Mart Tavşanı. Mart Tavşanı 'BEST tereyağı,' uysalca cevap verdi."C'était le meilleur beurre," le Lièvre de Mars docilement répondu.
Mart Tavşanı. Mart Tavşanı 'BEST tereyağı,' uysalca cevap verdi."Det var det bästa smöret," i mars Hare ödmjukt svarade.
Mart Tavşanı. Mart Tavşanı 'BEST tereyağı,' uysalca cevap verdi."Det var det bedste smør," de haren ydmygt svarede.
Mart Tavşanı. Mart Tavşanı 'BEST tereyağı,' uysalca cevap verdi.'È stata la migliore burro,' la Lepre Marzolina umilmente rispose.
Mart Tavşanı. Mart Tavşanı 'BEST tereyağı,' uysalca cevap verdi."Ez volt a legjobb vaj," Április Bolondja szelíden válaszolt.
Mart Tavşanı. Mart Tavşanı 'BEST tereyağı,' uysalca cevap verdi."Het was de beste boter, 'de Maartse Haas gedwee antwoordde.
Mart Tavşanı. Mart Tavşanı 'BEST tereyağı,' uysalca cevap verdi."Itu mentega TERBAIK, 'Hare Maret patuh menjawab.
Mart Tavşanı. Mart Tavşanı 'BEST tereyağı,' uysalca cevap verdi.월 하질 않아서. 행진 부디 '그것이 최선 버터였다'
Mart Tavşanı. Mart Tavşanı 'BEST tereyağı,' uysalca cevap verdi."To je bila najboljša maslo," je marca Hare ubogljivo odgovorila.
Mart Tavşanı. Mart Tavşanı 'BEST tereyağı,' uysalca cevap verdi."Ήταν η καλύτερη βούτυρο," το Μάρτιο του Χάρε μειλίχια απάντησε.
Mart Tavşanı. Mart Tavşanı 'BEST tereyağı,' uysalca cevap verdi."Това беше най-доброто масло," Мартенският заек смирено отговорил.
Mart Tavşanı. Mart Tavşanı 'BEST tereyağı,' uysalca cevap verdi."Це було найкраще масло," Березневий Заєць лагідно відповів.
Mart Tavşanı. Mart Tavşanı 'BEST tereyağı,' uysalca cevap verdi."Это было лучшее масло," Мартовский Заяц кротко ответил.
Mart Tavşanı. Mart Tavşanı 'BEST tereyağı,' uysalca cevap verdi.מרץ הייר. "זה היה הטוב ביותר את החמאה," הארנביב
Mart Tavşanı. Mart Tavşanı 'BEST tereyağı,' uysalca cevap verdi.مسيرة هير. "انه افضل زبدة ،' هير في مارس
Mart Tavşanı. Mart Tavşanı 'BEST tereyağı,' uysalca cevap verdi.素直に答えた。
O kadar uysal değilimdir.Aku bukan orang yang kaku. Astaga.
O kadar uysal değilimdir.Aku bukan orang yang kaku.
O kadar uysal değilimdir.Je ne suis pas si conciliante que ça. - Oh mon Dieu !
O kadar uysal değilimdir.Je ne suis pas si conciliante que ça. - Oh mon Dieu ! - Oh non, oh non !
O kadar uysal değilimdir.- Már túl késő. Én nem vagyok valami rugalmas. - Ó, jaj!
O kadar uysal değilimdir.Nejsem moc manipulovatelná.
O kadar uysal değilimdir.Nejsem moc manipulovatelná. Omo.
O kadar uysal değilimdir. Ne yapıyorsun?No soy tan flexible, lo ve. - ¡Oh, mi Dios! - ¡Oh, no, oh, no! - ¡¿Qué está haciendo?!
O kadar uysal değilimdir.Nhưng tôi chẳng biết linh động là gì.
O kadar uysal değilimdir.Non sono cosė flessibile. - Omo!
O kadar uysal değilimdir.Non sono cosė flessibile. - Omo! - Oh no, oh no!
O kadar uysal değilimdir.Nu sunt chiar flexibila, vezi tu. - O doamne! - O nu, o nu!
O kadar uysal değilimdir.Nu sunt chiar flexibila, vezi tu. - O doamne!
O kadar uysal değilimdir.- Quá muộn rồi. Nhưng tôi chẳng biết linh động là gì.
O kadar uysal değilimdir.- Малко е късно. Сама виждаш, че не съм упорита. Боже!
O kadar uysal değilimdir.Сама виждаш, че не съм упорита. Боже!
O kadar uysal değilimdir.- Уже поздно. Я-то упрямая.
O kadar uysal değilimdir.Я-то упрямая.
O kadar uysal değilimdir.أنا لست متساهله أيضاً أومو
Orada sadece benim adıma sığınan uysal ve alçakgönüllüleri bırakacağım.Alleen de nederigen en armen zal Ik overlaten en ook ieder, die op Mij vertrouwt.
Orada sadece benim adıma sığınan uysal ve alçakgönüllüleri bırakacağım.A pozůstavím u prostřed tebe lid chudý a nuzný, i budou doufati ve jménu Hospodinovu.
Orada sadece benim adıma sığınan uysal ve alçakgönüllüleri bırakacağım.A zanechám v tvojom strede ostatok, chudobný ľud a núdzny, a budú sa nadejať na meno Hospodinovo.
Orada sadece benim adıma sığınan uysal ve alçakgönüllüleri bırakacağım.En medio de ti dejaré un pueblo humilde y pobre, el cual se refugiará en el nombre de Jehovah
Orada sadece benim adıma sığınan uysal ve alçakgönüllüleri bırakacağım.És marasztok közötted nyomorult és szegény népet, a kik bíznak az Úr nevében.
Orada sadece benim adıma sığınan uysal ve alçakgönüllüleri bırakacağım.Farò restare in mezzo a te un popolo umile e povero; confiderà nel nome del Signor
Orada sadece benim adıma sığınan uysal ve alçakgönüllüleri bırakacağım.Ich will in dir lassen übrigbleiben ein armes, geringes Volk; die werden auf des HERRN Namen trauen.
Orada sadece benim adıma sığınan uysal ve alçakgönüllüleri bırakacağım.In ostavim sredi tebe ponižno in ubogo ljudstvo, ti bodo upali v ime GOSPODOVO.
Orada sadece benim adıma sığınan uysal ve alçakgönüllüleri bırakacağım.I zostawię w pośrodku ciebie lud ubogi a nędzny, i ufać będą w imieniu Pańskiem.
Orada sadece benim adıma sığınan uysal ve alçakgönüllüleri bırakacağım.Jeg levner i din Midte et Folk, som er ydmygt og ringe, og Israels Rest skal lide på HERRENs Navn.
Orada sadece benim adıma sığınan uysal ve alçakgönüllüleri bırakacağım.Je laisserai au milieu de toi un peuple humble et petit, Qui trouvera son refuge dans le nom de l`Éternel.
Orada sadece benim adıma sığınan uysal ve alçakgönüllüleri bırakacağım.내가 곤고하고 가난한 백성을 너의 중에 남겨 두리니 그들이 여호와의 이름을 의탁하여 보호를 받을지라
Orada sadece benim adıma sığınan uysal ve alçakgönüllüleri bırakacağım.Mas deixarei no meio de ti um povo humilde e pobre; e eles confiarão no nome do Senhor.
Orada sadece benim adıma sığınan uysal ve alçakgönüllüleri bırakacağım.Men jag skall lämna kvar i dig ett folk, betryckt och armt; och de skola förtrösta på HERRENS namn.
Orada sadece benim adıma sığınan uysal ve alçakgönüllüleri bırakacağım.Mutta minä jätän jäljelle sinun keskuuteesi kurjan ja vaivaisen kansan, ja he luottavat Herran nimeen.
Orada sadece benim adıma sığınan uysal ve alçakgönüllüleri bırakacağım.Ta sẽ để sót lại ở giữa ngươi một dân khốn cùng nghèo thiếu, nó sẽ ẩn náu trong danh Ðức Giê-hô-va.
Orada sadece benim adıma sığınan uysal ve alçakgönüllüleri bırakacağım.Ta sẽ để sót lại ở giữa ngươi một dân khốn_cùng nghèo thiếu , nó sẽ ẩn_náu trong danh Ðức_Giê - hô-va .
Orada sadece benim adıma sığınan uysal ve alçakgönüllüleri bırakacağım.Voi lăsa în mijlocul tău un popor smerit şi mic, care se va încrede în Numele Domnului.
Orada sadece benim adıma sığınan uysal ve alçakgönüllüleri bırakacağım.Και θελω αφησει εν μεσω σου λαον τεθλιμμενον και πτωχον, και ουτοι θελουσιν ελπιζει επι το ονομα του Κυριου.
Orada sadece benim adıma sığınan uysal ve alçakgönüllüleri bırakacağım.Но оставлю среди тебя народ смиренный и простой, и они будут уповать на имя Господне.
Orada sadece benim adıma sığınan uysal ve alçakgönüllüleri bırakacağım.Но ще оставя всред тебе Люде съкрушени и нищи, Които ще уповават на името Господне.
Orada sadece benim adıma sığınan uysal ve alçakgönüllüleri bırakacağım.והשארתי בקרבך עם עני ודל וחסו בשם יהוה׃
Orada sadece benim adıma sığınan uysal ve alçakgönüllüleri bırakacağım.وابقي في وسطك شعبا بائسا ومسكينا فيتوكلون على اسم الرب.
Orada sadece benim adıma sığınan uysal ve alçakgönüllüleri bırakacağım.我 卻 要 在 你 中 間 、 留 下 困 苦 貧 寒 的 民 . 他 們 必 投 靠 我 耶 和 華 的 名
Orada sadece benim adıma sığınan uysal ve alçakgönüllüleri bırakacağım.我 卻 要 在 你 中間 、 留下 困苦 貧寒 的 民 . 他 們必 投靠 我 耶和華 的 名