Ana içeriğe geç
Sözlük

uymaz ile cümle

uymaz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bütün parçları toparla, ama birbirlerine eskisi gibi uymazlarRassemble tous les pièces, mais elles ne s'emboîtent plus pareilles
Bütün parçları toparla, ama birbirlerine eskisi gibi uymazlarReúne as peças todas mas elas simplesmente já não encaixam como dantes
Bütün parçları toparla, ama birbirlerine eskisi gibi uymazlarSamla alla bitar, dom passar ej ändå
Bütün parçları toparla, ama birbirlerine eskisi gibi uymazlarVerzamel alle stukjes, maar ze passen niet hetzelfde
Bütün parçları toparla, ama birbirlerine eskisi gibi uymazlarZbierz wszystko do kupy, a i tak nic już nie będzie takie same
Bütün parçları toparla, ama birbirlerine eskisi gibi uymazlarאוסף את החלקים מחדש, אבל הם כבר לא מתאימים יותר
Bütün parçları toparla, ama birbirlerine eskisi gibi uymazlar握り締めた拳(すごく緊張する時)
Bu uyuyor! 2+(-7) deneyebilirdik ama sonuç -5 olurdu ve bu uymazdı. -Oczywiście mogę spróbować też 2 dodać minus 7, ale to będzie równe minus 5, a więc to nie będzie działać.
Eğer birşey mükemmel değilse, önceden tasarlanmış modele uymazsa, doğru çöplüğe.Als iets niet perfect is, als het niet past bij ons verwachte model, bij het afval.
Eğer birşey mükemmel değilse, önceden tasarlanmış modele uymazsa, doğru çöplüğe.Dacă ceva nu e perfect, dacă nu se aliniază cu modelul premeditat, merge la gunoi.
Eğer birşey mükemmel değilse, önceden tasarlanmış modele uymazsa, doğru çöplüğe.Jeśli coś nie jest doskonałe, jeśli nie pasuje do zaplanowanego modelu, do kosza.
Eğer birşey mükemmel değilse, önceden tasarlanmış modele uymazsa, doğru çöplüğe.Když něco není dokonalé, není to přesně podle našich představ, šup s tím do popelnice.
Eğer birşey mükemmel değilse, önceden tasarlanmış modele uymazsa, doğru çöplüğe.무엇이든 완전하지 않으면, 미리 계획된 모델과 일치 하지 않으면, 쓰레기통으로."
Eğer birşey mükemmel değilse, önceden tasarlanmış modele uymazsa, doğru çöplüğe.Mert ha valami nem tökéletes, ha nincs összhangban az előre kigondolt modellel -- kukába vele.
Eğer birşey mükemmel değilse, önceden tasarlanmış modele uymazsa, doğru çöplüğe.Nếu có thứ gì không hoàn hảo, và nếu nó không ăn nhập với hình mẫu đã định trước, quẳng nó vào thùng rác.
Eğer birşey mükemmel değilse, önceden tasarlanmış modele uymazsa, doğru çöplüğe.Se algo não é perfeito, se não está alinhado com o tal modelo premeditado... lixeira.
Eğer birşey mükemmel değilse, önceden tasarlanmış modele uymazsa, doğru çöplüğe.Se qualcosa non è perfetta, se non si allinea con quel modello premeditato, cassonetto.
Eğer birşey mükemmel değilse, önceden tasarlanmış modele uymazsa, doğru çöplüğe.Si algo no es perfecto, si no cuadra con el modelo planeado, a la basura.
Eğer birşey mükemmel değilse, önceden tasarlanmış modele uymazsa, doğru çöplüğe.Si quelque chose n'est pas parfait, ne s'aligne pas au modèle préconçu - à la benne.
Eğer birşey mükemmel değilse, önceden tasarlanmış modele uymazsa, doğru çöplüğe.Wenn etwas nicht perfekt ist, wenn es nicht zu dem vorbedachten Modell passt, Mülleimer.
Eğer birşey mükemmel değilse, önceden tasarlanmış modele uymazsa, doğru çöplüğe.Ако нещо не е идеално, ако не съвпада с очаквания модел, на боклука.
Eğer birşey mükemmel değilse, önceden tasarlanmış modele uymazsa, doğru çöplüğe.Если что то не идеально, не соответствует запланированной модели - на свалку.
Eğer birşey mükemmel değilse, önceden tasarlanmış modele uymazsa, doğru çöplüğe.Якщо щось не ідеально, не відповідає запланованій моделі - на звалище.
Eğer birşey mükemmel değilse, önceden tasarlanmış modele uymazsa, doğru çöplüğe.אם משהו לא מושלם, אם הוא לא מסתדר עם התבנית המתוכננת מראש, אשפה.
Eğer birşey mükemmel değilse, önceden tasarlanmış modele uymazsa, doğru çöplüğe.لو هناك شىء غير مثالي، لو لم يستقيم مع نموذج مسبق، قمامة.
Eğer birşey mükemmel değilse, önceden tasarlanmış modele uymazsa, doğru çöplüğe.計画されたモデルでなかったりすると 「おっと 傷がある ゴミ箱行きだ
Eğer kurralara uymazsanız sinirlenip deneyi yere fırlatabilirsiniz.Můžete z toho šílet a shodit experiment na zem, pokud nedbáte pravidel.
Eğer kurralara uymazsanız sinirlenip deneyi yere fırlatabilirsiniz.Te poţi enerva şi trânteşti experimentul de pământ, dacă nu urmezi regulile.
Eğer kurralara uymazsanız sinirlenip deneyi yere fırlatabilirsiniz.אתם יכולים לכעוס ולזרוק את הניסוי על הרצפה, אם לא תלכו לפי הכללים.
Kore yemeklerinden başka hiçbir yiyecek, bir Korelinin damak tadına uymaz.Egy koreainak nincs jobb, mint a koreai étel.
Kore yemeklerinden başka hiçbir yiyecek, bir Korelinin damak tadına uymaz.Il n'y a pas de nourriture qui convienne mieuxNaux goûts coréens que de la cuisine coréenne.
Kore yemeklerinden başka hiçbir yiyecek, bir Korelinin damak tadına uymaz.Δεν υπάρχει τίποτα καλύτερο από το Κορεάτικο φαγητό για ένα Κορεάτη.
Kore yemeklerinden başka hiçbir yiyecek, bir Korelinin damak tadına uymaz.لا شيء الذ بالنسبة للكورين من الاكل الكوري
Kral bir gülümseme ile, 'Sonra kelimeleri uymaz,' mahkeme yuvarlak dedi."Akkor a szavak nem illik neked," mondta a király, és körülnézett a bíróság mosolyogva.
Kral bir gülümseme ile, 'Sonra kelimeleri uymaz,' mahkeme yuvarlak dedi.'Allora le parole non ti FIT,' disse il Re, guardando la corte con un sorriso.
Kral bir gülümseme ile, 'Sonra kelimeleri uymaz,' mahkeme yuvarlak dedi."Alors les mots ne vous convient pas, dit le roi en regardant autour de la cour avec un sourire.
Kral bir gülümseme ile, 'Sonra kelimeleri uymaz,' mahkeme yuvarlak dedi."Apoi, cuvintele nu te FIT", a spus Regele, în căutarea a rundă instanţa cu un zâmbet.
Kral bir gülümseme ile, 'Sonra kelimeleri uymaz,' mahkeme yuvarlak dedi.'Dan de woorden niet heb je FIT,' zei de Koning, op zoek naar rond de rechtbank met een glimlach.
Kral bir gülümseme ile, 'Sonra kelimeleri uymaz,' mahkeme yuvarlak dedi."Dann werden die Worte passen nicht du", sagte der König, sich umzusehen, das Gericht mit einem Lächeln.
Kral bir gülümseme ile, 'Sonra kelimeleri uymaz,' mahkeme yuvarlak dedi."Då orden inte passar dig," sade kungen, såg sig omkring domstolen med ett leende.
Kral bir gülümseme ile, 'Sonra kelimeleri uymaz,' mahkeme yuvarlak dedi."Então as palavras não lhe cabem", disse o Rei, olhando em volta do tribunal com um sorriso.
Kral bir gülümseme ile, 'Sonra kelimeleri uymaz,' mahkeme yuvarlak dedi."Entonces las palabras no te viene bien," dijo el rey, mirando a su alrededor la cancha con una sonrisa.
Kral bir gülümseme ile, 'Sonra kelimeleri uymaz,' mahkeme yuvarlak dedi.'Kemudian kata-kata tidak FIT Anda, "kata Raja, melihat sekeliling pengadilan dengan tersenyum.
Kral bir gülümseme ile, 'Sonra kelimeleri uymaz,' mahkeme yuvarlak dedi.'그런 단어가 당신을 적합하지 않다'왕이 미소로 법원 둥근보고했다.
Kral bir gülümseme ile, 'Sonra kelimeleri uymaz,' mahkeme yuvarlak dedi."Pak se slova nevejdou vás," řekl král, hledá kolem soudu s úsměvem.
Kral bir gülümseme ile, 'Sonra kelimeleri uymaz,' mahkeme yuvarlak dedi."Potom sa slová nezmestia vás," povedal kráľ, hľadá okolo súdu s úsmevom.
Kral bir gülümseme ile, 'Sonra kelimeleri uymaz,' mahkeme yuvarlak dedi.'Så ordene ikke passer dig, "sagde kongen og kiggede rundt i retten med et smil.
Kral bir gülümseme ile, 'Sonra kelimeleri uymaz,' mahkeme yuvarlak dedi.Sau đó, những từ không phù hợp với bạn, "Vua nói, nhìn quanh tòa án với một nụ cười.
Kral bir gülümseme ile, 'Sonra kelimeleri uymaz,' mahkeme yuvarlak dedi."Silloin sanat eivät sovi sinulle," sanoi kuningas, katsellen tuomioistuin hymyillen.
Kral bir gülümseme ile, 'Sonra kelimeleri uymaz,' mahkeme yuvarlak dedi."Torej besede ne boste FIT," je dejal King, ki je videti okrogle sodišče z nasmehom.
Kral bir gülümseme ile, 'Sonra kelimeleri uymaz,' mahkeme yuvarlak dedi."Wtedy słowa nie pasują do ciebie," powiedział King, rozglądając się w sądzie z uśmiechem.
Kral bir gülümseme ile, 'Sonra kelimeleri uymaz,' mahkeme yuvarlak dedi."Тогава думите не FIT", казал царят, гледайки кръг на съда с усмивка.
Kral bir gülümseme ile, 'Sonra kelimeleri uymaz,' mahkeme yuvarlak dedi."Тогда слова не подходят вам, сказал Король, оглядываясь суд с улыбкой.
Kral bir gülümseme ile, 'Sonra kelimeleri uymaz,' mahkeme yuvarlak dedi."Тоді слова не підходять вам, сказав Король, озираючись суд з посмішкою.
Kral bir gülümseme ile, 'Sonra kelimeleri uymaz,' mahkeme yuvarlak dedi."אם כך, המילים לא מתאים לך," אמר המלך, מביט סביבו המשפט בחיוך.
Kral bir gülümseme ile, 'Sonra kelimeleri uymaz,' mahkeme yuvarlak dedi."ثم الكلمات لا يصلح لك ، قال الملك ، وتبحث الجولة المحكمة بابتسامة.
Kral bir gülümseme ile, 'Sonra kelimeleri uymaz,' mahkeme yuvarlak dedi.死んだ沈黙が流れた。
Kurallarımı bozar, Buyruklarıma uymazsa,(88:32) если нарушат уставы Мои и повелений Моих не сохранят:
Kurallarımı bozar, Buyruklarıma uymazsa,(89:32) S`ils violent mes préceptes Et n`observent pas mes commandements,
Kurallarımı bozar, Buyruklarıma uymazsa,Ak by jeho synovia opustili môj zákon a nechodili v mojich súdoch,
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod