uzaklaşmak ile cümle
uzaklaşmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Günlük hayattan uzaklaşmak istedi.She wanted to get away from everyday life.
Birkaç günlüğüne Boston'dan uzaklaşmak istiyorum.I'd like to get away from Boston for a few days.
Kalabalıktan uzaklaşmak için bir sonraki plaja doğru yürüdük.We walked to the next beach to get away from the crowds.
Buradan uzaklaşmak istiyorum.I want to move away from here.
Ben uzaklaşmak istiyorum.I want to move away.
Mary Tom'dan uzaklaşmak istedi.Mary wanted to get away from Tom.
Tom uzaklaşmak için hiç zaman kaybetmedi.Tom lost no time in getting away.
Buradan mümkün olduğu kadar çabuk uzaklaşmak istiyorum.I want to get away from here as soon as possible.
Sami, sorunlarından uzaklaşmak ve serser olmak istiyordu.Sami wanted to walk away from his problems and become a drifter.
Sami herkesten uzaklaşmak istiyordu.Sami wanted to get away from everyone.
Eğer yılan henüz kaçmamış ise, yavaşça ve dikkatlice ortamdan uzaklaşmak önemlidir.If the snake has not yet fled it is important to step away slowly and cautiously.
Daha sonra bu albümü Pink Floyd'dan uzaklaşmak için kullandığını açıkladı.He later stated that he used the album to distance himself from Pink Floyd.
Büyük gökada (NGC 6745A) geçtikten sonra daha küçük olan gökada (NCG 6745B) şimdi uzaklaşmaktadır.After passing through the larger galaxy (NGC 6745A), the smaller one (NGC 6745B) is now moving away.
Oradan uzaklaşmak zorundaydım.I wanted to get away.
Diğerleri hepsi kaçarlar ama uzaklaşmak için zamanları kalmamıştır.They are anxious, but have no choice but to leave.
Öngür, bu durumdan uzaklaşmak istedi ve Dervişan'dan ayrıldı.She consented, and he moved away from Aldeburgh.
Ayrıca “parole” kavramı aracısız gözlemlere ait "langue" kavramından uzaklaşmaktadır.The extended version of "I Believe" is absent from the original version.
Sesten uzaklaşmak isterdiniz.Want to get away from the sound.
Kadın hatıralardan uzaklaşmak için başka bir şehre taşınmış.She moved to another town far from her memories.
Çünkü amaç o sevgiden uzaklaşmak değil, ona yakınlaşmak.Because the goal isn't to be away from that love. It is to be closer to it.
Her şeyden uzaklaşmak istiyordum.I felt like taking time off.
Modelinize yakınlaşmak ve modelinizden uzaklaşmak için zum'u tıklayıp sürükleyin.The final navigation tool is zoom.
"Slip-slidi'away" (kayıp-kayarak-uzaklaşmak)"Slip-Slidin' Away."
Fakat kendilerine uyarıcı gelince, onlara Hak'tan uzaklaşmaktan başka bir katkı sağlamadı.But when the admonisher came to them their aversion for the truth increased,
Seçilen bölgeden uzaklaşmak için bu düğmeye tıklayın.Click on this button to zoom-out on the selected region.
SDSM, günümüzün sosyal demokrasi uygulamalarından giderek uzaklaşmaktadır.SDSM is moving away from the contemporary practice of the social democracy.
Ponta için, partinin geçmişinden uzaklaşmak hayati derecede önemlidir" dedi.For Ponta, it is crucially important … to move away from the party's past," Sergiu added.
Baykal liderliğindeki CHP, parti tabanından uzaklaşmakla eleştiriliyordu.Under Baykal's leadership, the CHP was criticised for moving far from its grass roots.
Galaktik merkezden uzaklaşmak bu bölgeyi belirler.This zone is primarily a function of distance from the Galactic Center.
Güneşten 1120 ışık yılı uzaktadır ve 9.4 km/s hızla uzaklaşmaktadır..Because of its location in the sky, it is visible only to observers south of 33°N latitude.
Diğerleriyle etkili bir şekilde uğraşmak için bazı şeylerden uzaklaşmak anlamına gelir."It implies withdrawal from some things in order to deal effectively with others."[1]
"Korkunç cinayetten uzaklaşmak" için. . .Seven weeks after Khashoggi's death, Saudi Arabia, in order to "distance ...
Küslük gün geçtikçe katlanmakta, kardeşler birbirlerinden daha da fazla Uzaklaşmaktadır.Sie kommen zu spät; die Brüder haben sich gegenseitig getötet.
Bir süre ülkeden uzaklaşmakla kendisi ve komite arasına bir mesafe koymayı planlamıştı.Schonungslos rechnete er nun mit sich selbst und der Welt ab.
Oradan uzaklaşmak zorundaydım.Ich musste da eh noch hin.
Oradan uzaklaşmak zorundaydım.Donc je me suis éloigné.
Eğer yılan henüz kaçmamış ise, yavaşça ve dikkatlice ortamdan uzaklaşmak önemlidir.Si le serpent ne s'enfuit pas, il vaut mieux quitter les lieux précautionneusement et lentement.
Resmi yaptığı dönemde, Picasso, komünist ideolojiden uzaklaşmaktaydı.Dans ces années-là, Pablo Picasso s'affranchit des idées communistes.
(Tabi bunu anlamak için köyden uzaklaşmak gerekir.)(Il faut le lire pour comprendre.)
Diğerleri hepsi kaçarlar ama uzaklaşmak için zamanları kalmamıştır.Beaucoup veulent partir, ne se sentant plus en sécurité.
Gürültüden uzaklaşmak istiyorum.Quiero alejarme del ruido.
Eğer yılan henüz kaçmamış ise, yavaşça ve dikkatlice ortamdan uzaklaşmak önemlidir.Si la serpiente aún no ha huido, es importante alejarse lentamente y con precaución.
Phoenix de gençlik idolü görünümünden uzaklaşmak için rolü kabul eder.Phoenix también acepta el rol con la intención de alejarse de la apariencia del ídolo juvenil.
Oradan uzaklaşmak zorundaydım.Necesitaba salir de ahí.
Başka bir ifadeyle bir galaksi ne kadar uzaksa o kadar büyük bir süratle uzaklaşmaktadır.No consiste en que cuanto más lejos esté una galaxia más rápido se aleja de nosotros.
Küslük gün geçtikçe katlanmakta, kardeşler birbirlerinden daha da fazla Uzaklaşmaktadır.En la primera temporada los hermanos son bastante lejanos el uno del otro.
İbâdet Allah'ın emirlerini yerine getirmek, yasakladığı bütün haramlardan uzaklaşmak mânâsındadır.Quindi esso trasgredisce i limiti impostigli da Allah e disobbedisce ai Suoi comandamenti.
Diğerleri hepsi kaçarlar ama uzaklaşmak için zamanları kalmamıştır.Recuperano tutti e scappano, ma dimenticano tutto.
Başaramayınca da ondan uzaklaşmak ister, ama artık onlar zoraki birer yol arkadaşı olmuşlardır.Но если бы они не пожелали разойтись, следовало применить против них силу.
(Tabi bunu anlamak için köyden uzaklaşmak gerekir.)(Часть ротора удалена, так чтобы была видна ось.)
Tam oradan uzaklaşmak üzereyken hırsızlar onu fark eder.Узнав об отъезде хозяина, воры решились на ограбление.
Ayrıca “parole” kavramı aracısız gözlemlere ait "langue" kavramından uzaklaşmaktadır.Также предполагается, что сигнал «Стоп» отвлекает внимание от нежелательной мысли.
Eğer yılan henüz kaçmamış ise, yavaşça ve dikkatlice ortamdan uzaklaşmak önemlidir.وإذا لم يهرب الثعبان فمن المهم الابتعاد ببطء وبحذر.
Büyük gökada (NGC 6745A) geçtikten sonra daha küçük olan gökada (NCG 6745B) şimdi uzaklaşmaktadır.بعد مرورها عبر المجرة الأكبر (NGC 6745A)، وأصغرها (NGC 6745B).
Kasım 1842'de Darwin çifti, Londra'nın stresinden uzaklaşmak için şehrin dışındaki Down House'a geçti.Em 1842 a família se moveu para a sua casa no campo (Down House) para escapar da pressão de Londres.
Oradan uzaklaşmak zorundaydım.Era preciso fazê-lo sair.
Yunus`un RAB'den uzaklaşmak için kaçtığını biliyorlardı.Ganta fica agradecido por Yoh ter salvo sua vida.
Başaramayınca da ondan uzaklaşmak ister, ama artık onlar zoraki birer yol arkadaşı olmuşlardır.Gingen zij niet in op haar avances, dan kon zij in grote woede ontsteken en wilde zij wraak nemen.
Bir süre ülkeden uzaklaşmakla kendisi ve komite arasına bir mesafe koymayı planlamıştı.Hiermee creëerde hij enige distantie tussen hem en de partij.
Tam oradan uzaklaşmak üzereyken hırsızlar onu fark eder.Wanneer hij uit de lever stapt, komen er net twee dieven langs.