uzaklaşma ile cümle
uzaklaşma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bununla birlikte zaman geçtikçe grup içinde uzaklaşmalar başladı.Entretanto, o tempo estava acabando para o pequeno território.
Oradan uzaklaşmak zorundaydım.Era preciso fazê-lo sair.
Yunus`un RAB'den uzaklaşmak için kaçtığını biliyorlardı.Ganta fica agradecido por Yoh ter salvo sua vida.
Başaramayınca da ondan uzaklaşmak ister, ama artık onlar zoraki birer yol arkadaşı olmuşlardır.Gingen zij niet in op haar avances, dan kon zij in grote woede ontsteken en wilde zij wraak nemen.
Ancak bu durum eşler arasında uzaklaşmaya yol açmıştır.Hierdoor verminderde de kloof tussen de echtgenoten.
Bir süre ülkeden uzaklaşmakla kendisi ve komite arasına bir mesafe koymayı planlamıştı.Hiermee creëerde hij enige distantie tussen hem en de partij.
Sadece peşinden koşarak ondan uzaklaşmayı bırakın.Kom en neem hem weg, als u durft.
Tam oradan uzaklaşmak üzereyken hırsızlar onu fark eder.Wanneer hij uit de lever stapt, komen er net twee dieven langs.
Yunus`un RAB'den uzaklaşmak için kaçtığını biliyorlardı.Hier ontdekt hij dat Daryl met behulp van Jesus ontsnapt is.
Başaramayınca da ondan uzaklaşmak ister, ama artık onlar zoraki birer yol arkadaşı olmuşlardır.Nie potrafił jednak w żaden sposób uciszyć swego gniewu i chcąc się go pozbyć, skierował go przeciw sobie.
Yaklaşma, Uzaklaşma, Yan yana kayma.Blisko, coraz bliżej.
Ancak bu durum eşler arasında uzaklaşmaya yol açmıştır.Uniemożliwiło to więc kontakt między małżonkami.
Uzunca bir süre asteroit kümesinin içinde İmparatorluk Filosu'nun uzaklaşmasını beklerler.Wiadomo jednak, że do cesarstwa nadciąga obca flota.
Bu manevra aracın Güneşten uzaklaşma hızını azalttı.Jednak służyłby on do zmniejszenia prędkości w pobliżu Księżyca.
Küslük gün geçtikçe katlanmakta, kardeşler birbirlerinden daha da fazla Uzaklaşmaktadır.Nieszczęścia niespodziewanie zbliżają braci do siebie.
Ve İnsanlar Elflerden ve Valar'dan uzaklaşmaya başlar.Wkrótce chorobliwie zaczął nienawidzić Valarów i Eldarów.
Gerilim ve yorgunluktan uzaklaşma sağlar.Hon botar trötthet och skador.
Uzaklaşmakta olan Escamillo'nun bir şarkı söylediği duyulur.I fjärran hörs Escamillo som sjunger Toreadorsången.
Tanecikler birbirinden uzaklaşmaya başlar.Студенти починають вбивати один одного.
Sadece peşinden koşarak ondan uzaklaşmayı bırakın.Нехай весь світ буде позаду тебе, забудь його.
Ancak son yıllarda şehirlerden uzaklaşma şeklinde yeni bir eğilimin ortaya çıkmakta olduğu da görülmektedir.В останні роки в місті поширюється постійна тенденція вилюднювання міста.
1967'de Beatles'dan uzaklaşması Sgt.V roce 1967 vyšla na albu skupiny The Beatles Sgt.
Uzaklaşmakta olan Escamillo'nun bir şarkı söylediği duyulur.V dálce je slyšet Escamillo zpívající toreadorovu píseň.
İbre seçilen istasyona doğru yönelimden uzaklaşmalıdır.Ze nádraží můžete jít libovolným směrem.
Başaramayınca da ondan uzaklaşmak ister, ama artık onlar zoraki birer yol arkadaşı olmuşlardır.On beztoho sám nic nedělá, aniž tak snadno dělati co bude, proč tedy v cestě těm, kdož chtí?“.
Film, Schrader'ın söz verdiği üzere Mişima'nın hayatından uzaklaşmamıştır.Film byl do výsledné podoby sestříhán bez Schraderova souhlasu.
Yıllar sonra Raj annesinin evden uzaklaşmasından sorumlu olan adamın Jagga olduğunun farkına varır.Câțiva ani mai târziu, Raj își dă seama că Jagga este omul responsabil pentru alungarea mamei sale.
Bir yaşına gelmiş yavrular analarının saldırgan davranışlarıyla uzaklaşmak zorunda kalırlar.Puii nou înțărcați sunt încurajați să plece prin comportamentul agresiv al mamei față de ei.
Tam oradan uzaklaşmak üzereyken hırsızlar onu fark eder.Când se confruntă cu acesta, este surprins când hoțul dispare instantaneu.
Marie Antoinette de saraydan uzaklaşmak istiyordu.Doamna de Scarron dorește să plece de la curte.
Utanç gösterisinin sürekli gösterilmesi için minnettar olmak yerine, uzaklaşmaya başlıyorum.A műről a boldog elégedettség helyett a nyomasztó elhagyatottság sugárzik.
Ve İnsanlar Elflerden ve Valar'dan uzaklaşmaya başlar.A többieken múlott, hogy Levente és Szöcske közül ki távozik.
Gerçeklik duygusundan hiç uzaklaşmadık.Mi sem állt távolabb a valóságtól.
Başaramayınca da ondan uzaklaşmak ister, ama artık onlar zoraki birer yol arkadaşı olmuşlardır.Jos (vastaaja) ei (niitä) halua, (kantaja) älköön (olko pakotettu) varustamaan hänelle katettuja vaunuja.
1967'de Beatles'dan uzaklaşması Sgt.The Beatlesin albumeista vuonna 1967 ilmestynyt Sgt.
Oradan uzaklaşmak zorundaydım.Itse halusin lähteä pois.
Küslük gün geçtikçe katlanmakta, kardeşler birbirlerinden daha da fazla Uzaklaşmaktadır.Ντροπιασμένοι από τις ενέργειές τους, οι αδελφοί έφυγαν αμέσως μετά.
Kasım 1842'de Darwin çifti, Londra'nın stresinden uzaklaşmak için şehrin dışındaki Down House'a geçti.Το 1842 η οικογένεια μετακόμισε στο αγροτικό Down House για να ξεφύγει από τις πιέσεις στο Λονδίνο.
Parçalar birbirinden uzaklaşmaya başladılar.Οι μικρές διαφορές αποξένωναν τον έναν από τον άλλο.
Bu sebeple kişi isimden ve ismin anlamından uzaklaşmalıdır.Έτσι οι γιατροί αποστασιοποιούνται από την παραδοσιακή ονομασία και την έννοια πίσω από αυτήν.
Samimi duygulardan uzaklaşma.Αποφύγετε έντονες εκφράσεις προσώπου.
Tam oradan uzaklaşmak üzereyken hırsızlar onu fark eder.Ved tyveri borttager tyven tingen fra en anden.
Ayrıca, büyüdükleri çevreden de fazla uzaklaşmazlar.Parret bevæger sig ikke langt væk fra deres territorie.
1967'de Beatles'dan uzaklaşması Sgt.1967 – The Beatles gir ut Sgt.
Tam oradan uzaklaşmak üzereyken hırsızlar onu fark eder.I det alle sammen ankommer herskapshuset, prøver tyvene å stikke av.
Bununla birlikte zaman geçtikçe grup içinde uzaklaşmalar başladı.På omtrent samme tid begynte det å oppstå intern splid i gruppa.
Bu cihaz evden 100 adımdan fazla uzaklaşmasını engellemektedir.Han ble ilagt forbud mot å komme nærmere enn 300 meter fra Stortinget.
Gerilim ve yorgunluktan uzaklaşma sağlar.Hal itu membuat Ai bosan dan lelah.
Uzaklaşmakta olan Escamillo'nun bir şarkı söylediği duyulur.Khi anh đi, có tiếng hát của Escamillo ở đằng xa.
Pulcheria bir rahibe gibi cinsel ilişkilerden uzaklaşma yemini etmiş ve bu yeminine hep uymuştur.Pulcheria đã thề nguyện sẽ theo Chúa suốt đời với tư cách của một trinh nữ ngoan đạo.
Eğer yılan henüz kaçmamış ise, yavaşça ve dikkatlice ortamdan uzaklaşmak önemlidir.Lửng lợn đi lại chậm rãi và ít để ý đến xung quanh.
Büyük gökada (NGC 6745A) geçtikten sonra daha küçük olan gökada (NCG 6745B) şimdi uzaklaşmaktadır.より大きな銀河(NGC 6745A)が通り過ぎた後、より小さな銀河(NGC 6745B)が現在遠ざかっているところである。
Ayrıca, büyüdükleri çevreden de fazla uzaklaşmazlar.繁殖の際もその周辺から遠く離れることはない。
Gerilim ve yorgunluktan uzaklaşma sağlar.吐き気や疲れ易さなどである。
O, bizden ayrılıp uzaklaşmadan tekrar kanlarımızla örteriz..."」と叫び、肩口から血を滴らせつつ逃げ去った。
Ancak son yıllarda şehirlerden uzaklaşma şeklinde yeni bir eğilimin ortaya çıkmakta olduğu da görülmektedir.ただし後述のように、近年は都市部で復活傾向も見られる。
Utanç gösterisinin sürekli gösterilmesi için minnettar olmak yerine, uzaklaşmaya başlıyorum.純情で考えるより実行する派なのでいつも大騒ぎになってしまう。
Kızıla kaymanın olabilmesi için, yıldızların bizden uzaklaşmaları gerektiğini fark etti.波長が赤くなる赤方偏移では、恒星が地球から遠ざかっていることを示している。
Oradan uzaklaşmak zorundaydım.私は去る必要があった。
Gerçeklik duygusundan hiç uzaklaşmadık.それは現実世界と遠いから。