Ana içeriğe geç
Sözlük

uyum ile cümle

uyum kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Göç ve Uyum.Kähärä, sov.
Türk azınlığının uyumu beraberinde zorlukları da getirmiştir.Turkin puutteesta on omat haittatekijänsä.
Bu familya üyeleri yüzmeye ve suya dalmaya uyum sağlamışlardır.Osaston jäsenen pitää osata uida.
Ön bölüm Renault'un 2013 tarzına uyumlu hale getirilmiştir.Ensimmäisen sukupolven Kangoo esiteltiin vuonna 1997 Renault Expressin seuraajaksi.
Biraz daha uzun uyumak istiyorum.Haluaisin nukkua vähän pidempään.
Uyumak istiyorlar mı?Haluavatko he nukkua?
Sadece en küçük ve en iyi uyum sağlayanlar hayatta kaldı.Μόνο τα μικρότερα και πιο ευπροσάρμοστα επιβίωσαν.
Sosyal liberalizmde toplumun iyiliği bireyin özgürlüğü ile uyumlu görülür.Σύμφωνα με τον κοινωνικό φιλελευθερισμό, το καλό της κοινότητας είναι σε αρμονία με την ελευθερία του ατόμου.
Bu, merkezi hükümetin planlama hedefleri ile uyumludur.Αυτό βρίσκεται σε συμφωνία με τον προγραμματισμό της κεντρικής κυβέρνησης.
Google Keep Android Wear ile uyumludur.Η εφαρμογή Android είναι συμβατή με το Android Wear.
Uyku ihtiyacı yoktur ve uyumaz.Δεν μπορείς να φας, δεν μπορείς να κοιμηθείς.
Bryan Cranston rol için hazırdı, fakat Payne onun kötü bir uyum olduğunu düşündü.Ο Μπράιαν Κράνστον έκανε δοκιμαστικό αλλά ο Πέιν θεωρήσε ότι δεν ταίριαζε στο ρόλο.
(Tekvir:1-2) İfadelerin 7. yy evren anlayışı ile uyumlu olduğu görülebilir.Επεισόδιο 7/Do You Believe in Magic?
IPSec temel ipv6 protokol uyumunun zorunlu tanımlamasıdır fakat o zamandan beri seçimli olarak gelmektedir.Στην αρχή το IPsec ήταν βασικό χαρακτηριστικό του IPv6, αλλά στη συνέχεια έγινε προαιρετικό.
Neandertaller muhtemelen Avrupa'da, soğuk iklim koşullarına uyum sağlayabilmek amacıyla ortaya çıktı.Οι κάκτοι μπορούν εύκολα να προσαρμοστούν στο εύκρατο κλίμα της Ευρώπης.
İlk uyumlu disk yazıcısı ve diskler 2007'de kullanıldı.Η πρώτη τους ολοκληρωμένη δισκογραφική δουλειά, κυκλοφόρησε το 2007.
Uygulamalar Microsoft Office dosya biçimleriyle uyumludur.Είναι συμβατό με τα αρχεία του Microsoft Office.
Avrupa uyumuΣφήκα η Ευρωπαϊκή
Resmi 100BASE-FX standardı ile uyumlu değildir.Το αντίστοιχο πρότυπο για τις οπτικές ίνες είναι το 100BASE-FX.
Her bir halka yedi farklı özelleşmiş proteine uyum sağlamak üzere bulunmaktadır.Κάθε δακτύλιος απαρτίζεται από 7 πρωτεΐνες.
Fakat hiçbir gece Krallık Sarayında uyumadı.Τη νύχτα έγινε συμβούλιο στο βασιλικό στρατόπεδο.
Roza, hızlı bir şekilde bu yeni araca uyum sağladı ve televizyondaki pek çok şova çıktı.Η Ρόζα προσαρμόστηκε γρήγορα στο νέο αυτό μέσο και εμφανίστηκε σε μια σειρά από εκπομπές.
Denemeler, istasyonda uyumu yaratmak için yapılmıştı.II βρίσκονταν στην φάση των δοκιμών για να καταστεί επιχειρησιακό.
Ses uyumlarına göre ek üzerinde gerekli düzenlemeler yapılır.Βάσει των Οδηγιών Πλου, διεξάγονται οι προγραμματισμένες ιστιοδρομίες.
Göç ve Uyum.Κύριοι, πάτε για ύπνο.
İçerisinde herhangi uyuma bölmesi bulunmayan 300 oda, Altın Evin bir parti villası olduğu gösterir.Ο Χρυσός Οίκος σχεδιάστηκε ως μέρος διασκέδασης, όπως δείχνουν τα 300 δωμάτια, χωρίς κοιτώνες.
Daha çok ana hatları birçok dekorasyon stili ile uyumlu bir disiplindir.Ορίζουμε ακόμη ένα σύνολο από σταθερές όρων για τους βασικούς τύπους.
Liderleri, onları kendi cesur niyeti ile bir uyumlu bedende birleştirdi.Ο αρχηγός τους τους ενέπνευσε με τη δική του αποφασιστικότητα και τους δέσμευσε σε ένα συνεκτικό σύνολο.
Bu içeriklerden çoğu (API) VST, VST2, DX ve ReWire uyumluluğu gösterir.Αυτό το "API" έχει κτιστεί σε ένα περίβλημα από πλήρεις "VST", "VST2", "DX", και "ReWire" συμβατότητες.
Bu, kemiklerin birleşim yerlerinin durumuna da uyumludur.Έτσι συνδυάζει και τις ιδιότητες των αλδεϋδών.
Neden uyumuyor?Γιατί δεν κοιμάται;
Gerçekte Sovyet sistemi esnek ve şaşırtıcı biçimde uyum sağlayabilir olduğunu kanıtladı.Rent faktisk viste det sovjetiske system sig elastisk og overraskende tilpasningsberedt.
Wollstonecraft annesini korumak için yatak odasının önünde uyumaya başlamıştı.Som teenager lå Wollstonecraft ofte uden for sin mors soveværelse for at beskytte hende.
Yemek yemeyi ve uyumayı çok sever.Han spiste og sov godt.
Bu açıklama Herodot'unkilerle tamamen uyumludur.Denne beretning passer rimeligt overens med Herodots.
VT-100 uyumlu değildir.De er ikke E10-kompatible.
Deniz kuşları, deniz ortamına uyum sağlayarak yaşayan kuşlardır.Havfugle er fugle der er tilpasset marine miljøer.
Uyku ihtiyacı yoktur ve uyumaz.Dvale er ikke søvn.
TI’ın 16-bit mikroişlemcisi TMS 9900, TI-990 tipi mikrobilgisayarlarla uyumluydu.Dette er tilfældet på Texas Instruments TMS9900, en 16-bit mikroprocessor benyttet i TI99/4 mikrodatamaten.
Mağarada üç dilencinin uyumakta olduğu görülür.I tårnrummet ses tre præstetavler.
Çoğunlukla POSIX uyumlu, ve aralarında GCC'ın da bulunduğu GNU araçlarının çoğunu içerir.Det understøtter stort set POSIX-standarden, og kommer med størstedelen af GNU-værktøjerne, bl.a.
Cümleleri o kadar uyumlu ve öyle ustaca kurulmuştur ki, hiçbir zaman daha mükemmel örnekleri yazılamamıştır.Billeder, som er så genialt dygtigt lavet, at de ikke mere kræver fantasiens medbearbejdelse.
Vücudunun ve hareketlerinin uyumunun farkındadır.Man har kontrol over sin krop og dens bevægelser.
Vergi affı Vergiden kaçınma Vergi uyumsuzluğuErstatningsret Erstatning udenfor kontrakt
Göç ve Uyum.Tag en lur og bliv effektiv.
Ekonomik ve sosyal uyumun, 31 Aralık 1993 tarihinde kurulacak bir uyum fonuyla güçlendirilmesi öngörülmüştür.Programmet forbedrede sociale og økonomiske vilkår og førte til, at Mali den 31. maj 1995 kunne optages i WTO.
Amina odadaki bir koltuk üzerine yatıp uyumaya başlar.Amina kommer ind gennem vinduet - hun går i søvne.
Fakat, klasik-kuantum uyumu günümüzde en hareketli alanlardan biridir.Helligdommen skatepark er i dag et af de mest aktive områder i kommunen.
Avrupa uyumuEuropæisk deltagelse
Uyumlu bireyler insan doğası hakkında iyimser bir görüşe sahiptirler.Hans værker er kendetegnet ved naturalistiske tilgang til naturen.
İnanca göre gençler ölmez, yüzyıllar boyunca uyumaya devam ederler.De gode feer svækker dog forbandelsen så hun kun sover i 100 år.
Sabah olmuştur ve Marion arabada uyumaktadır.Morgenen, før slaget begyndte, sov Olav en stund.
Apple III ile de uyumlu olan Silentype, yeniden markalanmış bir Trendcom 200'dü.Yderligere, ligesom dens forgænger Apple II, havde II Plus en gentage tast bygget ind i dens tastatur.
Ama yine de her yerde uyumlu olmayabilirler.Dog er der ikke plads til dette alle steder.
Başlangıçta insan toprak ile uyum içinde yaşar.I begyndelsen levede menneskene et frit liv i nær kontakt med naturen.
Ben uyumuyorum.Jeg sover ikke.
Tom burada uyumaz.Tom sover ikke her.
Diğer vampirler gibi Edward da uyumaz.I tillegg, som andre vampyrer, er Edward ikke i stand til å sove.
Wollstonecraft annesini korumak için yatak odasının önünde uyumaya başlamıştı.Som tenåring brukte Wollstonecraft å legge seg utenfor sin mors soverom for å beskytte henne.
Yemek yemeyi ve uyumayı çok sever.Han ønsker primært å sove og spise.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod