Ana içeriğe geç
Sözlük

uzuv ile cümle

uzuv kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Avcılarla dolu bir denizde bu uzuvlar çok işe yarıyordu.In un mare di predatori, questi arti si dimostrarono favorevoli.
Avcılarla dolu bir denizde bu uzuvlar çok işe yarıyordu.Os membros, permitiram uma fuga para um novo, seguro, território.
Avcılarla dolu bir denizde bu uzuvlar çok işe yarıyordu.V mořích predátorů se tyto končetiny ukázaly být výhodou
Avcılarla dolu bir denizde bu uzuvlar çok işe yarıyordu.V morju plenilcev so se ti udi pokazali kot koristni.
Avcılarla dolu bir denizde bu uzuvlar çok işe yarıyordu.W morzu drapieżników, kończyny te okazały się korzystne.
Avcılarla dolu bir denizde bu uzuvlar çok işe yarıyordu.Σε μια θάλασσα γεμάτη με αρπακτικά ζώα, τα άκρα αποδείχθηκαν ευνοϊκά.
Avcılarla dolu bir denizde bu uzuvlar çok işe yarıyordu.В морето, пълно с хищници, тези крайници се доказали като благоприятни.
Avcılarla dolu bir denizde bu uzuvlar çok işe yarıyordu.В море хищников эти конечности доказали свою предпочтительность.
Avcılarla dolu bir denizde bu uzuvlar çok işe yarıyordu.בים של טורפים הגפיים התגלו כשמישים,
Avcılarla dolu bir denizde bu uzuvlar çok işe yarıyordu.手足は、新しい、安全な場所へと逃げることを 可能にした。[ 3億1500万年前 ]
Ayrıca bir şeyleri sıkıca kavrayabilecekleri uzuvları vardır ve tırmanmada çok iyilerdir.El ADN en la mayor parte se replica en una forma muy muy muy similar
Ayrıca bir şeyleri sıkıca kavrayabilecekleri uzuvları vardır ve tırmanmada çok iyilerdir.그래서 그들은 손에 무엇인가를 쥘 수 있습니다
Ayrıca bir şeyleri sıkıca kavrayabilecekleri uzuvları vardır ve tırmanmada çok iyilerdir.У них є ці штуки, через які їм вдається хапати щось.
Bir düşünün onlar bununla yüzleşmek yerine o uzuvlarının yenilenmesini düşünebilirlerdi.Hãy tưởng tượng thay vì đối mặt với mất mát đó, liệu họ có thể thực sự đối diện với việc tái tạo chi đó
Bir düşünün onlar bununla yüzleşmek yerine o uzuvlarının yenilenmesini düşünebilirlerdi.Imaginem se, em vez de terem que lidar com aquilo, eles pudessem deparar-se com a regeneração daquele membro.
Bir düşünün onlar bununla yüzleşmek yerine o uzuvlarının yenilenmesini düşünebilirlerdi.Imaginen que en lugar de esto, ellos pudieran realizar la regeneración de dicha extremidad.
Bir düşünün onlar bununla yüzleşmek yerine o uzuvlarının yenilenmesini düşünebilirlerdi.Imaginez si au lieu d'affronter cela, ils affrontaient plutôt la régénération de ce membre.
Bir düşünün onlar bununla yüzleşmek yerine o uzuvlarının yenilenmesini düşünebilirlerdi.Immaginatevi se invece di affrontare questo, potesse pensare di avere quell'arto rigenerato.
Bir düşünün onlar bununla yüzleşmek yerine o uzuvlarının yenilenmesini düşünebilirlerdi.Képzeljék el, hogy ehelyett valójában azzal kellene szembenézniük, hogy az a végtag visszanőhet.
Bir düşünün onlar bununla yüzleşmek yerine o uzuvlarının yenilenmesini düşünebilirlerdi.인공장기 대신에 그들이 팔을 재생할 수 있다는 얘기를 들었다고 상상해 보십시오.
Bir düşünün onlar bununla yüzleşmek yerine o uzuvlarının yenilenmesini düşünebilirlerdi.Kuvitelkaa, jos he proteesin sijaan voisivat saada raajansa takaisin regeneraatiolla.
Bir düşünün onlar bununla yüzleşmek yerine o uzuvlarının yenilenmesini düşünebilirlerdi.Představte si, že by místo žitím s tím, mohli by čekat regeneraci této končetiny.
Bir düşünün onlar bununla yüzleşmek yerine o uzuvlarının yenilenmesini düşünebilirlerdi.Predstavte si, že namiesto vyrovnávania sa s tým, by mohli podstúpiť regeneráciu tejto končatiny.
Bir düşünün onlar bununla yüzleşmek yerine o uzuvlarının yenilenmesini düşünebilirlerdi.Stellen Sie sich vor, sie könnten stattdessen durch die Gliedmaßenregeneration behandelt werden.
Bir düşünün onlar bununla yüzleşmek yerine o uzuvlarının yenilenmesini düşünebilirlerdi.Wyobraźcie sobie, że zamiast to znosić, mogliby oni przechodzić regenerację utraconej kończyny.
Bir düşünün onlar bununla yüzleşmek yerine o uzuvlarının yenilenmesini düşünebilirlerdi.דמיינו שבמקום להתמודד עם זה, הם פשוט היו יכולים להתמודד עם צמיחה מחדש של אותה גפה
Bir düşünün onlar bununla yüzleşmek yerine o uzuvlarının yenilenmesini düşünebilirlerdi.تخيلوا الموقف إذا استطاعوا أن يقوموا بإعادة توليد أطرافهم بدلًا من التعامل بالأطراف الصناعية
Bir düşünün onlar bununla yüzleşmek yerine o uzuvlarının yenilenmesini düşünebilirlerdi.手足の再生であるところを想像してみてください 興味深いですね
Bir kısmı hipotermikti, bir kısmının uzuvları soğuktan donmuş, bazılarında da bu iki durum vardı.Alcuni erano in ipotermia, altri davano segnali di congelamento, alcuni presentavano entrambi.
Bir kısmı hipotermikti, bir kısmının uzuvları soğuktan donmuş, bazılarında da bu iki durum vardı.Algunos con hipotermia, otros con partes congeladas, algunos las dos.
Bir kısmı hipotermikti, bir kısmının uzuvları soğuktan donmuş, bazılarında da bu iki durum vardı.Einige von ihnen waren unterkühlt, manche hatten Erfrierungen, manche beides.
Bir kısmı hipotermikti, bir kısmının uzuvları soğuktan donmuş, bazılarında da bu iki durum vardı.일부는 저체온이었고, 일부는 동상이었습니다. 일부는 둘 다 걸려 있었습니다.
Bir kısmı hipotermikti, bir kısmının uzuvları soğuktan donmuş, bazılarında da bu iki durum vardı.Một số bị hạ thân nhiệt, một số bị tê cóng vì lạnh, số khác bị cả 2 tình trạng này.
Bir kısmı hipotermikti, bir kısmının uzuvları soğuktan donmuş, bazılarında da bu iki durum vardı.Néhányuk kihűlt, néhányuknak fagyási sérülései voltak, néhánynak mindkettő.
Bir kısmı hipotermikti, bir kısmının uzuvları soğuktan donmuş, bazılarında da bu iki durum vardı.Niektorí z nich boli hypotermickí, niektorí mali omrzliny, niektorí oboje.
Bir kısmı hipotermikti, bir kısmının uzuvları soğuktan donmuş, bazılarında da bu iki durum vardı.Sommigen van hen waren onderkoeld, sommigen waren deels bevroren, sommigen beide.
Bir kısmı hipotermikti, bir kısmının uzuvları soğuktan donmuş, bazılarında da bu iki durum vardı.Unii dintre ei erau cu hipotermie, unii dintre ei erau degeraţi, alţii sufereau de ambele.
Bir kısmı hipotermikti, bir kısmının uzuvları soğuktan donmuş, bazılarında da bu iki durum vardı.Дехто з них був у стані гіпотермії, дехто обморожений, дехто і те, й інше.
Bir kısmı hipotermikti, bir kısmının uzuvları soğuktan donmuş, bazılarında da bu iki durum vardı.Некоторые из них были переохлаждены, некоторые были обморожены, а кто-то страдал и от того, и от другого.
Bir kısmı hipotermikti, bir kısmının uzuvları soğuktan donmuş, bazılarında da bu iki durum vardı.Някои от тях бяха с хипотермия, някои бяха с измръзвания, някои - и двете.
Bir kısmı hipotermikti, bir kısmının uzuvları soğuktan donmuş, bazılarında da bu iki durum vardı.חלק מהם סובלים מהיפותרמיה, חלק מהם מכוויות קור, חלק גם וגם.
Bir kısmı hipotermikti, bir kısmının uzuvları soğuktan donmuş, bazılarında da bu iki durum vardı.بعضهم كان يعاني من إنخفاض للحرارة وآخرون قد أُصيبوا لدغة الصقيع .. وبعضهم كانوا يعانون من الأمرين
Bir kısmı hipotermikti, bir kısmının uzuvları soğuktan donmuş, bazılarında da bu iki durum vardı.両方という患者もいました 我々の処置はできるだけ体を温めて
Bir protez uzuv, artık kayıbı yerine koyma ihtiyacını temsil etmiyor.Een prothese vervangt geen verlies.
Bir protez uzuv, artık kayıbı yerine koyma ihtiyacını temsil etmiyor.Egy művégtag már nem a veszteség pótlásának szükségességét jelképezi.
Bir protez uzuv, artık kayıbı yerine koyma ihtiyacını temsil etmiyor.Eine Prothese steht nicht mehr für das Bedürfnis, einen Mangel auszugleichen.
Bir protez uzuv, artık kayıbı yerine koyma ihtiyacını temsil etmiyor.En protes representerar inte längre ett behov av att ersätta något man förlorat.
Bir protez uzuv, artık kayıbı yerine koyma ihtiyacını temsil etmiyor.Et kunstigt lem behøver ikke længere handle om at erstatte et tab mere.
Bir protez uzuv, artık kayıbı yerine koyma ihtiyacını temsil etmiyor.Kaki atau tangan prostetik tidak lagi dilihat untuk menggantikan yang hilang.
Bir protez uzuv, artık kayıbı yerine koyma ihtiyacını temsil etmiyor.의수족은 이제 부족한 부분만을 채워주는 것이 아닙니다.
Bir protez uzuv, artık kayıbı yerine koyma ihtiyacını temsil etmiyor.La fonction de la prothèse n'est plus uniquement de remplacer un membre perdu.
Bir protez uzuv, artık kayıbı yerine koyma ihtiyacını temsil etmiyor.Một cái chân hay tay giả không hề có nghĩa là bạn cần thay thế những gì đã mất nữa.
Bir protez uzuv, artık kayıbı yerine koyma ihtiyacını temsil etmiyor.Protetická končetina už neznačí potřebu nahradit ztrátu.
Bir protez uzuv, artık kayıbı yerine koyma ihtiyacını temsil etmiyor.Proteza nie symbolizuje już potrzeby "uzupełnienia strat".
Bir protez uzuv, artık kayıbı yerine koyma ihtiyacını temsil etmiyor.Protéza už nereprezentuje potrebu nahradiť stratu.
Bir protez uzuv, artık kayıbı yerine koyma ihtiyacını temsil etmiyor.Tekoraaja ei enää kuvaa tarvetta korvata menetys.
Bir protez uzuv, artık kayıbı yerine koyma ihtiyacını temsil etmiyor.Uma prótese já não representa a necessidade de substituir uma perda.
Bir protez uzuv, artık kayıbı yerine koyma ihtiyacını temsil etmiyor.Umetni ud ne predstavlja več samo potrebe, da se nadoknadi izguba.
Bir protez uzuv, artık kayıbı yerine koyma ihtiyacını temsil etmiyor.Una protesi ad un arto non rappresenta più il bisogno di rimpiazzare una perdita.
Bir protez uzuv, artık kayıbı yerine koyma ihtiyacını temsil etmiyor.Un membru prostetic nu mai înseamnă nevoia de a înlocui o pierdere.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod