Uyuşturucuyu tamamen bırakıyor.Výrazně se pak distancují od drog.
1992 - Kolombiyalı uyuşturucu taciri Pablo Escobar, Medellin yakınlarındaki lüks hapishaneden kaçtı.1992 – Drogový obchodník Pablo Escobar uprchl z kolumbijského vězení z obavy před vydáním do USA.
Ama bu uyuşturucu onu yavaşça öldürmektedir.I když jed ho pomalu tak jako tak zabíjel.
2 Aralık - Pablo Escobar, Uyuşturucu kaçakcısı.2. prosince - Zemřel kolumbijský drogový baron Pablo Escobar.
Bu arada uyuşturucu ilaçlarla tanışıp, kendi üzerinde denemeler yapar.Během výstupů experimentoval s léky a drogami.
Bir süre uyuşturucu kullandı.Velmi záhy začala konzumovat drogy.
Bu, Gaga’nın o yıllardaki uyuşturucu bağımlılığıyla ilgili.Jago se ve stejné době léčí ze závislosti na drogách.
Çünkü Taylor, tamamen sokak hayatını benimsemişti ve uyuşturucu satmaya başlamıştı.Alvin se dostává na ulici a začíná prodávat drogy.
Ayrıca; Amerika Birleşik Devletleri'nin uyuşturucu kaçakçıları listesinde yer almaktadır.Zároveň by měli být do oblasti vysláni američtí lékaři.
Bu uyuşturucu, yutularak, çiğnenerek veya sigara ile içilerek kullanılır.Rostlinné drogy se pijí, kouří nebo šňupou.
Uyuşturucu kullanmayın.Neužívat intoxikující látky.
Oğlu Erdal'ı da uyuşturucu üretmeye alıştırmıştır.Donutil ho podstoupit svému synovi oblast Suchá (něm. Zauche).
Uyuşturucu kaçakçılığı.Protidrogová výchova.
Kendileri uyuşturucu kullanıyorlardı ancak babalarından saklıyorlardı.Ti ale zakryli svůj zrak a otce zahalili pláštěm.
Ve uyuşturucu satmasını ister, bol miktarda para alacaklardır.Trojice však šťastně vyvázne a podaří se jí drogy rozprodat a vydělat obrovský balík.
Ayrıca bir uyuşturucu bağımlısıdır.De asemenea, a dezvoltat o gravă dependenta de droguri.
Dominic Monaghan, eski bir rock yıldızı ve uyuşturucu bağımlısı Charlie Pace olarak dizide yer aldı.Dominic Monaghan l-a interpretat pe dependentul de droguri, fostă vedetă rock Charlie Pace.
Uyuşturucu kullanır.Nu folosesc droguri.
Silah ve uyuşturucu ticareti yapmaktadır.Traficul de arme reprezintă comerțul cu arme și muniții de contrabandă.
Ayrıca uyuşturucuya ve uyuşturucu kullanımına karşıdır.Sișu este acuzat de consum și trafic de droguri.
Birçok sayıda uyuşturucu tedarikçisi yakalanmıştır ve yüklü miktarda uyuşturucu madde ele geçirilmiştir.Tom l-a atins și a luat multe medicamente.
Zaman zaman bunlara morfin ve diğer uyuşturucu madde bağımlılıkları da katılır.De aceea, a devenit dependent de morfină și alte medicamente împotriva durerii.
Uyuşturucu kaçakçısı verdiği 20 bin dolar karşılığı 16 bin dolar alır.Dar un traficant de droguri le cere 200 de dolari pentru ceea ce au consumat.
Herkes uyuşturucu bağımlısı olduğumu sanırdı. dedi.Judecătorul a hotărât că ea fusese drogată.
Bu uyuşturucular, sürekli kayıp oluşturmazlar, sadece geçici etki gösterirler.Aceste probe au loc fără întrerupere fiind tot timpul cronometrate.
Sigara ve uyuşturucu kullanmıyor, içki içiyor.Martin nu fumează țigări și nu bea băuturi alcoolice.
Bu süre içerisinde uyuşturucuya karşı küresel bir savaş başlatılır.În această perioadă, în toată Rusia se desfășura cu furie un război civil.
Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suçlar Ofisi.Biroul Internațional de Măsuri și Greutăți.
O ya deli ya da uyuşturucu etkisi altında.El este fie nebun fie sub influența drogurilor.
Ekipten atıldı çünkü uyuşturucu kullanıyordu.A fost dat afară din echipă deoarece folosea droguri.
Uyuşturucu korkum... bağımlılık korkum.A félelmem a drogoktól... a félelmem a függőségtől.
Lois ve Peter daha sonra çocuklarını bu uyuşturucu probleminden korumak için bir şeyler yapmaya karar verir.Lois és Péter úgy döntenek, hogy tenniük kell valamit, hogy megvédjék a gyereküket a drog problémától.
Sara uyuşturucu kullandığı için orada o çocuğa yardım edemez.Sara nem tud neki segíteni a kábítószer miatt.
Alkol ve uyuşturucu sorunları onu gittikçe yıpratıyordu.Az alkohol és a drogok tönketették az egészségét.
Uyuşturucu dolu uçağın gerçek yüzünü öğreniriz.A repülőgépet légi utántöltő gép is feltöltheti.
Uyuşturucuyu tamamen bırakıyor.Már leszokott a kábítószerezésről.
Uyuşturucu bağımlısıdır.Kábítószernek minősül.
Buckley'nin polis raporlarında olaydan önce hiçbir alkol veya uyuşturucu almadığı ortaya çıktı.A boncolás szerint öngyilkossága előtt nem fogyasztott se drogot, se alkoholt.
Bu arada uyuşturucu ilaçlarla tanışıp, kendi üzerinde denemeler yapar.Habár próbaidejét tölti, azért még mindig használ kábítószereket.
Kendileri uyuşturucu kullanıyorlardı ancak babalarından saklıyorlardı.Nővéreiket meggyalázták és szüleiket sem kímélték.
Uyuşturucu kullanımı nedeniyle evinde ölü bulunmuştur.Kábítószerrel való visszaélés miatt perbe fogták.
Sonny‘nin zamanla uyuşturucu işine girme isteği artmıştır.A promóció a Sony kései döntése volt.
Bu gelişiyle beraber uyuşturucu satması Luciano tarafından yasaklanır.Szikander Begam megtiltotta ezeknek a csapatiknak a terjesztését.
Uyuşturucu olarak popüler değildir çünkü yan etkileri vardır.Drogja háziszerként nem használható, mert erős hatású.
Oğlu Erdal'ı da uyuşturucu üretmeye alıştırmıştır.Fia, Sebestyén is az orvosi hivatást választotta.
Uyuşturucu veya silahlardan bahsetmiyorum şarkılarımda."Nem virágokat, hanem beleket és vért akarok festeni a zenémben.
Uyuşturucu yasaları çok kesin bir yaptırımı öngermektedir.Az orvosi vények alaki kellékeit jogszabályok határozzák meg.
Silah, uyuşturucu kaçakçılığı gibi suçları işlemektedirler.A bűncselekmény elkövetési tárgya a kábítószer.
Ayrıca uyuşturucu bağımlısı olan Nikki'yi kullanarak ülke içinde çeşitli suikastler yaptırmıştır.Tekintve, hogy Niki mennyi embert megölt, halálbüntetést akarnak.
Polislerin yaptığı arama sonucunda arabasında belli miktarda uyuşturucu ve esrar bulunmuştur.A rendőrség az autóban egy baltát és több kést is talált.
Hayatı boyunca depresyonla olduğu kadar uyuşturucu ve alkol bağımlılığı ile de sorun yaşamıştır.Karrierjét és egészségét egyaránt tönkretette alkoholizmusa és kábítószer-függősége.
İkisi de uyuşturucu kullanıp vücutlarını satmaktadır.Ide tartoznak a gyógyszerek, a mérgek és a kábítószerek egyaránt.
Yazar Irvine Welsh'un da filmde, uyuşturucu satıcısı olarak kısa bir rolü vardır.Az eredeti regény szerzője, Irvine Welsh is felbukkan a filmben egy drogdíler, Mikey Forrester szerepében.
Uyuşturucu kullanır.Használják kábítószerként.
Katılmadan önce Charlie uyuşturucu alır, elindeki uyuşturucu azalmaktadır.Charlie felidézi a múltját, amikor még drogozott.
Bar fahişelik için kullanılmamasına karşın uyuşturucu satışları ve diğer "nakdi işlemler" yer alırdı.Vaikka baaria ei käytettykään prostituutioon, huumemyyntiä ja muita ”rahanliikkeitä” tapahtui.
1993 - Kolombiya'lı uyuşturucu taciri Pablo Escobar, Medellín'de güvenlik güçlerince öldürüldü.1993 – Kolumbialainen huumeparoni Pablo Escobar ammuttiin Medellínissä.
Uyuşturucu kaçakçılığı, fuhuş.Vauhdin huumaa, Vintiöt.
1900) 1993 - Pablo Escobar, Kolombiyalı uyuşturucu imparatoru (d.1900) 1993 – Pablo Escobar, kolumbialainen huumerikollinen (s.
Charlie uyuşturucu kullanmadığı için acı çekmektedir.Charlie alkaa käyttää huumeita.