About.com'dan Bill Lamb video klibi çok rutin bulduğunu ama şarkı sözleriyle olan uyumu beğendiğini yazdı.كتب بيل لامب من About.com أن الفيديو كليب روتيني ولكنه أعجب بالتوافق الموجود بكلمات الأغنية.
Bebeklerde iştahsızlık, kusma, daha fazla uyuma veya sarılık belirtileri görülebilir.قد لا يتغذى الأطفال بشكل جيد أو يتقيؤون أو ينامون أكثر أو يظهرون علامات على اليرقان.
Bahçeye ihtiyaç duymadıkları için apartman hayatına çok rahat uyum sağlarlar.ليس من السهل الوصول للحديقة نظراً لبُعدها.
24 saat açık olan metrosu ve yoğun trafiğiyle "Hiç Uyumayan Şehir" adını almıştır.إذ يعرف غالباً بإسم "شارع الطعام" و "الشارع الذي لا ينام".
Oturmak, yemek, içmek, uyumak gibi...إذا وضعنا في الحُسبان الأكل والشرب والنوم.
Ne var ki bu ölçüt, günümüzün değişken ekonomik yapısıyla pek uyumlu değildir.النقطة الجديرة بالاهتمام هي أن هذا النمط الإقتصادي يختلف عن التقشف.
İnsanlar Dünya’nın yüzeyindeki şartlara uyum sağlamak için en iyi şekilde adapte olmuşlardır.على مدى سنوات من التطور، تكيف البشر بشكل جيدا مع الظروف المادية على سطح الأرض.
Bunun yanında biyolojik saate uyum sağlama çalışmaları şiddetli olabildiği gibi haftalarca sürebilir.يُمكِن لآثار تغيير التوقيت على التكيف الموسميّ لإيقاع الساعة البيولوجية أن تكون بالغة وأن تستمر لأسابيع عدَّة.
Çeşitli kuralları kullanarak zaman uyumluluğu, kelime sıralaması ve benzeri konularda hataları algılayabilir.باستخدام مختلف القواعد، البرنامج بعدها يمكنه الكشف عن الأخطاء المختلفة، الأعداد، ترتيب الكلمات، وهكذا.
Messenger, AIM, iChat) ile uyumlu olacaktır.النبي ذو الكفل (بشر) عليه السلام.
Günde 1000 ft'ten (300 m) fazla tırmanıp orada uyumak tehlikelidir.وتقضي القاعدة العامة بعدم الصعود أكثر من 300 متر (1000 قدم) في اليوم الواحد حتى النوم.
Bu uyum, minimum gecikme ile erişim okuma ve yazma sağlar.هذا التوافق يتيح القراءة والكتابة وصول مع اختفاء الحد الأدنى.
Bu tarayıcı Linux ve iOS uyumlu değildir.ولكن نظام جنو/لينكس لا يكفي المستخدمين العاديين.
Parçalar mutlaka birbiriyle uyumludur.جميع القطع تباع معاً.
Sosyal uyumuna ve gelişimine yardımcı olmak.المساعدة في بناء المجتمع وتنميته.
Bir yaratık her atmosfere ve yere kolaylıkla uyum sağlayabilir.بحيث يتلائم كل كائن حي مع بيئته بشكل تام.
Bulunduğu çevreye uyum sağlayabilen puma Amerika kıtasındaki belli başlı her habitatta yer alır.أمَّا جمهرات أمريكا اللاتينيَّة فيُمكنُ العثور عليها في أي موئل طبيعيّ مُشجر يدخل ضمن نطاق موطنها.
% 1,% 2 ile uyumsuz% 1 לא תואם ל -% 2
% 1,% 2 ile uyumsuz% 1 غير متوافق مع% 2
Hamak; uyumak ve dinlenmek için kullanılan, ağ ya da kumaştan yapılan bir çeşit yataktır.السرير (الجمع: أَسِرَّة وسُرُر) هو قطعة من قطع الأثاث تستخدم للنوم أو للراحة.
Safari Web proxy sunucuları ile Geliştirilmiş uyumluluk.تحسينات تخص أداة Web Console للمطورين.
Şunu unutmayalım; dünyada yaklaşık %90 oranında X86 uyumlu PC sistemi kullanılıyor.(تستهلك الطائرة JP-8 ما يقرب من 90% من وقودها.)
Ama en çok da kokusunu...Bazı geceler yanıma gelip bana sarılmasını, birlikte uyumamızı.نقضي حوالي ثلث حياتنا نائمين؛ حيث إن معظم الأوقات نقضيها ونحن نشعر بالنعاس، ثم ننام في غرفة النوم.
Tüm GNU yazılımları halen GNU Hurd çekirdeğiyle uyumlu değildir.وليست كل برمجيات جنو تعمل مع نواة جنو (هيرد).
Beyinciğin işlevleri şunlardır: Kol ve bacaklardaki kasların birbiriyle uyumlu çalışması sağlanır.المسند النشط: ينشئ حركة تبادلية للذراعين والساقين أثناء الوقوف.
Estetik: En üstün değeri düzen ve uyum olanlar.التثبيت: تقيم وتطبق المعايير الجديدة.
Ana madde: Kuram Bilimsel teoriler, gözlemlenebilir verilerin uyumlu olduğu sağlam bir yapıyı belirtir.النظريات العلمية تصف إطار عمل مترابط يناسب البيانات القابلة للملاحظة.
James Hetfield'ın ritim gitarıyla uyumlu partisyonlar yazmaktadır.قصة غير منشورة لـجيمس جويس تكشف جانبه المرح.
Böylece bitkinin kurak ortama uyumunu arttırır.إذا كان جفاف جلدك أو الحكة تقلق نومك.
Uyumam lazım.عليّ الذهاب إلى النوم.
Uyumak için hangi yatağı istersin?على أي سرير تريد أن تنام؟
Al-Saib sordu: Çöplükte uyumak ha? Kötü kokulu bir tecrübe olmalı.سأل الصائب: "النوم في القمامة، هاه؟ لا بد أن تلك كانت تجربة كريهة الرائحة".
Şimdi uyumak istiyorum.أريد أن أنام الآن.
Geçen gece fazla uyumadım.ما نمت منيح مبارح
Birlikte çok uyumlu çalışıyorlar, kimyaları doğal bir biçimde birbirini tutuyor.”Eles trabalham muito bem juntos, entre eles há uma química natural".
Kurtarılacaklarını anlamışlardı ve nehrin kenarında uyumak için yerleştiler.Eles sabiam que neste ponto seriam salvos, e se estabeleceram para dormir junto ao rio.
Believer grubundan Kurt Bachmann “Eğer doğru yapılırsa metal ve klasik müzik birbiriyle uyumlu olur.Kurt Bachman do Believer diz que "se feito corretamente, o metal e música clássica ficam muito bem juntos.
Zelig'in hastalığı nükseder ve bir kez daha etrafına uyum sağlamaya çalışır.A doença de Zelig retorna, e ele tenta novamente se adaptar.
Google'ın kendi mobil ağı olan Project Fi ile uyumludur.É compatível com o Project Fi, a rede móvel da própria Google.
O gece Rick ve Michonne, Son Durak hakkında konuşurlarken Carl yakınlardaki bir arabada uyumaktadır.Naquela noite, Rick e Michonne falam sobre Terminus, enquanto Carl dorme em um carro nas proximidades.
İnsanlar Dünya’nın yüzeyindeki şartlara uyum sağlamak için en iyi şekilde adapte olmuşlardır.Os seres humanos estão adaptados para a vida na superfície da Terra.
Uyku ihtiyacı yoktur ve uyumaz.Não precisa se alimentar nem dormir.
Oturmak, yemek, içmek, uyumak gibi...Queria apenas viver, comer, dormir.
Diğer vampirler gibi Edward da uyumaz.Como os outros vampiros, ele é incapaz de dormir.
Otosansür ayrıca, özellikle pazarın beklentilerine uyum için oluşabilir.A autocensura também pode ocorrer para se adequar às expectativas do mercado.
PlayStation 2, çoğu orijinal PlayStation kütüphanesiyle geriye uyumludur.O PlayStation 2 é compatível reversamente com a biblioteca do PlayStation original.
Gün sırasında uyumamaya çalışın.Dorme durante o dia.
Yine de halkın dinsel inançları hakkında bilinen çok az bilgi elit tabakanın gelenekleriyle uyumludur.Mas no geral, o pouco que se sabe sobre a crença religiosa popular é consistente com a tradição da elite.
Her karakter, yıllardır çizilen karakteri ile uyumlu bir davranış sergilemekte midir?O comportamento de cada personagem é coerente com seu caráter desenvolvido ao longo dos anos?
Geriye dönük uyumluluk Palm-boyutlu PC uygulamaları ile elde edilmiştir.Compativel com versões anteriores, mantida com aplicações Palm-size PC.
MSV tüm eski MSAT uydularının yeni uydular ile uyumlu olacağını söyledi.O MSV disse que todo o equipamento velho MSAT seria compatível com os novos satélites.
Uyumaya çalıştığı sırada rüya hakkında şarkı söyleyen bir lamba görür.Enquanto ele tenta dormir, uma lâmpada que canta sobre sonhos aparece.
Sürüm 9.5, Windows Vista ile uyumluluk ekledi.Versões a partir da 9.5 são compatíveis com Windows Vista.
Yatarak uyumak atlar için daha sağlıklıdır.Dormir com animais também piora a qualidade do sono.
Günde iki-üç saatten fazla uyumamaktadır.Aqui não podemos esperar mais de dois ou três dias.
Uyumlu bireyler insan doğası hakkında iyimser bir görüşe sahiptirler.Pessoas “amigáveis” têm também uma visão otimista da natureza humana.
Ayrıca Adobe Photoshop ile de uyumludur.Semelhante ao Adobe Photoshop.
Modifikasyonu fiziksel uyumsuzluk çeşitli adaptörler kullanımı ile aşılabilir, veya üzerinden konsol.A incompatibilidade física pode ser superada com o uso de adaptadores ou através da modificação do console.
Fakat o gece onların olağan uyumu şiddetli direnişe dönüştü.Mas naquela noite, pela primeira vez, a aquiescência habitual se transformou em resistência violenta ...
Sega Mega Drive/Genesis ile Super Nintendo Entertainment System cihazlarıyla uyumludur.Foi lançado para o Mega Sega Drive/Genesis e Super Nintendo Entertainment System.