Ana içeriğe geç
Sözlük

vücut ile cümle

vücut kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Kısacası tüm vücutta etkisine gösterir.În serial aflăm despre funcționarea întregului organism.
Kalan partiküller ise kalın bağırsaktan geçer ve sonunda dışkı biçiminde vücuttan atılır.Rămășițele cojii sfărâmate trec prin tractul intestinal și sunt apoi eliminate în afară.
Uçuş giysisi , tam bir vücut elbisesidir.Așadar coada este un organ vestigial.
Vücut uzun, kuyruk vücuttan daha uzun olur.Corpul este mai mult lung decât înalt.
Vücut için gıda neyse; zihin için de kitap odur.Cărțile sunt pentru minte, ce este hrana pentru trup.
Doğa ona hem sağlıklı bir akıl hem de sağlıklı bir vücut bahşetti.Natura a înzestrat-o atât cu o minte sănătoasă cât și cu un corp sănătos.
Vücut, özellikle dang virüsü ile savaşması için 5-7 gün sonra antikor üretir.A szervezet jellemzően 5–7 nappal a fertőzés után állítja elő a dengue-vírus elleni speciális antitesteket.
Vücut uzun, kuyruk vücuttan daha uzun olur.Hosszú, vékony csőre hosszabb, mint maga a test.
Nitekim hastalıklar, yaralanmalar ve genetik bozukluklar vücut simetrisini bozabilir.Ugyanis betegségek, sérülések, genetikai rendellenességek általában rontják a test szimmetriáját.
Girit kralı Minos bir labirentte insan vücutlu, boğa başlı bir yaratık olan Minotor'u hapsetmişti.Minósz király bezáratta ezt a lényt egy labirintusba.
Bir hamster, kesesinde kendi vücut hacminin yarısı kadar yiyeceği taşıyabilir.Egyszerre akár testsúlya felének megfelelő táplálékot is képes megenni.
Vücut oldukça ince yapılı ve arka bacaklar oldukça ince uzundur.Testfelépítése meglehetősen erőteljes, hátsó lába viszonylag rövid.
Ve Lucifer, vücuttaki şeytan benim.Ördög, a Sátán egy allegóriája.
Merkez vücut genel olarak bir yıldızdır.Túlságosan sűrű ahhoz, hogy közönséges csillag legyen.
Anafilaksi aniden başlayan ve birçok vücut sistemini etkileyen ciddi bir alerjik reaksiyondur.Az anafilaxia súlyos allergiás reakció, amely hirtelen lép fel és több szervre gyakorol hatást.
Gerçek balinaların kafaları çok büyüktür ve vücut kütlelerinin %40'ı kafalarından oluşur.A farokúszó szélessége igen nagy, a test hosszúságának a 40 százalékát éri el.
Arı gibi bazı türlerde mantar vücut kısmı görme duyusundan da uyarı almaktadır.Egyes fajokban, például a méhekben a gombatestekbe is eljut a látás idegútvonaláról érkező információ.
Anaflaktik/alerjik tepkiler, bir bölgede(lokal) veya tüm vücutta(sistemik) oluşabilir.Az anesztézia lehet lokális, regionális vagy általános (a teljes testre kiterjedő).
Kontrol fonksiyonlarının tümü vücut boyutuna bağlı değildir.A felhajtóerő nagysága nem függ a test anyagától.
Kendilerini vücut ölçüleriyle kanıtlamaya ve sevdirmeye çalışırlar.Saját lényükre-testükre szabják és továbbadják.
Vücut sıvılarının pH değerleri çok dar aralıklarda sürekli sabit tutulur.Tegyük fel, hogy a test m tömege időben állandó.
Vücut için gerekli olup insan vücudunda üretilemediğinden gıdalardan elde edilir.Ezek nélkülözhetetlenek az emberi táplálkozásban, mert nem tudja őket a szervezet előállítani.
Vücutta doğal olarak bulunur.A természetben megtalálható.
Kuzey Afrika geleneğinde ruh-nefes-vücut.Észak-afrikai rétegelt páncélingek.
Cinsel olgunluğa erişmede vücut gelişiminin tamamlanması esastır.Hatásának kialakulásához szexuális ingerlésre van szükség.
Tümör, vücuttaki tüm doku ve organlarda meydana gelebilir.Minden testüregben és üreges szervben létrejöhet.
Kaplumbağaların başı vücutlarına oranla çok ufaktır.Teknőshöz hasonló, testéhez képest viszonylag kis feje van.
Hollow halindeki Ichigo ile Tensa Zangetsu vücutlarını birleştirip Ichigo'ya karşı savaşmıştır.Las Nochesben harcba keveredett Ichigoval és megölte őt.
Vücuttan kolayca elimine olur.Az, amely a testet támadja meg, könnyen kezelhető.
İlâhi vücut parçaları da ayrı tanrılar olarak görülürdü.A legfőbb égitestek is külön istennek számítottak.
Vücutları iri ve yuvarlağımsıdır.Ikrái nagyok és körtealakúak.
Mine, vücuttaki en sert ve en yüksek derecede mineralize maddedir.A fogzománc (enamelum) a test leginkább mineralizált és legkeményebb anyaga.
İkisi de uyuşturucu kullanıp vücutlarını satmaktadır.Ide tartoznak a gyógyszerek, a mérgek és a kábítószerek egyaránt.
Akyuvarlar vücutta hareket ettikçe virus ürer (veya kendisini çoğaltır).Mialatt a fehérvérsejt a szervezetben kering, a vírus reprodukálja (többszörözi) magát.
Vücut yapıları değişiktir.Testtömege változékony.
Kemik yapıları güçlü, vücutları dengelidir.Csontozata szilárd, teste izmos.
Atların vücutlarının ancak bir kısmı görülür, arkada kalan kısımları saklanmıştır.A sírkövek egy részét széthordták, a maradékot benőtte a borostyán.
Vücut ısının düşmesinin soğuk algınlığı için risk faktörü oluşturduğu fikri tartışmalı bir konudur.Ennek ellenére vitatott, hogy a test lehűlése a meghűlés rizikófaktorai közé tartozik-e.
O sırada çığlık atmaya başlarlar ve vücutlarından duman tüter.Időközben a kiáltások elhalkulnak, majd a füst hangja is elhal.
Vücutlarında sölom, yalancısölom ve dolaşım sistemi yoktur.A testén nincsenek sem foltozások és sem csíkozások.
Biraz vücut losyonuna ihtiyacım var.Nincs szükségem testápolóra.
Sagawa iki gün boyunca çeşitli vücut parçalarını yemiş ve diğer parçaları buzdolabında saklamıştır.Kahden päivän aikana Sagawa söi osia ruumiista.
Femur veya uyluk kemiği, memelilerin vücutlarındaki en uzun, en hacimli ve en güçlü kemiktir.Reisiluu (lat. femur) on ihmiskehon pisin ja vahvin luu.
Bu cinayetin başka bir yerde işlendiği ve vücut parçalarının buraya atıldığı farz edilmiştir.Murha oli tehty todennäköisesti muualla ja paloitellun ruumiin osat hävitetty eri paikkoin.
Gece başlamasının sebebi o zamanki düşük vücut sıcaklığıdır.Tästä nopeudesta laskeutuja hidastui ensin lämpökilven vastuksen ansiosta.
Genellikle bazal vücut sıcaklığı bireyin uyandığı ilk anda ölçülmesi gerekmektedir.Suden hetkellä ihmisen ruumiinlämpö lähtee nousuun ensin laskettuaan.
Vücuttaki her bir parmak simetrik biçimde dizilidir.Jokainen solu sen ruumiissa on magneettinen.
Vücut mantarına benzer belirtiler gösterir.Myös vartalossa on samanlaista kuviointia.
Merkez vücut genel olarak bir yıldızdır.Heilurikello on myös eräs tähdistö.
Dört gün sonra ormanda bir vücut bulundu, elleri ve ayakları yoktu.1906 Saksa – k. ?) oli nainen, jolla ei ollut käsiä eikä jalkoja.
Yavru yılanlarda vücut boyunca çizgiler vardır.Koirailla on kutukyhmyjä koko ruumiissa.
200 milyon yıldan beri kaplumbağaların vücut yapıları önemli hiçbir değişikliğe uğramamıştır.Ne eivät ole fossiililöytöjen perusteella muuttuneet merkittävästi 200 miljoonaan vuoteen.
Kaslı bir vücut yapıları vardır.Onko kehossamme mitään turhia rakenteita?
Vücut Sanatı insan bedeni üzerine ya da insan bedeni içererek yapılan sanat disiplinidir.Kehotaide tai vartalotaide (engl. body art) on ihmisen keholla tai keholle tehtyä taidetta.
Vücut ince uzundur.Vartalo on pitkä.
İnsanın normal vücut sıcaklığı genellikle iki yöntem ile ölçülür.Tämänhetkinen taustasäteily mitataan yleensä kahdella kuumennuksella.
Çünkü kendi yapay vücuttur, yürümek için gürültüler yapar.Ihmisruumis saa aikaan äänet kuten tinnituksen.
Vücuttaki aynı tür kasları, aynı anda farklı işler için kullanabilmemizi sağlar.Metsän rinnakkaiskäyttö tarkoittaa sitä, että metsää voidaan hyödyntää yhtä aikaa monella eri tavalla.
Bu da insanın vücut sıcaklığına eşittir.Mikä on ihmisen normaali ruumiinlämpö?
Futbol baş, vücut ve ayaklarla oynanır.Palloa saa pelata kaikilla ruumiinosilla, myös jaloilla ja päällä.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod