Ve Lucifer, vücuttaki şeytan benim.Luciferilaisuus on myös vastakohta saatananpalvonnalle.
Çarmıh: Ağırlıklar, kollar vücutla 90 derece açı yapacak şekilde yanlara doğru kaldırılır.Varpailla: nousu varpaille jalan avauksella 90 asteen korkeudelle.
Ayakta duran figürlerde, vücut ağırlığı iki bacağa eşit olarak dağıtılır.Kaikissa viidessä (kuudessa) asennossa seistään vartalon paino tasaisesti molemmilla jaloilla.
Kreatin, vücutta testosteron'un dihidrotestosteron'a dönüşüm oranını arttırır.Häiriintyminen johtaa muutokseen kehon testosteroni-estrogeeni -tasapainossa estrogeenien suuntaan.
Vücut maddelerinin yapımı için gereken karbonu karbondioksitten alırlar.Hiilidioksidista kasvit saavat kaiken orgaanisiin aineisiin tarvittavan hiilen.
Kuyrukları vücuttan her zaman daha uzundur.Tuntosarvet ovat ruumista pidemmät.
Vücut magnezyumunun yaklaşık % 60’ı kemik ve dişlerin yapısında yer alır.60 prosenttia elimistön magnesiumista on luustossa.
[50][51] Çinko vücutta gerekli bir besin takviyesi ve eser elementtir.Sinkki on elimistölle välttämätön lisäravinne ja hivenaine.
Mısır metinleri tanrıların vücutlarını detaylı olarak betimler.Τα αιγυπτιακά κείμενα περιγράφουν τα σώματα των θεών με λεπτομέρεια.
Akyuvarlar vücutta hareket ettikçe virus ürer (veya kendisini çoğaltır).Ενώ τα λευκά αιμοσφαίρια κυκλοφορούν στο σώμα, ο ιός αναπαράγεται (ή αλλιώς πολλαπλασιάζεται).
Gece başlamasının sebebi o zamanki düşük vücut sıcaklığıdır.Αυτό αποδίδεται στο γεγονός ότι τη νύχτα μειώνεται η θερμοκρασία του σώματος.
Bazı türlerin vücut şekilleri tipik ahtapot şeklinden farklılık gösterir.Ορισμένα είδη διαφέρουν σε μορφή από το τυπικό σχήμα χταποδιού.
Kuyrukları vücuttan her zaman daha uzundur.Οι κεραίες είναι νηματοειδείς και μακρύτερες από το σώμα.
Diyaliz ile vücuttan uzaklaştırılamaz.Ο ιός δεν μπορεί να απομακρυνθεί από τον οργανισμό.
Vücuttan kolayca elimine olur.Απορροφάται εύκολα από το δέρμα.
Sıvı birikir ve artık vücut içinde dolaşmaz.Το υγρό συσσωρεύεται και σταματάει να κυκλοφορεί στο σώμα.
Aynı zamanda tüm zamanların en uzun boylu vücut geliştirme şampiyonudur (1,97).Ακόμη, είναι το πιο ψηλό μέλος του συγκροτήματος (1,93 εκ.).
Ancak sadece yetenekli ve vücutlu değildir.Αυτές οι δυνάμεις δεν είναι μόνον σωματικές αλλά και διανοητικές ή ψυχικές.
Ve Lucifer, vücuttaki şeytan benim.Γκουαγιότα - Δαίμονας.
Yemek yapmak da bu sevgiyi gösterme halinin basit bir şekilde vücut bulması aslında” diyor.«Η έκπληξη είναι ότι βρήκαν τη δύναμη να ζήσουν τόσο πολύ».
Bazı türlerde, diğer vücut parçaları, örneğin bazı böceklerdeki kanatlar, dökülebilir.Hos nogle arter, kan andre kropsdele smides, for eksempel, vinger hos nogle insekter.
Sam, ölülerin vücutlarında yara izi olmadığını ve haftalardır ölü olduklarını anlar.Sam påpeger, at der ikke er nogen tegn på forfald på deres lig, selvom de har åbenbart været død i ugevis.
Müfettişler evini aradığında, vücut parçaları ve cinayete dair video kaydı bulundu.Forskere gennemsøgte hans hjem og fandt kropsdele og videobåndet med drabet på.
Ve Lucifer, vücuttaki şeytan benim.Det er Filip den onde af Spanien.
Birimi (günde miligram / kilogram vücut ağırlığı )'dır.Typisk bruges milligram pr. kilogram (mg/kg) legemsvægt.
Bu da insanın vücut sıcaklığına eşittir.Blomsten bliver desuden varm, omtrent svarende til menneskets kropstemperatur.
Vücut ince uzundur.Kroppen er langagtig.
Vücutları cephalo (baş), thorax (göğüs) ve abdomen (karın) olmak üzere 3 bölümden oluşur.Kroppen er opdelt i tre afsnit: hoved (cephalon), bryst (thorax) og bagkrop (abdomen).
On beş yaşındayken, vücut geliştirmeye başladı.Som 15-årig begyndte hun at lave sit eget tøj.
Vücutta oluşan her beyaz leke kişinin vitiligo hastalığına yakalandığı anlamına gelmez.Ikke alle med sygdomsgenet får nødvendigvis symptomer på sygdommen.
Kutup çöllerinde yaşayan hayvanlar daha küçük vücutlu olmaktadır ve daha kalın bir deri tabakasına sahiptir.Skovelefanten har derudover en mørkere hud og lever i mindre flokke.
Beyaz: Bu güvercinlerin tüm vücutları beyazdır.Konklusion: Derfor er alle svaner hvide.
Kobaylar, tıpkı insanlar gibi C vitaminini kendi vücutlarında üretemezler.Som mennesket kan rådyret ikke selv danne c-vitamin, men vitaminet må tilføres gennem kosten.
Bunlardan son ikisi vücutça sentezlenir.De to sidstnævnte er insektædende.
Vücut geliştirme sporuna 1983 yılında başlamıştır.En fuld uddannelse blev startet i 1983.
Gerekli olmayan aminoasitler vücut tarafından, gerekli olan aminoasitlerden üretilirler.Nogle aminosyrer kan ikke dannes i kroppen (de essentielle aminosyrer).
Başı alışılmışın dışında iridir ve vücut büyüklüğünün üçte biri kadardır.Hovedet udgør mere end en tredjedel af kroppen og har en firkantet profil.
Bu sadece vücutlar için değil fikirler için de geçerlidir.Det gælder både for de materielle ting, men også for de relationer vi har.
Ruh, vücuttaki tek hayat kaynağı olur.Kroppens bevægelse er grundlag for livet.
AMP, katabolizması sonucunda ürik aside dönüşüp vücuttan atılır.Suigetsu – Kan på alle tidspunkter omdanne sin krop til vand.
Yani vücut sıcaklıkları genel olarak çevre koşullarından bağımsızdır.At have en konstant legemstemperatur gør dyrene uafhængige af omgivelsernes temperatur.
3 aydan uzun süren yaygın vücut ağrısı vardır.Korte, men gentagne smerteanfald af 30 minutter – 3 timers varighed.
Çizgili olan kuyruğu kafa ve vücut uzunluğunun yarısı kadardır.Halen er hårklædt og halvt så lang som kroppens længde.
Vücut ölçülerine göre elleri büyük ve bacakları çok uzundur.Lemmerne er tynde, hænder og fødder relativt store.
Vücutta doğal olarak bulunur.Den finnes f.eks. naturlig i menneskekroppen.
Bazıları da vücutlarını sınırlarında kullanmaya çalışırlar.Noen bruker også trommestikker på strengene.
Çok hücreli hayvanlarda aynı prensip vücut şeklini kontrol eden gen bağlanımlarına hizmet eder.I flercellede dyr brukes det samme prinsippet i genkaskader som bestemmer kroppsform.
Daha sonraysa tanrısal düzen ve yasanın vücut bulmuş hali olan Zeus ve Themis'in kızları olmuşlardır.Senere er de framstilt som døtre av Zevs og Themis, som var legemliggjørelsen av guddommelig orden og lov.
Başı alışılmışın dışında iridir ve vücut büyüklüğünün üçte biri kadardır.Hodet er enormt i forhold til størrelsen og kan utgjøre nærere en tredjedel av den totale kroppslengden.
Vücutlarının her iki yanında birer siyah leke bulunmaktadır.Begge kjønn har svart kropp.
Belirtiler; ateş, öksürük, boğaz ağrısı, vücut ağrısı, baş ağrısı, üşüme hissi ve yorgunluktur.Intet kan måle seg med diamanten når det gjelder ild (fargespredning), klarhet, strålespill og hardhet.
Vücut ağırlığının düzenlenmesine yardımcı olur.Klart det er viktig at kroppen funker.
Balığın karaciğeri bütün vücut ağırlığının %25'ini oluşturur.Sveivene kan utgjøre hele 25 % av kroppslengden.
Vücut yapıları değişiktir.Kroppenes bevaringstilstand varierer.
Kuyrukları vücuttan her zaman daha uzundur.Antennene er tynne, lengre enn kroppen.
Fresk, tavan fresklerinden daha monokromatiktir ve vücut ve gökyüzü tonları hakimdir.Freskomaleriet er mer ensfarget enn takfreskoene og er dominert av fargetonene av himmelen og hudfarge.
Vücutta depolanmaz, kanserojen değildir.Den føler ingen smerte i huden og utvikler ikke kreft.
İnce ve hafif vücutludurlar.Lett, muskuløs kropp.
Dolaşım sistemi veya kardiyovasküler sistem maddelerin vücuttaki dolaşımını sağlayan organ sistemidir.Sirkulasjon eller det sirkulatoriske system er det organsystemet som lar blod sirkulere i kroppen.
Bunlar vücut pozisyonu (propriyosepsiyon) algılama sisteminin bir parçasıdır.Dette er en del av fordøyelsesystemet.