Ana içeriğe geç
Sözlük

uyuşturucu ile cümle

uyuşturucu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Uyuşturucu kaçakçılığı yaparak gelir elde ederler.Туда за контрабандой ходят.
Hawkwind'in basçısı Lemmy uyuşturucu nedeniyle gözaltına alındı.Бойфренд Джолин только что арестован за наркотики.
Uyuşturucu kaçakçılığı 1933 yılında ABD'deki alkol yasağı sona erdiğinde başladı.После того, как в США в 1933 году был отменён сухой закон, занимался производством алкогольных напитков.
Bu arada uyuşturucu ilaçlarla tanışıp, kendi üzerinde denemeler yapar.Следили за изготовлением лекарства и пробовали их на себе.
Aşırı derecede uyuşturucu ve alkol kullanmakta idi.Она начала злоупотреблять наркотиками и алкоголем.
Jack, Charlie'yi uyuşturucudan uzak durması için ikna etmeye çalışır, onu iyi olacağına ikna eder.Джерри пытался убедить Тома оставить её в покое, полагая, что она не стоит его горя.
Ayrıca bir uyuşturucu bağımlısıdır.Помимо этого является консультантом по наркотической зависимости.
Sonra adamları kandırıp öldürür ve uyuşturucuları alır.Они избивают её и накачивают наркотиками.
Uyuşturucu iğrenç bir şey.Тенденциозность отвратительна.
Öte yandan, soygun, araba hırsızlığı ve uyuşturucu sorunlarının oranı düşüktür.بينما تمتلك مستويات متدنية من السطو وسرقة السيارات ومشاكل المخدرات.
Örneğin Poe'nun uyuşturucu bağımlısı olmadığı günümüzde bilinmektedir.على سبيل المثال، فمن المعروف الآن أن بو لم يكن مدمنا على المخدرات.
Uyuşturucu kaçakçılığı.تهريب المخدرات.
Lockridge'in uyuşturucu kullanımı sorunları vardı.عانت لورير من مشاكل في تعاطي المخدرات.
Uyuşturucu iğrenç bir şey.الأملج -- المخدرات عجب.
Birçok ülkede, uyuşturucu kaçakçılığı da kişiyi ölüm cezasına çarptırmaya yetecek bir suç sayılır.وفي كثير من الدول التي تطبق عقوبة الإعدام يعتبر الاتجار بالمخدرات| جناية تستوجب الإعدام.
Uyuşturucu kaçakçılığı 1933 yılında ABD'deki alkol yasağı sona erdiğinde başladı.في الفترة بين 1920 و 1933، تم حظر الكحول في الولايات المتحدة.
Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suçlar Ofisi.مكتب الأمم المتحدة المعني بالمخدرات والجريمة.
Ama bu uyuşturucu onu yavaşça öldürmektedir.غالباً يتطور هذا المرض بصورة بطيئة.
Öteki haram içkiler ve uyuşturucular, çok daha zararlıdır.فعلى سبيل المثال، الناس الذين يدمنون الكحول وغيرها من المخدرات يصرفون انتباه أكثر للمثيرات المتعلقة بالمخدرات.
Uyuşturucu kullanmayın.لا تخطي أي جرعة.
1993 - Kolombiya'lı uyuşturucu taciri Pablo Escobar, Medellín'de güvenlik güçlerince öldürüldü.1993: مقتل الكولومبي بابلو إسكوبار أشهر تاجر مخدرات في التاريخ.
Buna rağmen polis soruşturması ilk başta uyuşturucu kaçakçılarının intikamına odaklanmıştır.وقد ركزت سياسته الداخلية على مكافحة الاتجار غير المشروع بالمخدرات عن طريق بدء حملة لقتل التجار.
80'li yıllara girerken küresel çapta uyuşturucu trafiğini ilerletti.شهدت أوائل الثمانينات نموا في التهريب الدولي المنظم للمخدرات.
Uyuşturucu dolu uçağın gerçek yüzünü öğreniriz.التحليل الفنى لوقائع الطائرات .
Ayrıca onun döneminde birçok muhalifin uyuşturucu kaçakçısı damgasıyla idam edildiği iddia edilmektedir.كما قال أيضًا أنه في ذلك الوقت سيتم الكشف عن عظام شخص مقتول.
Bu dönemde uyuşturucu kullanmaya başladı.ظهرت الصناعات الدوائية في تلك الأثناء.
Craven "Lambamı alırsanız, hiçbir uyuşturucuya gerek duymazsınız...Craven referiu: «Se comprar a minha lâmpada não precisará de drogas...
Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suçlar Ofisi.Escritório das Nações Unidas sobre Drogas e Crime.
Lois ve Peter daha sonra çocuklarını bu uyuşturucu probleminden korumak için bir şeyler yapmaya karar verir.Mais tarde, Lois e o marido decidem que precisam fazer algo para proteger as crianças da droga.
Bu dönemde uyuşturucu kullanmaya başladı.Ele começou a usar drogas neste período.
Jimmy, kendini uyuşturucu serumuna bağlamıştır.Jimmy também se envolveu com tráfico de drogas.
Uyuşturucu kullanmayın.Não usar intoxicantes.
Uyuşturucu dolu uçağın gerçek yüzünü öğreniriz.A verdadeira história da invenção do avião.
Dominic Monaghan, eski bir rock yıldızı ve uyuşturucu bağımlısı Charlie Pace olarak dizide yer aldı.Dominic Monaghan como o ex-rock star drogado Charlie Pace.
Öte yandan, soygun, araba hırsızlığı ve uyuşturucu sorunlarının oranı düşüktür.Resultado: diminuíram os roubos e furtos de veículos.
Bir süre uyuşturucu kullandı.Durante este tempo, também usava drogas.
Birçok ülkede, uyuşturucu kaçakçılığı da kişiyi ölüm cezasına çarptırmaya yetecek bir suç sayılır.Em muitos países que aderiram à pena de morte, o tráfico de animais é também crime capital.
27 Ağustos 1967'de grubun menajeri Brian Epstein 32 yaşında uyuşturucudan öldü.No dia 27 de agosto de 1967 Brian Epstein foi encontrado morto em seu quarto, aos 32 anos.
Uyuşturucu kullanan insanlar, kullanmaya başladıkları andan itibaren kendilerini yok etmeye de başlıyor.Consumíveis - São os que se destroem assim que vão sendo usados.
Uyuşturucu kaçakçılığı 1933 yılında ABD'deki alkol yasağı sona erdiğinde başladı.Em 1920, a proibição da bebida alcoólica tornou-se vigente nos Estados Unidos.
Uyuşturucuya devam etti ve ancak bebekleri doğmak üzere iken bir kür tedavisini kabul etti.Ela recusou um aborto e, em vez disso, deu o bebê para adoção assim que ele nasceu.
Bence uyuşturucu yasallaştırılmalı, uyuşturucu piyasası devletin elinde olmalı.A disputa entre as facções teriam a ver com o comando do tráfico de drogas no Estado.
Ayrıca uyuşturucuya ve uyuşturucu kullanımına karşıdır.Há uma grande confusão, portanto, sobre o uso de droga e fármaco.
Ayrıca bazı ilaçlar ve uyuşturucu maddeler de duyarsızlığa yol açabilir.O uso de certas drogas ou álcool também podem ser factores desencadeadores.
Yaşamının büyük bölümünde uyuşturucu problemi yaşamış ve sonraları bu problemi yenmiştir.Foram muitos anos lutando para tirar o filho das drogas, e um dia, finalmente conseguiu.
Çünkü Kızılhaç’ın uçaklarından biri sayesinde uyuşturucuları yükleyip başka ülkeye götürebileceklerdir.Um dia, talvez, graças a você, o avião atravessará o Atlântico".
Uyuşturucu kaçakçılığı.Excessos das drogas?
Geminin, Türkiye'ye uyuşturucu kaçakçılığına karıştığından şüphelenilmekteydi.Ele era supostamente envolvidos no comércio de drogas ilegais.
Uyuşturucu satıcılığına ilk olarak 16 yaşında başladı.Ele disse que começou a vender drogas aos 12 anos.
Alkol ve uyuşturucu sorunları onu gittikçe yıpratıyordu.Seus problemas com as drogas e o álcool parecem ter acabado.
Bu uçak uyuşturucu yollanan uçaktır ve aynı adaya düşmüştür.É descrita como um avião que caiu na ilha.
Çünkü Taylor, tamamen sokak hayatını benimsemişti ve uyuşturucu satmaya başlamıştı.No entanto, Jones logo começou a furtar lojas e a consumir drogas.
Punk; alkol, sigara, uyuşturucu kullanmaz.Ronaldo abstém-se de álcool, drogas e tabaco, ou seja, não fuma, não usa drogas nem consome álcool.
Bu olaydan sonra yaşamı boyunca uyuşturucu sorunuyla uğraşır.Ela teria de lidar com as feridas do acidente por toda a vida.
Hawkwind'in basçısı Lemmy uyuşturucu nedeniyle gözaltına alındı.O outro foi a prisão de Sander por posse de drogas.
Bunların polis değil tam tersine uyuşturucu çetesinin üyeleri olduğu anlaşılır.Os integrantes afirmam não serem uma banda politica, mas sim pessoas politizadas.
Peki bu kadın kim, yoksa bir uyuşturucu satıcısı mı?Quem seria a outra vítima, ou vítimas?
Uyuşturucu kullanır.Estão trazendo drogas.
Ona göre uyuşturucu tüketimi insan yaşamının önemli bir parçasıdır.Consequentemente, a detecção da SOP é uma parte importante dos cuidados de saúde para esses indivíduos.
Ölüm nedeninin aşırı dozda uyuşturucu olduğu belirlendi.A causa da morte foi overdose acidental de drogas.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod