uzaklaşmak ile cümle

uzaklaşmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Yunus`un RAB'den uzaklaşmak için kaçtığını biliyorlardı.Hier ontdekt hij dat Daryl met behulp van Jesus ontsnapt is.
Başaramayınca da ondan uzaklaşmak ister, ama artık onlar zoraki birer yol arkadaşı olmuşlardır.Nie potrafił jednak w żaden sposób uciszyć swego gniewu i chcąc się go pozbyć, skierował go przeciw sobie.
Küslük gün geçtikçe katlanmakta, kardeşler birbirlerinden daha da fazla Uzaklaşmaktadır.Nieszczęścia niespodziewanie zbliżają braci do siebie.
Uzaklaşmakta olan Escamillo'nun bir şarkı söylediği duyulur.I fjärran hörs Escamillo som sjunger Toreadorsången.
Uzaklaşmakta olan Escamillo'nun bir şarkı söylediği duyulur.V dálce je slyšet Escamillo zpívající toreadorovu píseň.
Başaramayınca da ondan uzaklaşmak ister, ama artık onlar zoraki birer yol arkadaşı olmuşlardır.On beztoho sám nic nedělá, aniž tak snadno dělati co bude, proč tedy v cestě těm, kdož chtí?“.
Bir yaşına gelmiş yavrular analarının saldırgan davranışlarıyla uzaklaşmak zorunda kalırlar.Puii nou înțărcați sunt încurajați să plece prin comportamentul agresiv al mamei față de ei.
Tam oradan uzaklaşmak üzereyken hırsızlar onu fark eder.Când se confruntă cu acesta, este surprins când hoțul dispare instantaneu.
Marie Antoinette de saraydan uzaklaşmak istiyordu.Doamna de Scarron dorește să plece de la curte.
Başaramayınca da ondan uzaklaşmak ister, ama artık onlar zoraki birer yol arkadaşı olmuşlardır.Jos (vastaaja) ei (niitä) halua, (kantaja) älköön (olko pakotettu) varustamaan hänelle katettuja vaunuja.
Oradan uzaklaşmak zorundaydım.Itse halusin lähteä pois.
Küslük gün geçtikçe katlanmakta, kardeşler birbirlerinden daha da fazla Uzaklaşmaktadır.Ντροπιασμένοι από τις ενέργειές τους, οι αδελφοί έφυγαν αμέσως μετά.
Kasım 1842'de Darwin çifti, Londra'nın stresinden uzaklaşmak için şehrin dışındaki Down House'a geçti.Το 1842 η οικογένεια μετακόμισε στο αγροτικό Down House για να ξεφύγει από τις πιέσεις στο Λονδίνο.
Tam oradan uzaklaşmak üzereyken hırsızlar onu fark eder.Ved tyveri borttager tyven tingen fra en anden.
Tam oradan uzaklaşmak üzereyken hırsızlar onu fark eder.I det alle sammen ankommer herskapshuset, prøver tyvene å stikke av.
Uzaklaşmakta olan Escamillo'nun bir şarkı söylediği duyulur.Khi anh đi, có tiếng hát của Escamillo ở đằng xa.
Eğer yılan henüz kaçmamış ise, yavaşça ve dikkatlice ortamdan uzaklaşmak önemlidir.Lửng lợn đi lại chậm rãi và ít để ý đến xung quanh.
Büyük gökada (NGC 6745A) geçtikten sonra daha küçük olan gökada (NCG 6745B) şimdi uzaklaşmaktadır.より大きな銀河(NGC 6745A)が通り過ぎた後、より小さな銀河(NGC 6745B)が現在遠ざかっているところである。
Oradan uzaklaşmak zorundaydım.私は去る必要があった。
Büyük gökada (NGC 6745A) geçtikten sonra daha küçük olan gökada (NCG 6745B) şimdi uzaklaşmaktadır.在經過較大的星系NGC 6745A之後,較小的星系NGC 6745B與A的距離正在拉長。
Oradan uzaklaşmak zorundaydım.遂得布此。
Oradan uzaklaşmak zorundaydım.난 나와야만 했지요.
(Tabi bunu anlamak için köyden uzaklaşmak gerekir.)(이 과정을 이해하기 위해서는 합동 산술을 참고하라.)
Yunus`un RAB'den uzaklaşmak için kaçtığını biliyorlardı.유희가 다은을 살리기 위해 떠난 줄 모르고 한강수를 따라 집을 나간 것으로 오해한다.
Eğer yılan henüz kaçmamış ise, yavaşça ve dikkatlice ortamdan uzaklaşmak önemlidir.אם הנחש עדיין לא ברח חשוב להתרחק לאט-לאט, ובזהירות.
Oradan uzaklaşmak zorundaydım.ידעתי שאני חייבת להתרחק.
Uzaklaşmakta olan Escamillo'nun bir şarkı söylediği duyulur.בלכתו נשמעת מרחוק שירת אסקמיו.
Galaktik merkezden uzaklaşmak bu bölgeyi belirler.ומקיפים את מרכז הגלקסיה.
Resmi yaptığı dönemde, Picasso, komünist ideolojiden uzaklaşmaktaydı.Ovaj put kao da je Picasso otišao predaleko sa svojim ambicijama.
Berlin Duvarı'nın yıkılmasından sonra bir süre için Berlin'den uzaklaşmak istedi.Pred pádom Berlínskeho múru sa chcel pozrieť na druhú stranu.
Tam oradan uzaklaşmak üzereyken hırsızlar onu fark eder.Obaja zistia, že lupiči miznú tak, že Mercedesy prelakujú.
Uzaklaşmakta olan Escamillo'nun bir şarkı söylediği duyulur.Kaugusest kostab Escamillo laulu.
(Tabi bunu anlamak için köyden uzaklaşmak gerekir.)(Selleks, et midagi kavatseda, peab saama sellest mõelda.)
Ama sonunda, İsmail söyledi gidin; duymuyoruz? kapının önünde uzaklaşmak; yamalı çizme şekilde durduruyor.하지만 마지막에서, 이스마엘 밝혔다 가고, 당신이 말 안 들려? 문 앞에 떨어져; 여러분의 패치 부츠는 방법을 중단하고 있습니다. 그러니 제가했습니다.
Ama sonunda, İsmail söyledi gidin; duymuyoruz? kapının önünde uzaklaşmak; yamalı çizme şekilde durduruyor.Але далі, Ізмаїл, сказав, що я нарешті-то, не чуєш? піти від до дверей; ваш пропатчен чоботи зупинки в дорозі.
Ama sonunda, İsmail söyledi gidin; duymuyoruz? kapının önünde uzaklaşmak; yamalı çizme şekilde durduruyor.אבל קדימה, ישמעאל, אמר לי סוף סוף, אתה לא שומע? להתרחק לפני הדלת; מגפי טלאים שלך לעצור את הדרך. אז הלכתי על.
Ama sonunda, İsmail söyledi gidin; duymuyoruz? kapının önünde uzaklaşmak; yamalı çizme şekilde durduruyor.あなたのパッチを適用したブーツは、道を停止している。というように私は行きました。 私は今本能で、確かに、そこのため、水のある方向へかかった通りに従いました
Böylece -- liseden uzaklaşmak çok hoştu.Also -- es war toll, von der High School wegzukommen.
Böylece -- liseden uzaklaşmak çok hoştu.Am fost bucuros să scap de liceu.
Böylece -- liseden uzaklaşmak çok hoştu.Dus -- het was leuk om aan de middelbare school te ontsnappen.
Böylece -- liseden uzaklaşmak çok hoştu.Entonces --fue divertido escapar del bachillerato.
Böylece -- liseden uzaklaşmak çok hoştu.Fu divertente andarsene dalle superiori.
Böylece -- liseden uzaklaşmak çok hoştu.고등학교로부터 벗어나는 것은 매우 신나는 일이었습니다.
Böylece -- liseden uzaklaşmak çok hoştu.No a víte, bylo zábavné vypadnout ze střední školy.
Böylece -- liseden uzaklaşmak çok hoştu.Portanto era divertido escapar ao liceu
Böylece -- liseden uzaklaşmak çok hoştu.Tehát -- mókás dolog volt elhagyni a középiskolát.
Böylece -- liseden uzaklaşmak çok hoştu.Vì vậy... thật thích khi thoát khỏi trường trung học.
Böylece -- liseden uzaklaşmak çok hoştu.Więc -- to było całkiem zabawne uciec od szkoły średniej.
Böylece -- liseden uzaklaşmak çok hoştu.Ξέρ -- ήταν ωραία που ξέφυγα από το λύκειο.
Böylece -- liseden uzaklaşmak çok hoştu.Така че ... беше забавно да се махнеш от гимназията.
Böylece -- liseden uzaklaşmak çok hoştu.Так что было здорово смотать из старшей школы.
Böylece -- liseden uzaklaşmak çok hoştu.היה כיף לצאת מהתיכון.
Böylece -- liseden uzaklaşmak çok hoştu.لذلك أنت.. كان التملص من الدراسة الثانوية ممتعاً
Böylece -- liseden uzaklaşmak çok hoştu.なぜって私は本当にちびで、スポーツなんかには全く
Bunun içinse ihtiyacımız olan şey demokrasiyi araçsallaştıran zırvalıklardan uzaklaşmaktır.이를 위해 부수적인 질문은 포기했어야 했습니다.
Bunun içinse ihtiyacımız olan şey demokrasiyi araçsallaştıran zırvalıklardan uzaklaşmaktır.Mais pour cela, nous devons abandonner nos arguments instrumentalistes.
Bunun içinse ihtiyacımız olan şey demokrasiyi araçsallaştıran zırvalıklardan uzaklaşmaktır.Pero con el fin de hacerlo necesitamos apartarnos de los argumentos instrumentales.
Bunun içinse ihtiyacımız olan şey demokrasiyi araçsallaştıran zırvalıklardan uzaklaşmaktır.עלינו להתרחק מטיעונים תועלתניים.
Bunun içinse ihtiyacımız olan şey demokrasiyi araçsallaştıran zırvalıklardan uzaklaşmaktır.علينا الابتعاد عن الاختلاف حول الوسيلة.
Bunun içinse ihtiyacımız olan şey demokrasiyi araçsallaştıran zırvalıklardan uzaklaşmaktır.民主主義の重要性を説くのに

İlgili Sayfalar