Cassini uzay aracı tarafından çekildi.Направена е от космическата сонда Касини.
Cassini uzay aracı tarafından çekildi.Оно было снято зондом Кассини.
Cassini uzay aracı tarafından çekildi.היא צולמה על ידי גשושית החלל קסיני
Cassini uzay aracı tarafından çekildi.تم إلتقاط هذه الصورة بوساطة مسبار كاسيني
Cassini uzay aracı tarafından çekildi.この写真が有名なのは
Cassini uzay aracı tarafından gönderildi.보내 온 사진입니다.
Cassini uzay aracı tarafından gönderildi.לאחר שסיימנו לצלם את "פלאי מערכת השמש"
Cassini uzay aracı tarafından gönderildi.تم التقاط الصورة بعد إنهاءنا لسلسلة " عجائب المجموعة الشمسية "
Cassini uzay aracı tarafından gönderildi.番組の中には含まれていません
Dikkatli bakarsanız, Voyager 1 uzay aracından gelen sinyalleri görebilirsiniz;여러분께서 여기를 열심히 보신다면 인공물 중 우주에서 가장 먼,
Dikkatli bakarsanız, Voyager 1 uzay aracından gelen sinyalleri görebilirsiniz;Se guardate molto bene potete vedere qui il segnale di Voyager 1
Dikkatli bakarsanız, Voyager 1 uzay aracından gelen sinyalleri görebilirsiniz;Si vous vous concentrez ici vous pourrez voir le signal du vaisseau Voyager 1,
Dikkatli bakarsanız, Voyager 1 uzay aracından gelen sinyalleri görebilirsiniz;אם תתאמצו מאוד להסתכל, תוכלו לראות את האות מחללית וויוג'ר 1,
Dikkatli bakarsanız, Voyager 1 uzay aracından gelen sinyalleri görebilirsiniz;وإذا نظرنا عن كثب نجد إشارات من المركبة الفضائية فوياجر1
Dikkatli bakarsanız, Voyager 1 uzay aracından gelen sinyalleri görebilirsiniz;地球から最も離れている宇宙の人工物です
Dört tane uzay aracımız vardı, ikisi Mars'ın etrafında, ikisi yüzeyde, muhteşem bir başarı.2機は表面に着陸しました 素晴らしい成果でした これは地球外の惑星の表面で
Dört tane uzay aracımız vardı, ikisi Mars'ın etrafında, ikisi yüzeyde, muhteşem bir başarı.4 대의 우주선을 발사해 2 대는 궤도에, 2 대는 표면에 보낸 참으로 멋진 성과였죠.
Dört tane uzay aracımız vardı, ikisi Mars'ın etrafında, ikisi yüzeyde, muhteşem bir başarı.Am avut 4 nave, două în jurul lui Marte, două pe suprafață, o realizare uimitoare.
Dört tane uzay aracımız vardı, ikisi Mars'ın etrafında, ikisi yüzeyde, muhteşem bir başarı.Avevamo quattro navicelle, due intorno a Marte, due sulla superficie, un traguardo strepitoso.
Dört tane uzay aracımız vardı, ikisi Mars'ın etrafında, ikisi yüzeyde, muhteşem bir başarı.Chúng tôi đã có bốn tàu vũ trụ, hai cái xung quanh sao Hỏa, hai cái trên bề mặt-- một thành tựu tuyệt vời.
Dört tane uzay aracımız vardı, ikisi Mars'ın etrafında, ikisi yüzeyde, muhteşem bir başarı.Cztery statki kosmiczne, dwa orbitujące Marsa i dwa na powierzchni. Niesamowite osiągnięcie.
Dört tane uzay aracımız vardı, ikisi Mars'ın etrafında, ikisi yüzeyde, muhteşem bir başarı.Négy űrszondánk volt, kettő a Mars körül, kettő a felszínén -- hatalmas eredmény.
Dört tane uzay aracımız vardı, ikisi Mars'ın etrafında, ikisi yüzeyde, muhteşem bir başarı.On avait donc quatre machines, deux en orbite autour de Mars, deux en surface, une prouesse incroyable.
Dört tane uzay aracımız vardı, ikisi Mars'ın etrafında, ikisi yüzeyde, muhteşem bir başarı.Teníamos cuatro naves, dos alrededor de Marte, dos en la superficie, un logro asombroso.
Dört tane uzay aracımız vardı, ikisi Mars'ın etrafında, ikisi yüzeyde, muhteşem bir başarı.We hadden vier ruimtesondes, twee rond Mars en twee op het oppervlak. Een geweldige prestatie.
Dört tane uzay aracımız vardı, ikisi Mars'ın etrafında, ikisi yüzeyde, muhteşem bir başarı.Είχαμε τέσσερα διαστημόπλοια, δύο γύρω από τον Άρη, δύο στην επιφάνεια, ένα θαυμαστό επίτευγμα.
Dört tane uzay aracımız vardı, ikisi Mars'ın etrafında, ikisi yüzeyde, muhteşem bir başarı.Имахме четири космически корабa, два около Марс, два на повърхността, едно невероятно постижение.
Dört tane uzay aracımız vardı, ikisi Mars'ın etrafında, ikisi yüzeyde, muhteşem bir başarı.היו לנו ארבעה כלי חלל, שנים מסביב למאדים, ושנים על פני השטח הישג מדהים.
Dört tane uzay aracımız vardı, ikisi Mars'ın etrafında, ikisi yüzeyde, muhteşem bir başarı.بواسطة أربع مركبات فضائية .. إثنان منها دارت حول الكوكب وإثنان هبطت عليه كان إنجازاً رائعاً
EB: Şimdi uzay aracının aslında paraşütten ne zaman kurtulması gerekeceğine karar vermesi gerekiyor.Giờ thì tàu vũ trụ đã tự quyết định được thời điểm bung dù.
EB: Şimdi uzay aracının aslında paraşütten ne zaman kurtulması gerekeceğine karar vermesi gerekiyor.이제 우주선은 언제 낙하산을 떼어낼 지
EB: Şimdi uzay aracının aslında paraşütten ne zaman kurtulması gerekeceğine karar vermesi gerekiyor.Lądownik musi zorientować się, kiedy zrzucić spadochron.
EB: Şimdi uzay aracının aslında paraşütten ne zaman kurtulması gerekeceğine karar vermesi gerekiyor.Nyní se sonda musí rozhodnout, kdy se zbaví padáku.
EB: Şimdi uzay aracının aslında paraşütten ne zaman kurtulması gerekeceğine karar vermesi gerekiyor.כעת על החללית למעשה להחליט
EB: Şimdi uzay aracının aslında paraşütten ne zaman kurtulması gerekeceğine karar vermesi gerekiyor.و الآن سيتوجب على المركبة أن تقرر
EB: Şimdi uzay aracının aslında paraşütten ne zaman kurtulması gerekeceğine karar vermesi gerekiyor.切り離すか決定します
Göktaşının yerçekimi, uzay aracını kendine çeker ve zaten aracın da birkaç tonluk kütlesi vardır.A gravidade do asteroide atrai a sonda, mas a sonda tem uma ou duas toneladas de massa.
Göktaşının yerçekimi, uzay aracını kendine çeker ve zaten aracın da birkaç tonluk kütlesi vardır.Az aszteroida gravitációja vonzza a szondát, és a szondának van egy pár tonna tömege.
Göktaşının yerçekimi, uzay aracını kendine çeker ve zaten aracın da birkaç tonluk kütlesi vardır.De zwaartekracht van de asteroïde trekt aan de sonde, de sonde zelf heeft een massa van een paar ton.
Göktaşının yerçekimi, uzay aracını kendine çeker ve zaten aracın da birkaç tonluk kütlesi vardır.Die Gravitation des Asteroiden zieht die Sonde an, und die Sonde hat einige Tonnen Gewicht.
Göktaşının yerçekimi, uzay aracını kendine çeker ve zaten aracın da birkaç tonluk kütlesi vardır.Gravitácia asteroidu sa previaže so sondou, a sonda bude na asteroid pôsobiť svojou hmotnosťou.
Göktaşının yerçekimi, uzay aracını kendine çeker ve zaten aracın da birkaç tonluk kütlesi vardır.Gravitacija asteroida privlači sondo in sonda ima nekaj ton mase.
Göktaşının yerçekimi, uzay aracını kendine çeker ve zaten aracın da birkaç tonluk kütlesi vardır.Gravitační síla asteroidu začne přitahovat sondu, která má masu několik tun.
Göktaşının yerçekimi, uzay aracını kendine çeker ve zaten aracın da birkaç tonluk kütlesi vardır.Gravitasi dari asteroid itu akan menarik satelit itu dan satelit ini memiliki berat beberapa ton.
Göktaşının yerçekimi, uzay aracını kendine çeker ve zaten aracın da birkaç tonluk kütlesi vardır.Gravitaţia asteroidului atrage sonda, iar sonda are o masă de câteva tone.
Göktaşının yerçekimi, uzay aracını kendine çeker ve zaten aracın da birkaç tonluk kütlesi vardır.Grawitacja asteroidy przyciąga sondę, a ta ma masę kilku ton.
Göktaşının yerçekimi, uzay aracını kendine çeker ve zaten aracın da birkaç tonluk kütlesi vardır.그러면, 소행성의 중력이 이 탐사선을 끌어당기겠죠. 이 탐사선은 한두 톤 정도의 질량이 있으니까요.
Göktaşının yerçekimi, uzay aracını kendine çeker ve zaten aracın da birkaç tonluk kütlesi vardır.La gravedad del asteroide atrae la sonda que tiene una masa de un par de toneladas.
Göktaşının yerçekimi, uzay aracını kendine çeker ve zaten aracın da birkaç tonluk kütlesi vardır.La gravità dell'asteroide attrae la sonda, e la sonda ha una massa di un paio di tonnellate.
Göktaşının yerçekimi, uzay aracını kendine çeker ve zaten aracın da birkaç tonluk kütlesi vardır.La gravité de l'astéroïde attire la sonde, mais la sonde aussi fait une tonne ou deux.
Göktaşının yerçekimi, uzay aracını kendine çeker ve zaten aracın da birkaç tonluk kütlesi vardır.Lực hấp dẫn của cái thiên thạch sẽ kéo cái vệ tinh, và cái vệ tinh thì có trọng lượng một vài tấn.
Göktaşının yerçekimi, uzay aracını kendine çeker ve zaten aracın da birkaç tonluk kütlesi vardır.Η βαρύτητα των αστεροειδών τραβά το όχημα, και το όχημα έχει μάζα ένα με δύο τόνους.
Göktaşının yerçekimi, uzay aracını kendine çeker ve zaten aracın da birkaç tonluk kütlesi vardır.Гравитацията на астероида ще придърпа сондата, и сондата има няколко тона маса.
Göktaşının yerçekimi, uzay aracını kendine çeker ve zaten aracın da birkaç tonluk kütlesi vardır.Его гравитация притянет зонд, который и сам обладает массой в пару тонн.
Göktaşının yerçekimi, uzay aracını kendine çeker ve zaten aracın da birkaç tonluk kütlesi vardır.מסתובבים ללא הפסק. קשה למדי לנחות עליהם. במקום, מגיעים קרוב אליהם. הכבידה של האסטרואיד מושכת את הגשושית,
Göktaşının yerçekimi, uzay aracını kendine çeker ve zaten aracın da birkaç tonluk kütlesi vardır.تقوم جاذبية الكويكب بسحب المسبار، وللمسبار كتلة تزن بضعة أطنان.
Göktaşının yerçekimi, uzay aracını kendine çeker ve zaten aracın da birkaç tonluk kütlesi vardır.小行星嘅重力會拉動探測器 而探測器又只有幾噸重
Göktaşının yerçekimi, uzay aracını kendine çeker ve zaten aracın da birkaç tonluk kütlesi vardır.重さが2トンほどの探査機にも ほんの小さな重力があり
İki yıl önce, yine burada, TED'de Cassini uzay aracını kullanarakTwee jaar geleden vertelde ik bij TED dat we naar Saturnus zijn geweest met het Cassini ruimtevaartuig.
İngiliz-Müslüman zihinsel sağlık eylemcisi Hussain Manawer ticari bir uzay aracı ile seyahate hak kazandı.حسين مناور ناشط بريطاني مسلم في مجال الصحة العقلية فاز برحلة للفضاء على متن سفينة فضائية تجارية.