Ana içeriğe geç
Sözlük

uyku ile cümle

uyku kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Kış uykusuKlimno zimi.
Daha sonra özellikle trypanosomalar ve uyku hastalığı üzerinde çalıştı.Osobito se bavio poremećajima prehrane i bolestima dišnih organa.
Uyku insan ömrünün en az 1/3'ünü oluşturur.To je manji dio i čini oko jednu trećinu timusa.
Gece tanrıçası Niks "Nyx", gece, kendi başına Hypnos uyku ve Thanatos ölüm tanrılarını doğurmuştur.Nikta - tamna noć, kćer Kaosa ili je sama nastala.
Yaz uykusuSplitsko ljeto
Uyumakta olan birinin 6 saatlik uykusunu görüntülüyordu.Računa se da trećinu svoga života provedemo u spavanju.
Uyku tüm memelilerde, kuşlarda ve balıklarda gözlenen doğal dinlenme biçimidir.Spánok je pravidelný stav odpočinku, pozorovaný u všetkých druhov cicavcov, vtákov a rýb.
Onlar da uykudadır.Víťazne spať!
Streste artabilir ve uykuda kaybolabilir.Provokuje ich stres a strácajú sa v spánku.
Uyku apnesinin henüz ilaçla tedavisi bulunamamıştır.Samotné ochorenie lekári zatiaľ nevedia liečiť.
Bu ruh uykuda ve rüyada bedeni terk edebilir.Duša mohla vychádzať z tela aj v spánku, vtedy sa túlala po okolí.
Hipnopedi, kişi uyku veya hipnoz halindeyken öğrenme işleminin gerçekleşmesidir.Hypnológia je veda, ktorá skúma spánok a hypnotizmus.
Kış uykusuna yatarlar.Mláďatá vrhnú počas zimného spánku.
Uykuya dalar gibi ölüyorlardı.Keď bola tma, spal.
Yıllar sonra uykusunda huzur içinde öldü.Tu po mnohých rokoch našla pokoj.
Kan Uykusu ^ a b Ruşen Çakır.Uhorský snem v r.
Bağımlılığın ileri işaretleri: Uyku sorunları yaşanır.K poruchám vedomia sa zaraďujú i poruchy spánku.
Kış uykusuna yatmazlar ama hareketleri çok yavaşlar.Prístavy v zime nikdy nezamŕzajú a zimy sú mierne.
Sadık âşıklar bu saatlerde uykuda olmamalıdır.Ľudia zo Študentskej ulice nemôžu v noci spávať.
Uyku 5 evreden oluşmuştur.Vysvätený bol 5.
1964 yılının Mayıs ayında, 66 yaşında uykusunda kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti.Zomrel 30. mája 1964 počas spánku na infarkt.
Âşıklar, seher vakitlerinde uyku yerine zikri tercih etmelidir.Samce vyhľadávajú svoje spacie dutiny skôr ako samice.
Yanında boşalmış bir kutu uyku ilacı ve bir intihar notu vardı.Vedľa posteli mala prázdne nádoby od liekov.
Kurban yatağına yatar ve sağlıklı bir şekilde uykuya dalar.Žrtev gre v posteljo in zaspi, zdrava kot riba.
Kaşıntı, uyku problemlerine neden olabilir.Srbečica lahko povzroči težave s spanjem.
Kollarında Fındıkkıran ile uykuya dalar.Zaspi s Hrestačem v naročju.
Emzik sayesinde üzerindeki gerilimi atar, sakinleşir ve uykuya daha kolay dalar.Zaradi serotonina smo bolj sproščeni in se bolje počutimo, prav tako tudi bolje spimo.
Normal insanların yarısında uyku esnasında bu içe çekmeler olur.Pri polovici normalnih ljudi prihaja med spanjem do tovrstnega vdihavanja.
Bu hayvanlar, serin bölgelerde kış uykusuna yatarlar.Medvedi v hladnih območjih zimo prespijo.
21 Mayıs 1949 tarihinde çok fazla uyku hapı aldıktan sonra Cannes'da öldü.21. maja 1949 je umrl zaradi prevelike količine uspavalnih tablet v Cannesu.
Ama bu uzun uyuklama gerçek bir kış uykusu sayılmaz.Pozimi miruje, vendar to ni pravo zimsko spanje.
Bazı antidepresan ilaçlar da, uyarıcı etkisinden ötürü uyku yitimine yol açabilmektedir.Nekateri antidepresivi lahko povzročijo nespečnost zaradi stimulativnega učinkovanja.
Bazı memeliler de kış uykusuna yatarak, bu dönemi enerjiden tasarruf ederek geçirir.Mnogi sesalci v hladnem letnem času varčujejo z energijo, tako da zapadejo v zimsko spanje.
Yapay uyku yardımcıları ve antihistaminler.Deluje kot antiholinergik in antihistaminik.
Prenses elmayı ısırdıktan sonra bayılır ve derin uykuya dalar.Ko kralj poje jabolko, ta takoj vstane iz postelje.
Sonra yatağına girip hemen uykuya dalar.Nato ga spravi nazaj v posteljo in odide v šoku.
LSD’yi aldıktan sekiz, on saat sonra şiddetli bir uyku bastırdı.Po 6-8 urah oberejo z oksidacijo in posušitvijo nastali surovi opij.
Tom içki içer ve yeniden uykusuna dalar.Uspešno izpelje svoj načrt, nato pa ponovno potone v spanec.
Normal uyku-uyanıklık döngüsünden yoksundur ve kendi isteği ile eylem başlatamaz.Bolnik nima normalnega cikla spanja in budnosti ter ni zmožen hotenih dejanj.
20 Mart 2004 yılında "Pnömoni Komplikasyon" bağlı olarak uykusunda öldü.Umrl je 20. marca 2009, verjetno zaradi zadušitve med spanjem.
Uyku, vücut zindeliğinin yenilenmesi amacını taşır.Cilj zdravljenja je tako ponovna vzpostavitev harmonije v telesu.
Afrika tripanosomiyazisi veya uyku hastalığı insan ve hayvanlarda gӧrülen parazitsel bir hastalıktır.Afrikinė tripanosomozė arba miegligė – parazitinė liga, kuria gali sirgti žmonės ir kiti gyvūnai.
Onlar da uykudadır.Kariai ir Magai.
Vesnan: Uyku şeytanıdır.Hipnas – miego dievas.
Rakun köpegi köpekgiller familyasının tek kış uykusuna yatan üyesidir.Usūrinis šuo vienintelis iš šuninių gali užmigti žiemos miegu.
Çok az uykuya ihtiyacı olduğu bilinmektedir.Kad spėtų įvykdyti savo planus mažai miega.
Ey fakir Uygur uyan, uykun yeter.Budintoja – deivė, pažadinanti miegantį žmogų.
Yılın yedi ayını uykuda geçirebilirler.Kartais gali miegoti ir 7 mėnesius.
1 Mart 1697 yılında Pisa'da uykusunda ölmüştür.Mirė 1961 m. kovo 22 d. Roš Pinoje.
Kan UykusuKraujas.
Kış uykusu veya yaz uykusu şeklinde görülür.Toks ramybės laikotarpis dar vadinamas žiemos ar vasaros miegu.
Uyku ihtiyacı yoktur ve uyumaz.Ligoniai blogai miega, neturi apetito.
Bazen sahilde uykuya dalar.Naktį miega upės pakrantėje.
Elizabeth Bowes-Lyon 30 Mart 2002 tarihinde uykusunda vefat etti.Elizabet Vižė-Lebren mirė 1842 m. kovo 30 d. Paryžiuje.
Oyuncu uykusunda geçirdiği kalp krizi sonucu 52 yaşında öldü.Aktorius mirė nuo širdies smūgio būdamas 52.
Fakat meditasyon uyku ya da trans konumu değildir.Meditacija nėra nei hipnotinė, nei įtaigos būsena.
Kaşıntı, uyku problemlerine neden olabilir.Gali turėti miego sutrikimų.
Yolda bir taşa başını yaslayıp uykuya daldı.Priilsęs buvo, atsigulė pas tą akmenį ir užmigo.
Tom içki içer ve yeniden uykusuna dalar.Išgerti po puodelį kelis kartus per dieną, taip pat ir einant miegoti.
Kış uykusuŽiemą užmiega.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod