Siz uyurken sürekli bir şekilde beyin dalgalarınızı takip ediyor.It monitors your brainwaves continuously, when you're sleeping.
Nasıl olduğunu bilmiyorum, ama insanlar uyurken özel olmak ister.I don't know how it is, but people like to be private when they are sleeping.
# Kollarına al beni uyurken# Embracing me to sleep
‹‹Herkes uyurken, adamın düşmanı geldi, buğdayın arasına delice ekip gitti.but while people slept, his enemy came and sowed darnel weeds also among the wheat, and went away.
Fakat onlar uyurken dolaşıcı bir belâ onu sardı da,Then a calamity from your Lord fell upon it, but they remained fast asleep.
Grup çadırlarda uyurken, sabahın beşinde polis parkı bastı.The police invaded the park at five in the morning while these people were sleeping in their tents.
Ziyaretçiler uyurken festival kamp alanının üzerinde bir dal düştü. [myexit.org]A branch fell on the festival camp as visitors slept. [myexit.org]
1663); ev hanımı uyurken ev oyunu oynar.[1]1663); while the housewife sleeps, the household play.[37]
Oyuncu bir NPC'yi, kahvaltı yaparken, işe giderken, bara giderken ve sonra uyurken gözlemleyebilir.The player can observe an NPC eat breakfast, go to work, go to the pub, and then go to sleep.
Ayrıca Lycaon, Zeus'un ölümsüzlüğünü sınamak için tanrıyı uyurken öldürmeye çalışır.Moreover, in his quest to test Zeus' immortality Lycaon attempted to murder the god while he slept.
Uyurken arabası bir tünele bırakılır.While he is sleeping, his car is detached and left in a tunnel.
Mücevherlerden çok daha serttir, uyurken veya meditasyon yaparken çok nadiren uyanır.He is much sturdier than the jewels and when meditating or sleeping, he scarcely wakes up.
Meazza, yatakta uyurken bulunmuştu.Hepzibah – Sie holt dich im Schlaf.
Gece uyurken horlama ile aşırı terleme olmaktadır.Sei nicht allzu stürmisch in der Hochzeitsnacht.
Ben hâlâ uyurken, o geldi.Il vint tandis que je dormais encore.
Sen uyurken ben kitap okuyacağım.Leeré un libro mientras duermes.
Profesör, sınıfta öğrencileri uyurken yakaladı.El profesor pilló al estudiante durmiendo en clase.
Uyurken horluyor muyum bilmiyorum.Cuando duermo, no sé si ronco.
Tess Stonehenge'de uyurken ele geçirilir.Finalmente Tess es capturada mientras duerme en Stonehenge.
Uyurken yorganı yataktan taşırmamak.Evitar las preocupaciones en la cama.
Kâbus en genel olarak uyurken kişiye güçlü bir duygusal rahatsızlık veren rüyalardır.El acostarse del lado del corazón ocasiona malos sueños.
Hayvan uyurken kıvrılarak yatar ve kuyruğunu gövdesinin üzerine örter.El tío está casi dormido cuando se siente los insectos caminando en su nariz.
Öldürülen askerler ya uyurken ya da yarı uykulu bir şekilde kaçarken vurularak öldürüldü.Aquellos que intentaban huir morían por un disparo en la espalda o decapitados.
Meazza, yatakta uyurken bulunmuştu.Natsu incluso durmió una vez en su cama.
O gece Alex uyurken, Wyatt battaniyeyi yatağından çeker ve onu havaya uçurur.Quella notte, mentre Alex dorme, Robbie entra in camera sua e la fa levitare per aria.
Onları uyurken bulur.Riesce a farlo addormentare.
Uyurken solunum sistemimiz sakinler.Когда мы спим, наше дыхание успокаивается.
Tom'un uyurken usulca çıkardığı sesler beni de sakinleştiriyor.Меня успокаивает ровное дыхание спящего Тома.
Sonra Tom uyurken çukurun kapısından çıkarlar.Том неожиданно просыпается в своём доме из-за посторонних шумов.
Bir yerde konaklarlar, Kan Turalı uyurken düşmanlar onun üzerine yürürler.Некоторые враги спят даже если бегать возле них.
Eğer sıcak çarpması kişi uyurken olursa semptomları farketmek daha zordur.إذا حدثت ضربة الشمس عندما كان الشخص نائماً، قد يكون من الصعب ملاحظة الأعراض.
Uyurken yorganı yataktan taşırmamak.و يعني ليس في سريره.
Gece uyurken horlama ile aşırı terleme olmaktadır.النسيان أثناء النهار أسرع منه أثناء النوم.
Sanatçı 12 Eylül 2018'de Paris'teki evinde uyurken geçirdiği kalp krizi sonucu 59 yaşında ölmüştür.توفي في 12 سبتمبر عام 2018 بنوبة قلبية في باريس عن عمر ناهز 59 عاماً.
Meazza, yatakta uyurken bulunmuştu.Hańska tinha ido para a cama.
O gece Alex uyurken, Wyatt battaniyeyi yatağından çeker ve onu havaya uçurur.Naquela noite, Wyatt entra no quarto de Alex e a levita enquanto dorme.
O gece Mia ve John uyurken Mia, komşularının evinden bir çığlık sesi duyar.Die nacht schrikt Mia wakker van herrie bij de buren.
Gece, Meryemce uyurken çocukları da alıp yola çıkarlar.Als de nacht valt gaan de werkers slapen en Maria valt in slaap en begint te dromen.
Klibin sonunda da Amy uyurken gösteriliyor.Nagle za Soniciem zjawia się Amy.
Uyurken bile konuşmaları dinleyebilme yeteneği vardır.Swoim stylem bycia potrafi denerwować nawet gdy śpi.
Onları uyurken bulur.Їх він читає перед сном.
Evine döndüğünde kız kardeşiyle iki erkek kardeşini hala mışıl mışıl uyurken buldu.Прийшли за ним, коли він і брат мій ще спали.
Uyurken yorganı yataktan taşırmamak.У сплячку кроти не впадають.
Uyurken zevcesi onun ellerini boynuna doğru bağladı.Він відчув, що жіночі руки лягли йому на плечі.
Sen Uyurken 1995 Amerika Birleşik Devletleri yapımı romantik komedi filmi.«While You Were Sleeping») — американська романтична комедія 1995 року.
Meazza, yatakta uyurken bulunmuştu.(Любовно-жартівлива) Ой та спився козак, спився.
Helen'in yanından ayrılır, ama o uyurken geri dönerek güya rüya gibi ona görünır.Голо забирає її із собою, вона іде за ним наче уві сні.
Ben uyurken her zaman pencereyi açık bırakırım.Я завжди залишаю вікно відчиненим, коли сплю.
Ben uyurken her zaman pencereyi açık bırakırım.Лягаючи спати, я обов'язково залишаю вікно відчиненим.
Argos uyurken bile birkaç gözü açık kaldığından, her şeyi görür.Když se Douglasi podívá do očí, vidí v nich něco víc.
Uyurken bile konuşmaları dinleyebilme yeteneği vardır.Képes alvás közben olvasni.
Uyurken yorganı yataktan taşırmamak.Ο ποιητής δεν κοιμάται στο κρεβάτι.
Uyurken yorganı yataktan taşırmamak.Undgå at dit barn får det for varmt, når det sover.
Bu milyonlarca sinek bizi uyurken de rahat bırakmıyordu.Det er altså ikke sikkert, at fugle sover mens de flyver.
Filmin ilk sahnesinde onu burada uyurken buluruz.Første natt i leiligheten finner de ham død i sengen.
Onları uyurken bulur.Han holder rundt henne når hun sover.
Argos uyurken bile birkaç gözü açık kaldığından, her şeyi görür.Argos' øyne byttet på å sove, så noen var alltid åpne.
Ana madde: Rüya Rüya insanların uyurken deneyimlediği olaylardır.Drømmetydning er prosessen med å finne meninger med drømmer.
Uyurken yorganı yataktan taşırmamak.Bahkan tak mengerti kenapa harus tidur sekamar.
Uyurken bile konuşmaları dinleyebilme yeteneği vardır.Cô ấy có khuynh hướng nói chuyện khi ngủ.