Ana içeriğe geç
Sözlük

uzak ile cümle

uzak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Eylemciler en son Brezilya'nın uzak, ormanlık bir köşesinde görüldüler.The activists were last seen in a remote, forested corner of Brazil.
İstasyon iki metre uzakta.The station is two meters away.
Senin okulun evine çok uzak mı?Is your school far away from your house?
Sanırım bu kargaşadan uzaklaşmamın zamanıdır.I think it's time for me to walk away from this mess.
New York ve Londra arasındaki uzaklık ne kadardır?What is the distance between New York and London?
Vergilerimizin düşürülmesi uzak ihtimal.It's highly unlikely that our taxes will be lowered.
Buradan Grafton caddesine nasıl giderim? Uzak mı?How do I get to Grafton Street from here? Is it far?
Bugün mümkünse Tom'dan uzak durmalısın. O sana çok kızgın.You should avoid Tom today if at all possible. He's very mad at you.
Tom'un saç çizgisinden uzaklaşıyorsun.Tom's hairline is receding.
Tom bizden uzakta olmayan kirasız küçük bir evde yaşıyordu.Tom was living rent-free in a small house not too far from us.
Tom sınavda kopye çekerken yakalandı ve okuldan uzaklaştırıldı.Tom was caught cheating on the exam and was expelled from school.
Tom çantalarını bagaja koydu, sonra arabaya bindi ve arabayla uzaklaştı.Tom put his bags in the trunk, then hopped in the car and drove off.
Tom çantalarını bagaja koydu, sonra arabaya atladı ve uzaklaştı.Tom put his bags in the trunk, then hopped in the car and drove off.
Tom çalıştığı yerden çok uzakta olmayan bir daire bulmalı.Tom needs to find an apartment not too far from where he works.
Tom ofisinden çok uzakta olmayan iyi bir Çin restoranı biliyor.Tom knows a good Chinese restaurant not too far from his office.
Tom'un buradan çok uzakta olmayan bir evi var.Tom has a house not too far from here.
Tom parayla birlikte uzaklaştı.Tom got away with the money.
Tom arabayla hızlıca uzaklaştı.Tom drove off in a hurry.
Tom buradan çok uzakta yaşamıyor.Tom doesn't live too far from here.
Tom buradan çok uzak olmayan bir mağazadan bir kamera satın aldı.Tom bought a camera at a store not too far from here.
Tom koltuğu ayarladı, anahtarı taktı, ve sonra uzaklaştı.Tom adjusted the seat, put in the key, and then drove away.
Tom Mary'den uzak kalmaya çalıştı.Tom tried to stay away from Mary.
Tom o uzaktayken Mary hakkında hiç düşünmedi.Tom never thought about Mary while she was away.
Tom karısı Mary ile birlikte Boston'dan çok uzakta olmayan bir çiftlikte yaşıyor.Tom lives on a farm with his wife, Mary, not too far from Boston.
Tom Mary'den yaklaşık yirmi dakika uzakta yaşamaktadır.Tom lives about twenty minutes away from Mary.
Tom Mary'nin çalışmasından memnun olmaktan uzaktır.Tom is far from satisfied with Mary's work.
Tom Mary ile uzaktan ilgilidir.Tom is distantly related to Mary.
Tom, Mary'ye çalıştığı yerden çok uzak olmayan bir daire buldu.Tom found Mary an apartment not too far from where she works.
Tom Mary'nin evini uzaktan görebiliyordu.Tom could see Mary's house in the distance.
Tom Mary'ye o uzaktayken havanın nasıl olduğunu sordu.Tom asked Mary what the weather had been like while he was away.
Tom Marry'e, o uzaktayken havanın nasıl olduğunu sordu.Tom asked Mary what the weather had been like while he was away.
Tom ve Mary hafta sonu için uzaklara gitti.Tom and Mary went away for the weekend.
Tom ve Mary gittikçe birbirlerinden uzaklaşıyorlar.Tom and Mary are growing further and further apart.
Beladan uzak kalmaya çalışın.Try to stay out of trouble.
Tom Mary'yi onun evinden uzak kalması için uyardı.Tom warned Mary to stay away from his house.
Tom elinden geldiği kadar Mary'den uzaklara gitmek istedi.Tom wanted to get as far away from Mary as he could.
Tom ve Mary buradan çok uzakta olmayan küçük bir kilisede evlendiler.Tom and Mary were married in a small church not too far from here.
Yakında yaşayan bir yabancı uzakta yaşayan bir akrabadan daha iyidir.A stranger living nearby is better than a relative living far away.
Yakındaki yabancılar uzaktaki aileden daha iyidir.Strangers close by are better than family far away.
Tom uzun süre uzaklarda bulunduktan sonra evde olmaktan mutluydu.Tom was happy to be home after being away for so long.
Tom benim yerimden uzakta olmayan bir apartmanda yaşıyor.Tom lives in an apartment not far from my place.
Tom Rota 19'dan uzakta yaşadı.Tom lived just off Route 19.
Tom sürücünün yerine oturdu ve uzaklaştı.Tom got into the driver's seat and drove off.
Tom kampüsümüzden çok uzakta olmayan iyi bir restoran buldu.Tom found a good restaurant not too far from our campus.
Tom onlar uzaktayken komşunun kedisini besledi.Tom fed the neighbor's cat while they were away.
Tom istasyondan çok uzakta yaşamıyor.Tom doesn't live too far from the station.
Tom şu anda buradan çok uzakta olmayan bir oteli yönetiyor.Tom currently manages a hotel not too far from here.
Tom Mary'nin yaşadığı yerden uzakta olmayan bir parça arazi aldı.Tom bought a piece of land not far from where Mary lives.
Tom Mary'nin uzaklaşmasını rica etti.Tom asked Mary to go away.
Yakala onu, uzaklaşmasına izin verme.Grab him! Don't let him get away.
Maymun uzaklaştı.The monkey got away.
TV uzaktan kumandasını bana geri ver.Give me back the TV remote.
Paris uzak mı?Is Paris far away?
İşten uzaklaştırıldım.I've been laid off.
Uzaktayken her gün seni düşünüyor olacağım.I'll be thinking of you every day while I'm away.
Tom bununla birlikte uzaklaşmayacaktır.Tom won't get away with this.
Tom onunla uzaklaşmayacaktır.Tom won't get away with it.
Tom okuldan uzaklaştırıldı.Tom was suspended from school.
Bence Tom'un bowlinge gideceği uzak ihtimalI think it's highly unlikely that Tom will go bowling.
Bay Meier Neumann ailesinin tatil için uzakta olduğunu düşündü.Mr. Meier thought the Neumann family was away on vacation.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
uzak ile cümle - Sayfa 8 - uzak kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App