Ana içeriğe geç
Sözlük

uyuma ile cümle

uyuma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Evde durduğu zaman ise yatıp uyumayı tercih eder.そんな答弁するなら家で寝ていた方がましだ。
Evde uyuması gerekir.どこでも寝る。
Uyku ihtiyacı yoktur ve uyumaz.眠らない、眠らせない。
Bunlar tam uyuma veya uyanma esnasında oluşurlar.起床時か就床前に行う。
Gün sırasında uyumamaya çalışın.昼間は居眠りしている。
Bunun üzerine Gordon uyumayı seçer.結果マックは居眠り運転をしてしまうことに。
Diğer yatakta ise Michael uyumaktadır.ベッドの中でトムは寝ていた。
Post ağacı saran ve hiç uyumayan devasa Kolkhis Ejderhası tarafından korunmaktadır.コルキスの王が所有し、眠らないドラゴンによって守られていた。
Televizyon karşısında uyumak hoşuna gidiyor.テレビに毒を吐くのが大好き。
Bahaddin, zamanla halk ağzında uyuma girerek Bahadın olur.とりつかれると時間を忘れて眠ってしまう。
Karada geçen iki ile üç ay boyunca bir erkek neredeyse hiç uyumaz ve beslenmez.妻と娘2人を殺害された男性は、1週間もの間、食事・睡眠がとれなかった。
Küçük galago, ekseri maki'ler gibi ağaçların üzerinde yaşar ve gündüzlerini uyumakla geçirir.他のロリスと同じようにスローロリスは樹上生活者で、夜行性である。
"Babamla birlikte uyumayı özledim".そして父と共に自害したという。
Quiet Please(Sessizlik Lütfen):Spike uyumaya çalışır.上海~福建 睡覚(すいじょう):寝ること。
Uyumadan önce şarkı dinlerim.寝る前に、歌を聞こうっと。
Uyumama izin ver.寝させてよ。
Diğer vampirler gibi Edward da uyumaz.愛德華不需要睡覺,就如吸血鬼一樣。
Lemberg'te uyandıktan sonra bir daha asla uyumadı.不過,在利沃夫醒來後,他就再也沒有入睡過。
Wallenberg, yakalanmamak ve öldürülmemek için her gece farklı bir evde uyumaya başladı .羅爾·華倫堡开始每天晚上在不同的房子里睡觉,以防被箭十字党成员或艾希曼的人抓获或暗杀。
Karada geçen iki ile üç ay boyunca bir erkek neredeyse hiç uyumaz ve beslenmez.不少人已經連續兩日甚至三日未有夜眠,也沒有吃飽。
Kahire'de birçok eylemci eylemden önceki gün Tahrir Meydanı'nda kalmayı ve orada uyumayı kararlaştırdı.在開羅,許多示威者從前一天就留在塔利爾廣場過夜。
Pek ziyade bitap olduğumdan uyumamak üzere yattım.當了皇帝之後,我從來沒有好好睡過。
Gün sırasında uyumamaya çalışın.至期前夕,上不寢。
Onlar için uyumak veya uykuda kalmak genellikle zordur.总是睡觉,很难叫醒。
Hasta nefes alamadığı için konuşmakta ve uyumakta zorlanma yaşar.睡眠時無呼吸 睡覺的時候呼吸停止。
Kuluçka sırasında erkek uyuma yuvasında kalır.休假時在男子美容院度過。
Bu sırada, iki çocuğu yan odada uyumaktaydı.二人的尸体都位于同一间朝前的卧室。
Yemek yemeyi ve uyumayı çok sever.很喜歡睡,經常夢到食物。
Wollstonecraft annesini korumak için yatak odasının önünde uyumaya başlamıştı.10대 시절 울스턴크래프트는 어머니를 지키기 위해 어머니 방으로 들어가는 문지방을 베고 눕곤 했다.
Vali ve Lilly birlikte uyumaktadır.Kerley와 Williams는 함께 누워있다.
Diğer yatakta ise Michael uyumaktadır.잠자리 복불복에서 김종민이 우승.
"Babamla birlikte uyumayı özledim".한정우 역 《아빠하고 나하고》
Tekrar saraya dönünce, yemek sonrası uyumak üzere istirahata çekildiler.노인이 잠에서 깨었을 때, 그들은 다시 한번 고기잡이를 나가자고 약속했다.
Bu sırada, iki çocuğu yan odada uyumaktaydı.옆방에서 자고 있던 생후 3개월 아기는 무사했다.
Marcello Rodolfo'nun orada bulunduğunu ve içeride uyumakta olduğunu bildirir.מרצ'לו מספר לה כי רודולפו הגיע לפונדק בבוקר וכי הוא ישן.
Fakat hiçbir gece Krallık Sarayında uyumadı.משפחת המלוכה לא שהתה בארמון באותה עת.
Uyku ihtiyacı yoktur ve uyumaz.תנומה לא תאחז זו ולא שינה.
Charlie de banyo küvetinde uyumaya karar verir.דניאל מציע לסוזן לנסות לישון בעודה צפה בחליפת הצלילה.
Oturmak, yemek, içmek, uyumak gibi...לדוגמה: מזון, מים או שינה.
Uyumayı sever.הוא אוהב לישון.
Uyumayı sever.היא אוהבת לישון.
Bu süreçte gündüzleri uyumayı tercih etmiştir.Тя е срамежлива и предпочита да спи през деня.
Evde uyuması gerekir.Тя би трябвало да си легне.
Odalarını uyuması için ona verirler.Позволява им да останат да пренощуват у него.
Gretel önce uykudan uyanır ve uyumakta olan Hansel'i uyandırır.Григорий се събужда, измъчван от сънища.
Evde durduğu zaman ise yatıp uyumayı tercih eder.Докато собствениците им са навън те предпочитат да спят.
Tüm bir diyarı gezdi ve yorulduğunda kıvrılıp uyumaya başladı.П р и м е р и: Изморена и огладняла, тя се запъти към къщи.
İnsomnia, bir uyuma sorunudur.Изместването е процес на работа на съня.
Vali ve Lilly birlikte uyumaktadır.Мани и Ели са заедно.
Diğer vampirler gibi Edward da uyumaz.Аз също като Дилън не мога да пея.
Günde en az yedi saat uyumak zorundayız.Трябва да спим най-малко по седем часа на ден.
Çocuklar yerde uyumak zorunda kalacaklar gibi.Изглежда, че децата ще са принудени да спят на пода.
Yatak, üzerinde uyumak ya da dinlenmek için kullanılan mobilya.U njoj djeca spavaju ili se opuštaju.
Hayvanlar yeraltında uyumaktaydı.Muškarci su spavali na polju.
Uyumakta olan birinin 6 saatlik uykusunu görüntülüyordu.Računa se da trećinu svoga života provedemo u spavanju.
Vampirler hiçbir zaman uyumazlar.Niektorí upíri však nespia nikdy.
Örneğin, "hiçbir zaman uyumayan kent" deyişi New York'u anımsatmaktadır.New Yorku sa vďaka čulému nočnému životu niekedy hovorí Mesto, ktoré nikdy nespí.
Oturmak, yemek, içmek, uyumak gibi...Tak ako pitie čaju, pištoľ, pichánie,...”
Kuluçka sırasında erkek uyuma yuvasında kalır.Počas internácie žila na Budči.
Wollstonecraft annesini korumak için yatak odasının önünde uyumaya başlamıştı.Zato je Wollstonecraftova kot najstnica pogosto ležala pred vrati spalnice svoje matere, da bi jo zaščitila.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod