Göç ve Uyum.Obudź się i śnij.
Apartman yaşantısına kolay uyum gösterir.Dość łatwo przystosowuje się do życia w mieszkaniu.
Roza, hızlı bir şekilde bu yeni araca uyum sağladı ve televizyondaki pek çok şova çıktı.Roza szybko przystosowała się do nowego medium i pojawiła w wielu programach.
Bu türler karşılıklı olarak uyum içinde değildir.Oba te zaimki nie są wzajemnie wymienne.
Bu sayede her iki yönde de çok iyi uyumluluk elde edilir.Po obu stronach prowadzącej do niej drogi wybudowano dwa olbrzymie (ok.
Gün sırasında uyumamaya çalışın.W ciągu dnia śpi samotnie.
Diğer yatakta ise Michael uyumaktadır.Pierre jest zmuszony do spania na ulicy.
Bu duruma dur demek için Jin ve Ran sırayla uyumaya başlarlar.Ciągle nic, tylko ginę i ginę, by obudzić się we własnym łóżku jakby nic!
Hayvanlar yeraltında uyumaktaydı.Na czas transportu zwierzęta uśpiono.
İglonun içinde, uyumak ve oturmak üzere yapılan yüksekçe bir yer de bulunur.Natomiast w norach, w których śpią, zimują i wypoczywają panuje stosunkowo wysoka wilgotność.
Uyum ve Özerklilik. Eds.Przestrogi polityczno-obyczajowe. ed.
Bu insanlar şehre uyum sağlayamamışlardır.Siły te nie zdołały odbić miasta.
Yatarak uyumak atlar için daha sağlıklıdır.Jednak najlepiej sprawdzą się do spania.
İnsomnia, bir uyuma sorunudur.Rodzajem kołdry jest śpiwór.
Özne-yüklem uyumsuzluğu, dil bilgisiaçısından bozukluklara neden olur.Niekompletne poznanie własnego języka sprawia kłopoty podczas nauki języków obcych.
Uyumsuz bireyler kendi çıkarlarını diğerleriyle geçinmekten üstün tutarlar.Przedkładał szczęście innych, nad swoje.
Eli görüşmeye gitmeyeceğini söyler ve uyumaya devam eder.Pyta, czy nie spróbowałaby zasnąć.
GPG, IETF'nin OpenPGP standartıyla tamamen uyumludur.GPG spełnia standard OpenPGP.
Sezon Buffy'nin dirildikten sonra tekrar hayata uyum sağlamakta zorlanmasını anlatır.Po przygodzie z Sevillą ponownie mu zaufano.
Ivy Bridge geriye dönük olarak Sandy Bridge ile uyumludur.Procesory Ivy Bridge są wstecznie kompatybilne z platformami Sandy Bridge, gdyż wykorzystują te same gniazda.
Hayat biçimleri olağanüstü şekilde ağaçlarda yaşamaya uyum sağlamıştır.Pakożer leśny znakomicie przystosował się do życia w lasach.
Vergi affı Vergiden kaçınma Vergi uyumsuzluğuZobowiązanie podatkowe Obowiązek podatkowy Umorzenie zaległości podatkowej
Windows 95, 98, NT4, XP, 2003, Vista ve Windows 7 ile uyumludur.Dostępne są wersje dla Windows 95, 98, 2003 oraz XP.
Uyumluluk seviyeleri çeşitlidir.Poziomy kawany są zróżnicowane.
Örneğin HTML , ileriye uyumlu olacak şekilde tasarlanmıştır.Dzięki temu kod HTML może być np. generowany w pętli.
Şehirlere, insan yaşam alanlarına iyi uyum sağlamışlardır.Dobrze przystosowały się do siedlisk ludzkich.
Parçalar mutlaka birbiriyle uyumludur.Elementy te układają się równolegle do siebie.
Pek ziyade bitap olduğumdan uyumamak üzere yattım.W końcu po wielu godzinach płynięcia zasnął.
González kısa sürede takıma uyum sağladı.Niestety, dla pana Gondō jest już za późno.
Ses uyumlarına göre ek üzerinde gerekli düzenlemeler yapılır.Według nowszych ustaleń zgon jego należy umieszczać ok.
Liderleri, onları kendi cesur niyeti ile bir uyumlu bedende birleştirdi.Te prowadzili za niego jego wodzowie, do których miał szczęśliwą rękę.
Evde durduğu zaman ise yatıp uyumayı tercih eder.Gdy docierają na miejsce, postanawiają najpierw się zdrzemnąć.
Bu özellikleri, POSIX standartlarına kısmen veya tamamen uyumlu olduklarına bağlıdır.Mieszkania te doświetlone są zatem jednostronnie lub posiadają układ split levels lub do niego zbliżony.
Bireyin uyumu kültürleşme sürecinin bir sonucu olarak değerlendirilmektedir .Jak działa czas jako wartość tożsamości kulturowej?
Bunun sebebi uygulama desteği, standartlara uyumu ve eksiksiz olduğu içindir.Służy to poszanowaniu norm oraz przyzwyczaja do zwycięstw czy porażek.
Oldukça hızlı bir tür olduğu ve döneminin şartlarına gayet iyi uyum sağladığı biliniyor.Wykazuje dość znaczny stopień posłuszeństwa i szybko przystosowuje się do życia w rodzinie.
Molok, yaşayabilmek için çöle çok iyi uyum sağlamıştır.Moloch żyje wyłącznie na pustyni.
Avrupa Kredi Puanlama Sistemi (ECTS) ile uyumludur.Taką wymianę umożliwia Program Europejskiego Transferu Punktów (ECTS).
Günde en az yedi saat uyumak zorundayız.Musimy spać co najmniej siedem godzin dziennie.
Neden uyumuyor?Dlaczego on nie śpi?
Sadece en küçük ve en iyi uyum sağlayanlar hayatta kaldı.Endast de minsta och mest anpassningsbara arterna överlevde.
PCI Express 2.0, PCI Express 1.1 ile geriye uyumludur.PCI Express 2.0 är bakåtkompatibel med PCI Express 1.1.
Hikâyenin başlarında Tanrı cehenneme (Gehenna) karşı verdiği savaşta güç toplamak için uyumaya geçer.Guds eld, som skall blossa upp och tränga in i hjärtan; och sluta sig omkring dem i ändlösa kolonnader av eld!
PlayStation 2, çoğu orijinal PlayStation kütüphanesiyle geriye uyumludur.PlayStation 2 är bakåtkompatibel med majoriteten av PlayStation 1-biblioteket.
Uluslararası standartları uyumludur.Följer de internationella reglerna.
IBM 7080 bütün IBM 705 vakumlu tüp bilgisayarlarıyla geriye uyumludur.Transistordatorn IBM 7080 är bakåtkompatibel med alla modeller av elektronrörsdatorn IBM 705.
Nintendo DS ve Nintendo DS Lite bütün Game Boy Advance oyunlarıyla geriye uyumludur.Nintendo DS och Nintendo DS Lite är bakåtkompatibla med alla Game Boy Advance-spel.
Yatarak uyumak atlar için daha sağlıklıdır.För Alfons blir det då lättare att somna.
Deniz kuşları, deniz ortamına uyum sağlayarak yaşayan kuşlardır.Havsfåglar är fåglar som har anpassat sig till liv inom marina miljöer.
Steve Nash ile uyum sağlamasıyla takımın önemli bir parçası haline geldi.Steve Nash var förstås mest nöjd av alla.
Sürüm 9.5, Windows Vista ile uyumluluk ekledi.Versioner som är nyare än 9.5 stöds av Windows Vista.
Aşırı uyuma hali de gerçekleşebilir.Man kan också uppleva sig extra sömnig.
Uyum için çalışanların görüş ve tavsiyelerini dinlemelidir.Var försiktig när du lyssnar på finansiella rådgivare.
Çevre ve saray iyi bir uyum içindedir.Det goda livet i Jämtland och Härjedalen (andra upplagan).
Kaynak uyumluluğu yeniden derlenme gerektirir ancak kaynak kodda değişikliğe gerek duymaz.Källkodskompatibilitet kräver omkompilering men inga ändringar i källkoden.
Suç ve intikamın uyumuna izin verin.De skildrar således ett brott och en hämnd.
Ama Commodore, Plus/4'ü C64 ile uyumsuz yaparak büyük bir stratejik hata yapmıştı.Commodore gjorde ett misstag i att det stora programutbud som fanns till C64 var inkompatibelt med Plus/4.
Hayat biçimleri olağanüstü şekilde ağaçlarda yaşamaya uyum sağlamıştır.Extremiteterna är bra anpassade för livet i träd.
Microsoft Excel ile uyumludur.Programmet är en konkurrent till Microsoft Excel.
Sega Mega Drive/Genesis ile Super Nintendo Entertainment System cihazlarıyla uyumludur.Det släpptes till Sega Mega Drive och Super Nintendo Entertainment System.