Günde bir çikolata parçası doktoru uzak tutar.A piece of chocolate a day keeps the doctor away.
Araba uzaklaştı.The car drove away.
Tom'un, babası ile uzak bir ilişkisi vardır.Tom has a distant relationship with his father.
Metro istasyonu oldukça uzak.The metro station is quite far.
Tom'un işi tamamlanmaktan çok uzak.Tom's work is nowhere near complete.
Okuldaki diğer kızlar Mary'den uzak durdular.At school the other girls shunned Mary.
Buradan uzakta olmayan iyi bir restoran biliyorum.I know a good restaurant not far from here.
Depremi önceden tahmin edebileceğimiz günler uzak değil.The day will come soon when we will be able to predict earthquakes.
Mümkün olduğunca ondan uzak durmaya çalıştım.I tried to avoid him as much as possible.
Ondan mümkün olduğu kadar uzak durmaya çalışıyorum.I try to avoid him as much as possible.
Ailem uzakta.My family is far away.
Hatırladığım kadarıyla, Tom'un evi ana yoldan biraz daha uzak.As I recall, Tom's house is a little farther in from the main road.
Ne kadar uzak çok uzaktır?How far is too far?
Tom Mary'nin uzakta olduğunu biliyor.Tom knows Mary is away.
Tom çok uzakta olamaz.Tom can't be far away.
Biz Selanik'ten on kilometre uzakta yaşıyoruz.We live ten kilometers from Thessaloniki.
Gezgin uzaktan bir ışık gördü ve sevindi.The traveler saw a light from afar and rejoiced.
Onlar tüm formlarda içkiden uzak durmayı savunuyor.They advocate complete abstinence.
Sidney buradan millerce uzakta.Sydney is miles away from here.
Keşke çok uzakta olmasan.I wish you weren't so far away.
Tom'un uzak durabilip duramayacağına bakalım.Let's see if Tom can stay away.
Buradan uzaklaşmak istiyorum.I want to move away from here.
Biz artık Boston'dan uzak değiliz.We're not far from Boston now.
Tom mükemmel olmaktan uzaktır.Tom is far from perfect.
Restoran buradan uzak değil.The restaurant is not far from here.
Uzun süre için karımdan uzak kalmam olanaksız.It's impossible for me to be away from my wife for long.
O, İskoçya'nın uzak bir bölgesinde tek başına bir hayat sürüyor.She leads a solitary life in a remote area of Scotland.
Birçok kitap için, kapaklar çok uzaktadır.For many books, the covers are too far apart.
Tom havaalanından uzakta yaşıyor.Tom lives far from the airport.
Kızımdan uzak durmanı istiyorum.I want you to stay away from my daughter.
Kamyon uzaklaştı.The truck drove away.
Eroin iyi bir şey değildir, ondan uzak dur!The heroin isn't a good thing, stay away from it!
Boston'dan çok uzak olmayan küçük bir kasabadanım.I'm from a small town not too far from Boston.
Tom Boston'dan çok uzakta olmayan bir kasabada yaşadı.Tom lived in a town not too far from Boston.
Cadılar Bayramı sadece birkaç gün uzaklıktadırHalloween is just a few days away.
Noel sadece birkaç gün uzaklıktadır.Christmas is just a few days away.
Kızım Sao Paulo'dan dört yüz mil uzaktaki Rio de Janeiro'da yaşıyor.My daughter lives in Rio de Janeiro, which is four hundred miles away from Sao Paulo.
Arı kovanından uzak dur.Stay away from the beehive.
Arı kovanından uzak durun.Stay away from the beehive.
Seni millerce uzaktan duyabiliyordum.I could hear you from miles away!
Okul evimden üç mil uzakta.The school is three miles from my house.
Bu karmaşadan uzak kalmamız gerek.We need to stay out of this mess.
Tom'un Boston'tan uzak durması gerekiyordu.Tom needed to get away from Boston.
Tom'un Boston'tan uzaklaşması gerekiyordu.Tom needed to get away from Boston.
Dini, devletten uzak tutun.Keep religion out of government.
Kontrollerden uzak durun.Step away from the controls.
Kontrollerden uzaklaşın.Step away from the controls.
Tom beladan uzak durur.Tom stays out of trouble.
Tom bizi el işareti yaparak uzaklaştırdı.Tom motioned us away.
Tom sadece uzaklaştı.Tom just walked away.
Büyükanne uzaktan kumandanın nasıl kullanılacağını öğrendi ama ertesi gün unuttu.Grandma figured out how to operate the remote control, but forgot the next day.
Hayvanat bahçesine ne kadar uzak?How far is it to the zoo?
Benden uzak dur, Fadıl.Stay away from me, Fadil.
Fadil fazla uzaklaşmadı.Fadil didn't get very far.
Fadıl uzaklaşmadı.Fadil didn't get far.
O şeyi benden uzak tut!Get that thing away from me!
Buradan çok uzak olmayan bir oda kiraladım.I've rented a room not far from here.
Kedileri bahçenden nasıl uzak tutuyorsun?How do you keep cats out of your garden?
Orası buradan çok uzaktır.It's very far from here.
Tom'tan uzak durmanızı öneriyorum.I suggest that you stay away from Tom.