uzanmış

C2 seviye
TR → EN
"uzanmış" kelimesinin İngilizcesi: prolate. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelprolate

Görsel

Antilop uzanmış savan çimenleri içinde - dinlenme anıKedi yavrusu rahat uzanmış portre - sevimli evcil hayvanHalı üzerinde sırtüstü uzanmış kahverengi kediyi merakla izleyen genç adamNötr Arka Planda Krem Koltukta Uzanmış Turuncu Tekir Kedi Portresi

Diğer Dillerde

Fransızcaoblong /ɔ.blɔ̃/
oblong
eş: pronique, hétéromécique, prolate
köken: Borrowed from Latin oblongus.
Le garçon était allongé en train d'écouter la radio. — Oğlan radio dinleyerek uzanmıştı.
Bulgarcaудължен
Планината е разположена в посока запад-изток. — Dağlar kuzey-batı yönünde uzanmıştır.

Örnek Cümleler

Asker uzanmış ölüyordu.
The soldier lay dying.
Tom sırtüstü uzanmıştı.
Tom was lying on his back.
O çimin üstüne uzanmıştı.
He lay down on the grass.
Yayılıp-uzanmış gölgeler,
Lengthened shadows,
Park nehre kadar uzanmıştı.
The park was extended to the river.
Tom koltuğa uzanmış TV izliyordu.
Tom was snuggled up in an armchair watching TV.
Kaplan kafesin ortasına uzanmıştı.
The tiger laid in the middle of the cage.
Tom iskelede uzanmış güneşleniyordu.
Tom was lying on the pier getting a suntan.
O, güneşin altında uzanmış yatıyordu.
He was lying asleep in the sun.
Eros uzanmış ve uyukluyor. Çok şirin.
If someone said 'I saw some Greek sculpture, it was very cute' you would think they were crazy.
Aile fertleri günümüze kadar uzanmıştır.
The family branch exist until today.
Kendimi koltukta uzanmış bularak uyandım.
I awoke to find myself lying on the sofa.
uzanmış ile daha fazla örnek cümle →