uzay aracı ile cümle
uzay aracı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
5
HECE
12
ORT. KELİME
Göktaşının yerçekimi, uzay aracını kendine çeker ve zaten aracın da birkaç tonluk kütlesi vardır.Gravitácia asteroidu sa previaže so sondou, a sonda bude na asteroid pôsobiť svojou hmotnosťou.
Göktaşının yerçekimi, uzay aracını kendine çeker ve zaten aracın da birkaç tonluk kütlesi vardır.Gravitacija asteroida privlači sondo in sonda ima nekaj ton mase.
Göktaşının yerçekimi, uzay aracını kendine çeker ve zaten aracın da birkaç tonluk kütlesi vardır.Gravitační síla asteroidu začne přitahovat sondu, která má masu několik tun.
Göktaşının yerçekimi, uzay aracını kendine çeker ve zaten aracın da birkaç tonluk kütlesi vardır.Gravitasi dari asteroid itu akan menarik satelit itu dan satelit ini memiliki berat beberapa ton.
Göktaşının yerçekimi, uzay aracını kendine çeker ve zaten aracın da birkaç tonluk kütlesi vardır.Gravitaţia asteroidului atrage sonda, iar sonda are o masă de câteva tone.
Göktaşının yerçekimi, uzay aracını kendine çeker ve zaten aracın da birkaç tonluk kütlesi vardır.Grawitacja asteroidy przyciąga sondę, a ta ma masę kilku ton.
Göktaşının yerçekimi, uzay aracını kendine çeker ve zaten aracın da birkaç tonluk kütlesi vardır.그러면, 소행성의 중력이 이 탐사선을 끌어당기겠죠. 이 탐사선은 한두 톤 정도의 질량이 있으니까요.
Göktaşının yerçekimi, uzay aracını kendine çeker ve zaten aracın da birkaç tonluk kütlesi vardır.La gravedad del asteroide atrae la sonda que tiene una masa de un par de toneladas.
Göktaşının yerçekimi, uzay aracını kendine çeker ve zaten aracın da birkaç tonluk kütlesi vardır.La gravità dell'asteroide attrae la sonda, e la sonda ha una massa di un paio di tonnellate.
Göktaşının yerçekimi, uzay aracını kendine çeker ve zaten aracın da birkaç tonluk kütlesi vardır.La gravité de l'astéroïde attire la sonde, mais la sonde aussi fait une tonne ou deux.
Göktaşının yerçekimi, uzay aracını kendine çeker ve zaten aracın da birkaç tonluk kütlesi vardır.Lực hấp dẫn của cái thiên thạch sẽ kéo cái vệ tinh, và cái vệ tinh thì có trọng lượng một vài tấn.
Göktaşının yerçekimi, uzay aracını kendine çeker ve zaten aracın da birkaç tonluk kütlesi vardır.Η βαρύτητα των αστεροειδών τραβά το όχημα, και το όχημα έχει μάζα ένα με δύο τόνους.
Göktaşının yerçekimi, uzay aracını kendine çeker ve zaten aracın da birkaç tonluk kütlesi vardır.Гравитацията на астероида ще придърпа сондата, и сондата има няколко тона маса.
Göktaşının yerçekimi, uzay aracını kendine çeker ve zaten aracın da birkaç tonluk kütlesi vardır.Его гравитация притянет зонд, который и сам обладает массой в пару тонн.
Göktaşının yerçekimi, uzay aracını kendine çeker ve zaten aracın da birkaç tonluk kütlesi vardır.מסתובבים ללא הפסק. קשה למדי לנחות עליהם. במקום, מגיעים קרוב אליהם. הכבידה של האסטרואיד מושכת את הגשושית,
Göktaşının yerçekimi, uzay aracını kendine çeker ve zaten aracın da birkaç tonluk kütlesi vardır.تقوم جاذبية الكويكب بسحب المسبار، وللمسبار كتلة تزن بضعة أطنان.
Göktaşının yerçekimi, uzay aracını kendine çeker ve zaten aracın da birkaç tonluk kütlesi vardır.小行星嘅重力會拉動探測器 而探測器又只有幾噸重
Göktaşının yerçekimi, uzay aracını kendine çeker ve zaten aracın da birkaç tonluk kütlesi vardır.重さが2トンほどの探査機にも ほんの小さな重力があり
Hiçbirşey olmuyor. Bu resim SpaceShipOne (Uzay Aracı 1)'den alınmış bir resim.Esta é uma fotografia tirada da SpaceShipOne.
Hiçbirşey olmuyor. Bu resim SpaceShipOne (Uzay Aracı 1)'den alınmış bir resim.Tämä kuva on otettu SpaceShipOne:sta.
İki yıl önce, yine burada, TED'de Cassini uzay aracını kullanarakTwee jaar geleden vertelde ik bij TED dat we naar Saturnus zijn geweest met het Cassini ruimtevaartuig.
İngiliz-Müslüman zihinsel sağlık eylemcisi Hussain Manawer ticari bir uzay aracı ile seyahate hak kazandı.حسين مناور ناشط بريطاني مسلم في مجال الصحة العقلية فاز برحلة للفضاء على متن سفينة فضائية تجارية.
İyon motoru olan, uzaylıların kullandığı bir uzay aracının peşindediler ve Spock şöyle der:Dom snubblade över ett främmande skepp som hade en jonmotor, och Spock sa:
İyon motoru olan, uzaylıların kullandığı bir uzay aracının peşindediler ve Spock şöyle der:팬이 계신지 모르겠는데, 주인공들이 아이온 드라이브를 장착한 외계인 우주선을 만나게 되고, [*스타트랙 등장인물] 스팍이 말하길
İyon motoru olan, uzaylıların kullandığı bir uzay aracının peşindediler ve Spock şöyle der:אם ישנם כאן מעריצים של "מסע בין כוכבים" המקורית,
İyon motoru olan, uzaylıların kullandığı bir uzay aracının peşindediler ve Spock şöyle der:لقد مروا بسفينة فضائية تمتلك محركاً أيونياً، فقال سبوك:
İyon motoru olan, uzaylıların kullandığı bir uzay aracının peşindediler ve Spock şöyle der:スポックが言います 「彼らは技術的にとても優れている
İyon motoru olan, uzaylıların kullandığı bir uzay aracının peşindediler ve Spock şöyle der:佢地揸住一部有離子推動器嘅外星飛船 而且斯波克話
Kimyasal roketler büyük bir itiş gücü yaratarak uzay aracının dengesini bozabilirler.A kémiai hajtóművek túl sok tolóerőt adnak. A szonda simán elszállna.
Kimyasal roketler büyük bir itiş gücü yaratarak uzay aracının dengesini bozabilirler.Chemické rakety mají příliš silný tah, příliš velikou tahovou sílu. To by tu sondu odstřelilo někam pryč.
Kimyasal roketler büyük bir itiş gücü yaratarak uzay aracının dengesini bozabilirler.Chemické rakety pôsobia veľkou silou, vytvárajú veľký vztlak. Jednoducho povedané by sondu odstrelili.
Kimyasal roketler büyük bir itiş gücü yaratarak uzay aracının dengesini bozabilirler.Chemische Raketen erzeugen zu viel Schub, zu viel Vortrieb. Die Sonde würde einfach wegschießen.
Kimyasal roketler büyük bir itiş gücü yaratarak uzay aracının dengesini bozabilirler.Chemische raketten bieden te veel stuwkracht, ze duwen te hard. De sonde zou gewoon wegschieten.
Kimyasal roketler büyük bir itiş gücü yaratarak uzay aracının dengesini bozabilirler.Esta sonda não pode usar foguetes químicos. Os foguetes químicos têm demasiado impulso, demasiada força.
Kimyasal roketler büyük bir itiş gücü yaratarak uzay aracının dengesini bozabilirler.I razzi chimici forniscono troppa spinta, troppa forza. La sonda schizzerebbe via.
Kimyasal roketler büyük bir itiş gücü yaratarak uzay aracının dengesini bozabilirler.Kemične rakete povzročijo prevelik sunek, preveč potiska. Sonda bi enostavno odletela stran.
Kimyasal roketler büyük bir itiş gücü yaratarak uzay aracının dengesini bozabilirler.Kemiska raketer har för hög dragkraft, för mycket tryck... Sonden skulle bara fara sin väg.
Kimyasal roketler büyük bir itiş gücü yaratarak uzay aracının dengesini bozabilirler.사용할 수 없습니다. 화학적 로켓은 출력이 너무 강하기 때문에, 탐사선 혼자 훅 날아가 버리거든요.
Kimyasal roketler büyük bir itiş gücü yaratarak uzay aracının dengesini bozabilirler.Le carburant chimique produit trop de force, trop de poussée.. La sonde serait éjectée directement.
Kimyasal roketler büyük bir itiş gücü yaratarak uzay aracının dengesini bozabilirler.Rachetele chimice au o propulsie prea puternică. Sonda ar zbura de-acolo.
Kimyasal roketler büyük bir itiş gücü yaratarak uzay aracının dengesini bozabilirler.Rakiety chemiczne dostarczają zbyt wiele siły, zbyt mocne pchnięcia. Sonda by po prostu wystrzeliła.
Kimyasal roketler büyük bir itiş gücü yaratarak uzay aracının dengesini bozabilirler.Roket kimia menghasilkan dorongan yang terlalu kuat, sehingga satelit ini akan terlepas begitu saja.
Kimyasal roketler büyük bir itiş gücü yaratarak uzay aracının dengesini bozabilirler.Tên lửa hóa học có lực đẩy quá mạnh, mạnh hơn cần thiết. Cái vệ tinh chỉ sẽ bay đi chỗ khác.
Kimyasal roketler büyük bir itiş gücü yaratarak uzay aracının dengesini bozabilirler.Они слишком мощные, у них слишком высокая тяга. Зонд просто улетит.
Kimyasal roketler büyük bir itiş gücü yaratarak uzay aracının dengesini bozabilirler.הגשושית הזו אינה יכולה להשתמש ברקטות כימיות.
Kimyasal roketler büyük bir itiş gücü yaratarak uzay aracının dengesini bozabilirler.إذ أن الصواريخ الكيميائية تولد ضربة قوية، دفعة مفرطة. مما سيطلق المسبار بعيداً.
Kimyasal roketler büyük bir itiş gücü yaratarak uzay aracının dengesini bozabilirler.化學火箭嘅推力好大,大得濟。 探測器就打唔中
Kimyasal roketler büyük bir itiş gücü yaratarak uzay aracının dengesini bozabilirler.探査機は彼方に飛んで行ってしまいます 我々はイオンドライブという
Mars'a göndereceğiz. Problem şu ki, en büyük uzay aracının çapı 2.7 metre.El problema es que el diámetro más grande de la nave es de 2,7 metros.
NASA çoğunlukla robotik araştırma yapıyor ve yukarıda çok sayıda uzay aracımız var.Begini, NASA banyak melakukan penjelajahan robot dan ada banyak pesawat antariksa di luar sana.
NASA çoğunlukla robotik araştırma yapıyor ve yukarıda çok sayıda uzay aracımız var.Bem, muito do que a NASA faz é exploração robótica, e temos muitas naves por aí.
NASA çoğunlukla robotik araştırma yapıyor ve yukarıda çok sayıda uzay aracımız var.Bueno, la NASA hace mucha exploración robótica y tenemos muchas naves en el espacio.
NASA çoğunlukla robotik araştırma yapıyor ve yukarıda çok sayıda uzay aracımız var.In realtà, la NASA fa molte esplorazioni robotiche, e ci sono molte navicelle nello spazio.
NASA çoğunlukla robotik araştırma yapıyor ve yukarıda çok sayıda uzay aracımız var.Mare parte din ce face NASA e explorare robotică. Avem o mulțime de nave în spațiu.
NASA çoğunlukla robotik araştırma yapıyor ve yukarıda çok sayıda uzay aracımız var.Mycket av det NASA gör är utforskning med robotar, och vi har många rymdfarkoster där ute.
NASA çoğunlukla robotik araştırma yapıyor ve yukarıda çok sayıda uzay aracımız var.사실 나사(NASA)가 하는 일들 중 로봇을 이용한 탐사가 큰 부분을 차지하고, 나사는 우주로 많은 우주선들을 내보냈습니다.
NASA çoğunlukla robotik araştırma yapıyor ve yukarıda çok sayıda uzay aracımız var.NASA prowadzi bezzałogowe misje badawcze, i w kosmosie jest wiele statków.
NASA çoğunlukla robotik araştırma yapıyor ve yukarıda çok sayıda uzay aracımız var.NASAの探査機もたくさん飛んでいます もちろん 現在はNASAの宇宙船に
NASA çoğunlukla robotik araştırma yapıyor ve yukarıda çok sayıda uzay aracımız var.Nhiều trong những thứ NASA làm đó là khám phá robot và chúng tôi có rất nhiều tàu vũ trụ ngoài kia
NASA çoğunlukla robotik araştırma yapıyor ve yukarıda çok sayıda uzay aracımız var.Nos, a NASA főként roboteszközös kutatással foglalkozik, és rengeteg berendezésünk van kint az űrben.