uzaklaşma ile cümle

uzaklaşma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Büyük gökada (NGC 6745A) geçtikten sonra daha küçük olan gökada (NCG 6745B) şimdi uzaklaşmaktadır.在經過較大的星系NGC 6745A之後,較小的星系NGC 6745B與A的距離正在拉長。
Samimi duygulardan uzaklaşma.別離情緒惡。
Oradan uzaklaşmak zorundaydım.遂得布此。
Giderek ailesinden uzaklaşmaya başlar ve insanlardan soğur.經常只顧工作,而冷落家人。
O, bizden ayrılıp uzaklaşmadan tekrar kanlarımızla örteriz..."중은 머리를 기른 뒤 오겠다고 기약하고 떠난 후 다시 나타나지 않았다.
Oradan uzaklaşmak zorundaydım.난 나와야만 했지요.
(Tabi bunu anlamak için köyden uzaklaşmak gerekir.)(이 과정을 이해하기 위해서는 합동 산술을 참고하라.)
Yunus`un RAB'den uzaklaşmak için kaçtığını biliyorlardı.유희가 다은을 살리기 위해 떠난 줄 모르고 한강수를 따라 집을 나간 것으로 오해한다.
Eğer yılan henüz kaçmamış ise, yavaşça ve dikkatlice ortamdan uzaklaşmak önemlidir.אם הנחש עדיין לא ברח חשוב להתרחק לאט-לאט, ובזהירות.
Oradan uzaklaşmak zorundaydım.ידעתי שאני חייבת להתרחק.
Gerilim ve yorgunluktan uzaklaşma sağlar.מאידך הוא מוביל לערנות גדולה ולהפחתת עייפות.
Uzaklaşmakta olan Escamillo'nun bir şarkı söylediği duyulur.בלכתו נשמעת מרחוק שירת אסקמיו.
Galaktik merkezden uzaklaşmak bu bölgeyi belirler.ומקיפים את מרכז הגלקסיה.
Bu manevra aracın Güneşten uzaklaşma hızını azalttı.מצב זה האט את קצב יציאת השבויים מהמנהרה.
Gerçeklik duygusundan hiç uzaklaşmadık.אני לא הולך יותר מדי רחוק מהמציאות ...
İkinci problem, akılcılıktan uzaklaşma durumunu doğuran gösterişe yenik düşülmesidir.Drugi čimbenik je potpuni izostanak osjećaja krivnje.
Resmi yaptığı dönemde, Picasso, komünist ideolojiden uzaklaşmaktaydı.Ovaj put kao da je Picasso otišao predaleko sa svojim ambicijama.
Samimi duygulardan uzaklaşma.Vyhýbaj sa zmysovým pôžitkom.
Berlin Duvarı'nın yıkılmasından sonra bir süre için Berlin'den uzaklaşmak istedi.Pred pádom Berlínskeho múru sa chcel pozrieť na druhú stranu.
Tam oradan uzaklaşmak üzereyken hırsızlar onu fark eder.Obaja zistia, že lupiči miznú tak, že Mercedesy prelakujú.
Ancak bu durum eşler arasında uzaklaşmaya yol açmıştır.No i táto skutočnosť sa na zlepšení vzťahu medzi manželmi neprejavila.
Utanç gösterisinin sürekli gösterilmesi için minnettar olmak yerine, uzaklaşmaya başlıyorum.Namesto, da bi bil hvaležen za nenehno prikazovanje naše sramote, raje pogledam stran.
Bir seviye uzaklaşmadan önce, o seviyeye kadar olan bütün düğümleri dolaşmış olması gerekir.Tik preden se dotaknemo tal morajo biti vrvice zategnjene do konca.
Bununla birlikte zaman geçtikçe grup içinde uzaklaşmalar başladı.Grupė vis mažiau laiko pradėjo leisti kartu.
Uzaklaşmakta olan Escamillo'nun bir şarkı söylediği duyulur.Kaugusest kostab Escamillo laulu.
(Tabi bunu anlamak için köyden uzaklaşmak gerekir.)(Selleks, et midagi kavatseda, peab saama sellest mõelda.)
17. yüzyıl başlarında "singspiel" oyunlarının dinsel konulardan uzaklaşmaya başladığı görülür.19. sajandi alguses kandusid Singspiel'i traditsioonid üle nn päästmisooperitesse.
Ama bir zararı yok. Sadece orada uzaklaşmanıza neden oldu.Ale vlastně se nic nestalo, jen jste utekli.
Ama bir zararı yok. Sadece orada uzaklaşmanıza neden oldu.그러나, 해가 될 만한 건 없습니다. 그냥 가버리면 되죠.
Ama bir zararı yok. Sadece orada uzaklaşmanıza neden oldu.Men ingen skada skedd, Du bara går vidare.
Ama bir zararı yok. Sadece orada uzaklaşmanıza neden oldu.Pero no sucede nada, simplemente te alejas.
Ama bir zararı yok. Sadece orada uzaklaşmanıza neden oldu.אבל לא קרה כלום. את פשוט הולכת משם.
Ama bir zararı yok. Sadece orada uzaklaşmanıza neden oldu.ولكن لا ضرر هنا فقط ابتعدت بعيدا
Ama bir zararı yok. Sadece orada uzaklaşmanıza neden oldu.用心深くて 慎重だったのです
Ama sonunda, İsmail söyledi gidin; duymuyoruz? kapının önünde uzaklaşmak; yamalı çizme şekilde durduruyor.하지만 마지막에서, 이스마엘 밝혔다 가고, 당신이 말 안 들려? 문 앞에 떨어져; 여러분의 패치 부츠는 방법을 중단하고 있습니다. 그러니 제가했습니다.
Ama sonunda, İsmail söyledi gidin; duymuyoruz? kapının önünde uzaklaşmak; yamalı çizme şekilde durduruyor.Але далі, Ізмаїл, сказав, що я нарешті-то, не чуєш? піти від до дверей; ваш пропатчен чоботи зупинки в дорозі.
Ama sonunda, İsmail söyledi gidin; duymuyoruz? kapının önünde uzaklaşmak; yamalı çizme şekilde durduruyor.אבל קדימה, ישמעאל, אמר לי סוף סוף, אתה לא שומע? להתרחק לפני הדלת; מגפי טלאים שלך לעצור את הדרך. אז הלכתי על.
Ama sonunda, İsmail söyledi gidin; duymuyoruz? kapının önünde uzaklaşmak; yamalı çizme şekilde durduruyor.あなたのパッチを適用したブーツは、道を停止している。というように私は行きました。 私は今本能で、確かに、そこのため、水のある方向へかかった通りに従いました
Ama uzaklasmaya basliyor, bence en iyi dusunme tarzidir.Aber ich denke, das ist der beste Weg darüber nachzudenken.
Ama uzaklasmaya basliyor, bence en iyi dusunme tarzidir.Ale myślę, że oddalenie będzie najlepszym sposobem by sobie to wyobrazić.
Ama uzaklasmaya basliyor, bence en iyi dusunme tarzidir.그러나 이것이 더 멀리 떨어져 있으므로, 유추컨데, 최적의 상태인
Ama uzaklasmaya basliyor, bence en iyi dusunme tarzidir.Maar het gaat verder weg, ik denk dat de beste manier is er over na te denken.
Ama uzaklasmaya basliyor, bence en iyi dusunme tarzidir.Mas torna-se mais longe, acho que é o melhor caminho para pensar sobre isso.
Ama uzaklasmaya basliyor, bence en iyi dusunme tarzidir.Men det bliver længere væk, tror jeg er den bedste måde at tænke over det.
Ama uzaklasmaya basliyor, bence en iyi dusunme tarzidir.Pero se aleja, creo que esta es la mejor forma de explicarlo.
Ama uzaklasmaya basliyor, bence en iyi dusunme tarzidir.Tapi akan lebih jauh, saya kira adalah cara terbaik untuk berpikir tentang hal itu.
Ama uzaklasmaya basliyor, bence en iyi dusunme tarzidir.Tutto questo ci porta lontano, penso che sia meglio rifletterci.
Ama uzaklasmaya basliyor, bence en iyi dusunme tarzidir.Але він відходить далеко, найкращий спосіб зрозуміти це так:
Ama uzaklasmaya basliyor, bence en iyi dusunme tarzidir.Може да се приближат към друг атом. или да преминат изцяло към друг атом.
Ama uzaklasmaya basliyor, bence en iyi dusunme tarzidir.Но он отходит. Я думаю, это будет лучшим вариантом того, как об этом думать.
Ama uzaklasmaya basliyor, bence en iyi dusunme tarzidir.الا انها تبتعد اكثر اعتقد هذه افضل طريقة
Basit olarak, bu yağmurdan en hızlı şekilde uzaklaşmalısınız.Jednak jeśli chcesz dostać się z punktu A do punktu B, stanie w miejscu nie wchodzi w grę.
Belki bu haritadan tamamen uzaklaşmalı ve gerçektende gözde Roma parçalarımı göstermede dürüst olmalıyım.어쩌면 이 지도로부터 완전하게 벗어나서 솔직히 정말로 제가 좋아하는 로마에 대한 그림들을 여러분께 보여드리고 싶습니다.
Belki bu haritadan tamamen uzaklaşmalı ve gerçektende gözde Roma parçalarımı göstermede dürüst olmalıyım.Może powinienem zrezygnować zupelnie z tej mapy i po prostu szczerze pokazać swoje ulubione miejsca w Rzymie.
Belki bu haritadan tamamen uzaklaşmalı ve gerçektende gözde Roma parçalarımı göstermede dürüst olmalıyım.ربما علي ان اظل بعيدا عن فكرة هذه الخريطة كلياً و ان اكون نزيها حول ما اريد ان اعرضه من اجزائي المفضلة من روما
Belki bu haritadan tamamen uzaklaşmalı ve gerçektende gözde Roma parçalarımı göstermede dürüst olmalıyım.私が本当に気に入っている ローマの風景を見せようか サッカーボールを宙に蹴ってみたり
Bob, buradan uzaklaşmalıyız!Anda mendengar dia berkata dia memburu kita seperti yang ia berburu macan tutul.
Bob, buradan uzaklaşmalıyız!Bạn nghe ông nói rằng ông muốn săn tìm chúng tôi như ông muốn săn báo.
Bob, buradan uzaklaşmalıyız!Du hörde honom säga att han skulle jaga oss som han skulle jaga en leopard.
Bob, buradan uzaklaşmalıyız!Du hørte ham sige, at han ville jage os da han ville jage en leopard.

İlgili Sayfalar