Ana içeriğe geç
Sözlük

uyuma ile cümle

uyuma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Amina odadaki bir koltuk üzerine yatıp uyumaya başlar.Este Amina, care intră în cameră, mergând în somn.
Televizyon karşısında uyumak hoşuna gidiyor.Îi place să citească ghidul TV.
Bu oda uyumak için uygun değil.Această cameră nu este potrivită pentru dormit.
Uyumayı seviyorum.Îmi place să dorm.
Uyumam lazım.Trebuie să dorm.
Tom çıplak uyumayı sever ama ben pijama giymeyi tercih ederim.Lui Tom îi place să doarmă dezbrăcat, dar eu prefer să port pijama.
Tom çıplak uyumayı sever ama ben pijama giymeyi tercih ederim.Lui Tom îi place să doarmă gol dar, eu prefer să port pijama.
Diğer vampirler gibi Edward da uyumaz.Más vámpírokhoz hasonlóan nem alszik.
Yemek yemeyi ve uyumayı çok sever.Szeret sokat enni és aludni.
Uyku ihtiyacı yoktur ve uyumaz.Nem alszik, tehát nem lehet becsapni.
Charlie de banyo küvetinde uyumaya karar verir.Kate egy zuhanykabin mellett ébred fel.
"Babamla birlikte uyumayı özledim".A baba együtt alvása a szülőkkel.
Bu sırada, iki çocuğu yan odada uyumaktaydı.Két fia az ágya közelében ül.
Cassio uyumaktaydı".)Károly kiürítette.)
Televizyon karşısında uyumak hoşuna gidiyor.Imád tévét nézni.
Henüz şafak sökmektedir ve onun dışındaki herkes uyumaktadır.Éjszaka van, és körülötte mindenki alszik.
Hayvanlar yeraltında uyumaktaydı.A rabszolgák az emeleten aludtak.
Hikmet, bu sırada eşiyle beraber yatakta uyumaktaydı, çocukları diğer bir odada uykudaydı.Young ezúttal sem volt jelen a csetepaténál, hanem aludt a többiekkel.
Yatarak uyumak atlar için daha sağlıklıdır.A szekitorik később fekszenek le aludni, mint a többiek.
Vampirler hiçbir zaman uyumazlar.Edward ja muut vampyyrit eivät nuku koskaan.
Evde uyuması gerekir.Onko meidän pakko nukkua?
Uyku ihtiyacı yoktur ve uyumaz.En voi syödä enkä voi nukkua.
Ardından tekrar yakalar ve onu bağlayarak beraber uyumak zorunda kalır.Sitten se asettuu häntä ja takapää koholla makuulle valmiina parittelemaan.
Aşırı uyuma hali de gerçekleşebilir.Myös liian pitkistä yöunista voi olla haittaa.
Yatarak uyumak atlar için daha sağlıklıdır.Kuolemista todennäköisempää on kuljettajan nukahtaminen.
Günde iki-üç saatten fazla uyumamaktadır.Opetusta kesti tauotta kaksi tai kolmekin tuntia kerrallaan.
Jin olanlardan kendisini sorumlu tutar ve bir daha uyumamak için kendisine eziyet eder.Jin ryntää halaamaan Sunia ja lupaa etteivät he enää koskaan ole erossa.
Tekrar saraya dönünce, yemek sonrası uyumak üzere istirahata çekildiler.Hyökkäyksen jälkeen ne palaavat rauhassa syömään saalistaan.
Biraz daha uzun uyumak istiyorum.Haluaisin nukkua vähän pidempään.
Uyumak istiyorlar mı?Haluavatko he nukkua?
Uyku ihtiyacı yoktur ve uyumaz.Δεν μπορείς να φας, δεν μπορείς να κοιμηθείς.
Fakat hiçbir gece Krallık Sarayında uyumadı.Τη νύχτα έγινε συμβούλιο στο βασιλικό στρατόπεδο.
İçerisinde herhangi uyuma bölmesi bulunmayan 300 oda, Altın Evin bir parti villası olduğu gösterir.Ο Χρυσός Οίκος σχεδιάστηκε ως μέρος διασκέδασης, όπως δείχνουν τα 300 δωμάτια, χωρίς κοιτώνες.
Wollstonecraft annesini korumak için yatak odasının önünde uyumaya başlamıştı.Som teenager lå Wollstonecraft ofte uden for sin mors soveværelse for at beskytte hende.
Yemek yemeyi ve uyumayı çok sever.Han spiste og sov godt.
Uyku ihtiyacı yoktur ve uyumaz.Dvale er ikke søvn.
Mağarada üç dilencinin uyumakta olduğu görülür.I tårnrummet ses tre præstetavler.
Amina odadaki bir koltuk üzerine yatıp uyumaya başlar.Amina kommer ind gennem vinduet - hun går i søvne.
İnanca göre gençler ölmez, yüzyıllar boyunca uyumaya devam ederler.De gode feer svækker dog forbandelsen så hun kun sover i 100 år.
Sabah olmuştur ve Marion arabada uyumaktadır.Morgenen, før slaget begyndte, sov Olav en stund.
Tom burada uyumaz.Tom sover ikke her.
Diğer vampirler gibi Edward da uyumaz.I tillegg, som andre vampyrer, er Edward ikke i stand til å sove.
Wollstonecraft annesini korumak için yatak odasının önünde uyumaya başlamıştı.Som tenåring brukte Wollstonecraft å legge seg utenfor sin mors soverom for å beskytte henne.
Yemek yemeyi ve uyumayı çok sever.Han ønsker primært å sove og spise.
Ama en çok da kokusunu...Bazı geceler yanıma gelip bana sarılmasını, birlikte uyumamızı.2.Fysste natta vi sammen låg, da kyssa vi og klappa, andre natta vi sammen låg, vi sløss som hund og katta.
"Hiçbir zaman uyumaz İmparator" cümlesi onun çalışma alışkanlığı ve stilini nitelendirmekteydi.Han var kjent som «keiseren som aldri sov» på grunn av sine arbeidsvaner.
Bu süreçte gündüzleri uyumayı tercih etmiştir.Derfor foretrekker de å ete på disse tider av døgnet.
Fakat hiçbir gece Krallık Sarayında uyumadı.Ved et tidspunkt sluttet hun å bo i kongens husholdning.
Erişim tarihi: 24 Haziran 2013. ^ "Sevişmeden Uyumayalım".Besøkt 24. juni 2011. ^ «Karsten får ikke sove».
Gün sırasında uyumamaya çalışın.Mereka tidak bisa tidur di siang hari.
Quiet Please(Sessizlik Lütfen):Spike uyumaya çalışır.Fadil (Taufan) membentak Kamila, Fadil(Taufan) akhirnya bilang dia akan tidur di kamar mandi.
Uyumakta olan birinin 6 saatlik uykusunu görüntülüyordu.Orang yang lebih tua biasanya tidur selama 6 jam.
Bebeklerde iştahsızlık, kusma, daha fazla uyuma veya sarılık belirtileri görülebilir.Bayi mungkin sulit makan, muntah, lebih banyak tidur, atau tampak kuning.
Yemek yemeyi ve uyumayı çok sever.Anh thích ăn và ngủ.
Diğer vampirler gibi Edward da uyumaz.Cũng như thế, Edward không thể ngủ.
O gece Rick ve Michonne, Son Durak hakkında konuşurlarken Carl yakınlardaki bir arabada uyumaktadır.Tối hôm đó, Rick và Michonne đang nói chuyện trong khi Carl nghỉ trong xe.
Gün sırasında uyumamaya çalışın.Ban ngày chúng ngủ.
"Hiçbir zaman uyumaz İmparator" cümlesi onun çalışma alışkanlığı ve stilini nitelendirmekteydi.Ông được biết đến như là "vị Hoàng đế không ngủ" trong các ghi chép về thói quen làm việc của mình.
Marcello Rodolfo'nun orada bulunduğunu ve içeride uyumakta olduğunu bildirir.マルチェッロは、ロドルフォは宿屋で眠っていると答える。
Günde iki-üç saatten fazla uyumamaktadır.夜は2-3時間ぐらいしか眠れないの。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod