uzanmış ile cümle
uzanmış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Dağlar kuzey-batı yönünde uzanmıştır.Havet är nära Fjallið åt nordväst.
Fado, 19. yüzyıldan günümüze kadar uzanmış bir Portekiz halk müziği türüdür.Фадо — специфічний музичний стиль, який зародився у 19 столітті в Португалії.
Ayna gibi uzanmıştır.Обігрів дзеркал.
Fado, 19. yüzyıldan günümüze kadar uzanmış bir Portekiz halk müziği türüdür.Fado je portugalský hudební styl, jehož vznik spadá do 19. století.
Ayna gibi uzanmıştır.Jde k zrcadlu.
Fakat bu tarih, muhtemelen 7 bin yıl öncesine uzanmış olmalıdır.První sluneční hodiny byly sestaveny pravděpodobně již před sedmi tisíci lety.
İspanyol ekibi FC Barcelona, İngiliz ekibi Manchester United 'ı 2-0 devirerek kupa uzanmıştır.A mérkőzést a spanyol FC Barcelona 2–0-ra nyerte az angol Manchester United ellen.
Resmin merkezinde, yatakta uzanmış çıplak beyaz bir kadın vardır.Äiti, sängyssäsi on valkoinen mies!
Kuzeybatı-güneydoğu doğrultusunda uzanmıştır.Είχε προσανατολισμό βορειοδυτικά-νοτιοανατολικά.
Dağlar kuzey-batı yönünde uzanmıştır.Tovenfjellet ligger mot nordvest.
Ayna gibi uzanmıştır.Under speilet.
Fakat bu tarih, muhtemelen 7 bin yıl öncesine uzanmış olmalıdır.Sejarahnya dapat ditarik ke 7000 tahun yang lalu.
Aile fertleri günümüze kadar uzanmıştır.Dan usaha keluarga Darmo Putro berkembang hingga sekarang.
Şehir, Humboldt Nehri'nin iki yakasına doğru uzanmıştır.Thành phố nằm hai bên bờ sông Humboldt.
Lamellipodların sınırları dışına uzanmış kesimidir.限界を超えた疲労によるミスも。
Ayna gibi uzanmıştır.鏡に映る。
Pikotaro'nın vokalleri F♯2'den C♯4'e uzanmıştır.ピコ太郎のボーカルは、F♯3からC♯5。
Ayna gibi uzanmıştır.何等為法鏡經。
Çatal sakalı dizlerine değin uzanmıştır.옷자락이 무릎 아래까지 내려온다.
Ayna gibi uzanmıştır.ומתאפרת מול המראה.
Bir gün Oğuz yiğitlerinden Ters Uzanmış, kendisine kızarak oturduğu yeri hak etmediğini söyler.היא מתעמתת עם בן, שמכחיש לחלוטין שהסיגריות שייכות לו.
Aile fertleri günümüze kadar uzanmıştır.בני המשפחה מחזיקים בתואר זה עד ימינו.
Dağlar kuzey-batı yönünde uzanmıştır.Планината е разположена в посока запад-изток.
Dağlar kuzey-batı yönünde uzanmıştır.Pohorie smeruje severoseverozápadne.
1986 yılında Nobel Fizik Ödülü'ne elektron optiğine yaptığı katkılardan dolayı uzanmıştır.Leta 1986 je prejel polovico Nobelove nagrade za fiziko za delo o elektronski optiki.
Visoko, Bosna nehrinin, Fojnicka nehri ile karıştığı noktada uzanmıştır.Pro Visoką teka Bosna, į kurią įteka upė Foinička.
Ayna gibi uzanmıştır.Žiūrėti į veidrodį.
Afrodit, annesinin kucağına uzanmış olan.A la derecha de Afrodita, creemos que pudo ser
Afrodit, annesinin kucağına uzanmış olan.Et, ensuite, à la droite d'Aphrodite, nous pensions qu'il devait y avoir
Afrodit, annesinin kucağına uzanmış olan.- het dichtst bij het midden -
Afrodit, annesinin kucağına uzanmış olan.Афродита и ее мать, на колени которой она опирается.
Afrodit, annesinin kucağına uzanmış olan.そのアプロディーテーの右には
Ama dans provalarının biri sırasında uzanmış kolunun üzerine düştü ve bileğini burktu.Az egyik táncpróba során ráesett a kinyújtott karjára és kificamitotta a csuklóját.
Ama dans provalarının biri sırasında uzanmış kolunun üzerine düştü ve bileğini burktu.Během jedné taneční zkoušky upadla na ruku a poranila si zápěstí.
Ama dans provalarının biri sırasında uzanmış kolunun üzerine düştü ve bileğini burktu.Dan dalam salah satu sesi latihannya dia jatuh dengan lengan terulur dan pergelangannya terkilir.
Ama dans provalarının biri sırasında uzanmış kolunun üzerine düştü ve bileğini burktu.E durante una delle sue prove di danza, è caduta sul braccio teso e si è slogata il polso.
Ama dans provalarının biri sırasında uzanmış kolunun üzerine düştü ve bileğini burktu.E, no decurso de um dos seus ensaios de dança, ela caiu em cima do seu braço ficando com uma entorse no pulso.
Ama dans provalarının biri sırasında uzanmış kolunun üzerine düştü ve bileğini burktu.Eräässä tanssiharjoituksessa hän kaatui kätensä päälle ja nyrjäytti ranteensa.
Ama dans provalarının biri sırasında uzanmış kolunun üzerine düştü ve bileğini burktu.În timpul unor repetiții de dans, a căzut pe mână și și-a luxat încheietura.
Ama dans provalarının biri sırasında uzanmış kolunun üzerine düştü ve bileğini burktu.I podczas jednej z prób, upadła na rozpostarte ramię i zwichnęła sobie nadgarstek.
Ama dans provalarının biri sırasında uzanmış kolunun üzerine düştü ve bileğini burktu.그녀는 댄스 예행연습 과정 중에 뻗친 팔 위로 넘어졌고 팔목을 삐었습니다.
Ama dans provalarının biri sırasında uzanmış kolunun üzerine düştü ve bileğini burktu.Och under en av hennes dansrepetitioner. så föll hon på sin arm och stukade handleden.
Ama dans provalarının biri sırasında uzanmış kolunun üzerine düştü ve bileğini burktu.Tijdens een dansrepetitie viel ze op haar uitgestrekte arm en verstuikte haar pols.
Ama dans provalarının biri sırasında uzanmış kolunun üzerine düştü ve bileğini burktu.Trong một lần tập dợt bài nhảy, cô bé ngã lên cánh tay mình và bị trật cổ tay.
Ama dans provalarının biri sırasında uzanmış kolunun üzerine düştü ve bileğini burktu.Y durante el curso de uno de sus ensayos de baile, cayó sobre su brazo extendido y se torció la muñeca.
Ama dans provalarının biri sırasında uzanmış kolunun üzerine düştü ve bileğini burktu.Και στη διάρκεια μίας πρόβας χορού έπεσε στο προτεταμένο χέρι της και στραμπούληξε τον καρπό της.
Ama dans provalarının biri sırasında uzanmış kolunun üzerine düştü ve bileğini burktu.Во время одной из своих танцевальных репетиций, она упала на вытянутую руку и растянула запястье.
Ama dans provalarının biri sırasında uzanmış kolunun üzerine düştü ve bileğini burktu.И по време на една от танцовите репетиции, тя паднала на издигната си ръка и си навехнала китката.
Ama dans provalarının biri sırasında uzanmış kolunun üzerine düştü ve bileğini burktu.На одній з репетицій вона впала на протягнуту руку і розтягнула зап'ястя.
Ama dans provalarının biri sırasında uzanmış kolunun üzerine düştü ve bileğini burktu.ובאמצע אחת מחזרות הריקוד שלה, היא נפלה על היד שלה כשהיא מתוחה ונקעה את שורש כף היד.
Ama dans provalarının biri sırasında uzanmış kolunun üzerine düştü ve bileğini burktu.وخلال احد دروس تدريب الرقص سقطت علي ذراعها الممدودة مما ادى الي التواء معصمها
Ama dans provalarının biri sırasında uzanmış kolunun üzerine düştü ve bileğini burktu.喺佢一次舞蹈排練嘅過程中, 佢跌親壓住咗伸出嘅手臂,跟住扭親埋手腕
Ama dans provalarının biri sırasında uzanmış kolunun üzerine düştü ve bileğini burktu.手首を捻挫してしまいました。 彼女がそうしたように、あなたも
Ama o yerde çivilenmiş ve tamamen şaşkın uzanmış yatıyordu eğer hissettim tüm duyuları.Aber er fühlte, als ob er an Stelle genagelt wurde und lag völlig verwirrt gestreckt in all seinen Sinnen.
Ama o yerde çivilenmiş ve tamamen şaşkın uzanmış yatıyordu eğer hissettim tüm duyuları.Ale czuł się jakby był przybity w miejscu i leżał całkowicie mylić we wszystkich swoich zmysłów.
Ama o yerde çivilenmiş ve tamamen şaşkın uzanmış yatıyordu eğer hissettim tüm duyuları.Ale pocit, ako by on bol pribitý na miesto a ležala úplne zmätený na všetky jeho zmysly.
Ama o yerde çivilenmiş ve tamamen şaşkın uzanmış yatıyordu eğer hissettim tüm duyuları.Ale pocit, jako by on byl přibit na místo a ležela úplně zmatený na všechny jeho smysly.
Ama o yerde çivilenmiş ve tamamen şaşkın uzanmış yatıyordu eğer hissettim tüm duyuları.Dar el a simţit ca şi cum el a fost bătut în cuie în vigoare şi să întins complet derutat în toate simţurile.
Ama o yerde çivilenmiş ve tamamen şaşkın uzanmış yatıyordu eğer hissettim tüm duyuları.De úgy érezte, mintha ő szegezve a helyén, és feküdt ki teljesen összezavarodott A minden értelemben.
Ama o yerde çivilenmiş ve tamamen şaşkın uzanmış yatıyordu eğer hissettim tüm duyuları.그가 자리에 꼼짝 못하게되었으며 완전히 혼란에 펼쳐하다 것처럼하지만 그 느낌 모든 감각 인치