Tek yaptığım, Senin koşullarına uymak.This is my way, that I keep your precepts.
Buyruklarına uymak için Elimi çabuk tuttum, oyalanmadım.I will hurry, and not delay, to obey your commandments.
Senin koşullarına uymakla bilgelik kazanıyorum, Bu yüzden nefret ediyorum her yanlış yoldan.Through your precepts, I get understanding; therefore I hate every false way.
Bu uyarıya uymakla birlikte kendi aralarında, ‹‹Ölümden dirilmek ne demek?›› diye tartışıp durdular.They kept this saying to themselves, questioning what the "rising from the dead" meant.
İyi koşuyordunuz. Sizi gerçeğe uymaktan kim alıkoydu?You were running well! Who interfered with you that you should not obey the truth?
Siz ancak zanna uymaktasınız ve siz ancak "zan ve tahminle yalan söylersiniz."You follow nothing but conjecture, and are nothing but liars."
"Sana mı inanacağız? Sana en rezil kimseler uymaktadır" dediler.They said: "Should we place our trust in you when only the condemned follow you?"
Onların, ona ilişkin bir bilgileri yoktur; sadece sanıya uymaktalar. Onu kesinlikle öldürmediler.They have no knowledge about it other than conjecture, for surely they did not kill him,
(Ayrıca) o zalimler (müminlere): Siz, ancak büyüye tutulmuş bir adama uymaktasınız! dediler.And these wicked people say: "You only follow a man ensorcelled."
Eğer sana cevap veremezlerse, bil ki onlar, sırf heveslerine uymaktadırlar.Then, if they cannot give you an answer, know that they are only following their lusts.
Eğer sana cevap vermezlerse, bil ki onlar, sırf heveslerine uymaktadırlar.Then, if they cannot give you an answer, know that they are only following their lusts.
Eğer senin bu dâvetini kabul etmezlerse, bil ki onlar sadece heva ve heveslerine uymaktadırlar.Then, if they cannot give you an answer, know that they are only following their lusts.
Ama kim Rabbinin divanında durmaktan korkarsa,ve nefsini heva ve hevese uymaktan dizginlerse,But he who feared standing before his Lord, and restrained his self from vain desires,
(Şeytana uymaktan, küfür ve isyandan) korunanlar ise cennetlerde, pınar başlarındadırlar.Indeed the pious are amidst Gardens and springs.
Şeytana uymaktan korunan müttakiler ise cennetlerde ve pınar başlarındadırlar.Indeed the pious are amidst Gardens and springs.
Kutsal ay ancak iki taraflı gözetilebilir. Ateşkese uymak karşılıklıdır.The holy month for the holy month; holy things demand retaliation.
Onların bir zanna uymaktan başka buna ilişkin hiçbir bilgileri yoktur.For surely; they killed him not [i.e.
Onlar, yalnızca zanna uymaktadırlar. Oysa gerçekte zan, haktan yana hiçbir yarar sağlamaz.They follow but a guess, and verily, guess is no substitute for the truth.
Onların, ona ilişkin bir bilgileri yoktur; sadece sanıya uymaktalar.For surely; they killed him not [i.e.
Onlar arzularına uymaktadırlar.And they follow their own desires?
Onlar sadece sanıya ve canlarının istediğine uymaktadırlar.They follow but a guess and that which (they) themselves desire.
Çünkü inkar edenler batıla uymakta, inananlar ise Rab'lerinden gelen gerçeğe uymaktadırlar.That is because the faithless follow falsehood, and the faithful follow the truth from their Lord.
Başında bulunduğum örgütün kararlarına uymak zorundayım." dedi.I have to follow the decisions of the organisation I lead," Jagland explained.
Azınlık sorunlarını çözmenin tek yolu Avrupa standartlarına uymaktır.The only way to fix minority problems is to follow European standards.
Bizim yükümlülüğümüz, belgeye harfiyen uymaktır.Our obligation is to refer to the document punctually.
Oteller, barlar, restoranlar ve gece kulüpleri de yeni kurallara uymak zorundalar.Hotels, bars, restaurants and nightclubs are all subject to the new rules.
Üyelik kriterlerine uymak için ne yaparsak yapalım, önemi yok.Whatever we try to meet the criteria for membership, it seems that it is not crucial.
Sürücülerin yeni kurallara uymak için üç haftalık bir alışma süreleri olacak.Drivers have about a three week grace period to adjust to the new regulations.
Dolayısıyla aiki'nin anlamı enerjiye uymak, enerjiye katılmak veya enerjiyi birleştirmektir.Thus aiki's meaning is to fit, join, or combine energy.
Bazı eyaletler aşırı ağır kamyonların sınırlara uymak için yeterli kargoyu boşaltmasını gerektirir.Some states require overweight trucks to offload enough cargo to comply with the limits.
Bu, iki savaş arası dönemde moda olan 'tapınak-şehir' teorisine uymaktadır.This conformed to the theory of the 'temple-city' which was in vogue during the inter-war period.
Burada anlatılan "kuzey dağı" Tarbagatay Dağı'na uymaktadır.Das hier erwähnte "Nordgebirge" entspricht dem Tarbagataigebirge.
UEFA'nın kriterlerine uymaktadır.Es erfüllt die Anforderungen der UEFA.
Sürüye uymak.Weide meine Herde.
Budist rahipler ve rahibeler, her alanda etkili olan Budizm kurallarına uymak zorundadırlar.Buddhistische Mönche und Nonnen müssen sich den umfangreichen buddhistischen Ordensregeln unterwerfen.
Tüm üyeler yüzde yüz bu kurallara uymakla yükümlüdür.In der Regel erfüllen alle mittelgroßen Hunderassen diese Voraussetzungen.
Yeni şartlara uymakta zorluk çekmektedir.Neue Herausforderungen werden erforderlich.
Bu uygulama IETF'nin koyduğu DNS standartlarına uymaktadır.Die Markierung entspricht somit dem vom ADFC vorgeschlagenen Standard.
Sırplar ültimatomun şartlara uymak zorunda kaldı.Kortokraks stammte aus bescheidenen Verhältnissen.
Söylediklerin yaptıklarına uymak zorunda.Tes paroles doivent correspondre à tes actions.
Ona uymaktan başka bir şey yapamam.Je ne peux pas faire autrement que lui obéir.
Trafik kurallarına uymak çok önemlidir.Il est très important de respecter les règles de la circulation.
Herkes için bu kurallara uymak esastır.Il est indispensable que tous suivent ces règles.
2. Yasa, Bir robot insanların verdikleri emirlere uymak zorundadır.Celle-ci dit: un robot doit obéir à tout être humain.
Yeni şartlara uymakta zorluk çekmektedir.Le temps de s'accoutumer à de nouvelles règles.
UEFA'nın kriterlerine uymaktadır.Il répond aux critères de la FIFA.
Hükümet de halk tarafından seçilmiş bir millet meclisinin kararlarına uymak zorundadır.Le gouverneur est assisté par un conseil provincial élu par la population.
İtaat, prensip olarak emir veyâ yasaklara uymaktır.En accord avec le règlement, il veille au maintien de l'ordre.
Dizi de Trafik Kurallarına uymak için hazırlanmıştır.Sa circulation est régie par les règles communes du code de la route.
Bu yorum da kalitenin mükemmelliği yaklaşımına uymaktadır.Ce défi serait la preuve de l'aspect miraculeux du Coran.
Yükümlülüklerime uymak için, ben en çok acı çekenlerle, mahkum edilenlerle, hor görülenlerle beraberim (...)¡Prefiero serlo con el muerto, conmigo y con vosotros, antes que con esos hombres tan honrados! ...
Anlatım Amenemhat'ın öğretisine de uymaktadır.Instrucciones de Amenemhat.
Nitekim John bu anlaşmaya uymak niyetinde değildi.No creo que John haya colaborado en ella.
Grup uymak zorundadır.El grupo debe seguir a pie.
İşlem kara delik mekanikleri yasalarına uymaktadır.El mundo se explica por meras leyes mecánicas.
En son hükümet verileri, diğer kuruluşların ettiği tahminlerine daha fazla uymaktadır.El resto de títulos el autor los mantiene en secreto para más expectación.
Her biri o renkte olan anahtar deliklerine uymakta ve kilitli kapıyı açmaktadır.Las demás llaves abrían cada llave la cerradura de su color.
İşlem kara delik mekanikleri yasalarına uymaktadır.Il processo obbedisce alle leggi della meccanica del buco nero.
Artık hepsi modern yaşamın kurallarına uymak zorunda.Ognuno dei generali si vede costretta ad adeguarsi allo stile di vita moderno.
Cinayet mahalinde tespit edilmiş olan ayak izleri de Jesse'nin ayak izlerine uymaktaydı.Emergono inoltre i passi in avanti fatti dalla polizia che potrebbe essere sulle tracce di Jesse.