Leyla, Kanada'nın uzak bir parçasına gidiyordu.Layla was going to a remote part of Canada.
Tom buradan çok uzak olmayan bir müzede çalışıyor.Tom works at a museum not too far from here.
Leyla uzak durdu.Layla stayed away.
Leyla, Sami'nin kendisinden her zaman uzak durmasını istedi.Layla wanted Sami to stay away from her at all times.
Leyla, çocuklarını her türlü zarardan uzak tutmak istiyordu.Layla wanted to keep her kids away from all harm.
O buradan çok uzak değil, değil mi?That's not too far away from here, is it?
Lütfen bir metre uzakta durun.Please stand one meter away.
Romalılar uzak yerlerden suyu getirmek için su kemerleri inşa ettiler.The Romans built aqueducts to bring water from distant places into cities.
Kocamdan uzak dur.Stay away from my husband.
"Kim o?" "Ben Sami'nin karısıyım ve lütfen kocamdan uzak durun.""Who is that?" "I'm Sami's wife and please stay away from my husband."
Sami uzaklaşmadı.Sami didn't get far.
Leyla'nın büyükanne ve büyük babaları bir mil uzakta yaşıyordu.Layla's grandparents lived just a mile away.
Leyla uzaklaştı.Layla moved away.
Buradan çok uzak olmayan küçük bir köyde büyüdüm.I grew up in a small village not too far from here.
İstasyon, buradan üç kilometre uzakta.The station is three kilometers away from here.
İstasyon, buradan 3 mil uzakta.The station is three miles from here.
Uzaklaşmam çok zor oldu.It's become very hard for me to walk very far.
Tom arabasına atladı ve uzaklaştı.Tom hopped in his car and drove off.
Tom sadece bir kilometre uzakta yaşıyor.Tom lives just a mile away.
Tom benden uzak durmak için sabırsızlanıyor gibi görünüyor.Tom seems like he can't wait to get away from me.
Tom'a Mary'den uzak durmasını tavsiye ettim.I advised Tom to stay away from Mary.
Buradan çok uzakta yaşamıyorum.I don't live very far from here.
İşten uzaklaştırılmak istemiyorum.I don't want to be suspended.
Sami ondan uzak durmaya çalışıyordu.Sami tried to stay out of it.
Gidiyor olduğumuz restoran, otelden uzak değil.The restaurant we're going to isn't far from the hotel.
Sami sadece altı mil uzakta yaşıyordu.Sami lived just six miles away.
Sami yüzlerce mil uzakta yaşıyordu.Sami lived hundreds of miles away.
Uzaktaki sirenleri duyabiliyorum.I can hear sirens in the distance.
Sami'nin bundan uzak kalması lazım.Sami should stay out of this.
Sami bakışlarını Leyla'dan uzaklaştırdı.Sami looked away from Layla.
Sami uzaklaştı.Sami walked away.
Sami hemen döndü ve uzaklaştı.Sami just turned and walked away.
Sami, Leyla'yı Ferit'ten uzak durması için uyardı.Sami cautioned Layla to stay away from Farid.
Boston'dan ne kadar süre uzak kalacaksın?How long will you be away from Boston?
Tom, buradan uzak olmayan bir lokantada çalışıyor.Tom works at a restaurant not far from here.
Sami o arkadaşlıktan uzaklaşıyordu.Sami was pulling away from that friendship.
Tom ve Mary uzaktalar.Tom and Mary are away.
Onlar çok uzaklara gittiler.They have gone far away.
Tom yangından uzakta bir kütük üzerinde tek başına oturdu.Tom sat alone on a log away from the fire.
Tom sınırdan otuz mil uzakta yaşıyor.Tom lives thirty miles from the border.
Tom buradan üç mil uzakta yaşıyor.Tom lives about three miles from here.
Tom Mary'den uzak durmaya çalışıyor, değil mi?Tom is trying to avoid Mary, isn't he?
Tom uzakta gök gürültüsü duydu.Tom heard thunder in the distance.
En yakın postane buradan uzak mı?Is the nearest post office far from here?
Buraya uzak olmayan bir hastane var.There is a hospital not far from here.
Çikolatayı köpekten uzak tut.Keep chocolate away from the dog.
Uzaklığı tahmin etmek zor.The distance is hard to estimate.
Çok uzakta bir gemi daha gördük.We saw another ship far away.
Tom insanlardan uzaklaşmaya başladı.Tom started to avoid people.
Ne kadar uzakta yaşıyorsun?How far away do you live?
Sence niye şehirden uzak yaşamayı tercih ediyor?Why do you think he prefers living in the country?
Çalıştığı yere fazla uzak olmayan bir daire bulması lazım.He needs to find an apartment not too far from where he works.
Fazla uzaklaşma.Don't wander too far.
Şu köpeğini benden uzak tut.Just get your dog away from me.
Seni o kadar çok seviyorum ki senden uzak duruyorum.I love you so much that I'll stay away from you.
Yakın komşular uzak akrabalardan iyidir.Close neighbors are better than far-away relatives.
Tom hızla uzaklaştı.Tom sped off.
Yanni markete yarım saat uzaklıkta oturuyor.Yanni lives half an hour from the supermarket.
Gerçeklerden çok uzaktasın.You're far from the truth.
Benden uzakta oturuyor.He lives far away from me.