne težine.
Vücutları yuvarlağımsıdır ve burunları diğer farelerdeki gibi sivri değildir.Ima zaobljene peraje, a gubica mu nije zašiljena kao u ostalih dupina.
Kemik yapıları güçlü, vücutları dengelidir.Tijelo je snažno izgrađeno, udovi su jaki.
Yetişkin erkeklerin vücutlarında birçok yara izi ola bilir.Dokaz su brojni ožiljci starijih mužjaka.
Sonunda Bay Belçika vücut geliştirme unvanını aldı.U završnici su izgubili od beogradskog sastava Ušća.
Vücut büyüklüğüne oranla bütün kediler içinde en büyük köpek dişlerine sahip olanıdır.Očnjaci su im, u odnosu prema veličini tijela, najduži među svim mačkama.
Vücut yapıları değişiktir.Kukci se mijenjaju.
Vücutları silahlarıydı.Imali su svjetiljke i bili su naoružani.
Vücutta, karaciğerde metabolizma edilir.Većinom se eliminira metabolizmom u jetri.
Bazen vücuttaki hücreler bölünürken mutasyonlar olur.Tijekom diobe stanica u tijelu često se dešavaju mutacije.
Dört gün sonra ormanda bir vücut bulundu, elleri ve ayakları yoktu.Oni su je ostavili onesviještenu u šumi, polomljenih ruku i nogu.
Başı alışılmışın dışında iridir ve vücut büyüklüğünün üçte biri kadardır.Hlava je oddelená plytkou drážkou od tela a tvorí zhruba jednu tretinu z celkového tela.
Tek delikliler hep aynı kalan bir vücut ısısına sahiptir (homoiotherm).Dve najvyspelejšie skupiny stavovcov majú stálu telesnú teplotu (homoiotermia).
Vücutları radial simetrilidir.Dospelé jedince sú radiálne symetrické.
Norepinefrin vücuttaki sinirleri besler.Z miechy vybiehajú nervy obvodovej nervovej sústavy.
Bazıları da vücutlarını sınırlarında kullanmaya çalışırlar.Okrem toho sa pokúšala nájsť nejaké telesá v jeho libračných bodoch.
Çizgili olan kuyruğu kafa ve vücut uzunluğunun yarısı kadardır.Chvost tvoril takmer polovicu telesnej dĺžky.
Vücut yanlarındaki pullar az dikenlidir.Boky na spodku tela má tmavšie.
Anaflaktik/alerjik tepkiler, bir bölgede(lokal) veya tüm vücutta(sistemik) oluşabilir.Zápal môže byť buď lokálny alebo systematický (celkový).