uzaklaşmak ile cümle

uzaklaşmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Çevirinin içinde kaybolup asıl metinden uzaklaşmak yerine ben burada birçok kazanım görüyorum.Am constatat că nu m-am pierdut în traduceri și că am mult de câștigat.
Çevirinin içinde kaybolup asıl metinden uzaklaşmak yerine ben burada birçok kazanım görüyorum.Anstatt mich in der Übersetzung zu verlieren, fand ich heraus, wieviel ich dadurch gewinnen kann.
Çevirinin içinde kaybolup asıl metinden uzaklaşmak yerine ben burada birçok kazanım görüyorum.Bukannya kehilangan arti karena terjemahan, malah saya mendapat banyak hal.
Çevirinin içinde kaybolup asıl metinden uzaklaşmak yerine ben burada birçok kazanım görüyorum.De vertalingen waren een meerwaarde.
Çevirinin içinde kaybolup asıl metinden uzaklaşmak yerine ben burada birçok kazanım görüyorum.En lugar de perderme en la traducción, encontré que se puede ganar mucho de ella.
Çevirinin içinde kaybolup asıl metinden uzaklaşmak yerine ben burada birçok kazanım görüyorum.Huomasin, että käännöksistä voi saada paljon.
Çevirinin içinde kaybolup asıl metinden uzaklaşmak yerine ben burada birçok kazanım görüyorum.Invece di perdermi nella traduzione, ho trovato molto da guadagnare.
Çevirinin içinde kaybolup asıl metinden uzaklaşmak yerine ben burada birçok kazanım görüyorum.I stället för att vara förlorad i översättningen, upptäckte jag att det finns mycket att vinna.
Çevirinin içinde kaybolup asıl metinden uzaklaşmak yerine ben burada birçok kazanım görüyorum.번역 사이에서 길을 잃는 대신, 저는 이득이 훨씬 많음을 발견했어요.
Çevirinin içinde kaybolup asıl metinden uzaklaşmak yerine ben burada birçok kazanım görüyorum.Namiesto stratenia sa v preklade, môžete veľa získať.
Çevirinin içinde kaybolup asıl metinden uzaklaşmak yerine ben burada birçok kazanım görüyorum.Namísto ztracení v překladu jsem objevila, že existuje mnoho, co z toho lze získat.
Çevirinin içinde kaybolup asıl metinden uzaklaşmak yerine ben burada birçok kazanım görüyorum.Ne gre za izgubljeno s prevodom, ampak za veliko korist.
Çevirinin içinde kaybolup asıl metinden uzaklaşmak yerine ben burada birçok kazanım görüyorum.Plutôt que de perdre du sens, j'ai trouvé qu'il y avait tant à gagner.
Çevirinin içinde kaybolup asıl metinden uzaklaşmak yerine ben burada birçok kazanım görüyorum.Thay vì đắm chìm trong việc dịch, tôi thấy có rất nhiều thứ mình học được.
Çevirinin içinde kaybolup asıl metinden uzaklaşmak yerine ben burada birçok kazanım görüyorum.Zamiast strat w tłumaczeniach dostrzegłam, jak wiele można zyskać.
Çevirinin içinde kaybolup asıl metinden uzaklaşmak yerine ben burada birçok kazanım görüyorum.Αντί να χρονοτριβώ στην μετάφραση, βρήκα πως υπάρχουν πολλά να κερδίσεις έτσι.
Çevirinin içinde kaybolup asıl metinden uzaklaşmak yerine ben burada birçok kazanım görüyorum.Вместо да се изгубя в превода спечелих много.
Çevirinin içinde kaybolup asıl metinden uzaklaşmak yerine ben burada birçok kazanım görüyorum.Я не загубилася у перекладі, а чимало з нього запозичила.
Çevirinin içinde kaybolup asıl metinden uzaklaşmak yerine ben burada birçok kazanım görüyorum.Я обнаружила, что перевод — это не потери, а интересные находки.
Çevirinin içinde kaybolup asıl metinden uzaklaşmak yerine ben burada birçok kazanım görüyorum.במקום ללכת לאיבוד בתרגום, מצאתי שיש הרבה להרוויח.
Çevirinin içinde kaybolup asıl metinden uzaklaşmak yerine ben burada birçok kazanım görüyorum.بدلا من الضياع في فهم الترجمة، وجدت هناك الكثير لأكسبه.
Çevirinin içinde kaybolup asıl metinden uzaklaşmak yerine ben burada birçok kazanım görüyorum.例えば 翻訳を通して 中国語で"幸せ(快楽)"は
Çevirinin içinde kaybolup asıl metinden uzaklaşmak yerine ben burada birçok kazanım görüyorum.有人覺得翻譯會令文字嘅意藴損失 但我反而覺得有收穫
Dawkins, bu konuda herkesin genleri örnek gösterip düşünmesinden uzaklaşmak isteiği içinDawkins chciał odejść od wszechobecnego myślenia o genach,
Dawkins, bu konuda herkesin genleri örnek gösterip düşünmesinden uzaklaşmak isteiği içinDawkins wollte, dass die Leute etwas wegkommen, von dem Begriff "Gen" , also fragte er:
Dawkins, bu konuda herkesin genleri örnek gösterip düşünmesinden uzaklaşmak isteiği için도킨스는 모든 사람들이 항상 유전자에 대해 생각하는 것에서 벗어나기를 원했죠.
Dawkins, bu konuda herkesin genleri örnek gösterip düşünmesinden uzaklaşmak isteiği içinRichard Dawkins voulait qu'on arrête de penser uniquement aux gènes, et donc il demanda:
Dawkins, bu konuda herkesin genleri örnek gösterip düşünmesinden uzaklaşmak isteiği içinΉθελε να ξεφύγει από όποιον σκεπτόταν μοναχά τα γονίδια, κι έτσι είπε:
Dawkins, bu konuda herkesin genleri örnek gösterip düşünmesinden uzaklaşmak isteiği içinИскал да се отдели от всички, като мисли постоянно за гените, и казал:
Dawkins, bu konuda herkesin genleri örnek gösterip düşünmesinden uzaklaşmak isteiği içinОн хотел абстрагироваться от тех, кто все время думает только о генах, и поэтому он предположил:
Dawkins, bu konuda herkesin genleri örnek gösterip düşünmesinden uzaklaşmak isteiği içinוהוא שאף להתרחק מהחשיבה הכללית על גנים,
Dawkins, bu konuda herkesin genleri örnek gösterip düşünmesinden uzaklaşmak isteiği içinوهو يريد أن يفلت من أي أحد يفكر طول الوقت عن الجينات
Dawkins, bu konuda herkesin genleri örnek gösterip düşünmesinden uzaklaşmak isteiği için逃れたがっており こう言いました 「ここに他の自己複製子はいる?」
Her şeyden uzaklaşmak istiyordum.Ich wollte eine Auszeit.
Her şeyden uzaklaşmak istiyordum.J'avais envie de partir.
Her şeyden uzaklaşmak istiyordum.Rasanya waktu seperti terhenti.
Her şeyden uzaklaşmak istiyordum.Volevo solo stare solo.
Her şeyden uzaklaşmak istiyordum.Мне нужно было сделать перерыв.
Kadın hatıralardan uzaklaşmak için başka bir şehre taşınmış.Έχω επίσης τα πιστοποιητικά γέννησής και θανάτου του.
Konudan uzaklaşmak istemiyorum. Zaten video yeterince uzun sürdü.Non voglio approfondire troppo questo argomento e penso che questo video sia gia' abbastanza lungo.
Konudan uzaklaşmak istemiyorum.لا اريد ان امضي سريعاً في هذا الموضوع، واعتقد
Konudan uzaklaşmak istemiyorum.このビデオが長くなってきたので、
Modelinize yakınlaşmak ve modelinizden uzaklaşmak için zum'u tıklayıp sürükleyin.Het laatste gereedschap is 'Zoomen'.
Modelinize yakınlaşmak ve modelinizden uzaklaşmak için zum'u tıklayıp sürükleyin.마지막 탐색 도구는 확대/축소입니다. 클릭한 후 드래그하여 모델을 확대 또는 축소할 수 있습니다.
Modelinize yakınlaşmak ve modelinizden uzaklaşmak için zum'u tıklayıp sürükleyin.La última herramienta es "Zoom". Haz clic y arrastra la imagen para acercar o alejar la vista de tu modelo.
Modelinize yakınlaşmak ve modelinizden uzaklaşmak için zum'u tıklayıp sürükleyin.L'ultimo strumento di navigazione è lo Zoom.
Modelinize yakınlaşmak ve modelinizden uzaklaşmak için zum'u tıklayıp sürükleyin.Posledním nástrojem je Lupa.
Modelinize yakınlaşmak ve modelinizden uzaklaşmak için zum'u tıklayıp sürükleyin.Voyons enfin le zoom.
Modelinize yakınlaşmak ve modelinizden uzaklaşmak için zum'u tıklayıp sürükleyin.縮めたり広げたりします オービット、パン表示、ズームの練習です ズームイン、オービット、パン表示、オービット
Okula gitmek istemiyordum. Her şeyden uzaklaşmak istiyordum.학교에 가고 싶지 않았어요. 쉬고 싶었죠.
Okula gitmek istemiyordum. Her şeyden uzaklaşmak istiyordum.人から注目され、批判されているようで苦痛でたまらなかった。
Oturup yazmaya başladım ve yazdım ve yazdım, oraya sadece masamdan uzaklaşmak için gittiğim hâlde.Choć pojechałem tam, aby oderwać się od biurka, to usiadłem i zacząłem nieprzerwanie pisać.
Oturup yazmaya başladım ve yazdım ve yazdım, oraya sadece masamdan uzaklaşmak için gittiğim hâlde.저는 앉아서 글을 쓰기 시작했습니다. 쓰고, 또 썼습니다. 제 책상에서 벗어나기 위해 간 것인데도 말이죠.
Oturup yazmaya başladım ve yazdım ve yazdım, oraya sadece masamdan uzaklaşmak için gittiğim hâlde.M-am așezat și am început să scriu. Și am tot scris chiar dacă mă dusesem acolo ca să scap de birou.
Oturup yazmaya başladım ve yazdım ve yazdım, oraya sadece masamdan uzaklaşmak için gittiğim hâlde.Και κάθισα και άρχισα να γράφω, και έγραφα και έγραφα, αν και έιχα πάει εκεί για να ξεφύγω από το γραφείο μου.
Oturup yazmaya başladım ve yazdım ve yazdım, oraya sadece masamdan uzaklaşmak için gittiğim hâlde.Седнах и започнах да пиша. Пишех, пишех... въпреки, че бях дошъл, за да се измъкна от бюрото ми.
Oturup yazmaya başladım ve yazdım ve yazdım, oraya sadece masamdan uzaklaşmak için gittiğim hâlde.Я сел и начал писать, писать и ещё раз писать, хоть я и пришёл туда, чтобы тут же уехать.
Oturup yazmaya başladım ve yazdım ve yazdım, oraya sadece masamdan uzaklaşmak için gittiğim hâlde.התישבתי והתחלתי לכתוב, ולכתוב, ולכתוב, אף על-פי שהגעתי לשם בדיוק כדי להתרחק משולחן הכתיבה שלי.
Oturup yazmaya başladım ve yazdım ve yazdım, oraya sadece masamdan uzaklaşmak için gittiğim hâlde.جلست، وبدأت اكتب، واكتب، واكتب، مع أني قد ذهبت هناك لأهرب بعيداً عن مكتبي.
Oturup yazmaya başladım ve yazdım ve yazdım, oraya sadece masamdan uzaklaşmak için gittiğim hâlde.仕事場から離れるために- ここを訪れたのに 書き始めると止まりませんでした 机から立ち上がった時には 4時間が過ぎていて

İlgili Sayfalar