Ana içeriğe geç
Sözlük

uyum ile cümle

uyum kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Uyumlu bireyler diğerleriyle kolay geçinir.Très sociable, il s’intègre facilement aux autres.
Bakınız bilişsel uyumsuzluk.Défaut de science.
İyi tasarım son detayına kadar uyumludur.Le niveau le plus fin correspond au processus détaillé.
Evde durduğu zaman ise yatıp uyumayı tercih eder.Elle regarde ensuite la télé avant d'aller se coucher.
Atari 2600 kontrolcüleriyle uyumludur.L'Atari 7800 a des manettes simples, rétrocompatibles avec l'Atari 2600.
Uyum sağlama açısından ne avantajlı ne de dezavantajlı olan değişiklikler bu süreçte etkilenmezler.Les améliorations et modifications requises ne doivent pas perturber le service fourni par le système.
Örtünmeden uyumak mümkün olmaz.C’est impossible de dormir.
Her bir halka yedi farklı özelleşmiş proteine uyum sağlamak üzere bulunmaktadır.Structurellement, le virus est construit à partir de sept protéines structurelles différentes.
Ayrıca Adobe Photoshop ile de uyumludur.La première version d'Adobe Photoshop également.
Hayat biçimleri olağanüstü şekilde ağaçlarda yaşamaya uyum sağlamıştır.Ils sont bien adaptés pour vivre dans les arbres.
Pek ziyade bitap olduğumdan uyumamak üzere yattım.J'étais si excité que je ne pouvais songer à dormir.
İnsomnia, bir uyuma sorunudur.La conscience est la possibilité de dormir.
Tüm bir diyarı gezdi ve yorulduğunda kıvrılıp uyumaya başladı.Il fabrique une barque et étant fatigué, s'endort.
Ama yine de her yerde uyumlu olmayabilirler.Pourtant l'espèce ne s'adapte pas partout.
Microsoft Excel ile uyumludur.Il est compatible avec le format Microsoft Excel qu'il concurrence.
Bilişsel uyumsuzluk Sosyal psikoloji National Academy of Sciences Biographical MemoirNational Academy of Sciences Biographical Memoir Portail des mathématiques
Bunlar genellikle patentli ve geriye dönük uyumlu değildir.Ils sont parfois incomplets ou ne correspondent pas à l'épisode.
Henüz şafak sökmektedir ve onun dışındaki herkes uyumaktadır.Il s'avère plus puissant que prévu et tout le monde s'endort.
Bunun sonucunda çocuklar çevreye uyum sağlamakta zorlanır.Elle se bat pour que les enfants puissent être le mieux entourés.
Oturmak, yemek, içmek, uyumak gibi...On la fait entrer, manger, boire.
Bu hayvanlar da iklime daha iyi uyum sağlıyorlardı.Ces animaux sont bien adaptés à la vie aquatique.
Sabah olmuştur ve Marion arabada uyumaktadır.James est mort dans la nuit, et Lucinda le lendemain matin.
Elgato'nun EyeTV 3.5 ve VLC media playerları ile uyumlu diğer yazılımlar arasında.Xfce 4.10 fait partie des environnements de bureaux disponibles.
Clarke evliliği hakkında "başından beri uyumsuz bir evlilikti" dedi.Par la suite Oskar dit de ce mariage qu'il est« mauvais depuis le début ».
Bu sırada, iki çocuğu yan odada uyumaktaydı.Mais ils ne virent pas deux autres garçons, qui dormaient dans une autre chambre.
X-Server ile bütünleşik olarak çalışan GLX kullanılarak Xgl'nin uyumluluğunun arttırılması hedeflenmektedir.Cette implémentation requiert un serveur X déjà fonctionnel au-dessus duquel Glx peut fonctionner.
Uyumak istiyorum.Quiero dormir.
Uyumaya gidiyorum.Me voy a dormir.
Uyanmak uyumanın zıt anlamlısıdır.Despertar significa lo contrario de dormir.
Uyumalıyım! Yarın derslerim var.Debería dormir, mañana tengo clase.
Uyumadan önce televizyonu kapatmayı unuttum.Me olvidé de apagar la televisión antes de ir a dormir.
Biraz daha uzun uyumak istiyorum.Quiero dormir un poco más.
Adının söylendiğini duyduğunda uyumak üzereydi.Estaba a punto de dormirse cuando oyó que alguien decía su nombre.
Iniesta: "Cesc, Xavi ve ben uyumsuz değiliz".Iniesta: "Cesc, Xavi y yo no somos incompatibles".
Canım bütün gün uyumak istiyor.Tengo ganas de dormir todo el día.
Konuşması o kadar uzun zaman sürdü ki bazı insanlar uyumaya başladı.Su discurso duró tanto que algunas personas empezaron a quedarse dormidas.
Gece iyi uyumuyor musun?¿No duermes bien por la noche?
Küçük köpek uyumak istiyor.El cachorro quiere dormir.
Tom biraz uyumalı.Tom debería dormir un poco.
Tom uyuması için oğluna şarkı söyledi.Tom le cantó a su hijo para que se durmiera.
Tom uyumak için geri döndü.Tom volvió a dormir.
Tom dün gece iyi uyumadı.Tom no durmió bien anoche.
Evde kalmayı ve bütün gün uyumayı tercih ederim.Prefiero quedarme en casa y dormir todo el día.
Uyumsuz şarkı söyledi.Él cantó desafinado.
Hangi yatakta uyumak istersin?¿En qué cama te gustaría dormir?
Canım şimdi uyumak istemiyor.No tengo ganas de dormir ahora.
Pencere açıkken uyuma.No duermas con la ventana abierta.
Bu odada uyumayacaksın.No vas a dormir en esta habitación.
Bugün uyumak için güzel bir gün.Hoy es un lindo día para dormir.
Uyumayı sever.Le gusta dormir.
O uyumayı sever.Le gusta dormir.
Kedi uyumayı seviyor.Al gato le gusta dormir.
Bu gece uyumayacağım.No dormiré esta noche.
Çok yorgunum, erken uyumak istiyorum.Estoy muy fatigado, quiero irme pronto a la cama.
Bu yatak uyumak için çok sert.Esa cama es muy dura para dormir.
Bütün kapıları kilitledikten sonra uyumaya gittim.Después de que le puse llave a todas las puertas, me fui a dormir.
Şimdi uyumak istiyorum.Ahora quiero dormir.
Onun uyumasına izin verme.No le dejes dormir.
Uyumak ister misin?¿Quieres dormir?
Ödevimi bitirdim ve uyumak istiyorum ama şimdi tekrar okula gitme zamanı.He acabado los deberes y quiero dormir, pero ahora es la hora volver a clase.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod