Buradan ne kadar uzakta oturuyorsun?How far do you live from here?
Uzaktan bakıldığında, kaya eski bir kale gibi görünüyordu.Seen from a distance, the rock looked like an old castle.
O benden uzak yaşar.She lives far from me.
Tom Kanada sınırından 10 mil uzakta yaşıyor.Tom lives 10 miles from the Canadian border.
Nereye olduğunu sormak istemediğin uzak bir yere gidiyorum.I am going to a distant place, you don't want to ask where.
Hey, oradan uzak dur.Hey, get away from there.
Tom diğer bir öğrenciye bir sandalye fırlattığı için okuldan uzaklaştırıldı.Tom was suspended for throwing a chair at another student.
Londra'ya, üç aşağı beş yukarı, üç yüz mil uzaklıktadır.It's three hundred miles to London, give or take ten.
Benim karım ve ben Noel molasında bir haftalığına uzaklaşmayı umuyoruz.My wife and I hope to get away for a week during the Christmas break.
Çok uzaktaydı.She was too far away.
Beladan uzak durmama yardım ettiğin için teşekkür ederim.Thank you for helping me keep out of trouble.
En yakın yıldız, dünyadan dört buçuk ışık yılı uzakta.The nearest star is about four and half light-years away from the earth.
O buradan uzakta yaşamıyor.He doesn't live far from here.
Uzakta bir ses duyuyorum.I hear a sound in the distance.
Doğduğu şehirden uzakta bir yerde yaşıyor.He lives far from the city in which he was born.
Doğduğu şehirden uzaklarda yaşıyor.He lives far from the city in which he was born.
Tom senden uzak kalmamı istiyor.Tom wants me to stay away from you.
Tom Mary'den uzak kalmamı istiyor.Tom wants me to stay away from Mary.
Tom bizim şehir ofisinden çok uzakta olmayan bir otelde kalıyor.Tom is staying at a hotel not too far from our downtown office.
Bu son. Uzaklaş!This is the end. Go away!
Maine uzak bir yerdir.Maine is a remote place.
Çocukların kahkahası uzaktan duyulabiliyordu.Children's laughter could be heard in the distance.
Klinikten uzak dur.Stay away from the clinic.
Ben uzaktan top ateşi duyuyorum.I've been hearing gunfire in the distance.
Ben uzaktan silah ateşi duyuyorum.I've been hearing gunfire in the distance.
Hey, duvardan uzak dur.Hey, get away from the wall.
Oğlumdan uzak dur.Get away from my son.
Tom videoyu durdurmak için uzaktan kumandaya tıkladı.Tom clicked the remote to stop the video.
Tom arabasından uzaklaştı.Tom walked away from his car.
Bundan uzak durmalıydın.You should've stayed out of this.
Tom gözden uzaktı.Tom was out of sight.
Adamlarına söyle gözden uzak dursunlar.Tell your men to stay out of sight.
O çok uzak.That's very distant.
Tom aceleyle uzaklaştı.Tom hurried away.
Bir milyon mil uzakta gibi görünüyorsun.You seem a million miles away.
Tom son zamanlarda çok uzaktı.Tom has been awfully distant lately.
Tom Mary'den uzakta görünüyordu.Tom looked away from Mary.
Tom ne kadar uzakta?How far away is Tom?
Seni nasıl uzaklaştırabilirim?How do I make you go away?
İstasyon buradan uzakta değil.The station isn't far from here.
O buradan uzakta değil.It isn't far from here.
Sadece buradan uzaklaş.Just get away from here.
Çok uzun süre uzak durdum.I've stayed away too long.
Tom'dan uzak durmalıydım.I should've stayed away from Tom.
Silahtan uzak dur.Step away from the gun.
Arabadan uzak dur.Step away from the car.
Bir yıldır uzaktaydım.I was away for a year.
Tom bir cevap beklemeden uzaklaştı.Tom walked away without waiting for an answer.
Onların hepsi uzaklaştı.They've all moved away.
Tom arabayla uzaklaştı.Tom drove away.
Onlar uzaklaşmıyorlar.They're not going away.
Tom Mary'nin uzaklaşmasını istedi.Tom wanted Mary to go away.
Otel buradan uzak mı?Is the hotel far from here?
Evinize ne kadar uzakta?How far is it to your house?
Bazen en iyi yanıt, kendinizi yanıt vermekten uzak tutmaktır.Sometimes, the best response is to restrain yourself from responding.
Aceleyle nereye uzaklaşıyorsun?Where are you rushing off to?
Tenis oynamak aklımı işlerden uzaklaştırdı.Playing tennis took my mind off things.
Bu mükemmel olmaktan uzak.It's far from perfect.
Sadece benden uzak dur.Just stay away from me.
Lütfen benden uzak dur.Please get away from me.