Spor veya vücut geliştirme bağlamında steroid anabolik steroid anlamında kullanılır.Takže pri športoch, kde je potrebná sila prevažuje používanie androgénnych anabolických steroidov.
İkizlerin kafaları ayrı olmasına rağmen vücutları tektir.Dvojčatá majú jediné telo s oddelenými hlavami.
Vücut bilateral (iki yanlı bakışımlı) simetriktir.Majú bilaterálne (obojstranne) symetrické telo s diferencovanou hlavou.
O sırada çığlık atmaya başlarlar ve vücutlarından duman tüter.Zničoho nič začnú kričať a pôjde z nich dym.
Dört gün sonra ormanda bir vücut bulundu, elleri ve ayakları yoktu.Tá určitý čas žila v lesoch, bez pomoci a potravín.
Vücutta pigmentlerin yokluğu, albino denilen durumun ortaya çıkmasına neden olur.Genetické poruchy v tvorbe pigmentov sa označujú ako albinizmus.
Bacağı bütün vücuttaki kanını çekmektedir.Pomáha srdcu pretláčať krv do celého tela.
Böbrek ağrısı, taşın bulunduğu vücut tarafında olur.Avšak bolesť v žalúdku cíti paradoxne tá sestra, ktorej patrí opačná strana tela.
Kafa, herhangi bir yaralanma durumunda vücuttaki en hassas organlardan biridir.V porovnaní s inými orgánmi v tele má na svoju hmotnosť štítna žľaza jedno z najlepších krvných zásobení.
Vücut ısısı orta beynin ön kısmında bulunan termoregulator merkez tarafından düzenlenir.Pri horúčke je zvýšenie telesnej teploty dané nastavením termoregulačného centra v mozgu.
Cinsel olgunluğa erişmede vücut gelişiminin tamamlanması esastır.Telesná dospelosť je určená ukončením telesného rastu.
Vücuttaki kolesterolün çoğu vücut tarafından sentezlenir.Využívajú takmer každý jeden orgán tigrieho tela.
[50][51] Çinko vücutta gerekli bir besin takviyesi ve eser elementtir.Zinok je esenciálny doplnok stravy a stopový prvok v tele.
Algor mortis, vücut ısısında geri dönüşü olmayan düşüş.Algor mortis), zmanjšanje telesne temperature po smrti.
Beden veya vücut anlamında kullanılır.Uporablja se v glavi in v telesu dokumenta.
Anafilaksi aniden başlayan ve birçok vücut sistemini etkileyen ciddi bir alerjik reaksiyondur.Anafilaksija je huda alergijska reakcija, ki se pojavi hitro in prizadeva številne sisteme v telesu.
Bu durumda, yerçekimi ivmesi herhangi bir vücut yüzeyinde en fazladır.To je pravzaprav tudi jakost gravitacijskega polja na površini telesa.
Gece başlamasının sebebi o zamanki düşük vücut sıcaklığıdır.Razlog za pojav ponoči je znižanje telesne temperature.
Vücut yapısı güçlüdür.Telo je močno.
Kısacası tüm vücutta etkisine gösterir.Ti imajo lahko takojšen učinek na celotno telo.
Vücut aktiviteleri için gerekli olan enerji için, vücut şekeri kullanır.Sodeluje pri pridobivanju energije, potrebne za delovanje organizma.
Vücutta bulunan en büyük foramendir.V tem področju je največje telo.
Vücutları silahlarıydı.Njegovo orožje so noži.
"Vücut Jimnastiği mi Yoksa Beyin Jimnastiği mi?".Zgolj mobilnost ali beg možganov?
Böylece beyin ve diğer vücut organları arasındaki bağlantıyı sağlar.Pride do motenj pri povezavi med možgani in drugimi deli telesa.
35 ve üzeri bir vücut kitle indeksi bir erkeğin gut riskini üç katına çıkarır.Indeks telesne mase nad 35 povečuje pri moških tveganje za trikrat.
Ve Lucifer, vücuttaki şeytan benim.Vladar pekla se imenuje Lucifer ali Satan.
İçerisindeki resimler arasında Leonardo Da Vinci'nin insan vücut taslağı da bulunmaktadır.V osrednji luneti, med obema ženskima figurama, se nahaja Leonardo da Vinci.
Antipiretik ilaçlar vücuttaki ısı kaybını artırarak vücut ısısını düşürür.Antipiretik je zdravilo za zniževanje povišane telesne temperature.
Hastalıklı insanların vücut sıvısı ve doku örnekleri de özel itina ile muamele edilmelidir.Z vzorci telesnih tekočin in tkiv obolelih oseb je treba ravnati izredno previdno.
Vücut için gerekli olup insan vücudunda üretilemediğinden gıdalardan elde edilir.Ker jih naše telo ne more proizvesti, jih moramo zato nujno vnesti v telo s hrano.
Aort oksijenlenmiş kanı tüm vücut parçalarına sistemik dolaşımla ulaştırır.Aorta prek sistemskega krvnega obtoka oskrbuje vse telo z oksigenirano krvjo.
Genç örneklerin vücut renginin, yaşlı örneklerden daha koyu olduğu saptanmıştır.Črne pege so pri mlajših primerkih bolj izrazite kot pri starejših.
Mine, vücuttaki en sert ve en yüksek derecede mineralize maddedir.Sklenina je najtrša snov v našem telesu.
Uyku, vücut zindeliğinin yenilenmesi amacını taşır.Cilj zdravljenja je tako ponovna vzpostavitev harmonije v telesu.
Vücut büyüklüğüne oranla bütün kediler içinde en büyük köpek dişlerine sahip olanıdır.Lyginant su kūno dydžiu turi didžiausius iš visų katinių dantis.
Kısacası tüm vücutta etkisine gösterir.Pasižymi poveikiu bendrai visam organizmui.
Tüm maymun takımı içersinde en uzun bacaklara sahiptir (vücut büyüklüğüne göre).Jo kojos palyginti su kūnu yra ilgiausios iš visų paukščių (po flamingo).
Vücut temizliğine önem vermezler.Savo išmatų nevalymas nuo kūno.
Kaslar insanın vücut ağırlığının %40-50'sini oluştururlar.Griaučių raumenys sudaro apie 40-50% suaugusio žmogaus kūno masės.
Vücutlarına daha sonra benzin döküldü, ancak bedenleri sadece kısmen yakıldı ve gömülmediler.Jų kūnai buvo padegti, tačiau neužteko benzino ir jie tik smarkiai apdegė.
Vücut renkleri, bulundukları çevreye uyacak biçimde değişebilmektedir.Kūnas savo spalva labai prisitaikęs prie gyvenamosios aplinkos.
Yerliler, savaş danslarında vücutlarını bununla boyardı.Indėnų kūnai buvo palikti mėtytis kovos lauke.
Kuyruklarının uzunluğu vücut uzunlukları ile daima aynıdır.Uodegos ilgis toks pat kaip kūno ilgis.
Gerçek balinaların kafaları çok büyüktür ve vücut kütlelerinin %40'ı kafalarından oluşur.Aukštesnieji galvakojai turi sudėtingas akis, kurios kai kurių giluminių rūšių sudaro 40 procentų kūno masės.
Nötrofiller ve makrofajlar da vücutta saldırgan patojenleri takip eden fagositlerdir.Neutrofilai ir makrofagocitai yra tokie fagocitai, kurie keliauja po kūną, ieškodami įsiveržusių patogenų.
Hem akıl ve hem vücut bakımından yetenekliydi.Sako, buvęs visai geras tiek sielos, tiek ir kūno gydytojas.
Tümör, vücuttaki tüm doku ve organlarda meydana gelebilir.Gali atrodyti, kad viskas vyksta galvoje ar organizmo viduje.
Vücut ölçüleri ve şekilleri de çok farklıdır.Skiriasi jų kūno sudėjimas ir galvos forma.
İdrar vücutta terk edilene kadar burada bekletilir.Tol nešė, kol neriją supylė.
Kemik yapıları güçlü, vücutları dengelidir.Kūnas jų ovalinis, kūno kraštai aštrūs.
Bitki ve hayvan vücutlarını örten mum tabakaları su kaybını önler.Paaukotų žmonių ir gyvūnų kūnai rasti kasinėjant piramides.
Böylece beyin ve diğer vücut organları arasındaki bağlantıyı sağlar.Taip stiprinama širdis ir kiti vidaus organai.
Girit kralı Minos bir labirentte insan vücutlu, boğa başlı bir yaratık olan Minotor'u hapsetmişti.Nuo jaučio Pasifajė pagimdė Minotaurą, pabaisą jaučio galvą ir žmogaus kūnu, kurį Minas uždarė labirinte.
Başı alışılmışın dışında iridir ve vücut büyüklüğünün üçte biri kadardır.Uodega trumpa, jos ilgis sudaro vos trečdalį kūno ilgio.
Vücut lovastatine genellikle iyi tolerans gösterir.Ligoniai paprastai gerai toleruoja procedūras.
Litvanya hükümeti pilotların vücutlarını mumyalamaya karar verdi.Lietuvos vyriausybė lakūnų kūnus nutarė balzamuoti.
[50][51] Çinko vücutta gerekli bir besin takviyesi ve eser elementtir.[7][8]Cinks ir būtisks uztura bagātinātājs un mikroelements organismā.
Ayrica, sadece 12 haftada üst vücut kaslarının dayanikliligini %38’e kadar arttırdığını kanıtlanmıştır.Tõestatud on ka see, et kaheteist nädalaga tõstab kepikõnd ülakeha lihaste vastupidavust kuni 38%.
Plakanın üstünde (altın harflerle) 'Eugen Sandow, 1867-1925 Vücut geliştirmenin babası' yazılıdır.Tahvlil seisis kuldtähtedega kiri: „Eugen Sandow, 1867–1925 atleetvõimlemise isa“.