Ana içeriğe geç
Sözlük

uymak ile cümle

uymak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Kurallara uymak zorundasın.You must conform to the rules.
Yasaya uymak zorundayız.We are bound to obey the law.
Yabancı hukuka uymak zorundaydık.We had to obey the foreign law.
Yabancı bir kültürde yaşamaya uymak genellikle zordur.It is generally hard to adapt to living in a foreign culture.
Biz kurallara uymak zorundayız.We have to go by the rules.
Böylesine bir yasaya uymak zorunda değilsin.You don't have to obey such a law.
Benim için emre uymak dışında yapacak bir şey yok.There is nothing for me to do except to obey the order.
Trafik kurallarına uymak çok önemlidir.It is very important to obey the traffic rules.
Yasalara uymak görevimizdir.It is our duty to obey the law.
Kanunlara uymak herkesin vazifesi.To obey the laws is everyone's duty.
Yasalara uymak herkesin görevidir.To obey the law is everyone's duty.
Ben onun emirlerine uymak zorundayım.I have to obey his orders.
Yasalara uymak zorundasın.You have to abide by the laws.
Sadece talimatlara uymak zorundasın.You only have to follow the instructions.
Kurallara uymak çok önemlidir.It's very important to respect the rules.
Meksika yasalarına uymak için söz vermek zorunda kaldılar.They had to promise to obey the laws of Mexico.
Her zaman kurallara uymak zorundayız.We always have to obey the rules.
Hepinizin yapması gereken, onun tavsiyesine uymaktır.All you should do is follow his advice.
Kurallara uymak zorundayız.We have to obey the rules.
İnsanlar kurallara uymak zorundadır.People have to obey the rules.
Babanın kim olduğu umurumda değil. Hala benim emirlerime uymak zorundasın.I don't care who your father is. You still have to follow my orders.
Bütün üyeler bu kurallara uymak zorundadırlar.All members must follow these rules.
Hukuka uymak zorundasın.You have to obey the law.
Tom'un emirlere uymaktan başka hiç seçeneği yok.Tom has no choice but to obey orders.
Onlar kurallara uymak zorundalar.They have got to abide by the rules.
Tom uymak için elinden geleni yapıyor.Tom is doing his best to fit in.
Onların talimatlarına uymak zorundayız.We have to follow their instructions.
Onlara uymak zorunda değiliz.We don't have to follow them.
Kuralları belirlemek istiyorsan, onlara kendin uymak zorunda kalacaksın.If you want to set the rules, you'll have to follow them by yourself.
Biz uymak istiyoruz.We want to comply.
Bir yargıç krala değil hukuka uymak zorundadır.A judge must obey not the king, but the law.
Bir yargıç krala değil, hukuka uymak zorundadır.A judge has to obey the law, not the king.
Ben üstlerime uymak zorundayım.I have to obey my superiors.
Demokraside ilk ders halkın iradesine uymaktır.The first lesson in democracy is to abide by the will of the people.
Kendi güvenliğiniz için kurallara uymak zorundasınız.You have to follow the rules for your own safety.
Hepimiz kurallara uymak zorundayız.We all have to obey the rules.
Tom kurallarımıza uymak zorunda değil.Tom doesn't have to follow our rules.
İşlem kara delik mekanikleri yasalarına uymaktadır.The process obeys the laws of black hole mechanics.
Mahkemede kaybından kısa bir süre sonra, Napster mahkeme kararına uymak için kapatıldı.Shortly after its loss in court, Napster was shut down to comply with a court order.
Bu durum Helmholtz karşılıklığına prensibine uymaktadır.As such it obeys the Helmholtz reciprocity principle.
Bu hususta zanna uymak dışında hiçbir bilgileri yoktur ve kesin olarak onu öldürmediler.He who knows them shall not taste of death.
Kolejdeki birinci yılında, okuldaki ödevleri yapmakta ve kurallara uymakta oldukça zorlanmıştır.He is very serious about his job and following the rules in the school.
Formula tüm katılımcıların ve arabaların uymak zorunda oldukları kurallar bütünüdür.The formula is a set of rules that all participants' cars must meet.
Tüm üyeler yüzde yüz bu kurallara uymakla yükümlüdür.I'm 100 percent committed to this person.
NATO üyesi ülkeler ürettiği bütün askeri malzemeler de bu standartlara uymak zorundadır.All produced weaponry meets the NATO standards.
Yeni şartlara uymakta zorluk çekmektedir.I am trying to come to terms with the recent events.
Bu da Rayleigh’in klasik kabulüne tamamen uymaktadır.This is exactly Rayford's experience.
Nitekim John bu anlaşmaya uymak niyetinde değildi.John agrees to at least remember the arrangement.
Verilen bu özellikler Riesz temsil teoremi'nin önkoşullarına uymaktadır.In these conditions the behavior of matter follows the theory of relativity.
Artık hepsi modern yaşamın kurallarına uymak zorunda.All adapt to new ways of life.
Aldığı kararlara Yürütme uymak zorundadır.She goes as far as to apply to be adopted by him.
UEFA'nın kriterlerine uymaktadır.The work was done in compliance with UEFA standards.
Ama telif hakkı kurallarıyla ilgili her şeye uymak istiyorum. .But I want to make sure that everything is up and up, in terms of the copyright laws.
Tabi ki de x tüm tamsayı veya sayı değerlerine uymak zorunda değildir.And of course, x doesn't have to just be whole numbers or integers. x could be pi-- 3.14159.
İşte bu işe dahil olmak; söylenenlere uymaktan farklı bir olay.That's what engagement is. It's different from compliance.
Neden hep sürekli ben senin isteklerine ve ihtiyaçlarına uymak zorundayım.Why should I have to continually match your wants and needs?
Amacim butun bu kaidelere uymakti.So I wanted to follow those.
Ama ayni zamanda Incil'deki gizemli ve anlasilmasi guc yuzlerce kaideye uymak istedim.But I also wanted to follow the hundreds of arcane and obscure laws that are in the Bible.
Bu kurala da uymak istedim.So, I wanted to follow that rule.
Keşke kararlı olsam Senin kurallarına uymakta!Oh that my ways were steadfast to obey your statutes!
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod