Bu kurala da uymak istedim.Ήθελα να τηρήσω αυτόν τον κανόνα.
Bu kurala da uymak istedim.Така че, исках да следвам това правило.
Bu kurala da uymak istedim.Я захотел последовать и этому правилу.
Bu kurala da uymak istedim.רציתי לשמור על החוק הזה.
Bu kurala da uymak istedim.فاردت ان اتبع هذا القانون.
Bu kurala da uymak istedim.所以,我想遵守依條規則。
Bu kurala da uymak istedim.(笑)
Buna uymak zorundasın.Debes acatar esto.
Buna uymak zorundasın.Devi imparare a sopportarlo.
Buna uymak zorundasın.Du måste lyda det här.
Buna uymak zorundasın.Du skal adlyde dette.
Buna uymak zorundasın.Musisz się podporządkować.
Buna uymak zorundasın.Sinun on alistuttava siihen.
Buna uymak zorundasın.Tens de o fazer.
Buna uymak zorundasın.Πρέπει να δεσμευτείς.
Buna uymak zorundasın.Ты должен смириться с этим.
Bu uyarıya uymakla birlikte kendi aralarında, ‹‹Ölümden dirilmek ne demek?›› diye tartışıp durdular.A držali to slovo u seba dopytujúc sa medzi sebou, čo je to vstať z mŕtvych.
Bu uyarıya uymakla birlikte kendi aralarında, ‹‹Ölümden dirilmek ne demek?›› diye tartışıp durdular.A tak oni zatrzymali tę rzecz u siebie, pytając się między sobą, co by to było zmartwychwstać.
Bu uyarıya uymakla birlikte kendi aralarında, ‹‹Ölümden dirilmek ne demek?›› diye tartışıp durdular.Ed essi tennero per sé la cosa, domandandosi però che cosa volesse dire risuscitare dai morti
Bu uyarıya uymakla birlikte kendi aralarında, ‹‹Ölümden dirilmek ne demek?›› diye tartışıp durdular.E eles guardaram o caso em segredo, indagando entre si o que seria o ressurgir dentre os mortos.
Bu uyarıya uymakla birlikte kendi aralarında, ‹‹Ölümden dirilmek ne demek?›› diye tartışıp durdular.Ei au păstrat în ei lucrul acesta, şi se întrebau între ei ce să însemne învierea aceea dintre cei morţi,
Bu uyarıya uymakla birlikte kendi aralarında, ‹‹Ölümden dirilmek ne demek?›› diye tartışıp durdular.És ezt a szót megtarták magukban, tudakozván egymás között, mit tesz a halálból feltámadni?
Bu uyarıya uymakla birlikte kendi aralarında, ‹‹Ölümden dirilmek ne demek?›› diye tartışıp durdular.Ils retinrent cette parole, se demandant entre eux ce que c`est que ressusciter des morts.
Bu uyarıya uymakla birlikte kendi aralarında, ‹‹Ölümden dirilmek ne demek?›› diye tartışıp durdular.In to besedo so ohranili, in vpraševali so med seboj, kaj bi to bilo: vstati iz mrtvih?
Bu uyarıya uymakla birlikte kendi aralarında, ‹‹Ölümden dirilmek ne demek?›› diye tartışıp durdular.I zachovali tu věc u sebe, tížíce mezi sebou, co by to bylo z mrtvých vstáti?
Bu uyarıya uymakla birlikte kendi aralarında, ‹‹Ölümden dirilmek ne demek?›› diye tartışıp durdular.Ja he pitivät mielessään sen sanan ja tutkistelivat keskenään, mitä kuolleista nouseminen oli.
Bu uyarıya uymakla birlikte kendi aralarında, ‹‹Ölümden dirilmek ne demek?›› diye tartışıp durdular.저희가 이 말씀을 마음에 두며 서로 문의하되 죽은 자 가운데서 살아나는 것이 무엇일까 하고
Bu uyarıya uymakla birlikte kendi aralarında, ‹‹Ölümden dirilmek ne demek?›› diye tartışıp durdular.Og de fastholdt dette Ord hos sig selv og spurgte hverandre, hvad det er at opstå fra de døde.
Bu uyarıya uymakla birlikte kendi aralarında, ‹‹Ölümden dirilmek ne demek?›› diye tartışıp durdular.Og de holdt fast ved det ord, og de talte sig imellem om hvad det er å opstå fra de døde.
Bu uyarıya uymakla birlikte kendi aralarında, ‹‹Ölümden dirilmek ne demek?›› diye tartışıp durdular.Vậy , môn_đồ ghi_nhớ lời ấy , và hỏi nhau sự từ kẻ chết_sống lại là gì .
Bu uyarıya uymakla birlikte kendi aralarında, ‹‹Ölümden dirilmek ne demek?›› diye tartışıp durdular.Vậy, môn đồ ghi nhớ lời ấy, và hỏi nhau sự từ kẻ chết sống lại là gì.
Bu uyarıya uymakla birlikte kendi aralarında, ‹‹Ölümden dirilmek ne demek?›› diye tartışıp durdular.Y ellos guardaron la palabra entre sí, discutiendo qué significaría aquello de resucitar de entre los muertos
Bu uyarıya uymakla birlikte kendi aralarında, ‹‹Ölümden dirilmek ne demek?›› diye tartışıp durdular.Και εφυλαξαν τον λογον εν εαυτοις, συζητουντες προς αλληλους τι ειναι το να αναστηθη εκ νεκρων.
Bu uyarıya uymakla birlikte kendi aralarında, ‹‹Ölümden dirilmek ne demek?›› diye tartışıp durdular.И они удержали это слово, спрашивая друг друга, что значит: воскреснуть из мертвых.
Bu uyarıya uymakla birlikte kendi aralarında, ‹‹Ölümden dirilmek ne demek?›› diye tartışıp durdular.И те пазеха тая поръчка, като разискваха помежду си що значи да възкръсне от мъртвите.
Bu uyarıya uymakla birlikte kendi aralarında, ‹‹Ölümden dirilmek ne demek?›› diye tartışıp durdular.І задержали вони се слово в себе, перепитуючись, що се єсть: із мертвих воскреснути.
Bu uyarıya uymakla birlikte kendi aralarında, ‹‹Ölümden dirilmek ne demek?›› diye tartışıp durdular.וישמרו את הדבר בלבבם וידרשו לדעת מה היא התקומה מן המתים׃
Bu uyarıya uymakla birlikte kendi aralarında, ‹‹Ölümden dirilmek ne demek?›› diye tartışıp durdular.فحفظوا الكلمة لانفسهم يتساءلون ما هو القيام من الاموات.
Bu uyarıya uymakla birlikte kendi aralarında, ‹‹Ölümden dirilmek ne demek?›› diye tartışıp durdular.門 徒 將 這 話 存 記 在 心 、 彼 此 議 論 從 死 裡 復 活 是 甚 麼 意 思
Bu uyarıya uymakla birlikte kendi aralarında, ‹‹Ölümden dirilmek ne demek?›› diye tartışıp durdular.門徒 將這話 存記 在心 、 彼此 議論從 死 裡 復活 是 甚 麼意思
Buyruklarına uymak için Elimi çabuk tuttum, oyalanmadım.(118:60) Спешил и не медлил соблюдать заповеди Твои.
Buyruklarına uymak için Elimi çabuk tuttum, oyalanmadım.Aku bergegas-gegas dan tidak menunggu untuk menjalankan perintah-Mu
Buyruklarına uymak için Elimi çabuk tuttum, oyalanmadım.Apresso-me sem detença a observar os teus mandamentos.
Buyruklarına uymak için Elimi çabuk tuttum, oyalanmadım.Hitim in se ne obotavljam izpolnjevati zapovedi tvoje.
Buyruklarına uymak için Elimi çabuk tuttum, oyalanmadım.Ich eile und säume mich nicht, zu halten deine Gebote.
Buyruklarına uymak için Elimi çabuk tuttum, oyalanmadım.Jag skyndar mig och dröjer icke att hålla dina bud.
Buyruklarına uymak için Elimi çabuk tuttum, oyalanmadım.Jeg hasted og tøved ikke med at holde dine Bud.
Buyruklarına uymak için Elimi çabuk tuttum, oyalanmadım.Jeg hastet og ventet ikke med å holde dine bud.
Buyruklarına uymak için Elimi çabuk tuttum, oyalanmadım.Je me hâte, je ne diffère point D`observer tes commandements.
Buyruklarına uymak için Elimi çabuk tuttum, oyalanmadım.주의 계명을 지키기에 신속히 하고 지체치 아니하였나이다
Buyruklarına uymak için Elimi çabuk tuttum, oyalanmadım.Mă grăbesc, şi nu preget să păzesc poruncile Tale.
Buyruklarına uymak için Elimi çabuk tuttum, oyalanmadım.Me apresuré, y no me retardé, a guardar tus mandamientos
Buyruklarına uymak için Elimi çabuk tuttum, oyalanmadım.Minä riennän viivyttelemättä noudattamaan sinun käskyjäsi.
Buyruklarına uymak için Elimi çabuk tuttum, oyalanmadım.Ponáhľam sa a neváham ostríhať tvoje prikázania.
Buyruklarına uymak için Elimi çabuk tuttum, oyalanmadım.Pospíchámť a neodkládám ostříhati rozkazů tvých.
Buyruklarına uymak için Elimi çabuk tuttum, oyalanmadım.Sietek és nem mulasztom el, hogy megtartsam a te parancsolataidat.
Buyruklarına uymak için Elimi çabuk tuttum, oyalanmadım.Sono pronto e non voglio tardare a custodire i tuoi decreti
Buyruklarına uymak için Elimi çabuk tuttum, oyalanmadım.Śpieszę się, a nie omieszkuję przestrzegać rozkazaó twoich.
Buyruklarına uymak için Elimi çabuk tuttum, oyalanmadım.Tôi lật đật, không chậm trễ, Mà gìn giữ các điều răn Chúa.
Buyruklarına uymak için Elimi çabuk tuttum, oyalanmadım.Tôi lật_đật , không chậm_trễ , Mà gìn_giữ các điều răn Chúa .