Ana içeriğe geç
Sözlük

uyurken ile cümle

uyurken kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Siz uyurken sürekli bir şekilde beyin dalgalarınızı takip ediyor.Folyamatosan figyeli az agyi hullámaidat, ahogy alszol.
Siz uyurken sürekli bir şekilde beyin dalgalarınızı takip ediyor.Hij volgt je hersengolven terwijl je slaapt.
Siz uyurken sürekli bir şekilde beyin dalgalarınızı takip ediyor.Il surveille vos ondes cérébrales en permanence pendant votre sommeil.
Siz uyurken sürekli bir şekilde beyin dalgalarınızı takip ediyor.이 머리띠가 여러분들이 자는동안 뇌파를 계속 관찰합니다.
Siz uyurken sürekli bir şekilde beyin dalgalarınızı takip ediyor.Monitorizează continuu undele cerebrale, în timp ce dormi.
Siz uyurken sürekli bir şekilde beyin dalgalarınızı takip ediyor.Stale monitoruje fale mózgowe podczas twojego snu.
Siz uyurken sürekli bir şekilde beyin dalgalarınızı takip ediyor.Supervisa las ondas cerebrales continuamente, mientras usted duerme.
Siz uyurken sürekli bir şekilde beyin dalgalarınızı takip ediyor.Vigia as ondas cerebrais permanentemente, enquanto estamos a dormir.
Siz uyurken sürekli bir şekilde beyin dalgalarınızı takip ediyor.В течение всего сна она беспрерывно выдаёт электроэнцефалограмму.
Siz uyurken sürekli bir şekilde beyin dalgalarınızı takip ediyor.Тя наблюдава постоянно мозъчните ти вълни, докато спиш.
Siz uyurken sürekli bir şekilde beyin dalgalarınızı takip ediyor.היא עוקבת אחרי גלי המוח באופן רציף, כשישנים.
Siz uyurken sürekli bir şekilde beyin dalgalarınızı takip ediyor.انها تقوم بمراقبة الموجات الصادرة عن الدماغ بصور متواصلة، عندم تكونون نائمين.
Siz uyurken sürekli bir şekilde beyin dalgalarınızı takip ediyor.私は7日間使ってみました
Uyanıkken boynumda duran fotoğraf makinesiyle; uyurken tripod ve zamanlayici ile.Amikor ébren voltam, a gép a nyakamban volt, amikor aludtam, az állványon állt, beidőzítve.
Uyanıkken boynumda duran fotoğraf makinesiyle; uyurken tripod ve zamanlayici ile.Când eram treaz, cu aparatul foto atârnat de gât; când dormeam, cu un trepied şi un declanşator automat.
Uyanıkken boynumda duran fotoğraf makinesiyle; uyurken tripod ve zamanlayici ile.Když jsem byl vzhůru - s kamerou na krku, ve spánku s časovačem.
Uyanıkken boynumda duran fotoğraf makinesiyle; uyurken tripod ve zamanlayici ile.Khi thức thì chụp với máy ảnh đeo quanh cổ; khi ngủ thì đặt lên chân máy và hẹn giờ.
Uyanıkken boynumda duran fotoğraf makinesiyle; uyurken tripod ve zamanlayici ile.Kiedy nie spałem - aparatem na mojej szyi; w nocy - za pomocą statywu i samowyzwalacza.
Uyanıkken boynumda duran fotoğraf makinesiyle; uyurken tripod ve zamanlayici ile.제가 깨어 있을 때는 목에다 카메라를 걸고 있었고, 잘 때는 삼각대와 타이머를 이용했습니다.
Uyanıkken boynumda duran fotoğraf makinesiyle; uyurken tripod ve zamanlayici ile.Quando ero sveglio, con la macchina al collo, e quando dormivo con un treppiedi e un timer.
Uyanıkken boynumda duran fotoğraf makinesiyle; uyurken tripod ve zamanlayici ile.Terwijl ik wakker was, met de camera om mijn nek, terwijl ik sliep, met een statief en een timer.
Uyanıkken boynumda duran fotoğraf makinesiyle; uyurken tripod ve zamanlayici ile.Όταν ήμουν ξύπνιος είχα τη μηχανή γύρω από το λαιμό μου όταν κοιμόμουν είχα ένα τρίποδο και χρονοδιακόπτη.
Uyanıkken boynumda duran fotoğraf makinesiyle; uyurken tripod ve zamanlayici ile.Когато бях буден, фотоапаратът беше около врата ми; когато спях, бях със статив и хронометър.
Uyanıkken boynumda duran fotoğraf makinesiyle; uyurken tripod ve zamanlayici ile.Пока я бодрствовал, с камерой на шее. Пока я спал, на треножнике и таймере.
Uyanıkken boynumda duran fotoğraf makinesiyle; uyurken tripod ve zamanlayici ile.כאשר הייתי ער, עם המצלמה מסביב לצווארי; כאשר ישנתי, עם חצובה ושעון עצר.
Uyanıkken boynumda duran fotoğraf makinesiyle; uyurken tripod ve zamanlayici ile.عندما أكون مستيقظا، تكون الكاميرا حول رقبتي؛ عندما أكون نائما، تكون على الحامل و أقوم بتشغيل المؤقت.
Uyanıkken boynumda duran fotoğraf makinesiyle; uyurken tripod ve zamanlayici ile.寝ている時は 三脚とタイマーを用意しました アドレナリンがほとばしる瞬間において
Uyurken bile ,evimiz yıkıldığı için sinirden patlayacakmış gibi hissediyorum.Aj keď spím, tak ma ide roztrhnúť od zlosti z toho, čo sa stalo s naším domom...
Uyurken bile ,evimiz yıkıldığı için sinirden patlayacakmış gibi hissediyorum.Anche quando dormo, mi sento come se esplodessi di rabbia perchè la nostra casa è andata distrutta.
Uyurken bile ,evimiz yıkıldığı için sinirden patlayacakmış gibi hissediyorum.Chiar şi atunci când dorm, mă simt macinat de furie din cauza ca ne-a fost distrusa casa .
Uyurken bile ,evimiz yıkıldığı için sinirden patlayacakmış gibi hissediyorum.Jopa silloin, kun minä nukun minusta tuntuu niin kuin minä halkeaisin vihasta meidän talon romahduksen takia.
Uyurken bile ,evimiz yıkıldığı için sinirden patlayacakmış gibi hissediyorum.Ketika aku tidur, aku serasa ingin marah karena rumah kita runtuh.
Uyurken bile ,evimiz yıkıldığı için sinirden patlayacakmış gibi hissediyorum.집 무너진건 자다가도 울화가 확 치미는데,
Uyurken bile ,evimiz yıkıldığı için sinirden patlayacakmış gibi hissediyorum.Még mindig dühös vagyok, ha csak a házunkkal történtekre gondolok.
Uyurken bile ,evimiz yıkıldığı için sinirden patlayacakmış gibi hissediyorum.Même quand je dors, je voudrais être fâché parce que notre maison a été détruite.
Uyurken bile ,evimiz yıkıldığı için sinirden patlayacakmış gibi hissediyorum.Nawet w Snie denerwuje sie ze nasz Dom sie zbuzyl.
Uyurken bile ,evimiz yıkıldığı için sinirden patlayacakmış gibi hissediyorum.Selbst im Schlaf steigt die Wut in mir hoch, weil unser Haus zusammengestürzt ist, aber ...
Uyurken bile ,evimiz yıkıldığı için sinirden patlayacakmış gibi hissediyorum.Selv når jeg sover, får jeg sådan lyst til at bryde ud af vrede fordi vores hus...
Uyurken bile ,evimiz yıkıldığı için sinirden patlayacakmış gibi hissediyorum.Zelfs als ik slaap, barst ik van de woede omdat ons huis vernietigd is.
Uyurken bile ,evimiz yıkıldığı için sinirden patlayacakmış gibi hissediyorum.Ακόμα και όταν κοιμάμαι, νιώθω ότι θα εκραγώ με θυμό για την καταστροφή του σπιτιού μας.
Uyurken bile ,evimiz yıkıldığı için sinirden patlayacakmış gibi hissediyorum.Даже когда я сплю, я чувствую, как начинаю кипеть от злости, что наш дом разрушился.
Uyurken bile ,evimiz yıkıldığı için sinirden patlayacakmış gibi hissediyorum.Дори когато съм заспал,се чувствам като препълнен с гняв, защото на нашата къща се...
Uyurken bile ,evimiz yıkıldığı için sinirden patlayacakmış gibi hissediyorum..אפילו כשאני ישן, אני מרגיש שאני בוער מכעס על שהבית שלנו נהרס
Uyurken bile ,evimiz yıkıldığı için sinirden patlayacakmış gibi hissediyorum.حتى وانا نائم , اشعر كاني سانفجر غضبا لان منزلنا تدمر
Uyurken bile ,evimiz yıkıldığı için sinirden patlayacakmış gibi hissediyorum.それでも そのおかげで
Uyurken, çok üşüdüm.Aludtam és hideg volt, amikor felébredtem.
Uyurken, çok üşüdüm.J'ai dormi et j'ai eu froid en me réveillant.
Uyurken, çok üşüdüm.Κρύωσα την ώρα που κοιμόμουν.
Uyurken, çok üşüdüm.خلال نومي شعرت بالبرد
Uyurken onun gibi savunmasız birinin.È così indifeso quando dorme.
Uyurken onun gibi savunmasız birinin.Ihan hassua. Hän on haavoittuvainen nukkuessaan.
Uyurken onun gibi savunmasız birinin.Latterligt. Han er så sårbar, når han sover.
Uyurken onun gibi savunmasız birinin.Por muito vulnerável que seja, quando dorme.
Uyurken onun gibi savunmasız birinin.Se le ve muy vulnerable cuando duerme.
Uyurken onun gibi savunmasız birinin.Skrattretande. Han är så sårbar när han sover.
Uyurken onun gibi savunmasız birinin.Taki bezbronny, kiedy śpi.
Uyurken onun gibi savunmasız birinin.Για γέλια δεν είναι αυτό; Είναι τόσο ευαίσθητος, τώρα που κοιμάται.
Uyurken onun gibi savunmasız birinin.Он такой беззащитный, когда спит.
uyurken sizi seyrederler. (Alkış)(Aplausos)
uyurken sizi seyrederler. (Alkış)(Aplauze)
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod