Ana içeriğe geç
Sözlük

uyku ile cümle

uyku kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Ancak, Aulë'ye verilen bir ceza sonucu İlkdoğanlar uyanmadan önce uyanmamak üzere uykuya daldırıldılar.桓玄於當年年末篡位稱帝,就在第一日進建康宮,坐下御床上時御床就坍塌了。
Koltukta otururken uykuya dalar.他們習慣睡在棺木裡面。
Ama onun yerine bir uyku kapsülü bulurlar.内帐提供睡觉的地方。
Karakteristik olarak, kişi çok erken uyanmakta ve uykuya geri dönememektedir.) 太早起床,而且難以再次入睡。
Ey fakir Uygur uyan, uykun yeter.酒醒薰破春睡, 夢斷不成歸。
Çok az uykuya ihtiyacı olduğu bilinmektedir.自曝是短時間睡眠者。
20 Aralık 1935 tarihinde Hindås'daki evinde çok sayıda uyku hapı aldı.1935年12月20日夜间,图霍夫斯基在居所吞服过量安眠药自杀。
Zeus bunun üzerine İo'ya uykusunda musallat olur.所以舜就把天下禅让给治水有功的大禹。
Alelade rüyalar kişi tam uykuya dalarken veya tam uyandığı sırada oluşurlar.常常作同樣的夢,醒來後就發現自己在哭。
Kollarında Fındıkkıran ile uykuya dalar.在夢境中化身為手臂。
Onlar için uyumak veya uykuda kalmak genellikle zordur.总是睡觉,很难叫醒。
1935'teyse uyku haplarıyla intihara kalkıştı.1933年服用过量安眠药自杀身亡。
"İyi uyku için çizgi film".所居室为《思香媚寝》。
Kış uykusuna yatarlar.它們會於冬天冬眠。
Sağ üstteki zehirli zakkum ise uyku ile ölüm arasındaki hassas bağlantıyı simgeliyor.畫中的右上角擺的盆栽是一盆有毒夾竹桃,又更隱喻出了睡眠和死亡之間的隱隱連結。
Gel, beni gaflet uykusundan uyandır.寤,即睡醒之意。
Hızlı göz hareketi (Rapid eye movement; REM) (HGH), uykunun rüya görülen kısmıdır.快速動眼期(Rapid Eye Movement,REM)是动物睡眠的一个階段,又称快速动眼睡眠。
Mağara, tünel ya da bodrum gibi yerlerde kış uykusuna yatarlar.冬季在大樹的樹洞、岩洞或地洞等冬眠。
Çocuklarda çekim genellikle uykuda yapılmaktadır.儿童在就寝时也常需要它们。
Julia uyku kapsüllerindeki astronotlardan biridir.阿格兰德还是早期研究变星的天文学家之一。
Ve Redd üyeleri, hastanede uzun bir uykuya dalan Gizem'in yanına giderler.黑仔前去醫院探望小傑,遇到正在醫院散德行的冉沛。
12 yaşından beri kronik uykusuzluk sorunu var.三哥在12 岁因心脏有孔逝世。
Yılın yedi ayını uykuda geçirebilirler.可使對象睡眠十七年。
Yatak odası Uyku tulumu Beşik Barış Yatağı琴书堂 扶风堂 敦厚堂 五经堂 孝思堂
Sadık âşıklar bu saatlerde uykuda olmamalıdır.西風鳴絡緯,不許愁人睡。
Vesnan: Uyku şeytanıdır.摩耳甫斯 - 睡梦之神。
Uyku EEG`si çekimi için, hasta kişinin 24 saat uykusuz kalması gerekebilir.DSPS患者不能轻易的强迫自己早睡。
Uykuya dalar gibi ölüyorlardı.이들은 마치 잠에 빠져들듯 죽음을 맞이했다.
O sabah ise uykuya dalmış ve ancak son vakitte uyanabilmişti.두무지가 죽었을 때, 그녀는 밤낮으로 애도하였다.
İyi uykular.자는 자렴.
Bunun üzerine hepsi tekrar uykuya dalarlar.그날 밤 그들은 내내 지진에 시달린다.
Kimi bölgelerde uyku sırasında ruhun kaçmasını önlemek için başucuna tahta kuşlar konur.어떤 지역에서는 사람이 자다가 영혼이 빠져나가는 것을 막기 위해 나무로 깎은 새를 머리맡에 두기도 한다.
Kızı Eva Bergman tarafından uykusunda öldüğü açıklanmıştır.딸 아리애나 덤블도어에 의해 죽은 것으로 추정된다.
Tom içki içer ve yeniden uykusuna dalar.독을 마시면 잠이 들게 된다.
1964 yılının Mayıs ayında, 66 yaşında uykusunda kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti.실라르드는 그가 66세 되던 1964년 5월에 잠을 자다가 심장 마비로 사망하였다.
Sonunda çingene kadın uykuya dalar.여성에서도 질액이 잠을 자는 중에 분비될 수 있다.
Ekim'le Mart ayları arasında, taşların altında ya da yarıklarda kış uykusuna yatarlar.11월과 3월 사이에 땅 위의 굴 속에서 겨울잠을 자고, 땅 속 굴이나 나무 구멍 속에서 연중 서식한다.
Uyku ve uyku vakti ile özdeştirilir.잠자는 시간이나 장소를 일정하게 해 줘야 한다.
""Kan Uykusu" destanı!".'피 나누는' 고연전!”.
Bununla beraber gece uykusu esnasında sık sık uyanma durumları görülür.휴일이 되면 자주 낮잠을 잔다.
Afrika tripanosomiyazisi veya uyku hastalığı insan ve hayvanlarda gӧrülen parazitsel bir hastalıktır.아프리카 수면병(영어: African trypanosomiasis, sleeping sickness)은 사람과 다른 짐승에게 발생하는 기생병이다.
"İyi uyku için çizgi film".“‘소중한 날의 꿈’을 되새겨주는 영화”.
Gel, beni gaflet uykusundan uyandır.예누파는 수면제에 멍해서 잠이 깬다.
Kış uykusuna yatarlar.겨울에는 겨울잠을 잔다.
Bütün uyuyanlar uykularından uyanır.새벽을 맞아 우리 모두 잠에서 깨어납시다.
Last Judgment) kadar uykuda kalır.셋 모두 최종 판결이 내려지기 전까지 집행이 유예되었다.
Ancak, Aulë'ye verilen bir ceza sonucu İlkdoğanlar uyanmadan önce uyanmamak üzere uykuya daldırıldılar.그러나 그러한 연유로 무리하는 일도 많고 시코쿠 팔십팔귀야행과 싸우기 전에는 잠도 자지않고 무리하여 쓰러지기도 하였다.
Şofar’ı üflemenin amacı, uyuyanları uykularından uyandırıp, yaklaşan yargı gününden haberdar etmektir .《운수 좋은 날》은 현진건의 소설 《운수 좋은 날》을 원작으로 하여 박지운이 창작한 오페라이다.
Ey fakir Uygur uyan, uykun yeter.구글 CBETA 검색, "六隨眠".
1988'de uykusunda öldü.הוא מת בשנתו בשנת 1988.
Kişi uykuya daldığındaysa beyin dalgaları yavaşlar ve daha az düzenli olur.כאשר אדם נכנס לשלב השינה העמוקה, גלי המוח הופכים איטיים יותר ופחות סדירים.
Marcus Wolf, 83 yaşındayken 9 Kasım 2006'da Berlin'deki evinde uykusunda öldü.מרקוס וולף מת בשנתו, בגיל 83, בביתו שבברלין, ב-9 בנובמבר 2006.
Yemeklerden sonra veya uykudan önce tüketirlerdi.אלה מיועדים לנטילה לאחר ארוחה ולפני השינה.
1935'teyse uyku haplarıyla intihara kalkıştı.בשנת 1984 ניסה להתאבד באמצעות גלולות שינה.
12 yaşından beri kronik uykusuzluk sorunu var.הוא סבל מנדודי שינה כרוניים מאז שהיה בן 12.
Tedavi dozlarında alındığında sekiz saat kadar süren tabii bir uyku sağlar.לנשים בהיריון מומלץ לישון יותר מ-8 שעות בלילה.
Uyku ihtiyacı yoktur ve uyumaz.תנומה לא תאחז זו ולא שינה.
O gece Kristi uykusundan uyanır ve kameraların görüş alanında olmayan biriyle konuşur.באותו הלילה בחדר השינה של הבנות, קריסטי התעוררה ודיברה אל מישהו שהיה מאחורי המצלמה.
Kış uykusuna yatmazlar.הם אינם ישנים שנת חורף.
A Haber'de Uykusuz Her Gece programında sunmuştur.בלילה נראה ה' אל שלמה בחלום.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod