Onu katlayacağız ve uzay aracının içinde taşıyacağız.Összehajtogatjuk, és egy űrszondával utaztatjuk fel.
Onu katlayacağız ve uzay aracının içinde taşıyacağız.Wir falten es, und wir transportieren es in einem Raumfahrzeug.
Onu katlayacağız ve uzay aracının içinde taşıyacağız.Wystarczy złożyć, i przewieźć na statku.
Onu katlayacağız ve uzay aracının içinde taşıyacağız.Θα το διπλώσουμε και θα το μεταφέρουμε μέσα σε ένα διαστημόπλοιο.
Onu katlayacağız ve uzay aracının içinde taşıyacağız.Мы сложим его, и поместим в космический корабль.
Onu katlayacağız ve uzay aracının içinde taşıyacağız.Ще го сгънем и ще го транспортираме в космически кораб.
Onu katlayacağız ve uzay aracının içinde taşıyacağız.אנחנו נקפל אותו. ואנחנו נוביל אותו בתוך חללית.
Onu katlayacağız ve uzay aracının içinde taşıyacağız.حسناً سوف نطويها .. وننقلها بواسطة مركبة فضائية
Onu katlayacağız ve uzay aracının içinde taşıyacağız.宇宙船で運ぶのです エアロシェルと呼ばれる防護殻に入れます
Problem şu ki, en büyük uzay aracının çapı 2.7 metre.또 다른 문제는 우주선의 최대 직경이 2.74 m라는 것이죠.
Problem şu ki, en büyük uzay aracının çapı 2.7 metre.Ale średnica tego statku to maksymalnie 3 metry.
Problem şu ki, en büyük uzay aracının çapı 2.7 metre.Das Problem ist, das Raumfahrzeug hat nur einen Durchmesser von 2,70 m
Problem şu ki, en büyük uzay aracının çapı 2.7 metre.Het ruimtevaartuig heeft echter een grootste diameter van drie meter.
Problem şu ki, en büyük uzay aracının çapı 2.7 metre.Le problème est que le vaisseau a un diamètre de 3 m.
Problem şu ki, en büyük uzay aracının çapı 2.7 metre.Masalahnya adalah, diameter terbesar dari pesawat antariksa ini adalah 9 kaki.
Problem şu ki, en büyük uzay aracının çapı 2.7 metre.Problema e că cel mai mare diametru al navei este de 3 m.
Problem şu ki, en büyük uzay aracının çapı 2.7 metre.Vấn đề ở chỗ đường kính lớn nhất của tàu vũ trụ là 9 feet;
Problem şu ki, en büyük uzay aracının çapı 2.7 metre.Viszont az űrszonda
Problem şu ki, en büyük uzay aracının çapı 2.7 metre.Το πρόβλημα είναι ότι η μεγαλύτερη διάμετρος ενός διαστημοπλοίου είναι 9 πόδια (2,74 μέτρα).
Problem şu ki, en büyük uzay aracının çapı 2.7 metre.Проблема заключается в том, что максимальный диаметр таких космических аппаратов составляет всего 2.7 метра.
Problem şu ki, en büyük uzay aracının çapı 2.7 metre.Проблемът е, че най-големият диаметър на космически кораб е 9 фута (2,75 метра).
Problem şu ki, en büyük uzay aracının çapı 2.7 metre.הבעיה היא שהקוטר הגדול ביותר שניתן לייצר חללית הוא 3 מטר.
Problem şu ki, en büyük uzay aracının çapı 2.7 metre.والمشكلة الأُخرى .. أن المركبات الفضائية يبلغ قطر أكبرها 9 أقدام
Problem şu ki, en büyük uzay aracının çapı 2.7 metre.最大で2.7メートルだということです ARESは翼の長さが6.4メートルで 長さが5.2メートルあります
Problem şu, uçak Mars'a uçmayacak onu bir uzay aracının içine koyupEl problema es que no lo hacemos volar hasta Marte lo ponemos en una nave y lo enviamos a Marte.
Problem şu, uçak Mars'a uçmayacak onu bir uzay aracının içine koyup첫번째 문제는, 화성까지 비행할 수 없으므로 이 것을 우주선에 실어서
Problem şu, uçak Mars'a uçmayacak onu bir uzay aracının içine koyup Mars'a göndereceğiz.Nem tud maga a gép odarepülni, hanem beletesszük egy űrszondába és úgy küldjük fel a Marsra.
Problem şu, uçak Mars'a uçmayacak onu bir uzay aracının içine koyup Mars'a göndereceğiz.Problema e că nu-l zburăm până pe Marte, îl punem într-o navă spațială și îl trimitem pe Marte.
Problem şu, uçak Mars'a uçmayacak onu bir uzay aracının içine koyup Mars'a göndereceğiz.Samolot sam nie poleci na Marsa, musimy posłać go tam na statku. musimy posłać go tam na statku.
Problem şu, uçak Mars'a uçmayacak onu bir uzay aracının içine koyup Mars'a göndereceğiz.Дело в том, что мы не пилотируем его на Марс, мы помещаем его в космический аппарат, который посылаем на Марс.
Problem şu, uçak Mars'a uçmayacak onu bir uzay aracının içine koyup Mars'a göndereceğiz.Проблемът е, че няма да летим с него до Марс, ще го поставим в космически кораб и ще го изпратим на Марс.
Problem şu, uçak Mars'a uçmayacak onu bir uzay aracının içine koyupWe laten het niet zelf vliegen naar Mars. We plaatsen het in een ruimteschip dat we naar Mars sturen.
Problem şu, uçak Mars'a uçmayacak onu bir uzay aracının içine koyupהבעיה היא, שאנחנו לא יכולים לטוס למאדים, אנחנו נשים אותו בתוך חללית
Problem şu, uçak Mars'a uçmayacak onu bir uzay aracının içine koyupالمشكلة أننا لا يُمكننا التحليق مباشرة إلى المريخ ! إنما علينا وضع الطائرة في مركبة فضائية
Problem şu, uçak Mars'a uçmayacak onu bir uzay aracının içine koyup宇宙船に乗せて 火星まで送ります
Satürn ve Jüpiter'e gidecek bir uzay aracı inşa etmekti.만드는 계획이었습니다.
Satürn ve Jüpiter'e gidecek bir uzay aracı inşa etmekti.Tout ça se passait pendant mon enfance -- de 1957 à 1965.
Satürn ve Jüpiter'e gidecek bir uzay aracı inşa etmekti.Случило се е по време на детството ми - от 1957 до 1965 г.
Satürn ve Jüpiter'e gidecek bir uzay aracı inşa etmekti.למסע לשבתאי וצדק.
Satürn ve Jüpiter'e gidecek bir uzay aracı inşa etmekti.للسفر إلى كوكبي زحل والمشتري.
Satürn ve Jüpiter'e gidecek bir uzay aracı inşa etmekti.この計画は私の幼少時代 1957から1965年のもので
Şimdi uzay aracının aslında paraşütten ne zaman kurtulması gerekeceğine karar vermesi gerekiyor.A ce moment l'engin doit en fait décider quand il va se débarrasser de son parachute.
Şimdi uzay aracının aslında paraşütten ne zaman kurtulması gerekeceğine karar vermesi gerekiyor.Acum naveta trebuie să decidă când va scăpa de paraşută.
Şimdi uzay aracının aslında paraşütten ne zaman kurtulması gerekeceğine karar vermesi gerekiyor.Ahora la misma nave tiene que decidir cuándo deshacerse del paracaidas.
Şimdi uzay aracının aslında paraşütten ne zaman kurtulması gerekeceğine karar vermesi gerekiyor.Het ruimteschip moet nu eigenlijk beslissen wanneer het de parachute afwerpt.
Şimdi uzay aracının aslında paraşütten ne zaman kurtulması gerekeceğine karar vermesi gerekiyor.Nun muss die Sonde entscheiden, wann sie den Fallschirm loswerden soll.
Şimdi uzay aracının aslında paraşütten ne zaman kurtulması gerekeceğine karar vermesi gerekiyor.Сега космическият кораб трябва да реши кога ще се оттърве от парашута си.
Şimdi uzay aracının aslında paraşütten ne zaman kurtulması gerekeceğine karar vermesi gerekiyor.Сейчас космический аппарат действительно должен решить, когда он собирается избавиться от парашюта.
Şimdiye kadar yapılmış en gelişmiş uzay aracı. Pekala..תוריד אותי
Şimdiye kadar yapılmış en gelişmiş uzay aracı.-tekevät niistä vahvimmat koskaan tehdyt avaruusalukset.
Şimdiye kadar yapılmış en gelişmiş uzay aracı.أفضل مركبة فضاء صنعها الإنسان
Titanyum alaşımlı çok dayanıklı gövdeleri var. Şimdiye kadar yapılmış en gelişmiş uzay aracı.Aku lihat titaniumnya melindungi... ...pesawat tercanggih yang pernah ada.
Titanyum alaşımlı çok dayanıklı gövdeleri var. Şimdiye kadar yapılmış en gelişmiş uzay aracı.A titán védőborítású űrjármű a legmodernebb fejlesztésű gép.
Titanyum alaşımlı çok dayanıklı gövdeleri var. Şimdiye kadar yapılmış en gelişmiş uzay aracı.De sterkste, meest geavanceerde ruimtevaartuigen die er zijn.
Titanyum alaşımlı çok dayanıklı gövdeleri var. Şimdiye kadar yapılmış en gelişmiş uzay aracı.La "piel"... ...de titanio cubre los vehiculos... más fuertes y sofisticados jamás construidos.
Titanyum alaşımlı çok dayanıklı gövdeleri var. Şimdiye kadar yapılmış en gelişmiş uzay aracı.Le carénage en titane couvre l'engin spatial le plus perfectionné qui existe.
Titanyum alaşımlı çok dayanıklı gövdeleri var. Şimdiye kadar yapılmış en gelişmiş uzay aracı.Lớp vỏ hợp kim titanium bao quanh 1 phi thuyền tối tân nhất, hiện đại nhất mà con người từng tạo ra.
Titanyum alaşımlı çok dayanıklı gövdeleri var. Şimdiye kadar yapılmış en gelişmiş uzay aracı. Pekala.Jsou to nejdokonalejší kosmické lodě, které existují.
Titanyum alaşımlı çok dayanıklı gövdeleri var. Şimdiye kadar yapılmış en gelişmiş uzay aracı. Pekala.L'esterno in titanio copre uno dei veicoli spaziali pių tecnologicamente avanzati.
Titanyum alaşımlı çok dayanıklı gövdeleri var. Şimdiye kadar yapılmış en gelişmiş uzay aracı. Pekala.Titanium-laget skjuler den kraftigste og mest avancerede rumfærge hidtil.