Ana içeriğe geç
Sözlük

uyku ile cümle

uyku kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Uyku apnesinin henüz ilaçla tedavisi bulunamamıştır.Viêm thận kẽ mạn tính chưa có thuốc điều trị.
""Kan Uykusu" destanı!".잠꼬대하는 가요계의 악동!” (bằng tiếng Hàn).
Balık, kozasında derin bir uykuya dalar.Toà Khâm và Mang Cá đang chìm đắm trong giấc ngủ.
Uyku döneminde (kışın) soğuğa oldukça dayanıklıdır.昼夜の寒暖の差が大きい。
Bu düşünce yüzünden geceleri uykunun bize haram olduğu Allah’ın mâlûmudur.86.アッラーは彼らの憩いのために夜を設けられ、よく見えるために昼を定められた。
Hatta uykuya başladığı zaman diliminden daha uykulu bir hâldedir.初登場時に冥夜に斬られる(無事だったが)。
Bağışıklık sistemi uyku ve dinlenmeyle güçlenir, stresle zayıflar.免疫系は睡眠や休息によって増強され ストレスによって損なわれる。
O sabah ise uykuya dalmış ve ancak son vakitte uyanabilmişti.ただし朝と深夜の内容も配信される日あり。
İyi uykular.ぐっすり眠りなさい。
Kış uykusuna yattıkları bilinmektedir.冬季は休眠すると考えられている。
Kan Uykusu気血水
Gel, beni gaflet uykusundan uyandır.覚醒(かくせい) 睡眠等から覚めること。
Uyku ihtiyacı yoktur ve uyumaz.眠らない、眠らせない。
Sağ üstteki zehirli zakkum ise uyku ile ölüm arasındaki hassas bağlantıyı simgeliyor.上右のキョウチクトウの枝は、眠りと死の間のこわれやすい環を象徴している。
Uykudayken ne yaptığını unutan diğer insanlar gibi bunlar da uyanıkken ne yaptıklarının farkında değiller."寝る時は目が開いてしまうらしく他者からは寝ているのか起きているのかわからない。
Tom içki içer ve yeniden uykusuna dalar.一緒に酒を飲んでついつい爆睡。
Ayrıca gereğinden fazla uyku depresyon gibi rahatsızlıklardan kaynaklanıyor olabilir.さらに睡眠障害は、過度に眠る過眠症として知られる状態を起こすことがある。
Görünüşe göre uyku haplarının aşırı dozda alındığı bir ilaçla intihar etmişti.錠剤を大量に服用した自殺とみられている。
Ama onun yerine bir uyku kapsülü bulurlar.再び封印の眠りにつく。
Bu sırada aile üyeleri uykudadır.ここに戦友は眠っている。
Gürültülü, ışıklı ve uygun olmayan sıcaklık uykuyu kesintiye uğratabilir.雑音や不快な室温は睡眠を妨害しうる。
Kış uykusuna yatar.ねぶたい 眠い。
Halen Uykusuz Dergisinde çalışmalarını sürdürmektedir.なお、雑誌の休刊後も続投している。
Yine de REM uykusunun rolü son yıllarda tartışılmaktadır.ソマリ語の声調の問題は何十年も議論されてきた。
Babası uyku tanrısı Hypnos'dur.彼の父ヒュプノス(ラテン語: Somnus,ソムヌス)は眠りの神である。
Bunun üzerine hepsi tekrar uykuya dalarlar.また寝ぐせがある。
Rakun köpegi köpekgiller familyasının tek kış uykusuna yatan üyesidir.犬の血を持つ者は冬歌1人だけである。
KOAH hastası olan Evren, uykusunda kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti.彼の住む未来世界では、悟空はすでに心臓病で他界。
Ey fakir Uygur uyan, uykun yeter.そして、眠るニコス……ふと、目覚めると。
Giselda mağarada uykuya yatmıştır.また、ある洞窟にはエスタークが眠っている。
Yolda bir taşa başını yaslayıp uykuya daldı.マイケルはベッドを譲ってくれ床で寝た。
İnsanları uykuda yakalayarak götürür.対象を眠りに誘う。
Koltukta otururken uykuya dalar.立ったまま居眠りをする。
Genelde mantarı yiyen kişi derin bir uykuya dalar.長命ゆえ普段は深く眠りについている。
Özellikle çocuk uykudan 1,5 saat sonra uyandırılmalıdır.その恐ろしい状態にも拘わらず1時間半後には眠ってしまった。
Kanı-hani, uyku-uyhu, yuku-yuhu, ayak-ayah, keklik-kehlih gibi.鋸、玄能、釘抜、錐、指矩(さしがね)、鑿(のみ)、鉋(かんな)などがセットになっている。
İşte bu noktada uyku tulumu fikri ortaya atıldı.ここでドリーム号が発見された。
Ama bu uzun uyuklama gerçek bir kış uykusu sayılmaz.一部の不眠症は、実は不眠症ではない。
Kış uykusuna yatmazlar ama hareketleri çok yavaşlar.冬は厳しくはないが、急激に冷えることもある。
Bazen de aşırı terleme veya üşüme uykuyu bölebilir.時々風邪をひいて寝込んでしまうことがある。
Uykusuzluk için genel olarak faydalıdır ve manik-depresyon tedavisinde kullanılabilir.主に統合失調症、躁病の治療薬として用いられる。
Uyku perisidir.寝技のスペシャリスト。
Ruhu uykuda olanları uyandırma çabamda bana destek olmaya devam etmenizi istiyorum.独り寝の寂しさを紛らわせるため、継男に色仕掛けで迫る。
Uyku ve uyku vakti ile özdeştirilir.不眠または睡眠過剰。
Gece geç saatlere kadar oturduğum için, çok uykuluyum.夜更かしをしたので、とても眠いんだ。
Uykusuzlukla nasıl başa çıkacağımı bana söyle.どうしたら不眠症を治せるのか教えてください。
İyi uykular, Timmy.ぐっすりおやすみ、ティミー。
Hâlâ uykun var mı?まだ眠いの?
Hâlâ uykulu musun?まだ眠たいですか?
Hatta uykuya başladığı zaman diliminden daha uykulu bir hâldedir.既夜若为眠,狂歌莫能罢。
Allah, Âdem’e derin bir uyku verdi.真主將之吹進亞當的塑像。
Uyku insan ömrünün en az 1/3'ünü oluşturur.对于人,睡眠佔了人生的三分之一时间。
Bunun üzerine hepsi tekrar uykuya dalarlar.重頌上者,皆名祇夜也。
Marcus Wolf, 83 yaşındayken 9 Kasım 2006'da Berlin'deki evinde uykusunda öldü.2006年11月9日,马库斯·沃尔夫在睡梦中死于柏林的家中,享年83岁。
Görünüşe göre uyku haplarının aşırı dozda alındığı bir ilaçla intihar etmişti.警方显然曾服用过量的安眠药自杀。
O sabah ise uykuya dalmış ve ancak son vakitte uyanabilmişti.鄭貴妃恚甚,夜令内使執之,聞者震慄,獻臣不稍屈。
Yapılan incelemede, uykusunda kalp krizi geçirerek öldüğü anlaşıldı.報告顯示,他在睡夢中死於心臟病發。
İyi uykular.惟愛日高眠。
Çim bu devrede uyku halindedir.而那座金字塔那正是汗傑長眠的地方。
Tom içki içer ve yeniden uykusuna dalar.他喝了瓶酒后,昏昏入睡。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod