Ana içeriğe geç
Sözlük

uzatmaya ile cümle

uzatmaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Evden dışarı çıkınca, her oyun, sanırım her oyun uzatmaya gidiyordu değil mi?Of als je je huis uitkwam - want elke wedstrijd, of bijna elke wedstrijd, werd beslist in de verlenging.
Evden dışarı çıkınca, her oyun, sanırım her oyun uzatmaya gidiyordu değil mi?Ou à la maison, on sortait, car à chaque match, enfin je crois presque tous, il y avait des prolongations.
Evden dışarı çıkınca, her oyun, sanırım her oyun uzatmaya gidiyordu değil mi?Ou então as casas — saía-se à rua, porque todos os jogos ou então quase todos, iam para prolongamento, certo?
Evden dışarı çıkınca, her oyun, sanırım her oyun uzatmaya gidiyordu değil mi?Vagy a házak, kimentél, mert minden meccs, vagyis azt hiszem majdnem minden meccs hosszabbításos volt, ugye?
Evden dışarı çıkınca, her oyun, sanırım her oyun uzatmaya gidiyordu değil mi?Або як ми виходили з будинків у перервах, адже майже кожна гра виходила пізно ввечері.
Evden dışarı çıkınca, her oyun, sanırım her oyun uzatmaya gidiyordu değil mi?А вечером после окончания игры можно было выйти из дома, ведь почти каждая игра заканчивается поздно.
Evden dışarı çıkınca, her oyun, sanırım her oyun uzatmaya gidiyordu değil mi?Или къщите, от които излизате, защото всяка игра, мисля, че почти всяка игра, свършва, нали?
Evden dışarı çıkınca, her oyun, sanırım her oyun uzatmaya gidiyordu değil mi?או הבתים, הייתם יוצאים, מפני שבכל משחק, ובכן, אני חושבת שכמעט כל משחק, עבר להארכה, נכון?
Evden dışarı çıkınca, her oyun, sanırım her oyun uzatmaya gidiyordu değil mi?او المنازل, تخرج من المنزل, لأن كل مباراه حسنا, اظن في كل مباراه, تذهب الى الاشواط الاضافيه, صحيح؟
Evden dışarı çıkınca, her oyun, sanırım her oyun uzatmaya gidiyordu değil mi?確か試合は延長戦ばかりで 外に出てみると どの家も明かりがついているんです
Kaçınılmaz sonu uzatmaya gerek yok. İtiraf et!Koniec ucieczki od nieuniknionego.
Kaçınılmaz sonu uzatmaya gerek yok. İtiraf et!Y esas consecuencias... vienen en camino.
‹‹ ‹Kâhinler başlarını tıraş etmeyecek, saçlarını uzatmayacaklar. Ancak saçlarını kesip düzeltecekler.A neoholia svojej hlavy, ale ani si nenechajú narásť dlhé vlasy; slušne ostrihajú vlasy svojej hlavy.
‹‹ ‹Kâhinler başlarını tıraş etmeyecek, saçlarını uzatmayacaklar. Ancak saçlarını kesip düzeltecekler.Aniž hlavy své holiti budou, ani vlasů nositi, ale slušně ostříhají vlasy své.
‹‹ ‹Kâhinler başlarını tıraş etmeyecek, saçlarını uzatmayacaklar. Ancak saçlarını kesip düzeltecekler.Chúng nó sẽ không cạo đầu, và không để tóc dài, những sẽ cắt tóc.
‹‹ ‹Kâhinler başlarını tıraş etmeyecek, saçlarını uzatmayacaklar. Ancak saçlarını kesip düzeltecekler.Chúng_nó sẽ không cạo đầu , và không để tóc dài , những sẽ cắt tóc .
‹‹ ‹Kâhinler başlarını tıraş etmeyecek, saçlarını uzatmayacaklar. Ancak saçlarını kesip düzeltecekler.De skal ikke rake hodet og heller ikke la håret vokse fritt; de skal klippe sitt hodehår.
‹‹ ‹Kâhinler başlarını tıraş etmeyecek, saçlarını uzatmayacaklar. Ancak saçlarını kesip düzeltecekler.De skola icke raka huvudet, men skola icke heller låta håret växa fritt, utan skola klippa sitt huvudhår kort.
‹‹ ‹Kâhinler başlarını tıraş etmeyecek, saçlarını uzatmayacaklar. Ancak saçlarını kesip düzeltecekler.És fejöket kopaszra ne nyírják, de nagy hajat se neveljenek, hanem hajokat megegyengessék.
‹‹ ‹Kâhinler başlarını tıraş etmeyecek, saçlarını uzatmayacaklar. Ancak saçlarını kesip düzeltecekler.Głowy też swojej nie będą golić, ani włosów zapuszczać, ale je równo przystrzygać będą na głowach swoich.
‹‹ ‹Kâhinler başlarını tıraş etmeyecek, saçlarını uzatmayacaklar. Ancak saçlarını kesip düzeltecekler.Hovedet må de ikke rage, dog heller ikke lade Håret vokse frit, men de skal klippe deres Hår.
‹‹ ‹Kâhinler başlarını tıraş etmeyecek, saçlarını uzatmayacaklar. Ancak saçlarını kesip düzeltecekler.In naj si ne brijejo glave in tudi naj ne nosijo dolgih las, spodobno naj si jih strižejo.
‹‹ ‹Kâhinler başlarını tıraş etmeyecek, saçlarını uzatmayacaklar. Ancak saçlarını kesip düzeltecekler.그들은 또 머리털을 밀지도 말며 머리털을 길게 자라게도 말고 그 머리털을 깎기만 할 것이며
‹‹ ‹Kâhinler başlarını tıraş etmeyecek, saçlarını uzatmayacaklar. Ancak saçlarını kesip düzeltecekler.Não raparão a cabeça, nem deixarão crescer o cabelo; tão somente tosquiarão as cabeças.
‹‹ ‹Kâhinler başlarını tıraş etmeyecek, saçlarını uzatmayacaklar. Ancak saçlarını kesip düzeltecekler.Non si raderanno il capo, né si lasceranno crescere la chioma, ma avranno i capelli normalmente tagliati
‹‹ ‹Kâhinler başlarını tıraş etmeyecek, saçlarını uzatmayacaklar. Ancak saçlarını kesip düzeltecekler."No se raparán sus cabezas ni se dejarán crecer el cabello; solamente lo recortarán
‹‹ ‹Kâhinler başlarını tıraş etmeyecek, saçlarını uzatmayacaklar. Ancak saçlarını kesip düzeltecekler.Nu-şi vor rade capul, dar nici nu vor lăsa părul să crească în voie; ci vor trebui să-şi taie părul.
‹‹ ‹Kâhinler başlarını tıraş etmeyecek, saçlarını uzatmayacaklar. Ancak saçlarını kesip düzeltecekler.И головы своей они не должны брить, и не должны отпускать волос, а пусть непременно стригут головы свои.
‹‹ ‹Kâhinler başlarını tıraş etmeyecek, saçlarını uzatmayacaklar. Ancak saçlarını kesip düzeltecekler.И да не бръснат главите си, нито да оставят космите си да растат, но само да стрижат главите си.
‹‹ ‹Kâhinler başlarını tıraş etmeyecek, saçlarını uzatmayacaklar. Ancak saçlarını kesip düzeltecekler.וראשם לא יגלחו ופרע לא ישלחו כסום יכסמו את ראשיהם׃
‹‹ ‹Kâhinler başlarını tıraş etmeyecek, saçlarını uzatmayacaklar. Ancak saçlarını kesip düzeltecekler.ولا يحلقون رؤوسهم ولا يربّون خصلا بل يجزّون شعر رؤوسهم جزّا.
‹‹ ‹Kâhinler başlarını tıraş etmeyecek, saçlarını uzatmayacaklar. Ancak saçlarını kesip düzeltecekler.不 可 剃 頭 、 也 不 可 容 髮 綹 長 長 、 只 可 剪 髮
‹‹ ‹Kâhinler başlarını tıraş etmeyecek, saçlarını uzatmayacaklar. Ancak saçlarını kesip düzeltecekler.不可剃頭 、 也 不 可容 髮綹長長 、 只 可 剪髮
Lafı uzatmayayım, dedim ki "Buranın arkasına mı geçmem gerekiyor?"Abych to zkrátil, odpověděl jsem: "Takže chcete, abych přišel zase?" Řekl:
Lafı uzatmayayım, dedim ki "Buranın arkasına mı geçmem gerekiyor?"Ca să scurtez o poveste lungă, am zis "Deci ai nevoie să vin din nou acolo?"
Lafı uzatmayayım, dedim ki "Buranın arkasına mı geçmem gerekiyor?"En bref, j'ai dit, "Alors, il faut que j'y retourne?"
Lafı uzatmayayım, dedim ki "Buranın arkasına mı geçmem gerekiyor?"För att göra en lång historia kort, jag sa, "Så du vill att jag skall komma tillbaka igen?"
Lafı uzatmayayım, dedim ki "Buranın arkasına mı geçmem gerekiyor?"긴 이야기를 짧게 하자면, 제가, "병원으로 다시 가야 하나요?"라고 말하니까
Lafı uzatmayayım, dedim ki "Buranın arkasına mı geçmem gerekiyor?"Om een lang verhaal kort te maken, Ik zei: "Je moet me dus nog eens onderzoeken?"
Lafı uzatmayayım, dedim ki "Buranın arkasına mı geçmem gerekiyor?"Para acortar el cuento, le dije: "¿Necesita que vaya allá?"
Lafı uzatmayayım, dedim ki "Buranın arkasına mı geçmem gerekiyor?"Per farla breve, gli dissi, "Vuoi che torni lì per dei controlli?"
Lafı uzatmayayım, dedim ki "Buranın arkasına mı geçmem gerekiyor?"Resumindo a história, eu disse, "Então precisa que eu volte aí?"
Lafı uzatmayayım, dedim ki "Buranın arkasına mı geçmem gerekiyor?"Singkatnya, saya berkata, "Jadi saya harus kembali ke sana?"
Lafı uzatmayayım, dedim ki "Buranın arkasına mı geçmem gerekiyor?"Um es kurz zu machen: Ich sagte: "Also soll ich nochmals vorbeikommen?"
Lafı uzatmayayım, dedim ki "Buranın arkasına mı geçmem gerekiyor?"W skrócie, powiedziałem: "Więc, mam przyjść jeszcze raz?"
Lafı uzatmayayım, dedim ki "Buranın arkasına mı geçmem gerekiyor?"Если вкратце, то я спросил: "Так что, мне теперь вернуться обратно?"
Lafı uzatmayayım, dedim ki "Buranın arkasına mı geçmem gerekiyor?"Накратко, Аз казах: "Значи искате да се върна обратно при вас?"
Lafı uzatmayayım, dedim ki "Buranın arkasına mı geçmem gerekiyor?"לעשות סיפור ארוך, קצר, אמרתי, "אז אתה צריך שאני אחזור לשם?"
Lafı uzatmayayım, dedim ki "Buranın arkasına mı geçmem gerekiyor?"بإختصار ، قلت له ، " هل تريدني أن آتي مرة اخرى ؟"
Lafı uzatmayayım, dedim ki "Buranın arkasına mı geçmem gerekiyor?"「今すぐ病院に戻るべきなんですね?」と彼に言いました。 「はい。胸郭のCTスキャンをしましょう」、と医者は返事しました。
Neyse, hikayeyi uzatmayalım, Eve gittim, mikroskopun başına geçtim, bir cam parçasını ezdim, camı ezdim.Aby som to skrátil, šiel som domov, pod mikroskopom som rozbil kúsok skla na menšie kúsky.
Neyse, hikayeyi uzatmayalım, Eve gittim, mikroskopun başına geçtim, bir cam parçasını ezdim, camı ezdim.Dunque, per farla breve, andai a casa, mi misi al microscopio, e ruppi un pezzetto di vetro,
Neyse, hikayeyi uzatmayalım, Eve gittim, mikroskopun başına geçtim, bir cam parçasını ezdim, camı ezdim.Одним словом, я ушёл домой, заглянул в микроскоп, и я раздавил кусок стекла, растёр его.
Neyse, hikayeyi uzatmayalım,긴 얘긴데 짧게 말씀 드리자면,
Neyse, hikayeyi uzatmayalım,"OK".
Neyse, hikayeyi uzatmayalım,"OK".
Neyse, hikayeyi uzatmayalım,Om een lang verhaal kort te maken...
Neyse, hikayeyi uzatmayalım,ובקיצור,
Neyse, hikayeyi uzatmayalım,بإختصار
Neyse, hikayeyi uzatmayalım,家に帰って
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
uzatmaya ile cümle - Sayfa 2 - uzatmaya kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App