uzaktaki ile cümle

uzaktaki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Siz uzaktaki ağa bağlanıyorsunuz... oyun yükleniyor...You are network server...
Uzaktaki Oyuncuya Mesaj GönderNetwork Options
uzaktaki makine bağlantıyı sonlandırdıSSL errorremote host closed connection
% 1 protokolünün bu bilgisayar ve uzaktaki sunucu tarafından desteklenen sürümleri uyumsuz olabilir.The versions of the %1 protocol supported by this computer and the server may be incompatible.
Uzaktaki Dosyalar Kabul EdilmiyorRemote Files Not Accepted
& Uzaktaki bilgisayarın klavye ve fareyi yönetmesine izin verAllow remote user to & control keyboard and mouse
Uzaktaki kullanıcı% 1 şimdi bağlandı.The remote user %1 is now connected.
Uzaktaki kullanıcı bağlantıyı kapattı.The remote user has closed the connection.
Uzaktaki dosya indiriliyor.Downloading remote file.
Uzaktaki e- postalar kuyruklandığında haber verNotify when remote emails are queued
Uzaktaki CVS çalışma dizinleri desteklenmiyor.Remote CVS working folders are not supported.
Bu belge uzaktaki bir belgeye dış bağ içeriyor% 1This document contains an external link to a remote document %1
Printcap dosyası uzaktaki bir dosya (NIS). Bunun üzerine yazılamaz.The printcap file is a remote file (NIS). It cannot be written.
Komşunuz uzaktaki birisinden daha yakındır ve sizin de onunla ilişkiniz vardır." dedi.Your neighbour is closer than someone who is far away, and you're also related to him," he said.
Daha uzaktaki parçaların, onları daha az kıracaktır.The further away the pieces, the less they would break.
Kanatlardaki hava akışı türbinden uzaktaki hava akışıyla aynı değildir.The air flow at the blades is not the same as the airflow far away from the turbine.
Araştırmaları; kuasarlar, kara delikler ve uzaktaki diğer nesnelerle ilgilidir.Her discoveries have most concerned quasars, black holes, and other far distant objects.
3. Sahne: Uzaktaki bir bahçede Larina Tatyana korkarak Onegin'i beklemektedir.3. Bild (Entlegener Garten im Anwesen der Larins): Bange wartet Tatjana auf Onegin.
Drive --- Uzaktaki düşmanlara vurmak için idealdir.Richtschützen sind darauf spezialisiert, den Feind aus großer Entfernung zu beschießen.
Musculus serratus anterior ile birlikte uzaktaki bir nesneye uzanmamıza ve yumuruk atmamıza yardım eder.Der Musculus serratus anterior ermöglicht das Schulterblatt nach vorn und rund um den Brustkorb zu ziehen.
NGC 4438, yaklaşık 100.000 ışık yılı uzaktaki NGC 4435 ile etkileşim halindedir.NGC 4435 interagiert mit der etwa 100.000 Lichtjahre entfernten Galaxie NGC 4438 (Arp 120).
Diğer bir durumda ise çok uzaktaki kuasar bile olabilir.Andere sind vielleicht entfernte Quasare.
Uzaktaki Klikya'da bulunan Ermeni krallığı ve Troad'daki Ermeni ahalisi bir tehdit oluşturmuyordu.Le lointain royaume arménien de Cilicie et la colonie arménienne de Troade ne sont pas des menaces.
Diğer bir durumda ise çok uzaktaki kuasar bile olabilir.D'autres pourraient être des quasars lointains.
Bir gezegenler arası keşif grubu Dünya'dan uzaktaki garip bir gezegeni incelemeye gider.Résumé : Une expédition de reconnaissance humaine explore une planète et son unique ville.
GVFS kütüphanelerini kullanarak uzaktaki dosyaları düzenleyebilir.Puede editar archivos de manera remota usando la biblioteca GVFS.
Çok uzaktaki şeyleri duyar ve görebilirler ayrıca karanlıkta da görürler.Lo verán, lo escucharán, y dirán: "Fijémonos en otra persona.
Uzaktaki olayları görebilme.No se centre en eventos pasados.
Uzaktaki düşmanlara zarar vermek için idealdir.Perfecta para destruir enemigos a larga distancia.
Uzaktaki karanlık bulutlar gelecek olan bir fırtınanın belirtisi gibidir.El País de Celes está bajo lo que parece ser una tormenta eterna.
İkililer astronomların uzaktaki bir yıldızın kütlesini belirlemelerine olanak sağlayan en iyi yöntemdir.Le stelle binarie forniscono agli astronomi il migliore metodo per determinare le masse delle stelle.
Aynı zamanda ihtiyaç duyulduğunda çok uzaktaki yerlere de taşınabilir.При необходимости их можно передвинуть на другое место.
Sarı: Menzilinizi arttırarak daha uzaktaki düşmanlarınızı dondurmanıza yardım eder.وكونوا يدا واحدة على أعداء الله وأعدائكم حتى يكتب الله لكم النصر على عدوكم وعدوه فعسى أن يكون قريبا .
Bazı türlerin erkekleri, 5 km uzaktaki dişinin kokusunu alabilirler.يستخدم عدة طرق لترقيم الأسنان عند الإنسان.
Bu nedenle, levha sınırına yakın kayaçlar, uzaktaki kayalardan daha genç olur. ^ zonuولهذا السبب، تعتبر الصخور الأقرب من الحد أحدث من الصخور البعيدة عنه على نفس الصفيحة.
Uzaktaki eve ulaştıklarında yeniden Mike'ın evine geldiklerini anlarlar.Ao voltarem para casa, acabam por descobrir a verdade ao se encontrarem no escritório de Oliver.
Bir gezegenler arası keşif grubu Dünya'dan uzaktaki garip bir gezegeni incelemeye gider.Een groep vluchtelingen week uit naar een afgelegen planeet.
Uzaktaki yakınlar için posta yoluyla da davetiye gönderilebilir.Ze kunnen met een korteafstandsradio in contact blijven met de post.
Uzaktaki olayları görebilme.Niet oprapen wat gevallen is.
Uzaktaki kablosuz client'lar birbirleriyle direkt değil, AP aracılığı ile haberleşirler.Niemand van de vaste bezoekers kent elkaar, alleen maar van gezicht.
UDP saldırısı uzaktaki bir bilgisayarın rastgele portlarına çok sayıda UDP paketi göndererek başlatılabilir.Może zostać zainicjowany poprzez wysłanie dużej liczby pakietów UDP na losowe porty zdalnego hosta.
O zaman en uzaktaki gökadaların dalga boyu ne olmalıydı.Była to najdalej na południe wysunięta gmina powiatu.
Filmdeki çekimlerde uzaktaki yıldızlar göz kırpmaktadır, fakat göz kırpma atmosferik bir etkidir.Planeta krąży blisko gwiazdy, ale może mieć atmosferę.
Dünya'dan çok uzaktaki bu acımasız, kanlı, sonu gelmez savaş onlarca yıldır devam ediyor.Wyczerpujące i krwawe walki prowadzone na ziemi i z powietrza trwały do następnego rana.
Gözlem yeri 244 metre yükseklikte yer almakta olup açık havada 60 km uzaktaki yerler görülebilmektedir.Sau puteți urca pe terasa aflată la 210m de unde, în zilele senine, se poate privi la 40 km depărtare.
Diğer bir durumda ise çok uzaktaki kuasar bile olabilir.De csak akkor, ha találsz egy elég távoli helyet.
Uzaktaki yakınlar için posta yoluyla da davetiye gönderilebilir.A földházhoz a közeli boltból lehet elkérni a kulcsot.
Aynı zamanda ihtiyaç duyulduğunda çok uzaktaki yerlere de taşınabilir.Se voi myös tarpeen vaatiessa siirtää pennut turvallisempaan paikkaan.
O zaman en uzaktaki gökadaların dalga boyu ne olmalıydı.Pohjanmaalaisista joukkueista selvisi pisimmälle Vasa IS.
Uzaktaki kuleyi gördük.Näimme kaukana tornin.
Drive --- Uzaktaki düşmanlara vurmak için idealdir.Αντίθετα η φωτιά είναι ιδανική για την καταπολέμηση μεγαλόσωμων εχθρών.
En uzaktaki gökadadan gelen ışık hem en hızlı uzaklaşan hem de en uzak geçmişten gelen ışıktır.Είναι ο πιο γρήγορος σκαντζόχοιρος στον κόσμο, καθώς τρέχει γρηγορότερα και από τον ήχο.
Uzaktaki karanlık bulutlar gelecek olan bir fırtınanın belirtisi gibidir.Skyerne er foruroligende mørke, og det ligner, at der er et uvejr undervejs.
Güneş'e 30AU uzaktaki Neptün yörüngesinin hemen ardınan başlayıp yaklaşık 55AU uzaklığa kadar devam eder.Beltet strekker seg fra Neptuns bane ved 30 AE og ut til ca. 55 AE fra solen.
Çok uzaktaki şeyleri duyar ve görebilirler ayrıca karanlıkta da görürler.Minnestedet og adkomsstien tenkes lyssatt slik at det kan besøkes også i mørke.
Uzaktaki düşmanlara zarar vermek için idealdir.Kulverin berguna untuk membombardir musuh dari jarak yang jauh.
Pamukkale, Denizli'nin 20 km uzaktaki merkezindeki vadinin karşı tarafındaki tepelerden görülebilir.Hal ini dapat dilihat dari bukit-bukit di sisi berlawanan dari lembah di kota Denizli, 20 km jauhnya.
Bu sayede uzaktaki bir makineye bağlanırken her defasında şifre yazmak zorunda kalmazlar.Xa giá chưa về, thì mỗi lần hạ văn thư không được xưng thánh chỉ.
Uzaktaki cisimler ufak gözükürler.つまり遠くのものは小さく見えるわけである。
İkililer astronomların uzaktaki bir yıldızın kütlesini belirlemelerine olanak sağlayan en iyi yöntemdir.連星は、天文学者が遠距離の恒星の質量を直接測定できる主な方法の一つであるため、特に重要である。
İlgili Sayfalar