uzanmış ile cümle

uzanmış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Asker uzanmış ölüyordu.The soldier lay dying.
O, güneşin altında uzanmış yatıyordu.He was lying asleep in the sun.
Kaplan kafesin ortasına uzanmıştı.The tiger laid in the middle of the cage.
Park nehre kadar uzanmıştı.The park was extended to the river.
O çimin üstüne uzanmıştı.He lay down on the grass.
Kendimi koltukta uzanmış bularak uyandım.I awoke to find myself lying on the sofa.
Kapıyı açtığımda onu çıplak buldum, kanapede uzanmıştı.When I opened the door, I found her naked, stretched on the sofa.
Tom iskelede uzanmış güneşleniyordu.Tom was lying on the pier getting a suntan.
Tom koltuğa uzanmış TV izliyordu.Tom was snuggled up in an armchair watching TV.
Tom sırtüstü uzanmıştı.Tom was lying on his back.
Alexander uzanmış ölürken, Selene'i arar ve onun saf ölümsüz kanını içmesini ister.As Alexander lays dying, he calls Selene to him to drink some of his pure immortal blood.
Yavaş ve düzenli adımlarla, boyunları yukarı doğru uzanmış olarak yürürler.She will surely and slowly go to pieces.
Uçarken bacaklar ve ayaklar geriye doğru uzanmış durumdadır.In flight, the legs and feet are held backward.
Aile fertleri günümüze kadar uzanmıştır.The family branch exist until today.
Resmin merkezinde, yatakta uzanmış çıplak beyaz bir kadın vardır.A brief scene involving a semi-nude woman in bed.
Pikotaro'nın vokalleri F♯2'den C♯4'e uzanmıştır.Pikotaro's vocals span from F♯2 to C♯4 in the song.
Barı tutarken iki kolunuz da önünüzde uzanmış olsun.Both arms should be extended in front of you, holding on to the bar.
Bebeğini çıplak bir halde, mavi bir ışığın altında uzanmış savunmasız bir halde görüyor.She sees her baby naked, lying under some blue lights, looking kind of vulnerable.
Eros uzanmış ve uyukluyor. Çok şirin.If someone said 'I saw some Greek sculpture, it was very cute' you would think they were crazy.
Uyuyan Eros'ta figür boylu boyunca uzanmıştı, kollar ve bacakları bize doğru sarkıyordu.She does. There's alot of movement.
Yolcu camından uzanmış bir kol, size nişan almış vaziyette.There's an arm sticking out of the passenger side and pointed back at you.
Kiler ön veya arkasına uzanmış doğrulayan oldu.I was ascertaining whether the cellar stretched out in front or behind.
YouTube'da bulabilirsiniz, bu arkadaşımız motosikletin üzerine uzanmış, hem de mesaj atıyor.You can find this on YouTube, the gentleman who's recumbent on a motorcycle while text messaging.
Üst kolunuz uzanmış biçimde vücudunuz bacaklarınız ile Başlangıç pozisyonu almak içinWith your upper arms extended, pull back until your torso is at a 90-degree angle from your legs.
Ayaklarıyla yere basıyor ama öne uzanmış.She's grounded by her legs but strides forward.
Tıpkı dünyadaki gibi, yaşamın okyanustan dış yüzeye uzanmış olması çok muhtemel.It's quite likely that it would move out of the ocean onto the surface, just as it did on the Earth.
Sadece 3.kampta çadırlarımızda uzanmış bekliyorduk.We were just hunkered down in our tents at Camp Three.
Hestia olduğunu düşünüyoruz. Afrodit, annesinin kucağına uzanmış olan.And then to the right of Aphrodite, we think that that would have been the goddess of the Moon
İki kolunuzun da önünüzde ve tamamen uzanmış olsunBoth arms should be extended in front of you while holding the bar at the chosen grip.
İki elinizde de birer dambıl olsun ve kollar uzanmışStand up straight with a dumbbell in each hand at arm's
Gösterişli, körpe dudaklı bir sarışın, teni altın gibi pırıl pırıl, sereserpe uzanmış, muhteşem.A lush, fresh-lipped blond, skin glowing gold, sprawls there, resplendent.
Baktım, bana doğru uzanmış bir el gördüm; içinde tomar halinde bir kitap vardı.When I looked, behold, a hand was put forth to me; and, behold, a scroll of a book was therein;
Yayılıp-uzanmış gölgeler,Lengthened shadows,
Daha sonra demiryolu hattı İran sınırındaki Culfa'ya kadar uzanmıştır.[1]That branch was completed in 1902, and later extended to Julfa on the Iranian border.[1]
Öte yandan Tranquillitas uzanmış elinde bir tür hayvan tutuyor.In the other hand Tranquillitas holds some sort of animal in her outstretched hand.
İspanyol ekibi FC Barcelona, İngiliz ekibi Manchester United 'ı 2-0 devirerek kupa uzanmıştır.Dort schlug der FC Barcelona Manchester United mit 2:0.
Fakat bu tarih, muhtemelen 7 bin yıl öncesine uzanmış olmalıdır.Die riss vermutlich vor 7000 Jahren ab.
Poppea bahçesinde uzanmıştır ve hizmetlisi Arnalta onun uyumasını sağlamak için bir şarkı söylemektedir.Poppea ruht auf ihrem Lager und Arnalta singt für sie ein Schlaflied.
Şehir, Humboldt Nehri'nin iki yakasına doğru uzanmıştır.Hier folgt die Route im Wesentlichen dem Humboldt River.
Oğlan radio dinleyerek uzanmıştı.Le garçon était allongé en train d'écouter la radio.
Kaplan kafesin ortasına uzanmıştı.Le tigre était allongé au milieu de la cage.
Kendime geldiğimde, hastanede uzanmıştım.Quand je revins à moi, j'étais allongé à l'hôpital.
Aile fertleri günümüze kadar uzanmıştır.Certaines branches de la famille perdurent jusqu'à aujourd'hui.
Yavaş ve düzenli adımlarla, boyunları yukarı doğru uzanmış olarak yürürler.Elles sont tomenteuses, blanchâtres sur leur face inférieure.
Resmin merkezinde, yatakta uzanmış çıplak beyaz bir kadın vardır.A su pies, acostada una mujer desnuda.
Ayna gibi uzanmıştır.Rompiendo el espejo.
Ayna gibi uzanmıştır.Come in uno specchio.
Resmin merkezinde, yatakta uzanmış çıplak beyaz bir kadın vardır.В комнате с белым интерьером за столом сидит женщина в белом.
Resmin merkezinde, yatakta uzanmış çıplak beyaz bir kadın vardır.في وسط اللوحة يوجد سيدة بيضاء اللون، عارية ومستلقية على الفراش.
Ayna gibi uzanmıştır.وقد توضع فوقها مرآة.
Ayna gibi uzanmıştır.É como olhar no espelho.
Kuzeybatı-güneydoğu doğrultusunda uzanmıştır.Está orientada na direção noroeste-sudeste.
Sidamara lahdinin kapağında lahit sahibiyle karısı yatakta yatar gibi uzanmışlardır.Eles fazem sexo com o porteiro estando ainda embaixo da cama.
Tom koltukta uzanmış, televizyon seyrediyor.Tom kijkt liggend op de bank televisie.
Şehir, Humboldt Nehri'nin iki yakasına doğru uzanmıştır.Miasto, położone jest wzdłuż rzeki Humboldt.
Ayna gibi uzanmıştır.Poleruję ją na lustro.
Fakat bu tarih, muhtemelen 7 bin yıl öncesine uzanmış olmalıdır.Malowidło powstało prawdopodobnie przed 700 rokiem.
Ayna gibi uzanmıştır.Hon krossar spegeln.
Resmin merkezinde, yatakta uzanmış çıplak beyaz bir kadın vardır.Det är helt enkelt en naken kvinna på en säng vi ser.
Muharebe etkili olarak savaşı başlatan ve Paris'in varoşlarına uzanmış olan Alman taarruzu bitirdi.Slaget avslutade den månadslånga tyska offensiven som påbörjade kriget och som nått utkanten av Paris.

İlgili Sayfalar