Sen uzaktayken köpeğe kim baktı?Who took care of the dog while you were away?
İstasyon uzak değil.The station is a little way off.
İstasyon buradan uzak değildir.The station is not far from here.
İstasyon iki mil uzaklıkta.The station is two miles away.
İstasyon 100 metre uzaklıktadır.The station is 100 meters away.
Bütün yolu sadece onun evden uzakta olduğunu anlamak için yürüdüm.I went all the way to see her only to find her away from home.
Uzakta bir yıldırım parlaması gördüm.I saw a flash of lightning far in the distance.
Adayı uzaktan görebilirsin.You can see the island in the distance.
Paris'e uzak değildir.It is not far to Paris.
Paris'e elli kilometre uzakta bulunuyor.It's fifty kilometers to Paris.
New York Londra'ya ne kadar uzaklıktadır?How far is it from New York to London?
Uzaklara gitsen bile, seni yine de tutkuyla seveceğim.Even if you go away, I'll still passionately love you.
Uzaklara gitsen bile, Seni hâlâ tutkuyla seveceğim.Even if you go away, I'll still passionately love you.
Tereddütten uzak, isteyerek bana yardım etmeyi önerdi.Far from hesitating, she willingly offered to help me.
Ada kıyıdan yaklaşık iki mil uzaklıktadır.The island is about two miles off the coast.
O adam biraz uzak duruyordu, ama o Tom'un bağırdığını duyunca döndü.That man was standing a little ways away, but he turned when he heard Tom shout.
O adam biraz uzakta duruyordu fakat Tom'un bağırdığını duyunca geri döndü.That man was standing a little ways away, but he turned when he heard Tom shout.
Dağlar uzaktan daha hoş görünür.The mountains look nicer from a distance.
Çit kurtları uzak tutmak için yeterince yüksek değildi.The fence was not high enough to keep the wolves out.
Buradan otele yürüyerek gitmek çok uzaktır. Daha iyisi bir taksiye binmek.It is too far to go on foot from here to the hotel. Better take a taxi.
O, buradan ne kadar uzaklıktadır?How far is it from here?
Otel buradan ne kadar uzaklıkta?How far is it from here to the hotel?
Sydney buradan çok uzak.Sydney is far from here.
Sydney buradan uzak.Sydney is far from here.
Sen uzaktayken kedine kim bakacak?Who will look after your cat while you are away?
Polis kalabalığı uzaklaştırdı.The policeman drove the crowd away.
Ay Dünya'dan uzaktadır.The moon is distant from the earth.
Derhal uzaklaşın!Go away right now!
Lütfen emniyet kemerinizi takınız ve sigara içmekten uzak durunuz.Please fasten your seat belts, and kindly refrain from smoking.
Biz birbirimizden kilometrelerce uzakta yaşıyoruz.We live many miles distant from each other.
O, bildiğim kadarıya çok uzak.It is very far as far as I know.
Ben birkaç gün için Tokyo'dan uzaklaşmayı umuyorum.I hope to get away from Tokyo for a few days.
Bir dahaki benzin istasyonu kaç mil uzakta?How many miles is it to the next gas station?
Kyoto Osaka'dan ne kadar uzaklıktadır?How far is it from Osaka to Kyoto?
Bizim şehrimiz hava kirliliğinden uzaktır.Our city is free from air pollution.
Onun çalışması kabul edilebilir, ama mükemmel olmaktan uzak.His work was acceptable, but far from excellent.
O, yüzme havuzundan uzaktaydı.He was away from the swimming pool.
Doğduğu yerden uzakta yaşıyor.He lives far away from his hometown.
O uzaklaştı.He walked away.
Parayı çabucak gözden uzak bir yere koydu.She quickly put the money out of sight.
O onu kocasından uzaklaştırdı.He lured her away from her husband.
Uzaktan bakıldığında, o bir erkeğe benziyor.Seen from a distance, it looks like a man.
Çok uzakta olduğu için ona özür dilemelisin.You should apologize to her for being so distant.
O buradan uzak.It is far away from here.
Himachal Pradesh'in başkenti Shimla, Chandigarh'tan sadece 115 kilometre uzak.The capital of Himachal Pradesh, Shimla, is only 115 kilometres away from Chandigarh.
Bir arkadaşım Emily Dickinson ile uzaktan akraba.A friend of mine is distantly related to Emily Dickinson.
Vedalaştım sonra uzaklaştım.I waved good bye and then walked away.
Senin okulun evine çok uzak mı?Is your school far away from your house?
Tom çantalarını bagaja koydu, sonra arabaya bindi ve arabayla uzaklaştı.Tom put his bags in the trunk, then hopped in the car and drove off.
Tom çantalarını bagaja koydu, sonra arabaya atladı ve uzaklaştı.Tom put his bags in the trunk, then hopped in the car and drove off.
Tom buradan çok uzak olmayan bir mağazadan bir kamera satın aldı.Tom bought a camera at a store not too far from here.
Tom karısı Mary ile birlikte Boston'dan çok uzakta olmayan bir çiftlikte yaşıyor.Tom lives on a farm with his wife, Mary, not too far from Boston.
Tom Mary'den yaklaşık yirmi dakika uzakta yaşamaktadır.Tom lives about twenty minutes away from Mary.
Tom ve Mary hafta sonu için uzaklara gitti.Tom and Mary went away for the weekend.
Tom Mary'yi onun evinden uzak kalması için uyardı.Tom warned Mary to stay away from his house.
Tom elinden geldiği kadar Mary'den uzaklara gitmek istedi.Tom wanted to get as far away from Mary as he could.
Tom istasyondan çok uzakta yaşamıyor.Tom doesn't live too far from the station.
Yakala onu, uzaklaşmasına izin verme.Grab him! Don't let him get away.
Uzaktayken her gün seni düşünüyor olacağım.I'll be thinking of you every day while I'm away.
Bay Meier Neumann ailesinin tatil için uzakta olduğunu düşündü.Mr. Meier thought the Neumann family was away on vacation.