Dolayısıyla birbirlerinin cinsel uzuvlarına dokunmaları tabiidir.So werden sie gegenseitig Zeuge ihrer sexuellen Erlebnisse.
Özellikle soğuğa karşı uzuvların hipotermi direnci düşüktür.Die Schweineherzen reagierten besonders empfindlich auf Kühlung.
Diğer uzuvlar ve kafa ise hiçbir zaman bulunup cesedin kimliği tespit edilememiştir.Les autres parties du corps, dont la tête, ne furent jamais retrouvées et la femme, jamais identifiée.
Uzuvları uzadı ve ayakları daha kısaldı ve kalınlaştı.Leur peau devint épaisse, leurs pieds poilus et ils n'étaient plus purs.
Raynaud fenomeni ya da Raynaud olgusu, uzuvlarda oluşan bir kan dolaşım rahatsızlığıdır.Le phénomène de Raynaud est un trouble de la circulation sanguine.
Propriosepsiyon kaybı, uzuvun boşlukta nerede olduğu hissi, erken etkilenir.La pérdida de propiocepción, el sentido de donde está un miembro en el espacio, se afecta precozmente.
Hadım kuvvetler ise gözlere, kulaklara ve diğer uzuvlara dağılmıştır.Destacan, entre otras obras, las Sonatas (en prosa) y los esperpentos (teatro).
Ön uzuvları değişerek yüzgeçe dönüşmüştür.Lasciarlo scivolare sulla fronte: sei cambiato.
Kesici uzuvlarıyla saldırırlar.Attaccano con i loro incisivi.
Organ - Canlıların vücutlarını oluşturan uzuvlardan her biri.Membro – ognuna delle parti che costituiscono il corpo umano.
Peygamberimizin buyurduğu gibi "Müminler bir vücudun uzuvları gibidir.Но посланники стойко терпели, веруя, что победа, которую Аллах дарует им, близка.
Yediği şeytan meyvesi ona uzuvlarını istediği gibi uzatabilmesini sağlar.أي كالحة مكفهرة لما تتوقعه من العذاب.
İnsan bacağı İnsan vücudunun alt uzuvlarına verilen isimdir.(نقاش) ساق الإنسان بالمغزى العام هي الطرف الأسفل لجسم الإنسان.
Diğer uzuvlar ve kafa ise hiçbir zaman bulunup cesedin kimliği tespit edilememiştir.Outros membros e a cabeça nunca foram recuperados e o corpo jamais identificado.
Bundan sonra, Edward’ın sol bacağı ve sağ kolunun yerine Automail, bir çeşit gelişmiş protez uzuv, takılır.Em seguida, a perna esquerda e o seu braço direito são substituídos por um automail.
Hadım kuvvetler ise gözlere, kulaklara ve diğer uzuvlara dağılmıştır.En dat onderscheidt de nabootsing van bedrog en trompe-l'oeil.
İnsan bacağı İnsan vücudunun alt uzuvlarına verilen isimdir.Beenhaar is de benaming voor lichaamsbeharing op de benen van mensen.
Organ - Canlıların vücutlarını oluşturan uzuvlardan her biri.[[Ци|ци) - основою життєвої сили кожного живого організму.
Tabiattaki canlılarda uzuvların oranı altın oran adı verilen 1.618... sayısına uygunluk gösterir.Netradiční poměr stran 1:1,618 připomíná poměr stran tzv. zlatého obdélníku.
Örneğin "ayak" kelimesi canlılardaki uzuvlardan biridir.Jedním z jeho projevů je například pejorativní výraz Buta tót.
Ön uzuvlarında bulunan pençeler, tiranozor gibi etoburların aksine oldukça güçlüydü.Hlava byla stejně jako u ostatních tyranosauroidů poměrně mohutná.
Uzuvları uzadı ve ayakları daha kısaldı ve kalınlaştı.Membrele lor au crescut în lungime și labele picioarelor s-au scurtat și s-au lărgit.
Diğer uzuvlar ve kafa ise hiçbir zaman bulunup cesedin kimliği tespit edilememiştir.A többi végtagot és a fejet sosem találták meg, a test alapján sem tudták azonosítani.
Kaybedilen uzuv sonradan yenilenebilmektedir.A tarra rágott tölgy később újra kizöldülhet.
Diğer uzuvlar ve kafa ise hiçbir zaman bulunup cesedin kimliği tespit edilememiştir.Muita jäseniä tai päätä ei koskaan löydetty, eikä ruumista tunnistettu.
Özellikle soğuğa karşı uzuvların hipotermi direnci düşüktür.Varsinkin tappelukohtaukset ovat värikkään realistisia.
Daha sonra ise ''Gear Third'' adındaki teknikle uzuvlarını şişirmeyi öğrenir.Hänet kuitenkin vangitaan, jättäen viimeiseksi viestikseen ”Metal Gear…”.
Starscream'in uzuvu kopar, Skyquake ise uyanır.Han skræmmer Kousaku vågen om morgenen.
İnsan bacağı İnsan vücudunun alt uzuvlarına verilen isimdir.Forsiden af et menneskehovedet kaldes ansigtet.
Uzuvları uzadı ve ayakları daha kısaldı ve kalınlaştı.Tungkai mereka tumbuh menjadi lebih panjang dan kakinya menjadi lebih pendek dan luas.
Peygamberimizin buyurduğu gibi "Müminler bir vücudun uzuvları gibidir.他們的權威來自創始的使徒,因此主教是他們信仰的繼承者。
Muhayyile kuvvetinin ise diğer uzuvlara dağılmış tabi kuvvetleri yoktur.亡國之師不可與謀,信矣哉。
Küçük yarasaların ön uzuvlarının ikinci parmaklarında pençe yoktur.작은박쥐류는 앞발의 두 번째 발가락 끝에 발톱이 없다.
Tüm temel tekniklerde uzuvlar araçtır, destekleyici, ivme kuvvetini artırıcı unsur gövdedir.모든 라이선스에는 전적인 지원과 주요 기술 갱신이 추가된다.
Diğer uzuvlar ve kafa ise hiçbir zaman bulunup cesedin kimliği tespit edilememiştir.Ostali udovi i glava nikad nisu pronađeni, a tijelo nikad nije identificirano.
Ön uzuvlarında bulunan pençeler, tiranozor gibi etoburların aksine oldukça güçlüydü.Hlava bola rovnako ako u ostatných tyranosaurov pomerne mohutná.
Kesici uzuvlarıyla saldırırlar.Dihajo s škrgami.
Küçük yarasaların ön uzuvlarının ikinci parmaklarında pençe yoktur.Pirmieji du rankos pirštai nepritaikyti imti smulkių daiktų.
Dolayısıyla birbirlerinin cinsel uzuvlarına dokunmaları tabiidir.Tokiu būdu siekiama patraukti abiejų lyčių dėmesį.
Alerjiler, hatalı uzuvlar, sağırlık.Alergie, protézy, hluchota?
Alerjiler, hatalı uzuvlar, sağırlık.Alergii, proteze, surzenie ?
Alerjiler, hatalı uzuvlar, sağırlık.Allergia, cukorbaj, süketség?
Alerjiler, hatalı uzuvlar, sağırlık.Allergieën valse ledematen, doofheid ?
Alerjiler, hatalı uzuvlar, sağırlık.Eine Allergie, Prothese, Hörschäden?
Alerjiler, hatalı uzuvlar, sağırlık.Алергии, протези, глухота?
Alo, Rockbell Yapay Uzuv Ayarcıları.Está lá? Montagem de Próteses Rockbell.
Alo, Rockbell Yapay Uzuv Ayarcıları.Halo, tu Protezy Kończyn Rockbell.
Alo, Rockbell Yapay Uzuv Ayarcıları.Hej, det er Rockbells Kunstige Lemme-montør.
Alo, Rockbell Yapay Uzuv Ayarcıları.Hej, Rockbells Artificiella Extremitet-montörer.
Alo, Rockbell Yapay Uzuv Ayarcıları.Hola, Mecánicas de prótesis Rockbell.
Alo, Rockbell Yapay Uzuv Ayarcıları.Pronto, Installatori di Arti Artificiali Rockbell.
Alo, Rockbell Yapay Uzuv Ayarcıları.Rockbellin tekoraajakorjaamo.
Alo, Rockbell Yapay Uzuv Ayarcıları.Προσθετικά Μέλη Ρόκμπελ, λέγετε.
Alo, Rockbell Yapay Uzuv Ayarcıları.Здравствуйте, искусственные конечности Рокбелл.
Avcılarla dolu bir denizde bu uzuvlar çok işe yarıyordu.Dalam lautan predator, tungkai-tungkai ini terbukti menguntungkan.
Avcılarla dolu bir denizde bu uzuvlar çok işe yarıyordu.Dans une mer de prédateurs, ces membres s'avérèrent avantageux.
Avcılarla dolu bir denizde bu uzuvlar çok işe yarıyordu.I ett hav av rovdjur, visade sig dessa lemmar vara att föredra.
Avcılarla dolu bir denizde bu uzuvlar çok işe yarıyordu.In een zee van roofdieren bleken deze ledematen gunstig te zijn.
Avcılarla dolu bir denizde bu uzuvlar çok işe yarıyordu.In einem Meer voller Jäger waren diese Gliedmaßen vorteilhaft.
Avcılarla dolu bir denizde bu uzuvlar çok işe yarıyordu.Într-o mare plină de prădători, aceste membre s-au dovedit a fi utile.