uzanmış ile cümle

uzanmış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Ama o yerde çivilenmiş ve tamamen şaşkın uzanmış yatıyordu eğer hissettim tüm duyuları.Mais il se sentait comme s'il était cloué en place et gisait complètement confus dans tous ses sens.
Ama o yerde çivilenmiş ve tamamen şaşkın uzanmış yatıyordu eğer hissettim tüm duyuları.Ma si sentiva come se fosse inchiodato al suo posto e coricata completamente confuso in tutti i sensi.
Ama o yerde çivilenmiş ve tamamen şaşkın uzanmış yatıyordu eğer hissettim tüm duyuları.Men han følte det, som om han var naglet på plads, og strakte sig ud helt forvirret i alle hans sanser.
Ama o yerde çivilenmiş ve tamamen şaşkın uzanmış yatıyordu eğer hissettim tüm duyuları.Men han kände det som om han spikades på plats och låg utsträckt helt förvirrad i alla sina sinnen.
Ama o yerde çivilenmiş ve tamamen şaşkın uzanmış yatıyordu eğer hissettim tüm duyuları.Mutta hän tunsi ikään kuin hän naulattiin paikoilleen ja antaa ojensi täysin sekaisin kaikissa järkiinsä.
Ama o yerde çivilenmiş ve tamamen şaşkın uzanmış yatıyordu eğer hissettim tüm duyuları.Tapi ia merasa seolah-olah ia dipaku di tempat dan berbaring berbaring sepenuhnya bingung di semua indranya.
Ama o yerde çivilenmiş ve tamamen şaşkın uzanmış yatıyordu eğer hissettim tüm duyuları.Vendar pa je čutil, kot da je bil pribit na svojem mestu in določiti stegne popolnoma zmeden v vse svoje čute.
Ama o yerde çivilenmiş ve tamamen şaşkın uzanmış yatıyordu eğer hissettim tüm duyuları.Але він відчував, як ніби він був прибитий на місці і лежав повністю плутають у всіх його значеннях.
Ama o yerde çivilenmiş ve tamamen şaşkın uzanmış yatıyordu eğer hissettim tüm duyuları.Но он чувствовал, как будто он был прибит на месте и лежал полностью путают во всех его смыслах.
Ama o yerde çivilenmiş ve tamamen şaşkın uzanmış yatıyordu eğer hissettim tüm duyuları.Но той се чувстват така, сякаш той е прикован на място и да протегна напълно объркани във всичките си сетива.
Ama o yerde çivilenmiş ve tamamen şaşkın uzanmış yatıyordu eğer hissettim tüm duyuları.אבל הוא הרגיש כאילו הוא היה מסומר למקומו שרוע מבולבל לגמרי בכל חושיו.
Ama o yerde çivilenmiş ve tamamen şaşkın uzanmış yatıyordu eğer hissettim tüm duyuları.ولكنه يرى انه كما لو كان مسمر في مكانه ، ووضع ممددا الخلط تماما في جميع حواسه.
Ama o yerde çivilenmiş ve tamamen şaşkın uzanmış yatıyordu eğer hissettim tüm duyuları.すべての彼の感覚インチ 唯一の彼の最後の一目で彼は彼の部屋のドアが開いて引っ張られたことにも気付くはずでした
Ayaklarıyla yere basıyor ama öne uzanmış.Ella está conectada a tierra por sus piernas pero pasos hacia adelante.
Ayaklarıyla yere basıyor ama öne uzanmış. Göğsü yukarı bakıyor.Odnoszę wrażenie, że porusza się w kilku kierunkach jednocześnie.
Ayaklarıyla yere basıyor ama öne uzanmış.Ногами вона на землі, але тягнеться вперед.
Ayaklarıyla yere basıyor ama öne uzanmış.Ноги богини стоят на земле, но корпус устремлен вперед.
Baktım, bana doğru uzanmış bir el gördüm; içinde tomar halinde bir kitap vardı.Entonces miré, y he aquí una mano extendida hacia mí, y en ella había un rollo de pergamino
Baktım, bana doğru uzanmış bir el gördüm; içinde tomar halinde bir kitap vardı.E quando olhei, eis que tua mão se estendia para mim, e eis que nela estava um rolo de livro.
Baktım, bana doğru uzanmış bir el gördüm; içinde tomar halinde bir kitap vardı.És látám, és ímé egy kéz nyúlt felém, és ímé benne egy könyv türete vala.
Baktım, bana doğru uzanmış bir el gördüm; içinde tomar halinde bir kitap vardı.I viděl jsem, a aj, ruka vztažena byla ke mně, a aj, v ní svinutá kniha.
Baktım, bana doğru uzanmış bir el gördüm; içinde tomar halinde bir kitap vardı.I widziałem, a oto ręka była wyciągniona do mnie, a oto w niej zwinione księgi,
Baktım, bana doğru uzanmış bir el gördüm; içinde tomar halinde bir kitap vardı.Je regardai, et voici, une main était étendue vers moi, et elle tenait un livre en rouleau.
Baktım, bana doğru uzanmış bir el gördüm; içinde tomar halinde bir kitap vardı.Kemudian aku melihat tangan yang terulur kepadaku. Dalam tangan itu ada kitab gulungan
Baktım, bana doğru uzanmış bir el gördüm; içinde tomar halinde bir kitap vardı.내가 보니 한 손이 나를 향하여 펴지고 그 손에 두루마리 책이 있더라
Baktım, bana doğru uzanmış bir el gördüm; içinde tomar halinde bir kitap vardı.M'am uitat, şi iată că o mînă era întinsă spre mine, şi ţinea o carte în chip de sul.
Baktım, bana doğru uzanmış bir el gördüm; içinde tomar halinde bir kitap vardı.Niin minä näin, ja katso: käsi ojennettiin minua kohti, ja katso: siinä oli kirjakäärö.
Baktım, bana doğru uzanmış bir el gördüm; içinde tomar halinde bir kitap vardı.Och jag fick se en hand uträckas mot mig, och i den såg jag en bokrulle.
Baktım, bana doğru uzanmış bir el gördüm; içinde tomar halinde bir kitap vardı.Og jeg så, og se, en hånd var rakt ut til mig, og i den var det en bokrull.
Baktım, bana doğru uzanmış bir el gördüm; içinde tomar halinde bir kitap vardı.Og jeg skuede, og se, en Hånd var udrakt imod mig, og i den lå en Bogrulle;
Baktım, bana doğru uzanmış bir el gördüm; içinde tomar halinde bir kitap vardı.Ta bèn xem , nầy , có một cái tay giơ đến ta , cầm một bản sách cuốn .
Baktım, bana doğru uzanmış bir el gördüm; içinde tomar halinde bir kitap vardı.Ta bèn xem, nầy, có một cái tay giơ đến ta, cầm một bản sách cuốn.
Baktım, bana doğru uzanmış bir el gördüm; içinde tomar halinde bir kitap vardı.Und ich sah, und siehe, da war eine Hand gegen mich ausgestreckt, die hatte einen zusammengelegten Brief;
Baktım, bana doğru uzanmış bir el gördüm; içinde tomar halinde bir kitap vardı.Vtedy som videl, a hľa, ruka bola vystretá ku mne, a hľa, v nej svitok knihy.
Baktım, bana doğru uzanmış bir el gördüm; içinde tomar halinde bir kitap vardı.Και ειδον και ιδου, χειρ εξηπλωμενη προς εμε, και ιδου, εν αυτη τομος βιβλιου.
Baktım, bana doğru uzanmış bir el gördüm; içinde tomar halinde bir kitap vardı.И като погледнах, ето ръка простряна към мене, и ето в нея свитък книга.
Baktım, bana doğru uzanmış bir el gördüm; içinde tomar halinde bir kitap vardı.И увидел я, и вот, рука простерта ко мне, и вот, в ней книжный свиток.
Baktım, bana doğru uzanmış bir el gördüm; içinde tomar halinde bir kitap vardı.ואראה והנה יד שלוחה אלי והנה בו מגלת ספר׃
Baktım, bana doğru uzanmış bir el gördüm; içinde tomar halinde bir kitap vardı.فنظرت واذا بيد ممدودة اليّ واذا بدرج سفر فيها.
Baktım, bana doğru uzanmış bir el gördüm; içinde tomar halinde bir kitap vardı.我 觀 看 、 見 有 一 隻 手 向 我 伸 出 來 、 手 中 有 一 書 卷
Baktım, bana doğru uzanmış bir el gördüm; içinde tomar halinde bir kitap vardı.我 觀看 、 見有 一 隻 手 向 我 伸出 來 、 手中 有 一 書卷
Bebeğini çıplak bir halde, mavi bir ışığın altında uzanmış savunmasız bir halde görüyor.Cô ấy thấy đứa con của mình trần truồng, nằm dưới ánh sáng xanh trông rất mong manh.
Bebeğini çıplak bir halde, mavi bir ışığın altında uzanmış savunmasız bir halde görüyor.Ela vê o bebé nu, deitado sob luzes azuis, parecendo um tanto vulnerável.
Bebeğini çıplak bir halde, mavi bir ışığın altında uzanmış savunmasız bir halde görüyor.Elle voit son bébé nu, allongé sous une sorte de lumière bleue, l'air plutôt vulnérable.
Bebeğini çıplak bir halde, mavi bir ışığın altında uzanmış savunmasız bir halde görüyor.Hun ser hendes baby ligge nøgen under noget blå lys, og ser sårbar ud.
Bebeğini çıplak bir halde, mavi bir ışığın altında uzanmış savunmasız bir halde görüyor.Îşi vede copilul dezbrăcat, sub lumină albastră, arătând destul de vulnerabil.
Bebeğini çıplak bir halde, mavi bir ışığın altında uzanmış savunmasız bir halde görüyor.산모는 발가벗은 아기가 푸른 빛을 받으며 누워있는걸 보면 굉장히 마음 아파합니다.
Bebeğini çıplak bir halde, mavi bir ışığın altında uzanmış savunmasız bir halde görüyor.Lo vede nudo, sotto le luci blu, sembra quasi vulnerabile.
Bebeğini çıplak bir halde, mavi bir ışığın altında uzanmış savunmasız bir halde görüyor.Sie sieht ihr nacktes Baby, wie es unter blauem Licht liegt und ziemlich verletzlich aussieht.
Bebeğini çıplak bir halde, mavi bir ışığın altında uzanmış savunmasız bir halde görüyor.Vidí svoje dítě nahé, ležící pod nějakým modrým světlem, a vypadá docela zranitelně.
Bebeğini çıplak bir halde, mavi bir ışığın altında uzanmış savunmasız bir halde görüyor.Y ve a su bebé desnudo, bajo luces azules, y parece desprotegido.
Bebeğini çıplak bir halde, mavi bir ışığın altında uzanmış savunmasız bir halde görüyor.Ze ziet haar baby liggen, naakt onder de blauwe lampen. Dat ziet er heel kwetsbaar uit.
Bebeğini çıplak bir halde, mavi bir ışığın altında uzanmış savunmasız bir halde görüyor.Βλέπει το μωρό της γυμνό, ξαπλωμένο κάτω από ένα μπλε φως, να φαίνεται ευάλωτο.
Bebeğini çıplak bir halde, mavi bir ışığın altında uzanmış savunmasız bir halde görüyor.Она видит его обнажённым под синим светом, от чего он выглядит уязвимым.
Bebeğini çıplak bir halde, mavi bir ışığın altında uzanmış savunmasız bir halde görüyor.Тя вижда бебето си голо, лежащо под някаква синя светлина, изглеждащо крехко.
Bebeğini çıplak bir halde, mavi bir ışığın altında uzanmış savunmasız bir halde görüyor.היא רואה את התינוק עירום, שוכב תחת אורות כחולים, נראה דיי פגיע.
Bebeğini çıplak bir halde, mavi bir ışığın altında uzanmış savunmasız bir halde görüyor.ترى ابنها عاري، مستلقي تحت أضواء زرقاء، يبدو نوعاً ما ضعيف بالنسبة للأم.
Bebeğini çıplak bir halde, mavi bir ışığın altında uzanmış savunmasız bir halde görüyor.寒そうに見えるので 母親が赤ちゃんに毛布を かけることは日常的に起こります
Eros uzanmış ve uyukluyor.Ale tady dřímá. Ano.
Eros uzanmış ve uyukluyor.(М) А тут он дремлет.

İlgili Sayfalar